SİYASET
Giriş Tarihi : 02-03-2021 19:09

“HDP, önünde sonunda bu ülkenin yönetimine ortak olacaktır”

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “HDP’yi kapatma çabası, onları daha da küçültecek, bizleri daha da büyültecektir. Korkmaya devam etsinler. HDP, umutla, inançla, kararlılıkla yürüyor, büyüyerek bu yolu yürümeye devam edecek ve eninde sonunda çok geç olmadan bu ülkenin yönetimine ortak olacaktır” dedi.

“HDP, önünde sonunda bu ülkenin yönetimine ortak olacaktır”

HDP Eş Genel Başkanı Prof. Dr. Mithat Sancar, partisinin TBMM Grubu Toplantısında, güncel siyasî konuları değerlendirdi.

Sancar, yaptığı konuşmada, yazar Yaşar Kemal’i vefatının 6’ıncı yılı dolayısıyla andı.

2 Mart’ın Türkiye siyaset hayatında ve demokrasi tarihinde çok önemli bir kırılmanın yıl dönümü olduğunu ifade eden Sancar, 2 Mart 1994’te DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını ve Meclis’ten zorla çıkarılarak tutuklandıklarını söyledi. Sancar, “2 Mart, demokratik Kürt siyasetine ve Kürt sorununa demokrasi içinde, parlamento zemininde başlatılan çözüm arayışlarına bir darbeydi” dedi.

Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“HDP, önünde sonunda bu ülkenin yönetimine ortak olacaktır”

“Bugün de HDP şahsında Kürt halkının iradesini ve bütün ezilenlerin sözünü boğmak isteyenlere cevabımız şudur: Dönün tarihe iyi bakın. Tarihin aynasına bakmayı bilenler bizlerin bu saldırı dalgasından, istibdat karanlığından daha da güçlü çıkacağımızı çok iyi göreceklerdir. İktidarın küçük ortağı bugün yine kapatma tehditlerini dolamış ağzına. Herhalde kendilerinin yolunu açmak için tek çarelerinin olduğunu biliyorlar. O da bizi kapatmak; ama söylüyoruz tekrar; bizi kapatma çabası, onları daha da küçültecek, bizleri daha da büyültecektir. Korkmaya devam etsinler. HDP, umutla, inançla, kararlılıkla yürüyor, büyüyerek bu yolu yürümeye devam edecek ve eninde sonunda çok geç olmadan bu ülkenin yönetimine ortak olacaktır. Bunu böyle bilsinler.”

İktidarın, o zamanki zalim uygulamaların ve o uygulamaların arkasındaki zihniyetin temsilciliğini daha da karanlık bir şekilde yürüttüğünü ileri süren Sancar, “Bugünkü iktidar, 2 Mart darbesini yapan iktidardan hiçbir konuda farklı değildir. Onlardan daha da kötülük dolu anlayış ve siyasetle yönetmeye çalışıyor” dedi.

“İktidar, 28 Şubat’tan daha da zalim pratiklere imza atıyor”

Bu sabah Erzurum Karaçoban Belediyesine polis baskınıyla uyandıklarını dile getiren Sancar, “Biliyoruz, bu baskından sonra neler geliyor. Kayyum hazırlığı. 28 Şubat’ın yıl dönümünde darbelerle hesaplaştığını iddia eden, darbenin mağduru olduğunu söyleyen iktidar, 28 Şubat iktidarından, zihniyetinden daha da zalim pratiklere imza atıyor. O nedenle, 28 Şubat’ın akıbeti ne olduysa bu iktidarın da akıbeti o olacaktır. Bundan da hiç kimse şüphe duymasın” diye konuştu.

Darbeyle hesaplaşmanın kolay ve herkesin becerebileceği bir şey olmadığını söyleyen Sancar, şunları kaydetti:

“Bunun için önce âdil hafızayı savunmak, sonra geçmişe vicdanla bakmayı becermek lâzım. Bu iktidarda bunların hiçbiri yok. Tam tersine hafızayı çarpıtmak ve kendine göre yeniden kurgulamak için her yolu mubah gören bir anlayışa sahiptir. Ayrıca vicdan bu iktidarın sahiplerinin yanından, yakınından geçmiyor.”

Zulmün en kötüsünü, bir zamanlar zulme maruz kalanların yaptığı zulmün oluşturduğunu dile getiren Sancar, “Hatta maruz kaldıkları zulümden daha kötüsüne yol açtıklarını da eklememiz lâzım. Kötü, karanlık bir zihniyet, zaliminden öğrendiklerini gücü eline geçirdiği anda başkalarına zulüm için kullanan zihniyettir. Bu iktidar işte böyle bir iktidardır.”

“Demokratik siyaset kanallarını tıkamaya çalışıyorlar”

HDP’ye karşı saldırıların çok yönlü sürdürüldüğünü belirten Sancar, “HDP’yi siyasetin dışına itmeye, demokratik siyaset kanallarını tıkamaya çalışıyorlar. Biz bu politikaların gayesini gayet iyi biliyoruz. Oyunlarını görüyoruz. HDP’siz bir Türkiye, siyaset, Kürtlerin kendi kimlikleriyle temsil edilmediği bir yaşam ve mazlumların sesinin çıkmadığı bir düzen. Hedef budur; çünkü HDP, onların siyasî oyun planlarının önünde bir kale suru gibi engel olmaya devam ediyor” dedi.

Sancar, HDP’ye karşı “kara propaganda merkezinin” devrede olduğunu ve her gün birbirinden sakil mesajlar, videolar yayınladığını ifade ederek, “Neredeyse kesintisiz faaliyet yürütüyor. Bu işi o kadar kontrolden kaçırdılar ki artık partiyi değil partiye oy veren seçmeni bile tehdit eder hâle geldiler. Bir AKP yöneticisi çıkıp, ‘Lânet olsun onların oylarına. Onların oylarının Allah belâsını versin’ diyor. Sonra tepkiler üzerine ‘İfadelerim aşırıya gitmiş olabilir’ diyor. Özrü kabahatinden büyük” şeklinde konuştu.

“Onlar ne yaparsa yapsın, saldırılarına devam etsinler, kapatma tehditleri savursunlar, fezlekeleri tartışsınlar bizim gündemimiz halktır” diyen Sancar, gündemlerinin halkın yaşadığı temel sorunlar olduğunu vurguladı.

Bütün bu saldırıların sadece HDP’ye yönelik olmadığını ısrarla söylediklerini ve bazen bu sözlerinin yanlış anlaşıldığını, “imdat çağrısı” diye yorumlandığını belirten Sancar, sözlerine şöyle devam etti:

“Öyle değil. Özellikle demokrasi güçlerine, muhalefet partilerine buradan bunu bir kez daha dostça hatırlatmak isterim. Bizim arayışımız, ‘bizim imdadımıza yetişin’ çağrısı değildir. Biz, direnmeyi de biliriz, bedel ödemeyi de zaten bu yola çıkarken göze aldık. Bizim meselemiz bu ülkenin geleceğidir; bu ülkede hakça, adilce, onurluca, özgürce bir yaşam kurma mücadelesidir. HDP’ye saldırılar işte bu umuda, hedefe yönelik saldırılardır. O nedenle birlikte olalım diyoruz. Adaletten, demokrasiden yana derdi olan herkese, her imkânda sesleniyoruz. Bir araya gelmek için herkes ortak paydalarda çaba harcamayı sürdürsün. Biz hazırız.”

“İktidarın dilini kullanmaktan vazgeçin”

En geniş demokrasi bloğunu oluşturmanın temel hedeflerinden olduğunu dile getiren Sancar, “Eğer gerçekten biraz önce söylediğim gibi onurlu bir gelecek, demokratik bir ülke, özgür bir toplum isteğiniz varsa o zaman bunların hepsini ayaklar altına almış iktidarın dilini kullanmaktan vazgeçin. Hiç kimse, iktidarın dilini kullanarak HDP’ye yönelmesin. Çünkü böyle bir tavır sadece iktidarı güçlendirir. Bu dili kullananların bu hedeflerde samimi bir iradeye sahip olmadıkları şüphesini büyütür” diye konuştu.

“Vatandaş, işsiz, esnaf ne yapacak?”

Sancar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiği günden bu yana buğday ununun yüzde 214, mercimeğin yüzde 184, fasulyenin yüzde 149, tuzun yüzde 104, makarna ve sütün yüzde 100, elektriğin yüzde 71,5, doğal gazın yüzde 64 oranında zamlandığını kaydetti.

Kovid-19 kısıtlamalarının kademeli olarak kaldırılacağının dün açıklandığını hatırlatan Sancar, “Tablonun hangi ölçütlere göre oluştuğunu da bilmiyoruz. Kademeli geçişin nasıl olacağına dair doyurucu bir açıklama da yok. Gerekçelerde doğru dürüst açıklanmıyor; ama sonuçta bir kademeli yumuşama planı ortaya kondu. Sadece bu kadar. Başka hiçbir açıklama yok. Vatandaş, işsiz, esnaf ne yapacak? Bunlarla ilgili bir satır, sözcük yok. Böyle tedbir mi olur? İşte bunları konuşturmamak, bunların öne çıkmasını önlemek için bizlere saldırıyorlar. Toplumu buradan kutuplaştırmaya çalışıyorlar.” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA