DÜNYA
Giriş Tarihi : 07-02-2021 17:40   Güncelleme : 07-02-2021 18:41

Karamollaoğlu'ndan Keşmir için 'somut' öneri

ESAM tarafından düzenlenen Keşmir dayanışma günü programı onlıne olarak gerçekleştirildi…

Karamollaoğlu'ndan Keşmir için 'somut' öneri

Dünyanın ‘insanlık utancı’, İslam âleminin kanayan yarası Keşmir meselesi, ESAM’ın Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlediği Keşmir Dayanışma Günü programında konuşuldu. Programa Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M. Syrus Sajjad Qazi ve Dünya Keşmir Konseyi Genel Sekreteri Dr. Syed Ghulam Nabi Fai katıldı.

“İŞKENCELERİN TEMEL NEDENİ KEŞMİR HALKININ MÜSLÜMAN OLMASI”

Dünyada sorun yaşanılan yerlere bakıldığı zaman oralarda Müslümanların olduğunu belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu şöyle konuştu:

"Keşmir gündemde. Ancak nereye yüzümüzü dönsek yeni sorunlarla karşılaşıyoruz. 70 yıldır mesafe katedeceğimize geriye gittiğinin intibaının oluşmasından da üzüntü duyuyorum. BM, Keşmir halkının problemi Keşmir'in alacağı kararla çözülür demiş, ancak 70 yıldır çözülemiyor."

"Bu konu daha farklı bir şekilde somut bir şekilde ele alınmalı. Her sene ne kadar mesafe katedildiğinin ele alınması ve neleri başardık neleri başaramadık görmeliyiz. Derdimiz olduğu için biz bu konuyu gündeme alıyoruz, dünya almıyor. Benim birkaç adımlık tekliflerim olacak."

"Pakistan, Keşmir'i gündemde tutuyor ancak bir komisyona ihtiyaç var. Komisyon, nerede olunduğunu ve bundan sonraki adımları ortaya koymalı. Bütün İslam ülkeleri de bunu gündemine almalı. Sadece parlamenter seviyesinde değil hükümetler nezdinde de bu konu gündemde olmalı. Komisyonlar vasıtası ile konu hergün BM'nin gündeminde olacak adımlar atılmalı"

"Madem ki BM gündemine almış hatta karar vermiş. Laf problemi çözmüyor. Bu plesibit ne zaman yapılacak, 70 yıldır yapılmaz mı? Bunu kim yapacak ancak dert edinenler sağlayacak. Sadece Türkiye'nin gündemine alması da problemin çözümü için yeterli değil."

"Hedef belli, Keşmir'in bağımsızlığını kazanabilmesi için plesibit yapılacak. Sadece ve sadece BM karar alacak, Hindistan'a askerini çektirecek, ben plesibit yapacağım diyecek. Önce Pakistan hükümeti bir komisyon oluşturmalı, sonra İslam ülkeleri ile desteklenmeli. Sonra İİT, D8'le bu konuyu gündeme getirmeli. Özelliklede BM de etkili olabilecek ülkeler. Onun için bir yol haritası çizilmeden biz her sene 5 şubat geldiğinde ağıt yakmaya başlarız. Bunuda iyi beceriyoruz. Ağladıkça problemler çözülmüyor. Bizim bu ağıda son vermeyi düşünmeliyiz. Somut aımlar atmalı, plan yapmalı, bu planıda her sene takip etmeliyiz. O zaman en ciddi girişimde bulunuruz kanaatini taşıyorum."

"Tıpkı Arakan’da olduğu gibi, tıpkı Gazze’de olduğu gibi, Keşmir halkına uygulanan kuşatmaların, ambargoların, katliamların, işkencelerin temel nedeni de Keşmir halkının Müslüman olmasıdır. Her yerde Müslümanlar hedeftir. Saadet Partisi olarak bizim mücadelemiz Keşmir’de olduğu gibi, yeryüzünde toprakları işgal edilen, hakları gasp edilen bütün mazlumlar içindir."

Saadet lideri Karamollaoğlu'nun ardından konuşan Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M. Syrus Sajjad Qazi, Karamollaoğlu'nun tavsiyelerini Pakistan Büyükelçiliği'ne ileteceklerini ve daha organize olmaya çalışacaklarını söyledi.

“KURTULUŞ, KENDİ MEDENİYETİMİZİ İHYA ETMEK İLE OLUR”

D-8 anlaşmasının ortaya koyduğu prensipler ve hedeflerin dünyada barış ve adalet için önemli bir somut adım olduğunu ve ideale sahip çıkılması çağrısı ile sözlerini sonlandıran ESAM Genel Başkanı Recai Kutan ise şunları ifade etti:

İnsanlığın ve ümmetin meseleleri çözümsüz değildir. Çözüm, Müslüman toplulukların bir araya gelerek insanlığın umudu olan ‘Yeni Adil Bir Dünya’ kurmalarındadır. İnsanlığın tek kurtuluş reçetesi ise kendi medeniyetimizi ihya etmektir. Bu vesile ile Keşmir’e, İslam âlemine ve insanlığa barış, huzur, adalet gelmesini temenni ediyorum.

M. SYRUS SAJJAD QAZİ: “BÜYÜK BİR ASKERİ ABLUKA VAR”

Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M. Syrus Sajjad Qazi ise konuşmasında, Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’daki birçok BM Güvenlik Konseyi kararını ihlal eden yasadışı ve tek taraflı eylemlerinden sonra, Keşmir’de bir yıldan uzun süredir benzeri görülmemiş bir askeri kuşatmanın yaşandığını söyledi.

ALİ YALÇIN: “BÖLGENİN ETNİK VE DEMOGRAFİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

“Keşmir’i konuşacaksak emperyalizmi, onun kirli stratejisini konuşmamız gerekiyor” diyerek söz alan Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, “Keşmir’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Keşmir, emperyal ideolojilere kurban edilen aziz bir İslam toprağıdır. Tutuklamalar, göçler ile bölgenin etnik ve demografik yapısı değiştirilmek isteniyor” şeklinde konuştu.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen Keşmir Dayanışma Günü bu yıl pandemi şartlarından dolayı online olarak gerçekleştirildi. Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve ESAM işbirliğiyle gerçekleştirilen programında Keşmir meselesi masaya yatırıldı. Programda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M.Syrus Sajjad Qazi ve Dünya Keşmir Konseyi Genel Sekreteri Dr. Syed Ghulam Nabi Fai katıldı.

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI TEMEL KARAMOLLAOĞLU: “MÜSLÜMANLARIN OLDUĞU HER YERDE ACI VAR”

Dünyada sorun yaşanılan yerlere bakıldığı zaman oralarda Müslümanların olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Tıpkı Arakan’da olduğu gibi, tıpkı Gazze’de olduğu gibi, Keşmir halkına uygulanan kuşatmaların, ambargoların, katliamların, işkencelerin temel nedeni de Keşmir halkının Müslüman olmasıdır. Her yerde Müslümanlar hedeftir. Çünkü bugünkü mevcut sömürgeci düzeni değiştirebilecek tek güç Müslümanlardır. Saadet Partisi olarak bizim mücadelemiz Keşmir’de olduğu gibi, yeryüzünde toprakları işgal edilen, hakları gasp edilen, bütün mazlumlar içindir.” şeklinde konuştu.

“KEŞMİR SORUNU İÇİN BİR YOL HARİTASI HAZIRLANMALI”

Keşmir sorununun çözümü için bir yol haritası hazırlanmasının önemine değinen Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Keşmir, Filistin, Arakan gibi sorunları elbette gündeme getireceğiz, tepkilerimizi dile getireceğiz. Ancak bu sorunların çözümü için sadece bu yeterli değil. Bunun için öncelikle Pakistan Dışişleri, Keşmir ile ilgili bir komisyon kurmalı. Sorunu belirleyecek ve buna uygun atılması gereken adımlar ile ilgili bir program hazırlanması gerekir. Bu program İslam teşkilatlarının da gündemine sokularak dünya kamuoyunda da dile getirilmeli ve yaşanan hukuksuzluğun bitirilmesi için BM’ye, AB’ye ve diğer tüm uluslararası birliklere baskı yapılmalıdır.”

 

ESAM GENEL BAŞKANI RECAİ KUTAN: “KATLİAMLARI ARTIK CANLI YAYINLARDA GERÇEKLEŞTİRİYORLAR”

İslam âleminin en kritik ve badireli dönemlerinden birini yaşadığını belirterek sözlerine başlayan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan ise, “Çünkü dünyanın birçok yerinde acı feryatlar, İslam ülkelerinin çoğunda ise zulüm, kan ve gözyaşı var. Dünyanın bu ‘insanlık utancı’ hale gelişinin sebeplerinin başında ‘kaba kuvveti’ ve ‘menfaati’ hak sebebi sayan Batı medeniyeti ve onların dünyaya miras bıraktığı kaos ve kargaşa zemini var. İşte Keşmir meselesi bunun en önemli örneklerinden biridir. 20. yüzyılın başında İngiltere, Hindistan’a sözüm ona bağımsızlık vererek ayrılırken bölgeye çatışma ve huzursuzluk tohumlarını ekmiş ve Hindistan-Pakistan arasında ‘Keşmir’ ihtilafını ortaya çıkarmıştır. Bugün ise ismine ‘vekalet savaşları’ dedikleri strateji ile aynı politikaları dünyanın gözü önünde, canlı yayınlarda gerçekleştirmektedirler.”

“KEŞMİR, ÜMMETİN ORTAK MESELESİDİR”

Keşmir meselesinin ümmetin ortak bir meselesi olduğunu belirten Kutan, şunları kaydetti: “Bugün Keşmir Dayanışma Günü vesilesi ile Keşmir’e özgü meselelerimizden bahsediyoruz ancak dünyanın birçok yerinde aynı acı feryatlar, aynı zulümler, aynı insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamalar var. Filistin, bu yerlerin en önemlilerinden biridir. Hakeza, Çin tarafından soykırıma tabi tutulan Doğu Türkistan, emperyalist emellere alet edilmektedir. İnsanlığın vicdanını yok sayan bu krizler karşısında Müslüman ülkeler, maalesef sırasını beklemektedir. Birlikte ümmet olarak herhangi bir girişimde bulunamıyor ve bu menfi durumları tersine döndürecek organizasyonlar gerçekleştiremiyoruz. Bu ayıp bize yeter.”

“KURTULUŞ KENDİ MEDENİYETİMİZİ İHYA ETMEK İLE OLUR”

D-8 anlaşmasının ortaya koyduğu prensipler ve hedeflerin dünyada barış ve adalet için önemli bir somut adım olduğunu ve ideale sahip çıkılması çağrısı ile sözlerini sonlandıran Kutan, şunları ifade etti: “İnsanlığın ve ümmetin meseleleri çözümsüz değildir. Çözüm, Müslüman toplulukların bir araya gelerek insanlığın umudu olan ‘Yeni Adil Bir Dünya’ kurmalarındadır. Gün, kendi inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında toplanarak, insanlığın tek kurtuluş reçetesi olan kendi medeniyetimizi ihya etmektir. Bu vesile ile Keşmir’e, İslam âlemine ve insanlığa barış, huzur, adalet gelmesini temenni ediyorum.”

PAKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ ANKARA BÜYÜKELÇİSİ M.SYRUS SAJJAD QAZİ: “BÜYÜK BİR ASKERİ ABLUKA VAR”

Pakistan İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M.Syrus Sajjad Qazi ise konuşmasında, Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’daki birçok BM Güvenlik Konseyi kararını ihlal eden yasadışı ve tek taraflı eylemlerinden sonra, Keşmir’de bir yıldan uzun süredir benzeri görülmemiş bir askeri kuşatmanın yaşandığını söyledi.

“KOVİD-19 İŞGAL ARACI OLARAK KULLANILIYOR”

Hindistan yetkililerinin Kovid-19 pandemisini Keşmir’e karşı acımasızca kullandığını dile getiren Büyükelçi Qazi, “ Koronavirüs, Keşmirlilerin çektiği acıyı daha da şiddetlendirdi ve onları büyük bir insanlık trajedisinin uçurumuna mahkûm etti” şeklinde konuştu.

DÜNYA KEŞMİR KONSEYİ GENEL SEKRETERİ DR. SYED GHULAM NABİ FAİ: “KEŞMİR’DE 900 BİN HİNT ASKERİ BULUNUYOR”

Dünya Keşmir Konseyi Genel Sekreteri Dr. Syed Ghulam Nabi Fai ise konuşmasına bu tip programların Keşmir için önemli olduğunu bildirerek başladı. Keşmir’in şu an dünyanın en tehlikeli bölgesinde 3 önemli nükleer gücün sınırlarında bulunduğunu belirten Fai, “Şu anda 900.000 Hint askeri Keşmir’de konuşlanmış durumda. Bu yüzden de Keşmir şu anda dünyanın en fazla militarize olduğu askerileştiği güvenlik probleminin olduğu yer oldu.”

“HİNT HÜKÜMETİ KEŞMİR’İ GÜNDEMDEN DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYOR”

Hint hükümetinin pandemiyi fırsat bildiğini ve Keşmir’i gündemden düşürmek istediğini ifade eden Fai, “Özellikle bu dönemde bu çalışmalarımızı artırmalıyız. Çünkü işgalci Hint hükümeti şunun çok açık olarak farkındaki bu karantina sürecinde Keşmir’de yaşananlar ile alakalı çok daha az dikkat çekiyor. Daha az zaman ayırıyorlar. Bu yüzden de Hint işgal güçleri Keşmir’de gerçekleştirdikleri insan hakları ihlallerini ve tecavüzlerini artırıyor.”

 MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI ALİ YALÇIN: “KEŞMİR’DE BİR İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR”

“Keşmir’i konuşacaksak emperyalizmi onun kirli stratejisini konuşmamız gerekiyor” diyerek söz alan Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, “Keşmir’de bir insanlık dramı yaşanıyor. Keşmir, emperyal ideolojilere kurban edilen aziz bir İslam toprağıdır. Tutuklamalar, göçler ile bölgenin etnik ve demografik yapısı değiştirilmek isteniyor.”

“ZULME KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

Memur-Sen olarak mazlum coğrafyaların dertleri ile dertlendiklerini belirten Yalçın, “Tarihe ve insanlığa karşı görevimiz olarak zulme ve zalimlere karşı her platformda karşı olmaya devam edeceğiz. Sesimizi yükselteceğiz. Keşmir’in haklı davasında Keşmir halkının yanında durmayı sürdüreceğiz. Yeryüzünden zulmü silene kadar mücadele edeceğiz” dedi.

AHMET SESLİ - MİLLİ GAZETE

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA