Advert
GÜNDEM
Giriş Tarihi : 16-12-2020 15:50

“1974 ambargosunda ne yaptıysak, şimdi 2 kat fazlasını yapacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin yaptırım kararlarını değerlendirirken, Türkiye’nin 1974’te Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra da yaptırıma tabi tutulmasının ardından bugünkü savunma sanayisinin temellerinin atıldığını hatırlatarak, “Bugünkü yaptırım kararıyla da her alanda küresel liderlik seviyesine çıkacak bir savunma sanayisi inşa etme yolunda adımlarımızı hızlandıracağız” dedi.

“1974 ambargosunda ne yaptıysak, şimdi 2 kat fazlasını yapacağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-Niğde Otoyolu 2. Kesim Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantı ile katılarak konuşma yaptı.

Konuşmasında ABD’nin Türkiye’ye yönelik CAATSA kararlarını da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, hedeflerine yaklaştıkça, bunlarla bağlantılı olarak istiklâline ve istikbaline, egemenlik haklarına sıkı sıkıya sahip çıktıkça, maruz kaldığı saldırıların çapının da arttığını ifade etti

“Ülkemizle meşru rekabet zemininde mücadele edemeyenler, tek taraflı yaptırım tehditleriyle bizi yolumuzdan çevirmeye çalışıyor” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz haftalarda gündemimizde Avrupa Birliği’nin yaptırım tehditleri vardı. Dün de bir süredir gündemde olan Amerika Birleşik Devletleri yaptırımları açıklandı. Çok net ifade ediyorum; bakınız, 2017 den bu yana CAATSA konusunda hiçbir ülkeye Türkiye’den başka bu yaptırım, yani bu CAATSA uygulanmamıştır. İlk defa bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmaktadır. Bu nasıl bir ittifaktır? Bu nasıl bir müttefikliktir? Bu karar, ülkemizin egemenlik haklarına yönelik alenî bir saldırıdır.

Kararın gerekçesi nedir? Gerekçe, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almış olmasıdır. Peki,  Türkiye bu yola niçin başvurmuştur? Çünkü Amerika, çok uzun zamandır kendi elindeki hava savunma sistemlerinin ülkemize satışına izin vermiyor. Kaldı ki F-35 uçaklarının bine yakın parçasını Türkiye üretiyor ve Amerika’ya veriyor. Senatoda çıkan engellerin yanı sıra bu sistemi almak için istediğimiz şartların hiçbirini de karşılamayan Amerika, biz ihtiyacımızı başka bir yerden karşıladık diye yaptırım silahını çekmiştir.

Önümüze konan Türkiye’nin S-400 alması ve bu sistemin hiçbir teknik izah getirilemeyen F-35’ler için, paranın büyük bir kısmını verdiğimiz halde, tehdit teşkil ettiği iddiası, sadece bir bahaneden ibarettir. Asıl amaç, ülkemizin savunma sanayisinde son dönemde başlattığı yatırımların önünü keserek, yeniden bizi mutlak olarak kendilerine bağlı hale getirmektir. Üstelik bunu kendi yayınladıkları raporlarda alenen belirtiyorlar. Biz, en başından beri muhataplarımızın karşısına S-400 konusunda endişeniz varsa gelin teknik çalışma grubu kuralım, sorunu diyalog ve diplomasi yoluyla çözelim teklifi ile gittik; fakat belli ki maksat üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Şayet S-400 konusu olmasaydı, başka bir gerekçeyle benzer yollara başvurulacağı anlaşılıyor.

Peki, şimdi ne olacak? Biz, kendi işimize bakacağız. Savunma sanayimizi her bakımdan bağımsız hale getirmek için, dünkünün iki kat fazlasıyla çalışacağız. Savunma Sanayisi Başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız. Savunma sanayisi firmalarımıza daha çok destek olacağız. Tıpkı daha evvel yaptırım kararı alınan bakanlarımıza yaptığımız gibi, Savunma Sanayisi Başkanımız İsmail Demir’e ve ekibine daha çok sahip çıkacağız. Kamu kurumlarımıza, vakıf şirketlerimizle, özel sektörümüzle yakın işbirliği içinde yolumuza devam edeceğiz.

Üstelik ülke olarak böyle bir durumla ilk defa da karşılaşmıyoruz. Türkiye, 1974’te Kıbrıs Harekâtı’ndan sonra da yaptırıma tabi tutulmuştu. İşte o yaptırımın ardından bugünkü savunma sanayisinin temellerini atmıştık. Bugünkü yaptırım kararıyla da her alanda küresel liderlik seviyesine çıkacak bir savunma sanayisi inşa etme yolunda adımlarımızı hızlandıracağız. Hükümetlerimiz döneminde savunma sanayisine verdiğimiz önemin sebebi, tam da böyle durumlarda ülkemizin ayakta kalmasını sağlamaktır. Terörle mücadelemizi, sınır ötesi harekâtlarımızı, savunma sanayisi ürünleri ihracatımızı, yüksek teknolojiye dayalı her türlü araç ve gerecin tasarımını, yazılımını, üretimini, kararlılıkla devam ettireceğiz.

Hamdolsun Türkiye artık bu tür yaptırımlarla kilitlenip kalma noktasını çoktan geride bırakmıştır. Elbette sıkıntılar olacaktır; ama her sıkıntı, bize beraberinde çözümü için bir kapı da aralayacaktır. Bir kez daha ‘Bu şarkı burada bitmez’ diyoruz; bir kez daha ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz; bir kez daha ‘Sen Türkiye’sin, büyük düşün’ diyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinden yeni müjdeler aldıklarını belirterek, bu alanda üretilen yerli ürünler hakkında bilgi verdi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA