SİYASET
Giriş Tarihi : 06-03-2021 12:53

Karamollaoğlu: Destanlar yazmaya hazır bir kadromuz var

Saadet Lideri Karamollaoğlu, Erbakan’ın ‘her şey bitti’ denilen zamanlarda bile büyük başarılara imza attığını hatırlatarak, “Millî Görüş iktidara gelirse, emin olun, ‘Her şey bitti; yapacak bir şeyimiz kalmadı’ denildiği andan itibaren destanlar yazmaya hazır bir kadro var burada” dedi.

Karamollaoğlu: Destanlar yazmaya hazır bir kadromuz var

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısında konuştu.

Bir askerî helikopterin Tatvan’da düşmesi sonucu, aralarında 8’inci Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş’ın da bulunduğu 11 askerin şehit olmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Karamollaoğlu, “Biz, bütün şehitlerimize Cenâb-ı Hakk’tan rahmet diliyoruz. Benzer kazaların olmamasını, tekerrür etmemesini de niyaz ediyoruz” dedi.

İnsan hakları ihlâlleri

Türk siyasetinde demokratik hayata geçildikten sonraki en gergin dönemin yaşandığını ifade eden Karamollaoğlu, hükümetin kutuplaştırıcı siyaset dilini eleştirdi. Geçmişte hükümetin Avrupa Birliği’nin (AB) insan hakları prensiplerini ülkede hayata geçirme çabası içine girdiğini ancak bugün insan hakları konusunda AB’nin hassasiyetinin onda birini bile gömenin mümkün olmadığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına bile uyulmadığını ifade etti.

Karamollaoğlu, “Devletle işiniz varsa mutlaka bir şeyler ödemek mecburiyetindesiniz, resmî ödemelerin dışında. Rakamlar, milyarlarca dolarla ifade ediliyor. Onun için de Türkiye’de artık yatırımlar durdu. Sadece devletin yaptığı, yapacağı hizmet yatırımları var. Onları da zaten kimin alacağı önceden belli. Şeffaflık denen iş, tarihe karıştı. Şimdi biz, böyle bir ülkede yaşıyoruz. Allah’tan korkun yahu!” dedi.

“İşin ehlini değil üç kâğıtçısını arıyorlar”

TÜİK başkanlarının sık sık değiştirildiğine işaret eden Karamollaoğlu, “Yahu el insaf! TÜİK başkanı oldu diye bir adam, rakamları sizin istediğiniz gibi üretemez ki. ‘Ha, onu üretemiyorsan sen beceriksizsin. Git, yerine başka birisi gelsin. Beni tatmin edecek rakam istiyorum. Nasıl yaparsan yap; o benim işim değil senin işin’ diyor. İşin ehlini aramıyor. İşin üç kâğıtçılığını yapacak adam arıyor. Böyle sen memleketi düzeltemezsin ki” diye konuştu.

“Hükümetin rakamlarına göre işsizler ruh olup kayboluyor”

İşsiz sayısı artarken hükümetin ‘işsizlik bitiyor’ demesinin işsizliği ortadan kaldırmadığını ifade eden Karamollaoğlu, çalışan sayısı azalırken işsizliğin azalmasının mümkün olmadığını söyledi. Karamollaoğlu, “İki rakamı birden veriyor. Çalışanlar da azalıyor, işsizlik de azalıyor. Nereye gidiyor bizimkiler? Ruh oluyorlar! Kayboluyorlar” dedi.

“Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki durumdan hükümet de sorumlu”

Hükümetin Irak’ın işgaline verdiği desteği hatırlatan Karamollaoğlu, hükümetin elinde, Irak’ta katledilen 1,5-2 milyon insanın kanı olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, “Bugün Suriye bu hâle geldiyse veballeri var. Libya böyleyse, bu arkadaşların mesuliyetleri var. Yemen… Ne oldu? Şu hâle bakın yahu! Ortada sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranılıyor. Şu anda Türkiye dahil bütün ülkeler, İsrail’i tanımak için sıraya girdiler. Türkiye bir zamanlar itham ediliyordu, İslâm ülkeleri arasında İsrail’i ilk tanıyan ülke diye. Şimdi Türkiye de İsrail’le olan bağlarını güçlendirmek için diğer İslâm ülkeleriyle yarışa giriyor” diye konuştu.

Yolsuzlukların zirveye ulaştığını, israfın akıl almaz boyutlarda olduğunu dile getiren Karamollaoğlu, bunun kural hâline geldiğini, ülkenin yoksullaştığını, kişi başına düşen millî gelirin düştüğünü, adaletin mumla aranır hâle geldiğini, ifade özgürlüğünün rafa kalktığını söyledi.

“Herkesi ikna edene kadar rahat yüzü görmemeliyiz”

Çözümün Saadet Partisi olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin, Millî Görüş’ün tek temsilcisi olduğunu; Saadet Partisi’nin, sadece Türkiye’nin değil, bütün İslâm dünyasının, komşu ülkelerinin de ihtiyacı olan fikri hâkim kılmaya çalışan tek parti olduğunu dile getirdi.

Karamollaoğlu, Saadet Partililerin sahaya inip vatandaşlarla tek tek görüşmelerini, daha çok fedakârlık göstererek çalışmalarını istedi. Karamollaoğlu, “Bu ülkede her insana ulaşıp onları ikna etmedikçe biz rahat yüzü görmemeliyiz” dedi.

Merhum Necmettin Erbakan’ın, bu vazifeyi “cihat” olarak vasıflandırdığını hatırlatan Karamollaoğlu, cihadın, bütün gücüyle hakkı hâkim kılmak için yapılan mücadelenin adı olduğunu söyledi.

“Liderlik, babadan oğula tevarüs etmez”

Karamollaoğlu, kendisinin Erbakan’ı 26 yaşında tanıdığını, o andan itibaren de hiçbir zaman yanından ayrılmadığını belirterek, “Hapse düştük, beraberdik. Siyasetin içinde her zaman beraberdik. Bütün çalışmalarda elhamdülillah birlikte hareket ettik. Son nefesini verirken de genel başkanımız olarak hayata veda etti. Ondan dolayı, birileri çıkıp ‘Biz onun yolundan gidiyoruz’ iddiasında bulunamaz. Bu, babadan oğula tevarüs etmez. Bunu herkes, böyle bilmek mecburiyetinde” diye konuştu.

“Erbakan, sol ve milliyetçi partilerle koalisyon kurdu”

Erbakan’ın, kendileriyle bağdaşmasının mümkün olmadığı zannedilen sol partilerle de milliyetçi partilerle de koalisyon kurduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, hangi konumda olursa olsun, politikaları belirleyici olduğuna dikkati çekti. Karamollaoğlu, “Neden? Çünkü hep hakkı tavsiye etti, hakkı söyledi” dedi.

“Destanlar yazmaya hazır bir kadromuz var”

Kıbrıs zaferinin, ağır sanayi hamlesinin, manevî sahada atılan adımların, D-8’in, ekonomide havuz sisteminin, “İmkânımız yok; Hazine tamtakır” dendiği bir zamanda memura verilen yüzde 130 zammın onun eseri olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Yarın bu iktidar değişip de Millî Görüş iktidara gelirse, emin olun, ‘Her şey bitti; yapacak bir şeyimiz kalmadı’ denildiği andan itibaren destanlar yazmaya hazır bir kadro var burada; ama buna inanacaksınız. Bu problemlerin üstesinden gelebileceğinize inanacaksınız ki bunu başarasınız” diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA