PROGRAMLAR
Giriş Tarihi : 25-09-2019 22:13   Güncelleme : 26-09-2019 01:29

“Kadın, kocasının kan ve irin dolu vücudunu yalasa da…”

İlahiyatçı Sosyolog Ali Bulaç, Müslümanların bilgiyi kritik etmeye, (doğru olup olmadığını araştırıp incelemeye) ihtiyaçları olduğunu belirterek, bazı sahabelerin, kendilerine aktarılan bazı uydurma hadisleri nasıl kritik edip doğru bilgiye ulaştıklarına dair örnekler verdi.

“Kadın, kocasının kan ve irin dolu vücudunu yalasa da…”

Ali Bulaç, TV5’de yayınlanan “Düşünce Atlası” programında bu hafta, “İslâm düşüncesinin teşekkülü” konusunu ele aldı. Programın ‘bilginin kritik edilmesi’ üzerinde durulduğu kısmında Bulaç, şunları söyledi:

Bilgi kritiği ve Müslümanlar

“Müslüman düşüncenin ihtiyacı olan şey, nefsin kontrolünde olmayan selim aklın, bilgiyi kritik etmesi. Bu eksik. Aydınlanma, bunu sağladı. Kilisenin dogmatizmine, skolastizmine karşı bunu sağladı ve düşüncede bir sıçrama meydana geldi.

Hepsini odun gibi dizsen buraya 100 bin kişi sığmaz

İbn Haldun, bir yerden bahsediyor meselâ. ‘Burada’ diyor tarihçi, ‘yüz bin kişi savaştı’. ‘Ben’ diyor (İbn Haldun), ‘gittim baktım oraya’ -kritik edecek-  diyor ‘yüz bin kişi sığmaz. Böyle odun gibi diksen, yüz bin kişi sığamaz’. Bunu ne yapıyor? Deneysel olarak bunu kritik ediyor.

Mekke’de vefat etmiş bir sahabeyi Medine’deki bir olayda göstermek

Şimdi o kadar çok bilgi var ki bize aktarılmış, tevarus ettiğimiz o kadar bol miktarda bilgi var ki, biz bunları kritik etmiyoruz. Özellikle hadis kaynaklarında muazzam yanlış bilgiler vardır. Meselâ sahabenin biri Mekke’de vefat etmişti, Medine’deki bir olayda gösteriyor bunu, gelen hadis. Halbuki bunu kritik ettiğin zaman, bu hadisin metnini, bu sahabenin Mekke’de vefat ettiğini, dolayısıyla yaşamadığını ve bu hadisin mevzu (uydurma) olduğunu çıkarabilirsin. Bunun gibi çok sayıda örnekler var.”

Senet kritiği, metin kritiği…

Programın diğer konuşmacılarından Prof. Dr. Kadir Canatan, “Bizde, bu düşünce okumasını nasıl yapacağımıza dair ipuçları, bizim İslâmî ilimlerde de var. Hadis bilimleri dediğimiz zaman, hadis kritiği diye bir şey de var” hatırlatması üzerine Ali Bulaç, şu bilgileri verdi:

“Hadis bilimlerinde var. Hadis kritiği, 2 şekilde: Senet kritiği, bir de metin kritiği. Fakat Mutezile’nin muhaddislerin üzerine Abbasîler zamanında çok gitmesinden sonra muhaddisler, senet üzerine kapandı. (O konuya odaklandılar) Hadisi korumak için senet üzerine kapandı, metin kritiğini ihmal etti, bir kenara bıraktı. ‘Şimdi sırası değil. Şu anda acil bir durum var. Olağan üstü bir durum var. Bu olağan üstü durumda hadisin senedini biz korumak zorundayız. Eğer senet yönünden sahihse (gerçek ve doğru ise) biz o hadisi kullanırız’. Peki, metin yönünden de bir kritik etmek lâzım? Meselâ bunlardan bir tanesi diyor ki, ‘Aklın kurallarına aykırı, matematiğin kurallarına aykırı bir hadis geldi. Farzımuhal (farz edelim ki) ‘2 kere 2 beş’ dedi hadis. ‘Bunun senedine bakma. Bu tarafı sahih de olsa bunu at, bu mevzudur (uydurmadır); çünkü 2 kere 2 beş etmez, 4’tür’ diyor.

“Kadın, kocasının kan ve irin dolu vücudunu yalasa da…”

Meselâ meşhur bir mevzu (uydurma) hadis var: ‘Bir kadın, kocasının bütün vücudu kan ve irin olsa ve yalasa, yine de hakkını eda edemez (ödeyemez)’. Muhaddis (hadis âlimi) diyor ki, ‘Bu, fıtrata aykırı bir şey. Selîm, temiz fıtrata… Şöyle düşününüz: Resulullah’ın mübarek ağzından böyle bir söz çıkmaz.’ Fıtrat da bunu kritik ediyor.”

Sahabe döneminde ise hadis kritiği yapıldığını belirten Bulaç, şu örneği verdi:

‘Atta, evde ve kadında uğursuzluk vardır’ iddiası

“Meşhur bir örnek var; Buharî hadisidir. Diyor ki, ‘Resulullah buyurdu; üç şeyde uğursuzluk vardır: Evde, atta ve kadında.’ Allah Allah! Bir sahabenin aklına takılıyor bu. Diyor, ‘Nasıl Resulullah böyle der yaa?’ Atta, evde ve kadında uğursuzluk… Bir defa dinimizde uğursuzluk yok. Sonra atın, kadının ve evin suçu ne? Kime ben bunu sorayım?’ Hz. Aişe’ye soruyor. Ebu Hureyre’nin hadisi bu üstelik. Hz. Aişe’ye gidiyor, diyor ki, ‘Resulullah böyle bir şey buyurdu mu?’ Hz. Aişe, ‘Kim bunu rivayet etti?’ diye soruyor. ‘Ebu Hureyre’ diyor. Ve ağır bir söz söylüyor Hz. Aişe. Bunu söylemeyelim. Diyor ki, ‘O şöyle oldu: Resulullah dedi ki, Cahiliye döneminde Araplar, üç şeyde uğursuzluk olduğunu söylüyorlardı’. Nokta. (Tam o sırada) Ebu Hureyre (odaya) girdi. (Resulullah, cümlesine devam etti) ‘Atta, kadında ve evde.’ (Müslüman olmadan önce Araplar, bu üç şeyin uğursuz olduğuna inanırlardı anlamında.) ‘Hadisin ikinci yarısını aldı’ diyor (Hz. Aişe). Yani Ebu Hureyre doğru bir aktarımda bulunmuş; fakat hadisin (sadece) ikinci kısmını… Başı yok… Sahabe ne yaptı, Hz. Aişe’ye sormak suretiyle? Kritik etti? Eğer Hz. Aişe ile kritik etmeseydi, bu hadis kıyamete kadar Resulullah’a isnad edilecekti, eksik bir şekilde. Şöyle düşünecektik: ‘Yaav kadında, evde ve atta uğursuzluk var…’ ”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA