BİLİM VE TEKNOLOJİ
Giriş Tarihi : 26-01-2021 12:27   Güncelleme : 26-01-2021 13:37

Korku Pandemisi, dijital diktatörlüğe mi sevk ediyor?

Teşhisi konulamayan hastalığın tedavisinde dijital soru işaretleri...

Korku Pandemisi, dijital diktatörlüğe mi sevk ediyor?

TV5'te yayınlanan Araştırmacı - Yazar Hamza Yardımcıoğlu'nun sunduğu Gizli Dosya programına bu hafta Abdurrahman Dilipak konuk oldu.

Salgın sürecinin ele alındığını programda, dünyadaki korku politikası ve buna bağlı olarak gerçekleştirilmeye çalışılan dijital değişim konuşuldu.

Dilipak, Yardımcıoğlu'nun kendisine yönelttiği, "Dünya, dijital diktatörlüğe doğru mu götürülüyor?" sorusunu cevaplandırdı. Abdurahman Dilipak'ın cevabı;

"MOBİNG UYGULANIYOR AŞI KONUSUNDA"

"İsteyen aşı olur. Bize şimdilik mecbur değilsiniz deniliyor ama bu HES kodu hikayesine dönebilir. SGK çerçevesinde insanlar doktara gider, uygun görüşlürse insanlar aşı olurlar. Ama hangi sağlık personeli aşı olmak istemiyorum diyebilir. Mobing uygulanıyor aşı konusunda. Bilim adamı kılıklı birileride çıkıyor aşı olmayanlara hakaret ediyor. Tehdit edebiliyor, HES kodunuz yoksa zaten giremiyorsunuz. Her tarafta birileri gestapo gibi size potansiyel suçlu yapıyor. Bu kabul edilemez bir şey. Bir yandan dijital diktatörlüğü karşı mesajlar verilirken öbür yandan tam tersi uygulamalar görüyoruz."

KORKU PANDEMİSİ

"Bir pandemi var bunun adı korku pandemisi. İnsanlar korkutuluyor gerçek korku değil bu. Gerçek bir korku var o da mesela ufa belgeleri yayınlanıyor. Aya gidiyoruz, bütün dünya ile dalga geçiliyor. Dalganan Amerika bayağı var, böyle komediler de oluyor. Ama hiç sözünü etmedikleri alçak irtifa uydusu ile uzay işgal ediliyor. Nörolinkle, çiple insan, hayvan ve makine ile nesneler arası iletişim kurulmak isteniyor. Dijital köleliğin altyapısı oluşturuluyor. Aynı şekilde 5G de yerküredeki altyapısı için gerekli. Çünkü siber ordular, siber polisler geliyor. Onların haberleşmesi için enerjisi olması gerekiyor. İkincisi de bunlara her yerden erişilebilmesi gerekiyor. Bu anlamda dünyanın ulaşılamayan yeri olmaması lazım. Bir tanesi yatay haberleşme - 5G üzerinden, bir tanesi de - alçak irtifa uyduları - oluşturulmakta. Dokunulmayan, erişilemeyen sadece yüzeyde değil scannerlarla yerin altınıda görebiliyorsunuz. Artık akciğer, kalp filmi için MR'a girmeden birileri tepeden MR alıyorlar. Bunun üzerinde senaryo yazıyorlar. İnsanları böyle bir dünyaya mecbur bırakmak için COVİD ajanını kullanıyorlar."

"KATİL NEREDE?"

"Ve yine bizimle dalga geçiyorlar. PCR test cihazları doğru ölçüm yapmadı, bunu yapan adam bu maksatla yapılmadı, dedi. İkinci etabı gelince, tamam mikobu tanıdınız, katilin fotoğrafı var, katil nerede? Onu bulmamız gerekiyor çünkü onu bulduğumuzda başka parmak izini bulabilirsiniz. Labaratuvarda geni ile oynanmış mikrop mu? Yine uluslararası sistem var. Bu mikrobu, sentetik yapay bir mikrop olduğunu tespit edersek bu biyolojik bir tehditle karşı karşıyayız demektir. Aşı bulduysanız yeni mikrop dünyayı boğar. Onu tespit etmeden siz nasıl ilaç geliştirdiniz. 3 fazı da yapılmadı Çin'de, çünkü hasta kalmamış. Aşı yapmadan tedavi etmiş. Neresinde tutsanız elinizde kalacak bir durum."
Programın tamamı için;
https://youtu.be/Ce-XeMLSUYk
NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA