Konuşmadan Olmaz
Giriş Tarihi : 26-09-2020 00:19   Güncelleme : 26-09-2020 00:46

Türkiye'de demokrasi anlayışı ve merkezi demokratikleşme

Konuşmadan Olmaz programında bu hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bahsettiği 'hak ve adalet ideali', Türkiye, Avrupa ve ABD'de demokrasi kavramı ve işlevi, Türkiye'de demokrasi anlayışı ve merkezi demokratikleşme kavramı konuları değerlendirildi.

Türkiye'de demokrasi anlayışı ve merkezi demokratikleşme

TV 5'de yayınlanan Konuşmadan Olmaz programında Fatma Nur Önal'ın bu haftaki konukları, DEVA Partisi Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen, Eğitimci-Yazar Nazmiye Gülbaş ve Gazeteci-Yazar Hacer Haniç oldu.

KUVVETLER AYRILIĞINDAN KUVVET BİRLİĞİNE DÖNÜLDÜ

DEVA Partisi'nin kuruluş hedeflerini ve partisinin demokrasi anlayışını anlatan Elif Esen, ''demokrasi toplumların vazgeçilmez öğesi, toplumların huzurlu ve mutlu yaşayabilmesi için demokratik şartların, insanların haklarının korunması önemli. Katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi biz çok önemsiyoruz'' ifadelerini kullandı. Esen ayrıca Türkiye'de son dönemde demokrasi anlayışından uzaklaşıldığını savunarak, ''demokrasiyi ayakta tutan üç ilke var; yargı, yasama, yürütme. Bu üç ilkenin kuvvetler ayrılığı ile bağımsız olması gerekiyor'' dedi. Esen daha sonra, ''son yıllarda ne yazık ki, özellikle 2010 sonrasında, farklılaşan ve ayrışan bu kuvvetler ayrılığından kuvvet birliğine dönen yapı ne yazık ki demokrasiye katılımcılığa çoğulculuğa zarar verir nitelikte. Bir yerlerden emir alan yürütücüler, adaletten uzaklaşan kararlar. Ne yazık ki bunları üzülerek görüyoruz ve bu yüzden buradayız'' değerlendirmesinde bulundu.

DEMOKRASİ YOK DİYENLER TERÖRÜ DESTEKLEME ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ İSTİYORLAR?

Gazeteci-Yazar Hacer Haniç ise AK Parti ile birlikte Türkiye'nin daha da demokratikleştiğini vurguladı. Haniç konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye olarak bizler geçmişten bu yana, birçok renkleri bir arada huzur içinde yaşatan bir kültürden geliyoruz. Batı bu anlamda bizi örnek almıştır. O kültürden gelen bir geçmişimiz olduğu için biz demokrasiye aslında hiç yabancı değiliz. Maalesef Türkiye'de geçmişte darbeler yaşandı, demokrasinin(!) ne kadar hakim olduğunu görmüştük, bir tek Kürtçe kelime kullanılamıyordu Türkiye'de. Bunları bu hükümet aştı aslında. Hep birlikte huzur içinde yaşayacağız, özgürlüklerin önünü açacağız. AK Parti'de eskiye oranla demokraside çok ilerleme kaydedildi. Daha da eksikler var, düzeltilecektir umarım. Vatanperver olmalıyız. Ben demokratikleşme ve özgürlüklerin Türkiye'de olmadığını düşünüyorum diyenler şunu mu istiyor yani; 'ben terör örgütlerini destekleme özgürlüğü istiyorum mu diyorlar?''

HANGİ PARTİLER DEMOKRASİYİ UYGULAYABİLİYOR?

Eğitimci-Yazar Nazmiye Gülbaş konuyla ilgili Türkiye'de hak ve özgürlüklerin kısıtlandığını belirterek, seçim barajına dikkat çekti. Gülbaş daha sonra şöyle konuştu:

''Türkiye'de insanlarımıza sorduğumuz zaman istisnasız çoğu vatanını sevdiğini iddia edecektir. Kimse demez ki ben vatanımı sevmiyorum, herkes vatanını seviyordur. Ama demokraside karşındaki insanın vatanını sevip sevmediğinden ziyade o insanın hakkına girmeden, şu anda hak ve özgürlükler tam yaşanıyor mu? Yeni kurulan tüm partilerin programlarına bakıldığı zaman hepsi istisnasız demokrasiye vurgu yapıyorlar demokratik olduğunu iddia ediyorlar. Ama gerçekten demokrasiyi hangi partiler uygulayabiliyorlar? Biz madem demokratik bir ülkeyiz neden ben Avrupa'nın ya da Amerika'nın bana verdiği ev ödevlerini yapmak zorundayım? AK Parti'nin ilk kurulduğu günlerden beri vaatlerinden biriydi seçim barajının kaldırılması. Ama bakıldığı zaman insanların fikirleri mecliste temsil edilemiyor.''

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA