EKONOMİ
Giriş Tarihi : 15-02-2021 21:10

“Başkanın ‘vekâleten’ atandığı TÜİK’ten nitelikli iş beklemeyin”

Eski TÜİK Başkanı Aydemir, yeni TÜİK başkanının vekâleten atanmış olmasının yanlışlığına işaret ederek, “TÜİK gibi bir kurumda, yani bütün verileri derleyen, toplayan, yayınlayan bir kurumda, asaleten atanmış bir tane idareci yoktur. Siz, bir kurumda hiçbir idarecinin asaleten atanmadığı bir sistem kurarsanız, siz oradan nitelikli iş beklemeyin” dedi.

“Başkanın ‘vekâleten’ atandığı TÜİK’ten nitelikli iş beklemeyin”

Eski Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Birol Aydemir, TV5’de yayınlanan “4. Güç” programına görüntülü bağlantı ile katılarak, Mustafa Deniz ve Hasan Basri Akdemir’in sorularını cevapladı.

TÜİK Başkanı Muhammed Cahit Şirin'in görevden alınarak yerine Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Kürşad Dosdoğru’nun vekâleten atanmasını nasıl değerlendirdiği sorulan Aydemir, “Başkanın değişmesini çok doğru buldum. Yeni gelen arkadaş, zaten TÜİK’in kendi içinden yetişen, konulara da vakıf bir arkadaş. Dolayısıyla da değişim, doğru bir değişim” dedi.

“Mesele başkanı değiştirmek değil zihniyet meselesi”

TÜİK Başkanlığına vekâleten atanan Ahmet Kürşad Dosdoğru’nun daha güzel işler yapacağından emin olduğunu ifade eden Aydemir, ancak meselenin kişilerin değişimi olmadığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu atama yine vekâleten. Dikkatinizi çekiyorum, ben bunu defalarca söyledim; TÜİK’te hiçbir tane asaleten atama yoktur. Bakın, TÜİK gibi bir kurumda, yani bütün verileri derleyen, toplayan, yayınlayan bir kurumda, asaleten atanmış bir tane idareci yoktur. Şimdi aslında iktidarın kurumlara bakış açısını göstermesi açısından çok iyi bir örnek. Siz, bir kurumda hiçbir idarecinin asaleten atanmadığı bir sistem kurarsanız, siz oradan nitelikli iş beklemeyin. Yoksa bir başkan gitmiş, başka bir başkan gelmiş, çok fazla bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum. Gelen arkadaş, Kürşat Bey, nitelik olarak çok iyi bir arkadaş, çok nitelikli bir arkadaş. Ben, kendisini de tanıdığım için, bildiğim için… Ama bu yaşadığımız sorunlar, böyle tek başına yöneticinin ve kişinin sorunu değil. Yaşadığımız sorunlar, bunlardan çok daha derin sorunlar. Aslında biraz Türkiye’deki iktidarın kurumlara bakış açısıyla ve kurumlara duyduğu saygıyla alâkalı bir durum. Eğer iktidar, kurumlara saygı duysa, herkesi öyle vekâleten görevlendirmez. Bizim normal kamu yönetimi düzenimizde böyle bir uygulamanın istisna olması gerekirken, vekâleten yönetim, bir esas uygulama, atanma istisna durumuna düştü. Buna dikkatinizi çekiyorum. Bu, bütün kurumlarda da benzer şekilde devam ediyor. Neden acaba? Bu soruyu da sormak gerekiyor ve bu sorunun da cevabını hakikaten iktidardan da beklemek gerekiyor. Niye insanları asaleten değil de vekâleten atıyorsunuz? Hani bu yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde her şey daha hızlı olacaktı, kolay olacaktı, bürokratik engeller olmayacaktı, vesaire vesaire… Niye o zaman insanları asaleten değil de vekâleten atıyorsunuz? Bunun tabii birçok sebepleri olabilir; ama kurumlaşma açısından ve kurumların iş yapması açısından çok yanlış bir uygulama olduğu kesin. Tartışma götürmez bir durum.”

Aydemir, son 2-3 ayda yapılan atamaların, daha önceki döneme göre daha doğru işlemler olduğunu ancak geçmişte enflasyon artışına, yoksulluğa, işsizliğe, intiharlara sebep olan atmaları da aynı iktidarın yaptığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Aynı iktidarın, şimdi sadece iki kurumda değişiklik yaparak, bakanı ve Merkez Bankası başkanını değiştirerek, TÜİK başkanını değiştirerek bu durumları düzeltebileceğini düşünüyor musunuz? Bu, bir zihniyet meselesi. Bu zihniyet, kişileri değiştirerek olmaz. Bir kere iktidarın kurumlara saygısı yok. Bağımsız kurumlara hiçbir saygısı yok. Ne geleneklerine saygısı var ne çalışma kültürlerine saygısı var ne de onlardan bir akıl alıyor. Dolayısıyla bu işlerin öyle iki kişi değiştirmekle filan düzelmesi mümkün değil. Bu bir zihniyet meselesi ve sistem meselesi bu” diye konuştu.

Kurumlara duyulan güvenin, kazanılması çok zor, yıllar süren ancak bir anda kaybedilebilecek bir olgu olduğunu ifade eden Aydemir, “Bugün TÜİK de diğer kurumlar da güvenilirliklerini ve kredibilitelerini kaybettiler. Ne yaparlarsa yapsınlar, artık bu saatten sonra o kurumlara toplumun güvenmesi, vatandaşların güvenmesi, hakikaten kısa vadede mümkün değil” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA