KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 16-03-2021 01:54

İBB: Bina yol üzerinde kalmıyor, siz yolu binanın üzerinden geçiriyorsunuz

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat, Ulaştırma Bakanlığının tarihî Divanhane Karakolu’nun, yapılacak yolun güzergâhı üzerinde kaldığı için yıkılacağı gerekçesine karşı, “Bina yol üzerinde kalmıyor, siz yolu binanın üzerinden geçiriyorsunuz” dedi.

İBB: Bina yol üzerinde kalmıyor, siz yolu binanın üzerinden geçiriyorsunuz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış olan Divanhane Karakolu’nun Ulaştırma Bakanlığı tarafından yıktırılması konusunda, Halk TV’de yayınlanan “Sözüm Var” programında gazetecilerin sorularını cevapladı.

“Bina, Kasımpaşa meydanına kimliğini veren bir bina”

Mahir Polat, söz konusu tarihî yapının yok olmaması için uzun zamandan beri mücadele ettiklerini söyledi. Divanhane Karakolu’nun, Haliç Terasanesi’nin, Divanhane binasının, Turabi Baba Tekkesi’nin, Cezayirli Hasan Paşa’nın yaptırdığı bir binanın bulunduğu tarihî bir alanda yer aldığını kaydetti.

Polat, tarihî karakolun, İstanbul’un bir numaralı denizcilik binalarından biri olan Divanhane binasının önünde, onu koruyan bir karakol olduğunu belirterek, Kasımpaşa meydanına kimliğini veren, 1868 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmış bir yapı olduğunu söyledi.

“Yıkımdan 4 kurum sorumlu”

Mahir Polat, bu binanın yıkılmasına karar veren, yıkılmasından sorumlu olan mercinin hangisi olduğunun sorulması üzerine de binanın yıkılmasını Ulaştırma Bakanlığı’nın talep ettiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yıkım ruhsatı için Beyoğlu Belediyesi’ne talimat verdiğini, ruhsatı Beyoğlu Belediyesi’nin verdiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da bu yıkım kararını onayladığını kaydetti. Polat, “İBB, tek başına direniyor, bu yapı yok olmasın diye. Şu an yıkımdan sorumlu bakanlık, Ulaştırma Bakanlığı” dedi.

Polat, Divanhane Karakolu’nun, Melek Sokağı istikametinden gelerek yapılacak olan yolun üzerinde bulunduğu gerekçesiyle yıkılmak istendiğini belirterek, dünyanın hiçbir yerinde, tarihî bir şehirde tarihî bir binanın, yapılacak olan yolun üzerinde kalıyor diye yıkılmayacağını, aksine, yolun güzergâhının binaya göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Bina yol üzerinde kalmıyor, siz yolu binanın üzerinden geçiriyorsunuz”

Mahir Polat, 2015 yılında Bölge Koruma Kurullarının verdiği kararda, net bir şekilde, Haliç Yat Limanı Projesi kapsamında, buradan geçecek 4 şerit gidiş 4 şerit gelişli bir yol yapımı için bu binanın yıkılıp, 50-60 metre gerisinde bir benzerinin inşa edilebileceğinin kaydedildiğini söyledi. Polat, 2015 yılında Haliç Yat Limanı’nda yapılacak 6 bin araçlık bir otopark için bu binanın yıkımına karar verildiğini kaydetti. Kendilerinin her itiraz başvurusundan sonra, bu eski karara uygun yeni kararlar alındığını belirten Polat, Ulaştırma Bakanlığı’na seslenerek, “Bu bina yolun üzerinde kalmıyor. Bu bina, 1868’den beri burada. Siz, yolu bu binanın üzerinden geçirdiniz. 2015 yılında aldığınız bir kararla, 1868’de yapılmış bir binanın yolun üzerinde kaldığını söylüyorsanız, tarihsel çarpıtmanın en bariz örneği değil mi bu?” dedi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, yıkımın kurul kararına dayanılarak yapıldığının ifade edildiğini belirten Polat, “Kurul kararı olması, bir konunun doğru ve uygun bir şekilde tesis edildiği anlamına gelmez. Burada tarihî bir yapı var ve yol bu tarihî yapıya göre düzenlenmeli” dedi.

Mahir Polat, hükümet temsilcilerinin, “Bina yıkılmıyor. Binaya sonradan eklenen betonarme kısımlar tarihî yapıdan ayrıştırılıp yıkılıyor, özgün hâliyle ihya ediliyor” iddiasını da değerlendirdi.

“Biz, tarihî binayı yıkıp yol geçirecek bir kent suçunu işlemeyiz”

Polat, “rekonstrüksiyon”un, yıkılmış binaların yeniden inşası için kullanılan bir terim olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Ben de buradan tekrar soruyorum: Ayakta, sapasağlam yapıyı ilk önce yıkıp, yok edip sonra neden ihya ediyorsunuz? Bu yapı zaten ayakta. Bu yapı, “rekonstrüksiyon”, “ihya”, ne olursa olsun, yapı yerinde. Orijinali yerinde ve arkasındaki Divanhanenin karakolu olduğu için, onun güvenliğini sağlayan bina olarak, onun tam önünde. Bunu götürüp şuraya koyduğunuzda aynı anlama gelmiyor bu. Tarihî, kültürel yapıların kültürel değerleri, böyle sizin kafanıza göre çekip oynayacağınız pazıllar ya da maketler değildir. Kent, böyle bir şey değildir. Buradaki o ilişkiyi anlatamazsınız; ama bunu bir tarafa bırakalım. Çok basit bir soru soracağım: Divanhane Karakolu binası neden yıkılıyor? Buradan yol geçecekti, değil mi? Bu yolu yapma yetkisi kimde? İBB’de. Zamanında eski İBB yönetiminden bir UTK yani ulaşım kararı alınarak bir yol güzergâhı yapılmış ve o yol, bu binanın üzerinden geçiyor. Biz de dedik ki, bu yol bu binanın üzerinden geçiyorsa, bu yolu binanın üzerinden değil arkasındaki boşluktan geçirelim. Bu binayı yıkmamış oluruz. Biz böyle bir karar aldık ve şu an UTK kararı böyle olduğu için bu eski karakol binası yıkılsa bile buradan yol geçmeyecek; çünkü İBB olarak biz diyoruz ki tarihî yapıyı yıkıp üzerinden yol geçirecek bir kent suçunu işlemeyiz.

“Yol yapılmayacak kararımıza rağmen neden yıkıyorsunuz?”

Şimdi burada çok önemli bir konu var. Biz, bu yol kararını değiştirmemize rağmen, bunu Koruma Kuruluna götürmemize ve bu binaya kıymayın dememize rağmen ‘Hayır efendim, eski kararda devam ediyoruz. Bu binayı yıkacağız’ diye karar çıktı. Ben de tekrar soruyorum: Yol da yapmayacağız. Bir gerekçe de kalmadı ortada. Bu karakol binasını niye yıkıyorsunuz? Neden kafayı taktınız bu yapıya? Bakın, UTK kararı, burada yol yapma kararı İBB’dedir. İBB, ‘Böyle bir yol yapmayacağım’ diye açık bir şekilde UTK kararını vermiş durumda ve burada bir yol yapılmayacak. O zaman bu bina niye yıkılıyor?”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA