MAHALLÎ İDARELER
Giriş Tarihi : 22-03-2021 16:39

Gezi Parkı’nın İBB’den alınması tartışması devam ediyor

Galata Kulesi’nden sonra Taksim’deki Gezi Parkı’nın da İBB’den alınması, İBB ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında hukuk tartışmasına sebep oldu. Karşılıklı beyanatlar devam ediyor.

Gezi Parkı’nın İBB’den alınması tartışması devam ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), uluslararası tasarım yarışması sonucunda İstanbul halkının oylarıyla seçilen Taksim Meydanı Projesi’ni hayata geçirmeye hazırlanırken, İBB mülkiyetinde olan Gezi Parkı, bir yazıyla İBB’den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Gezi Parkı’nın Osmanlı İmparatorluğu döneminde “Sultan Beyazıt Han-ı Veli Hazretleri Vakfı”na ait olduğunu, zaman içinde vakfın yöneticisi kalmadığı için de kanun gereği Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini açıkladı.

İBB yönetimi ise merkezî yönetimin tavrını, diyalog, uzlaşı, ortak akıl ve birlikte çalışma kavramlarından daha çok; ‘hesaplaşma’, ‘gününü gösterme’, ‘iş yaptırmama’, ‘engelleme’ ‘vesayet’ ve ‘yetki gaspı’ anlayışının son halkası olarak nitelendiriyor. İBB yönetimi, Taksim Meydanı Projesi’nden vazgeçmeyeceklerini, hukukî mücadelelerini sürdüreceklerini kaydediyor.

İBB Genel Sekreteri Yardımcısı Mahir Polat, Taksim Gezi Parkı’nın 2. Beyazıt’tan 445 yıl sonra yapıldığını, Topçu Kışlası’nın da 2. Beyazıt değil 3. Selim tarafından yapıldığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Gezi Parkı da Topçu Kışlası da vakıf malı değil”

“2. Beyazıt’la 3. Selim’i karıştırıyorsanız, şöyle kısaca bir açıklama yapmak gerekir, aralarında tam 310 yıl var. Yani Topçu Kışlası da 2. Beyazıt tarafından tabii ki yapılmadı ve 2. Beyazıt’ın vakıfları arasında da değildi. İkinci bir noktaya gelelim; koskoca İstanbul’un büyük imparatorlarından Sultan 2. Beyazıt Han, Topçu Kışlası gibi bir yeri kendi vakıfları arasında yaptı da bunu mahkeme yoluyla olmayan bir sayfalık yazının eki olan belgede gösterdiğiniz gibi 1914’te savaş koşulları altında bir küçücük derkenarda mı ifade ederdi? 2. Beyazıt’ın Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivlerindeki sayfalar dolusu vakfiyelerinde, belgelerinde, başka türlü ek belgelerinde bu gözükmez miydi? 2. Beyazıt Vakfı arasında olan bir eser, 1914’te savaş koşulları altında bir evrakta mı gözükürdü sadece? Çünkü hepimiz biliyoruz ki ne Gezi Parkı ne Topçu Kışlası 2. Beyazıt vakıfları arasında değildi ve vakıf yoluyla meydana getirilmedi ve şu an orada bir vakıf kültürü varlığı da yok.”

Vakıflar Genel Müdürlüğü ise şu açıklamada bulundu:

“Vakıf mallarına sahip çıkmak, bizim görevlerimizdendir”

“Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak İstanbul ili Beyoğlu ilçesi Gümüşsuyu mahallesinde bulunan tapunun 751 Ada 1,2,3 ve 4 parsellerinde kayıtlı taşınmazların “Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı” adına tescilinin gerekçelerini açıklama zarureti hasıl olmuştur.

Sultan Beyazıt’ın 911 H. (1505 M.) tarihli vakfiyesinde İstanbul’da bulunan camii, medrese, mektep ve imaretten oluşan külliyesi için çok sayıda dükkân, ev, bostan, mera, arazi ve arsa vakfetmiştir. Vakfedilen taşınmazlardan önemli bir bölümü ise Beyoğlu, Şişli ve Galata bölgesinde yer almaktadır. Ahkamü’l-Evkaf’a (Osmanlı döneminde yürüklükte olan vakıf kanunları) göre vakıf kurucusu veya mütevellileri bu yerleri tek kira (icare), çift kira (icareteyn) veya mukataa (zemin kirası) yoluyla işletmişlerdir.

Bu bağlamda; 3. Selim döneminde yukarıda bahsi geçen taşınmazlar mukataaya bağlanarak belli bir zemin kira karşılığı ödenerek, taşınmazın üzerine kışla, talimhane, mescit ve çeşmeden oluşan müştemilat yapılmıştır. Topçular Kışlası olarak uzun süre hizmet verilen bu binalar daha sonra işlevini kaybetmiştir. O dönemde yürürlükte olan Ahkamü’l-Evkaf’a göre vakfına geçmesi gerekirken taşınmazlar belediye mülkiyetine geçmiştir. (31.01.941 tarihli tapu ile İstanbul Belediyesi adına tescil ve tespit edildiği ve 18 Teşrinievvel 939 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydında evsafının "Müştemilatı malumeyi havi Topçu Kışlasından müfrez 29.079m2 mahal" olduğu, İktisap Suretinde "Hazineye ait işbu gayrimenkul Heyet-i Fenniye'nin 939/2017 sayılı haritasında dört kısma ifraz edilerek 1,3,4 parsel numaralı kısımlarının hazine uhdesine ipkasıyla müfrez 2 parsel numaralı mahallin bina kısmı elli bin liraya ve yeri parasız olarak belediyeye terki vekiller heyetinin 7/7/939 tarih ve 11445 numara ile karar altına alındığından tespiti yapılmıştır." yazdığı ve malikinin İstanbul Belediyesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu taşınmaz 3.8.939 tarih, 7 sıra numaralı (Cilt: 204 Sayfa:118) kayıttan ilgili kayıt ise Haziran 330 tarih ve 82 sıra numaralı (Cilt 3, Sayfa: 27) Osmanlıca Zabıt Kaydından revizyon görmüştür.)

Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce yürütülen çalışmalarda Vakıflar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca evveliyat kayıtları incelenmiş ve bu taşınmazların “Sultan Beyazıt Hanı Veli Vakfı”na ait taşınmazlardan olduğu tespit edilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruluş amacı ve görevini yerine getirerek, yönetim ve temsilini yaptığı Mazbut Vakıflar’ın haklarını korumaktadır.

2008 yılında yürülüğe giren 5737 sayılı vakıflar kanununun 30. Maddesi “Vakıf yoluyla meydana gelip, her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idareler, köy ve tüzel kişiliğin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur”

(Kuruluşları Osmanlı ve Selçuklu’ya dayanan ve günümüzde yöneticisi kalmayan vakıflar "mazbut vakıf" olarak adlandırılır. Mazbut Vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğünce temsil ve idare edilerek vakıf sahibinin vakfiyesindeki şartlar doğrultusunda vakıfları yaşatmaya devam eder.) hükmü yer almaktadır.

Kanun hükmü gereğince İstanbul özelinde ve Belediye Mülkleri ile sınırlı kalmaksızın Kule-i Zemin Vakfına ait Galata Kulesi, 3. Selim döneminde inşa edilen Selimiye Kışlası, Sultan 1. Mahmud Vakfı adına Adile Sultan Sarayı, Beyazıt Hanı Veli Vakfından Pera Palas Otel, Vefa Lisesi, Şişli Etfal Hastanesi, Sait Halim Paşa Yalısı gibi İstanbul’da ve Türkiye genelinde 1014 taşınmaz Vakıfları adına tescil edilmiştir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görevlerinden biri kendisine emanet edilen Vakıf mallarına sahip çıkmak, vakıf kurucularının bizlere emanet ettiği, her biri bir şaheser olan eserleri koruyup ihya etmek ve bu köklü mirası gelecek nesillere aktarmaktır.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA