SİYASET
Giriş Tarihi : 10-01-2021 13:26

“12 Eylül askerî darbesinde bile bu kadar ağır bir tablo görmemiştik”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2020 yılında 78 gazetecinin gözaltına alındığını, 25 gazetecinin tutuklandığını, 68 gazetecinin de hâlen hapishanede olduğunu belirterek, “12 Eylül askerî darbesinde bile bu kadar ağır bir tablo görmemiştik” dedi. Kılıçdaroğlu, sistemin düzeltilmesi konusunda 10 öneride bulundu.

“12 Eylül askerî darbesinde bile bu kadar ağır bir tablo görmemiştik”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” münasebetiyle basın toplantısı düzenleyerek, basının ve basın mensuplarının sıkıntıları ile çözüm yollarına dair görüşlerini dile getirdi.

“Yıpranma hakkı için Anayasa Mahkemesine başvuracağız”

Gazetecilerin 1997 yılında yıpranma hakkı elde ettiklerini, bu hakkın 2008 yılında kaybedildiğini ve daha sonra bu hakkın basın kartı şartına bağlandığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi’ne gittik, Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti. Yeni bir düzenleme yaptılar, eski düzenlemeyi aratmıyor. Dolayısıyla biz, yine Cumhuriyet Halk Partisi olarak sizin hakkınızı savunmak için yeniden Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız” dedi.

“Gazeteciler kamu hizmeti verir, anayasal güvence altındadır”

Gazetecilerin kamu görevi yaptıklarını, bu sebeple basının “4. güç” olarak tanımlandığını, gazetecilerin bağımsız ve özgür olmaları gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Anayasanın 28. Maddesinde “Basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır” ; 30. Maddesinde de “Basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz” hükmü bulunduğunu hatırlattı.

Gazetecinin haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamayacağının da anayasal güvence altına alındığını belirten Kılıçdaroğlu, medyanın, halk adına yasama, yürütme ve yargıyı denetleyen en etkin kurum olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Demokrasinin güzelliği de burada zaten. Hiç kimse, tek başına ‘Ben, en büyük gücüm’ diyememektedir, demokrasilerde. Denge vardır, denetleme vardır. En önemli denetleme organının ve en güçlü denetleme organının medya olduğunu da artık 21. Yüzyılda akıl sahibi olan herkes kabul etmektedir” dedi.

“68 gazeteci hapishanede”

Bu anayasal güvencelere rağmen Türkiye’de 2020 yılında gazetecilerin, 479 kez hâkim karşısına çıkarıldığını, 78 gazetecinin gözaltına alındığını, 25 gazetecinin tutuklandığını, 17 gazetecinin darp ve tehdide maruz kaldığını, 68 gazetecinin de hapishanede olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, yine 2020 yılında televizyonlara karartma, gazetelere ilân ambargosu, doğru habere erişim engeli getirme uygulamaları yapıldığına işaret ederek, bu durum karşısında oturup düşünmek gerektiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, Basın İlan Kurumu’nun, 5 gazeteye doğru haber yaptıkları için 333 gün ilân kesme cezası verildiğini belirterek, “Basın İlan Kurumu, bir anlamda Basın İnfaz Kurumuna dönüşüyorsa, oturup düşünmemiz gerekiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Yine 2020 yılında bir ülkenin sözde cumhurbaşkanı, bir gazeteyi doğrudan hedef gösterip, ‘Ben, o gazeteyi okumuyorum, siz de satın alıp okumayın’ diye çağrı yapıyorsa, orada medya üzerindeki vesayeti ve baskıyı bir düşünün” dedi.

Kılıçdaroğlu, gerçekleri anlatan televizyon kanallarına 10 gün karartma, 54 yaptırım cezası uygulandığını, Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifa ettiği halde, Türkiye’de yayın yapan 1775 radyo ve televizyon kanalının 27 saat, talimat alamadıkları için yayınlayamadığını söyledi.

Bunların yaşandığı bir ülkede medya özgürlüğünün olmadığını, gazetecilerin baskı altında olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, Basın İlan Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve vergi denetimleri ile basın kuruluşlarının baskı altına alındığını dile getirdi.

Bütün baskılara rağmen kalemini satmayıp direnen medya kuruluşları olduğunu da belirten Kılıçdaroğlu, “Bunlara yürekten teşekkür ederim. 12 Eylül askerî darbesinde bile bu kadar ağır bir tablo görmemiştik” dedi.

ÖNERİLER

Kılıçdaroğlu, daha sonra sistemin düzeltilmesi konusunda önerilerde bulundu. Kılıçdaroğlu, bu önerilerini şöyle sıraladı:

1-Herhangi bir medya sahibi, bu faaliyeti dışında başka bir ticarî faaliyette bulunmamalı. Aktif siyasetle uğraşmamalı. Temel işi, sadece medya olmalı.

2-Gazetelerin dağıtımı, bütün medya sahiplerinin ortak olduğu bir şirket tarafından yapılmalı.

3-Medyada sendikalaşma zorunlu olmalı.

4-RTÜK, yeniden yapılandırılmalı. RTÜK’ün üye yapısı, meslek örgütleriyle üniversitelerin temsilini sağlayacak doğrultuda değiştirilmeli. Siyasî partilere tanınan kontenjan sayısı düşürülmeli. RTÜK, cezalandırmayı değil, evrensel yayıncılık ilkeleri çerçevesinde hareket etmeyi amaçlayan yönlendirici bir kurul olmalı.

5-Hiçbir gazeteci, gazetecilik faaliyetinden kaynaklı iddialarla tutuklanmamalı. Olası yargılanmaların tutuksuz olması kuralı esas olmalı.

6-Basın İlan Kurumu, internet medyasını da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmalı. Meslek örgütlerinin temsil sayısı artırılmalı. Gazete tirajları ve internet sitelerinin izlenme trafiği, bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlenmeli. Basın İlan Kurumunun ilân kesme yetkisine son verilmeli. Kamu ilânlarının fiyat tarifesi, objektif kıstaslara bağlanarak, siyasal iktidarın keyfî tutumuna bırakılmamalı. Basın İlan Kurumu, yerel medyanın desteklenmesi konusunda pozitif ayrımcılık yapmalı.

7-Evrensel kriterlere uygun, şeffaf ve denetlenebilir bir reyting ölçüm sistemine geçilmeli. Televizyonlarda gösterilen ve zorunlu yayın olarak sunumu yapılan tanıtım filmlerinin ücretsiz yayınlanmasından vazgeçilmeli.

8-Basın kartı, meslek örgütlerinin ortak katılımıyla oluşturulacak bir kurul tarafından verilmeli. Devlet, bu alandan tümüyle çekilmeli. Kimin gazeteci olup olmadığına devlet değil, gazeteciler karar vermeli.

9-Basın ve ifade özgürlüğüne sınırlama getiren evrensel kriterler hariç, her ne koşulda olursa olsun sansür yasaklanmalı.

10-Sosyal medya, yeni medya veya alternatif medya olarak nitelendirilen mecralarda yayınlanan haberlerin doğruluğuyla ilgili bağımsız denetim-teyit mekanizmaları oluşturulmalı.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA