KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 19-10-2020 01:37

Karabağlı Osmanlı Alimi Muhyiddîn Muhammed Karabağî kimdir?

Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Bağımsızlık Günü münasebetiyle Azerbaycan’a resmî ziyarette bulunan TBMM Başkanı Şentop, bir televizyon mülâkatında, Karabağlı Osmanlı Alimi Muhyiddîn Muhammed Karabağî’den de bahsetti. Peki, Karabağî kimdir?

Karabağlı Osmanlı Alimi Muhyiddîn Muhammed Karabağî kimdir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de, 1918 yılında Nuri Paşa komutasında gerçekleştirilen, Azerbaycan, Karabağ ve Dağıstan’ın düşman işgalinden kurtarıldığı Kafkas Harekâtı’nda şehit olan 1130 askerin hatırasına dikilen anıtın önünde verdiği televizyon mülâkatında, Karabağlı Osmanlı alimi Muhyiddîn Muhammed b. Alî el-Karabâğî er-Rûmî el-Hanefî’den bahsetti.

Karabağlı Osmanlı Alimi Karabağî kimdir?

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre Karabağî, Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde doğdu. Burada bir süre eğitim gördükten sonra Anadolu’ya geçerek İstanbul’a yerleşti. Dönemin alimlerinden Ya‘kūb b. Seyyidî Alizâde’nin derslerine katıldı ve onun muîdi oldu. Ardından İstanbul’daki çeşitli medreselerde ders verdi. Daha sonra İznik’teki Süleyman Paşa Medresesi’ne tayin edildi ve arkasından terfi ederek yine oradaki Orhan Gazi Medresesi’nde görev aldı. Abdurrahman b. Cemâleddin Merzifonî, onun talebesi ve muîdi oldu. Karabâğî vefatına kadar bu medresedeki görevine devam etti.

Arap dili ve edebiyatı, tefsir, hadis, fıkıh, kelâm ve felsefe gibi ilimlerde geniş bilgiye sahip olan Karabâğî’nin hayatından bahseden kaynakların onu “allâme” diye tanıtmaları, bu ilimlerdeki yüksek derecesini göstermektedir.

Osmanlı Devleti’nin ilmiye geleneği içinde akılcı yönü ağır basan Fahreddin er-Râzî ekolüne mensup olduğu anlaşılan Karabâğî’nin daha çok felsefî ve aklî ilimlere ağırlık verdiği görülmektedir. Çeşitli ilim dallarını ilgilendiren çalışmaları, kendisinin ilmî kapasitesi yanında çok yönlü bir alim olduğunu kanıtlamaktadır. Onun bilhassa Gazzâlî ile başlayan “tehâfüt” türü eserler içinde yer alan ta‘lîkātı, söz konusu literatüre bir katkı niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte Karabâğî, tehâfüt geleneğinin mutlak takipçisi değildir. Nitekim mantıkî bir bütünlük içinde kaleme aldığı ta‘lîkātında Gazzâlî ile Hocazâde Muslihuddin Efendi’nin bazı görüşlerini eleştirebilecek ilmî kapasiteyi göstermiştir.

Eserleri

1. el-Maḳālât fî ʿilmi’l-muḥâḍarât

Kısaca Muḥâḍarât ve Câlibü’s-sürûr ve sâlibü’l-ġurûr adıyla da anılan eser, ansiklopedik mahiyette bir çalışma olup yirmi üç bölümden (makāle) oluşmaktadır. İlâhiyyât, fıkıh, ahlâk, siyaset, âdâb-ı muâşeret, mizah, hastalıklar ve dua, tövbe ve pişmanlık gibi konulara dair bilgiler içeren kitabın pek çok yazma nüshası mevcuttur

2. Taʿlîḳa ʿalâ Tehâfüti’l-felâsife

Hocazâde Muslihuddin Efendi’nin Tehâfütü’l-felâsife’siyle ilgili bir çalışma olup, eserde Hocazâde’nin ele aldığı yirmi iki meselenin sadece ilk on ikisi işlenmiştir. Dolayısıyla mârifetullah, göklerin hareketi, mûcize, insan nefsinin durumu ve âkıbeti, cesetlerin haşri vb. konulara yer verilmemiştir. Karabâğî’nin aklî ilimlere ve özellikle felsefeye olan vukufunu ortaya koyan eser, müstakil bir tehâfüt çalışması görünümündedir. Zira Karabâğî, belli bölümleri iktibas ederek onları açıklamakla yetinmemiş, aynı zamanda diğer tehâfüt türü eserlere ve bazı kaynaklara da atıflar yaparak tutarlı ve tenkitçi bir zihniyetle mukayese ve muhâkemelerde bulunmuştur.

Ayrıca bazan Hocazâde’den alıntı yapmaksızın yeni bir konuyu tartışmaya açmıştır. Bu sebeple kitap, Tehâfütü’l-ḥükemâʾ olarak da anılmıştır. Tek nüshası bilinen eser, Abdurrahim Güzel tarafından bir incelemeyle birlikte Karabâğî ve Tehâfüt’ü adıyla Türkçe’ye çevrilmiştir.

3. Şerḥu İs̱bâti’l-vâcib

Celâleddin ed-Devvânî’nin Risâle fî is̱bâti’l-vâcib’i üzerine bir şerh olup birçok nüshası mevcuttur. Habîbullah Mirza Can eş-Şîrâzî, kitaba bir hâşiye yazmıştır.

4. Şerḥu’l-Ḳaṣîdeti’l-lâmiyye fi’t-tevḥîd

Sirâceddin el-Ûşî’nin el-Ḳaṣîdetü’l-lâmiyye olarak da bilinen akaide dair el-Emâlî adlı eserinin şerhidir.

5. Şerḥu Kitâbi’l-Îsâġūcî

6. Şerḥu’l-ʿAḍudiyye.

Adudüddin el-Îcî’nin âdâb konusunda yazmış olduğu risâleye dair bir şerhtir.

7. Risâle fî baḥs̱i’n-naḳīż

Kelâm ve felsefedeki bazı karşıt terimlerin incelendiği küçük bir çalışmadır.

8. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi Ḥikmeti’l-ʿayn

Ali b. Ömer el-Kâtibî’nin eseri üzerine yapılmış bir hâşiyedir.

9. Ḥâşiye ʿalâ Tefsîri’l-Beyżâvî.

Tefsirin bir bölümüne dairdir.

10. Taʿlîḳa ʿalâ Tefsîri’l-Keşşâf.

11. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Viḳāye

Tâcüşşerîa’nın Viḳāyetü’r-rivâye adlı fıkha dair eserine Sadrüşşerîa es-Sânî Ubeydullah b. Mes‘ûd’un yaptığı şerhin hâşiyesi olup, çok sayıda yazma nüshası mevcuttur.

12. Taʿlîḳa ʿale’l-Hidâye

Burhâneddin el-Mergīnânî’nin fıkha dair eseri üzerine yazılmıştır.

13. Taʿlîḳa ʿale’t-Telvîḥ

Sadrüşserîa es-Sânî’nin et-Tavżîḥ ʿale’t-Tenkîḥ adlı usûl-i fıkıhla ilgili eserine Teftâzânî’nin et-Telvîḥ ʿale’t-Tavżîḥ adıyla yaptığı şerhe dairdir.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA