SİYASET
Giriş Tarihi : 04-11-2020 14:31

“Kanal İstanbul’a ayrılacak bütçe, İstanbul depremi için kullanılsın”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, deprem uzmanlarının beklenen büyük İstanbul depremine dair uyarılarını hatırlatarak, “Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Kanal İstanbul’a ayrılması düşünülen bütçe, İstanbul’a ayrılsın. Baştan sona şehir depreme hazır hale getirilsin” dedi.

“Kanal İstanbul’a ayrılacak bütçe, İstanbul depremi için kullanılsın”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gümdemdeki siyasî konulara dair partisinin görüşlerini dile getirdi.

“Bizi öldüren, deprem değil ihmal ve sorumsuzluktur”

Konuşmasına, 30 Ekim’de meydana gelen ve İzmir’de 144 kişinin ölümüne sebep olan 6.9 büyüklüğündeki Ege Denizi depremini değerlendirerek başlayan Karamollaoğlu, Şair Ahmed Arif’in “Nerede bir can ölse, oralı olur yüreğim / Olmalı zaten. / Olmazsa insan olmaz yüreğim” mısralarını okudu. “Bu hafta yüreğimiz İzmirdeydi, İzmirlilerleydi” diyen Karamollaoğlu, deprem sebebiyle hayatını kaybedenlere Cenâb-ı Hakk’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Karamollaoğlu,  deprem konusunda bazı uyarılar yapmak ve bir takım konulara dikkatleri çekmek istediğini belirterek, “Çünkü bizi öldüren, canımızı yıkan deprem değil ihmal ve sorumsuzluktur” dedi.

Bu durumdan iktidarın da şikâyetçi olmasının garip olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Mesul olanlar da şikâyetçi ise kim çözecek bu problemleri?” diye sordu.

Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Rant merkezli zihniyetten çıkılmadıkça Türkiye’miz, bu tür acılarla karşı karşıya kalmaya devam edecek. Elazığ depremi sonrası yaptığımız uyarılar ortada. Sormak istiyorum; o günden bugüne hangi adımlar atıldı? Hangi önlemler alındı? Neden Ölümler Türkiye’de Fazla?

Bakınız burada bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.

2020 yılında dünyada gerçekleşen depremler ve ortaya çıkan ölüm oranlarından birkaç örnek vermek istiyorum.

            Jamaika 7.7 - Ölü Sayısı 0

            Rusya 7.0 - Ölü Sayısı 0

            Endonezya 6.8 - Ölü Sayısı 0

            Filipinler  6.6 - Ölü Sayısı 2

            Elazığ 6.7 - Ölü Sayısı 41

            İzmir 6.8 - Ölü Sayısı 114, yaralımız 1035

İşte bu tabloya baktığımız zaman, yukarıda dikkat çekmek istediğimiz husus daha net anlaşılıyor.  Ne yazık ki bir kere daha görüyoruz ki deprem değil ihmal öldürüyor.”

Depremlerin sorumluluğu omuzlarında olanların, “Uzun yıllar ülkeye hakim olan vesayetçi zihniyetin en çok ihmal ettiği alanlardan biri de afetlere dayanıklı yapı inşasıdır” dediklerini hatırlatan Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“İktidara sesleniyorum; bugün 4 Kasım 2020. AK Parti, 3 Kasım 2002’de iktidara geldi. 2003’te o zaman depremle alâkalı Sayın Erdoğan, şöyle diyordu;

“Yer altında fay kırıklıklarından önce -bağışlayın, söylemek zorundayım- kırılan ar damarlarıdır. Binaların yıkılmasının asıl sebebi, ahlâk hırsızlığıdır, demokrasiden çalmaktır, hukuk kapkaççılığıdır, siyaset yan kesiciliğidir ve kamu yönetimi kalpazanlığıdır. Depremde insanlarımızın ölmesi, sadece malzemeden çalma hırsızlığı elbette ki değildir; aynı zamanda bir insanlık hırsızlığıdır. Elbette bütün bu olanlar, kader diye geçiştirilemez; tedbirli olmak, aklını kullanmak insanın en büyük vasfıdır.”

17 yıl sonra biz kendisine bu söylediklerini bir daha hatırlatmak istedik.”

Elazığ ve İzmir depremlerinin aynı yıl içinde yaşandığına işaret eden Karamollaoğlu, “Acımız derin; ama asıl mesele bundan sonra başlıyor. Yaşadığımız acı gelip geçecek ve olanları unutacak mıyız? Yoksa deprem kuşağında olan ülkemizde bir daha böyle acılar yaşanmaması için ciddi, tutarlı ve el birliği ile çalışmaya mı başlayacağız? Eğer gerekli adımlar atılmaz ve yaşanan görmezden gelinirse bu vebalin altından kimse kalkamaz” diye konuştu.

Türkiye’de deprem konusunda yetişmiş çok kıymetli ilim adamlarının olduğunu, onların uyarılarının da ortada olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, “Lâkin ne yazık ki bu uzmanlara kimse kulak vermiyor. Deprem oldu mu sesleri duyuluyor, sonrasında ise bir daha kendilerine kulak verilmiyor. Esas olan, yapılması gereken, kriz anında değil, krizden sonra da işin ehli insanları dinlemek, önerilerini dikkate almaktır” dedi.

“Kanal İstanbul’a ayrılacak bütçe, İstanbul depremi için kullanılsın”

Karamollaoğlu, deprem uzmanlarının sürekli olarak beklenen büyük İstanbul Depremi hakkında uyarıda bulunduklarını hatırlatarak, “Şimdi bizim bu depreme hazırlığımız ne durumda?” diye sordu.

Son yıllarda depreme hazırlık konusunda atılan adımların güven vermediğini belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında ciddi bir adım atılıp atılmadığı da belli değil. Toplanma alanlarının AVM’lerle doldurulduğu bir şehrin depreme hazır olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Kanal İstanbul’a ayrılması düşünülen bütçe, İstanbul’a ayrılsın. Baştan sona şehir depreme hazır hale getirilsin. Eğer bu yapılırsa, İstanbul daha emin ve yaşanabilir bir şehir haline getirilecektir. “

“Deprem Kurulu oluşturulmalı”

Deprem tehlikesinin sadece İstanbul için değil, deprem kuşağında yer alan Türkiye’nin pek çok şehri için söz konusu olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Bu sebeple topyekûn hazır bulunmamız gerekmekte. Bunun için özel ve yetkili bir kurul oluşturulmalıdır, afetlerle mücadele üzerine. ‘Var’ denebilir; ama bizim söylediğimiz çok daha etkili ve yetkili bir kurulun tesis edilmesidir. Bu kurula ciddi kaynaklar tahsis edilmeli, uzmanlar görevlendirilmelidir.  Bu kurul altında ülkemizin karış karış depreme hazır hale getirilmesini elzem görüyoruz” dedi.

“Milletimiz, bir araya gelme erdemini bir kere daha göstermiştir”

Karamollaoğlu, depremin ardından İzmir’de incelemelerde bulunduğunda, Türkiye’nin birçok bölgesinden İzmir’e yardım konvoyları, yardım ekipleri ve malzemeleri gönderildiğini gördüğünü ve bundan da gerçekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Karamollaoğlu, “Bizim milletimiz, zor zamanlarda bir araya gelme erdemine sahip olduğunu bir kere daha göstermiştir. Aziz ve necip milletimiz, herhangi bir ayrım yapmaksızın böyle bir facia karşısında kenetlenmeyi başararak örnek bir tavır sergilemiştir. Birkaç kendini bilmez hadsiz ve dengesizin olur olmaz yaptıkları açıklama ise, bu kenetlenme ruhuna asla zarar veremeyecektir” diye konuştu.

“2002’de dolar 1.6 idi, bugün dolar 5 katını geçti”

Konuşmasının sonunda Türkiye ekonomisini de kısaca değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Ekonomide adeta deprem yaşıyoruz. İş çığırından çıktı. Ekonomi bu süreçte asla ihmal edilemez. Sayın Bakanın ‘dolara bakmıyorum’ demesinden bu yana dolar 8.50 euro 9.91 seviyesini gördü. Nereye gidiyoruz? Bunu göz önüne almamız gerekmekte.

2002’de dolar 1.6 idi, bugün dolar 5 katını geçti. Dış borcu 430 milyar doları geçen bir ülkede bunun ne mânâya geldiği çok açık ortada. Bundan dolayı iktidarın ekonomide yaşanan depreme karşı acil önlemler alması icap eder.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA