Türkiye Raporu
Giriş Tarihi : 24-09-2020 22:40   Güncelleme : 24-09-2020 23:12

Mekansal hareketlilik: zorunlu göç!

Türkiye Raporu'nda bu hafta 'göç ve göçmenlik olgusu' ele alındı. Doç.Dr. Abdullah Aydın dünyanın son 100 yıldır yaşadığı en büyük travmalar göçün ne kadar sıkıntılı birşey olduğunu gösteriyor derken, Dr. Muhammet Maruf ise çözüm olarak İslam Birliği vurgusu yaptı.

Mekansal hareketlilik: zorunlu göç!

TV5'te yayınlanan Türkiye Raporu programında Dr. Halil İbrahim Uzun, Dr. Bekir Gündoğmuş, Dr. Muhammet Maruf ve Doç.Dr. Abdullah Aydın'ın analiz ve yorum yaparak ortaya koyduğu raporlar çerçevesinde bu hafta göç ve göçmenlik olgusu konuşuldu.

DÜNYADA YAŞANAN TRAVMALARIN TEMELİNDE GÖÇ YATIYOR

Göç konusunun toplumları çok derinden ilglendiren bir unsur olduğunu belirterek sözlerine başlayan Doç.Dr. Abdullah Aydın, dünyanın bugünkü halini almasını göçlere borçluyuz dedi. Aydın konuyla ilgili; ''Türkiye'nin de Avrupa'nın da içinde bulunduğu bu yapı göçler neticesinde ortaya çıkıyor. Göç ile ilgili şunu söyleyebiliriz, belirli bir nedenle, siyasal ekonomik, sosyal, dini nedenlerle bir şekilde istemli ya da istemsiz yerinden başka bir yere gitme durumu olarak izah edebiliriz göç durumunu. Ancak tabii ki günümüzde göç denilince bir olumsuzlama söz konusu. Maalesef dünyanın son 100 yıldır yaşamış olduğu büyük travmalar göçün ne kadar sıkıntılı birşey olduğunu ortaya koyuyor. Ve bunun birçok yansıması var'' ifadelerini kullandı.

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ BAŞLADIKTAN SONRA KÜRESEL GÖÇLER HIZ KAZANDI

Dr. Bekir Gündoğmuş ise göçün tarihsel süreçte sürekli olduğunu ancak şu anda küresel emperyalizmin etkisiyle daha büyük boyutlarda inorganik göçlerin yaşandığını vurguladı.

Dr. Gündoğmuş şöyle konuştu:

''İnsan yürümeye başladığından beri göç denen olgu varlığını ortaya çıkarmış oluyor. İnsanlar Hz.Adem'den itibaren karnını doyurabilmek için, barınmasını sağlayabilmek için daha iyi yaşam koşularını arayış içerisine girdiler. Bu ister istemez mekansal bir hareketlilik getiriyor. Bugün bahsettiğimiz göç kavramı, emperyalizmin rahat durmadığı için, kendi mekanında durmak yerine dünyayı tarumar etmek üzere hareket etmesinden ötürü dünyada neredeyse tüm dengeleri alt üst etmiş durumdalar. Margaret Thatcher'in ifadesiyle düşman rengimiz kızıldan yeşile döndü diyerek nasıl İslam Dünyasını İslam ülkelerini hedef gösterdilerse, 2003'lü yıllarda ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice 22 tane İslam ülkesini dizayn etmek için, sözümona onlara demokrasi getirmek üzere Türkiye'nin de eşbaşkanlığını yürüttüğü 'Büyük Ortadoğu Projesi'ni hayata geçirdiklerinden bu yana, yani 2000 yılından bu yana ne yazık ki dünyamız küresel göç dalgasıyla karşı karşıya. Tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir kitle yerinden yurdundan edilmiş durumda. BM raporlarına göre küresel manada takriben 80 milyon civarında mültecilerden bahsediyoruz.''

Çözüm olarak İslam Birliği vurgusu yapan Dr.Muhammet Maruf ise şunları söyledi:

''Çözüm aslında bu konuştuklarımızın içerisinde saklı. Biz ümmeti sınırları aşarak ümmet coğrafyası olarak düşünüp ele alırsak, herkesi kendi yerinde doyurmak, onun bulunduğu yeri imar etmek ve korumayı sağlarsak, ümmeti kendi ülke coğrafyan gibi düşündüğün zaman burda birbirinin alanını daraltan toplu bir göçe gerek kalmaksınız herkesin mamur bir hayat sürmesini sağlayabilirsiniz.''

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA