SİYASET
Giriş Tarihi : 01-03-2021 04:14   Güncelleme : 01-03-2021 04:38

“CHP-MSP koalisyonu, MSP’deki Nurcular yüzünden bozuldu”

İlahiyatçı Sosyolog Ali Bulaç, 1974 yılında kurulan CHP-MSP koalisyonunun, Ecevit ile Erbakan arasındaki görüş ayrılığından dolayı değil, MSP içindeki Nurcuların, sosyalist ve komünist düşünce suçlularını da içine alan genel affa karşı çıkmalarından kaynaklandığını söyledi.

“CHP-MSP koalisyonu, MSP’deki Nurcular yüzünden bozuldu”

Yazar Ali Bulaç, TV5’de yayınlanan “Düşünce Atlası” programında, Millî Görüş hareketinin seyrini anlatırken, CHP-MSP koalisyonunun neden sona erdiğini de dile getirdi.

Ali Bulaç, Millî Selâmet Partisi’nin (MSP) 1974’te Cumhuriyet’in kurucusu bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile koalisyon kurmakla aslında çok önemli bir şeyi başardığını, bu koalisyonun bozulma sebebinin ise bu iki parti arasındaki görüş ayrılıklarından kaynaklanmadığını söyledi.

Bulaç, “Çünkü Ecevit de Erbakan Hocanın siyaset yaparken kullandığı temel dinî argümanları kullanıyordu. Ne diyordu Ecevit? “Hakça düzen” diyordu. Hak kavramını kullanıyordu. Hak, hakikat ve hukuk, Allah’ın El Hakk isminin tecellisidir. Ondan pay almaktır. Ecevit, bunu kullandı. Erbakan Hoca da Âdil Düzen’i bunun üzerine oturttu” dedi.

Koalisyonun bozulma sebebinin temel hak ve özgürlüklerdeki görüş ayrılığı olduğunu belirten Bulaç, bu görüş ayrılığının ise CHP ile MSP arasındaki bir görüş ayrılığı değil, MSP içindeki Nurcu milletvekillerinin 1974 affına karşı çıkmalarından kaynaklanan bir görüş ayrılığı olduğunu söyledi.

Bulaç, Nurcuların, “Biz, 141 ve 142’nin kaldırılmasına karşıyız. Biz 163’ten de mağduruz ama komünistler, sosyalistler affedileceğine, cezamızı çekmeye razıyız” dediklerini kaydetti. Bulaç, “Erbakan Hoca, ‘olmaz’ dedi. ‘Bu bir pakettir. 163’ü kaldıracaksak 141, 142’yi de kaldırmamız lâzım’ dedi ve bu konuda Ecevit ile de anlaştılar. Bu, çok tarihî bir adımdı. Türkiye, hâlâ bunun sıkıntısını çekiyor. Yani biri iktidara geldiğinde, kendi rakibinin ifade özgürlüğünü, kendini temsil etme hakkını tanımıyor ve geçmişte kendisine ne yapılmışsa onu kendi rakibine reva görüyor. Yani asıl koalisyonun bozulma sebebi buydu. Yoksa o koalisyon, çok önemli işler de yaptı. Meselâ Kıbrıs Barış Harekâtı’nın iki aktörü bunlardı. Amerika’ya, İngiltere’ye rağmen o harekâtı başardılar” diye konuştu.

Konuya Ali Babacan da değindi

Necmettin Erbakan’ın bu konudaki yaklaşımına, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da “Erbakan Haftası / Anma ve Anlama Programı”nda yaptığı konuşmada yer verdi.



Geçmişte Türk Ceza Kanunu’nda 141, 142 ve 163’üncümaddelerin bulunduğunu hatırlatan Babacan, “Komünizm propagandası ve din propagandası gibi cezası oldukça ağır olan suç maddeleriydi bunlar” dedi.

Babacan, 1974 yılına gelindiğinde hapishanelerin, sadece fikirlerini dile getirdikleri için tutuklanan, hüküm giyen düşünce suçlularıyla adeta dolup taştığını söyledi.

O dönemde başında merhum Necmettin Erbakan’ın olduğu Millî Selâmet Partisi ile başında Bülent Ecevit’in olduğu CHP’nin koalisyon hükümetinin kurulduğuna işaret eden Babacan, bu hükümetin, siyasette ötelenen, dışlanan Anadolu insanının yönetime ortak olmasını temsil ettiğini söyledi.

“Erbakan, baskılara bir an bile yenilmedi”

Babacan, bu koalisyon hükümetinin hedeflerinden birisinin, o yıllarda düşünce suçundan hüküm giyenlerin affedilmesini sağlamak olduğunu belirtti. Başbakanın, düşünce ve inanç suçlarını da kapsayan genel bir af teklifi olduğunu hatırlatan Babacan, bu maddelerin af kapsamına alınmasını istemeyenler tarafından Meclis kürsüsünde özellikle Erbakan’ı hedef alan sözler söylendiğini kaydetti. Babacan, “Diyorlardı ki, ‘Senin affettiklerin, yarın halk mahkemelerinde seni affetmeyecektir.’ Bu baskılara bir an bile yenilmeyen Erbakan’ın tarihî konuşmasını bugün de hatırlamamız gerekiyor. Bu konuşmasının bir kısmını, kısaca sizlerle aynen paylaşmak istiyorum; çünkü oldukça ibretlik ifadeler var orada.

“Erbakan Hoca, arif bir şekilde ‘Günah fikirde değildir’ demiştir”

Demiş ki Sayın Erbakan, ‘O devir kapanmıştır artık. Anarşik olayları bahane ederek ‘Benim istediğim gibi düşüneceksin!’ oyunu sökmeyecektir. Bunu, mutlaka sağlayacağız. Bu memlekette herkesin ‘Ben böyle düşünüyorum’ deme hakkı olacaktır. Bütün batı memleketlerindeki fikir hürriyeti kadar hürriyet, Türkiye’de de olacaktır. Ancak fikir hürriyeti başka şey, anarşi başka şey. Düşünceye düşünceyle karşılık verilecektir. Batıdaki tatbikat, tıpı tıpına. Ne bir gram fazla ne bir gram eksik, aynen uygulanacaktır. Artık ‘Komünistleri affediyorlar’ sloganını bırakın. Türkiye’de fikirleri baskı altına aldığınız için bugüne geldiniz. Memlekete iç barış, hürriyet havasıyla gelecektir. Kimsenin şiddete başvurmaya ihtiyacı kalmayacaktır. 141’inci ve 142’nci maddeler, bir fikri açıklar. Şiddetle, anarşiyle ilgili değildir; ama tatbikatta başka uygulamalar yapılmıştır. Bunun günahı fikirde değildir.’

Babacan, yaklaşık yarım asır önce söylenmiş olan bu sözlerde, zamanının çok ötesine uzanan bir bilgelik görüldüğünü ifade etti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA