GÜNDEM
Giriş Tarihi : 03-12-2020 04:33   Güncelleme : 03-12-2020 08:08

İmamoğlu: Asıl gündem suikast değil, Fuat Uğur’un yazısı

İBB Başkanı İmamoğlu, “Kılıçdaroğlu öldürülecek. Yerine Ekrem İmamoğlu getirilecek. Karşımızdaki küresel çete ve Türkiye’deki maaşlı elemanları demokratik bir rakip değil, artık düşman konumundadır ve ona göre muamele görmelidir” diye yazan Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. İmamoğlu, “Üzerinde çok düşünülmesi gereken esas konu, esas gündem bu” dedi.

İmamoğlu: Asıl gündem suikast değil, Fuat Uğur’un yazısı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Halk TV’de yayınlanan “Deprem Özel” programında, Şirin Payzın’ın sorularını cevapladı.

Deprem konusundan önce “suikast istihbaratı” hakkındaki soruları cevaplayan İmamoğlu, şu açıklamada bulundu:

“İstihbarattan haberim vardı”

“Dün akşam ben de bir toplantıdaydım. Adalar gezisinden sonra, yine hatta arkadaşlarımla (stüdyodaki İBB yetkililerini işaret ederek), aynı ekipti hemen hemen, meydan tasarımlarıyla ilgili bir toplantı yapıyorduk ve o esnada böyle bir internet sitesinde yayınlanan bir haber bana ulaştırıldı. Sonradan bu, biz toplantıya devam ederken, saatlerce de konuşulmuş, televizyonda.

Gece 12 gibi çıktığımızda, hani biraz gündemi değerlendirdik. Bir kere bize Emniyet tarafından, Emniyetten, görevli arkadaşlarımıza gönderilen bir istihbarat notu var. Deniyor ki istihbarat notunda, evet böyle bir tehdit istihbaratı var. Bununla ilgili gerekli tedbirleri alın. İşte adı geçen terör örgütünün ismi veriliyor; bizim ismimizin, elde edilen istihbaratta bir net olarak olgunlaştırıldığı ve buna göre tedbirlerin arttırılması…

O esnada benim, normal yaşamda benim bundan haberim yok. Zaten bu tür olayları, çok da fazla gerekmedikçe benimle paylaşmıyor, yönetici arkadaşlarım. Sonra baktım ki, kendi hareket alanımla ilgili bazı tedbir alıyorlar. Kendileri yani; benim kendi ekibim. ‘Ya Başkanım, haberiniz olsun…’ Ben çünkü bazen işte çocuklarıma pide almaya gidiyorum veya işte kendime göre sosyal alanlarım oluşabiliyor. Bu konuda uyarılar böyle sıklaşınca, ‘Ne oluyor arkadaşlar?’ dedim ve bana, böyle bir notun geldiğini, Emniyet tarafından, kendilerinin de bunu ekine koyarak Valiliği bilgilendirme ve tedbir almak gerekiyorsa tedbir alma noktasında Valiliğe bir yazı yazdıklarını bana anlattılar.

Konu, bizde bu kadar. Ondan sonra bu konuyla ilgili hiçbir detay yok. Tabii gazetede çıkan haberler, o akşam internet sitesinde çıkan haberlerde başka detaylar da var. Bu detayların muhatabı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet güçlerimiz. Benim şu an için aktarabileceğim detay, bu.”

İmamoğlu, İçişleri Bakanı Soylu’nun kendisini arayarak bilgi verip vermediğinin sorulması üzerine, “Ben, tabii açıp sormadım; çünkü biz ciddi bir ihbar gelince, bunun karşılığı olarak bunu valiliğe zaten yolladık. Olması gereken, onların beni aramasıydı. Ha, ‘niçin aramadılar?’ Onu bilemem. Muhatabı ben değilim en azından, bu sorunun; ama biz, bildirdik. Dedik ki, ‘siz bize bir ihbar yollamışsınız. Arkadaşlarım, bu ihbarı değerlendirdiler. Biz de size, buna göre almanız gereken bir tedbir varsa alın diye göndermişiz.’

“Geçmiş olsun telefonu bekledim ama…”

Dünden beri üzüldüğüm, hatta bugün bile konusu geçti. Karşı siyasî partiden bir iki arkadaşla da bugün toplantı yaptık. Orada da söyledim. Ben ne yaparım? Ararım, derim ki ‘geçmiş olsun. Böyle bir sıkıntı var mı?’ Kim olursa olsun. Benim, bugün benimle aynı partiden olmayan bir kişinin başına bu geldiğinde yapacağım ilk şey, budur. Burada, anlamsız şekilde hani bir süreci aşağıya çekmek, efendim ‘yalan’ gibi ifadelerde bulunmak… Yani bizde belge var. Belgeyi gösterdik. Bizimle ilgili kısmı bu. Diğer detaylara ben zaten cevap vermedim, Sayın Bakan cevap vermiş. Ha, bu cevap doğrudur, yanlıştır, beni çok alâkadar etmiyor; ama şu tarafı önemli: ‘Efendim, gündem değiştirmek için…’ Ayıptır! Hani bunu bize yüklemeyin bari. Çok ayıptır. Bu ülkede her gün bir gündem var zaten. Her gün can sıkıcı gündemler de var açıkçası. Meselâ pandeminin konuşulması gerektiği, hatta depremin konuşulması gerektiği yerde nelerin konuşulduğunu, hep beraber yaşıyoruz.”

İmamoğlu, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında “Böyle bir ikazımız yok” denmediğini ancak yine de ‘geride duran bir tavır’ sergilediğini, bundan da rahatsız olduğunu dile getirdi.

FUAT UĞUR HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Ekrem İmamoğlu, “Çok önemli bir detayın altını çizmek isterim, bu vesileyle” diyerek, Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur’un 28 Kasım’da yayınlanan “Kılıçdaroğlu kendisine “Çakıcı’ya sataş” diyenlerin tehlikeli niyetini biliyor mudur?” başlıklı yazısından bir bölüm okudu.

“FETÖ’cü kripto kamikazelerden biri tıpkı Karlov suikastındaki gibi bu kez Kemal Kılıçdaroğlu’na tetiği doğrultacak”, “Bu arada ölü Kılıçdaroğlu bir işe daha yarayacak. Yerine Ekrem İmamoğlu getirilecek”, “Hazırlıklı ve uyanık olmalı. Karşımızdaki Küresel Çete ve Türkiye’deki maaşlı elemanları demokratik bir rakip değil, artık düşman konumundadır ve ona göre muamele görmelidir” cümlelerini nakleden İmamoğlu, tepkisini dile getirdi.

İmamoğlu, ‘bu kadar seviyesiz ve aşağılık bir iddia’ karşısında resmî kurumların ne yapacağını, savcılığın soruşturma başlatıp başlatmayacağını beklediğini belirterek, “Bakanlık, Emniyet, savcılar, bu yazıları yazıp bu çağrıları yapan insanlarla ilgili bir açıklama yapmıyor, dünden beri bizim olayla ilgili yapmadıkları açıklama bırakmıyorlar. Bekledim, bir şey yapmayınca, ben bu vatandaş hakkında suç duyurusunda bulundum bu arada bugün. Üzerinde çok düşünülmesi gereken esas konu, esas gündem bu.” dedi.

“Kılıçdaroğlu ile arama hiç kimse giremez”

“Peki, niye yapıyorlar? Kılıçdaroğlu ile sizi, anladığım kadarıyla çarpıştırmak istiyorlar” sorusu üzerine İmamoğlu, buna kimsenin gücünün yetmeyeceğini belirterek, “Bizim birbirimize olan sevgimiz, saygımız, bu sürece olan adanmışlığımız, tarifsiz bir şey. Sayın Kılıçdaroğlu ile benim arama bir Allah’ın kulu giremez. Hiçbir canlı giremez. Hiçbir şekilde böyle bir şey olmaz. Ben, sadece durumun vahametini anlatıyorum” diye konuştu.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, suikast ihbarını bir PR çalışması olarak nitelendirmesine de tepki gösterdi.

İmamoğlu, “Korumanız, devlet tarafından arttırıldı mı?” sorusuna da, “Şu an için ekstra bir durum yok” diye cevap verdi.

“İmamoğlu FETÖ’cü dersen serbest kalırsın”

İmamoğlu’na, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun “Cendere” isimli kitabında yer alan ve 31 Mart seçimlerinden önce bir bakanın, bir FETÖ tutuklusunun avukatıyla bir araya gelerek, özetle, “Ya İmamoğlu aleyhinde konuşur ve serbest kalır, ya da ömür boyu hapis yatar” şeklinde teklif ve tehditte bulunduğu; teklifi kabul etmesi halinde kendisine para da verileceğinin söylendiği iddiası hatırlatıldı. İmamoğlu’na, “Bu iddiaları biliyor muydunuz? Cevabınız nedir ve ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye soruldu.

Bunu bildiğini belirten İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, şubat ayında AK Parti Genel Başkanı şapkasıyla yaptığı bir konuşmada, kendisinin bir danışmanının FETÖ imamı olduğu iddiasında bulunduğunu hatırlattı.

Kendisinin de, ‘bu iddianın aslında çok daha önce dile getirildiğini, bu işin içinde bir bakan olduğunu da bildiğini’ ifade ettiğini söyledi. İmamoğlu, “Ama kimse, benim o verdiğim röportajdan ya da bilgiden, ‘Bu ne demek istiyor? Bu bakan kimdir?’ diye merak edip, araştırmak veya kendisine sormak ihtiyacı hissetmediğini söyledi. İmamoğlu, “Demek ki Barış Bey’in ilgisini çekmiş, araştırmış, yazmış. Artık o sürecin muhatabı, bence orada ismi geçen kişi ve kişiler. Onlar cevaplarını versin. (…) Seçimden önce, bu vakanın nasıl geliştiğini bize anlatanlar oldu.” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA