EKONOMİ
Giriş Tarihi : 03-04-2021 00:18

“Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği şehir hastaneleridir”

CHP Balıkesir Milletvekili Şahin, Kamu Özel İş Birliği sistemi ile yapılan şehir hastanelerinin, Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği olduğunu söyledi. Şahin, “ticarî sır” olduğu ileri sürülerek, yapılan anlaşmalar, maliyetleri ve ödemeler konusunda milletvekillerine bilgi verilmediğini ancak yabancı finansör şirketlerin bu bilgilere sahip olduklarını anlattı. Şahin, “3 yıllık 13 tane şehir hastanesine ödediğiniz kira ve hizmet bedeli ile tam 17 tane 1000 yataklı şehir hastanesi yapabiliyorsunuz” dedi.

“Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği şehir hastaneleridir”

TV5’de yayınlanan ve Hasan Basri Akdemir’in sunduğu “Ekonomi ve Ötesi” programında bu hafta, Kamu Özel İş Birliği (KÖİ) Projelerinin maliyeti ve perde arkası ele alındı. Programa, sabit yorumcu Ekonomist İbrahim Kahveci’nin yanı sıra, CHP Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin de katıldı.

“Ticarî sır deyip bilgi vermiyorlar”

Bir milletvekili olarak millet adına görev yaptığını, üzerinde milletin verdiği vekâleti taşıdığını belirten Şahin, “Bu yapılan kamu harcamaları nereden geliyor? Milletin verdiği vergilerden. Millet adına denetim yapan TBMM, milletvekilleri var ve Sayıştay var. ‘Bu şehir hastaneleri sözleşmeleri nasıldır?’ diye sorduğumuz zaman aldığımız cevap, ‘Efendim, bu ticarî sır. Söyleyemeyiz.’ Ya siz, bizim paramızı harcıyorsunuz. Bize nasıl söyleyemezsiniz?” diye sordu.

“Milletvekillerine söylenmeyenleri yabancı şirketler biliyor”

Şahin, bir milletvekili olarak “ticarî sır” denilen sözleşmelerin neler olduğunu bilmediğini ama Maliye Bakanlığındaki bir bürokratın bildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Onun da ötesinde yabancı finansör şirketlerdeki kişiler biliyor bunu, sözleşmeyi; ama milletin milletvekili ve millet bilmiyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Yani ve Cumhuriyet tarihinde belki bu ilktir. İngiltere’de kamu-özel iş birliği modeliyle ilgili 10 yıllık bir deneyim vardır. Ondan sonra terk edilmiştir; ama İngiltere bu modeli gelişmekte olan, kaynağı zayıf olan ülkelere harika bir model gibi ihraç ederek kendi şirketlerine kaynak yaratmaktadır. Ticarî olarak kâr elde ettiği bir alandır. Raporlarda şöyle der: ‘Ticarî sır denilen kavramların arkasında bir rant arayışı ve yolsuzluk vardır’. Alenen bu, şekli. Ben de buradan söylüyorum, ticarî sır dediğiniz kavramın arkasında yolsuzluk ve rant arayışı var. Yazıktır ya! Ticarî sır olmaz. Kamu yönetimi şeffaf ve hesap verebilirliği gerektirir. Şeffaf ve hesap verebilir olacaksınız.”

Apartmanda yöneticilik yaptığında bile her ay cetveli yayınladıklarını ifade eden Şahin, “Aynen devlet yönetimi de böyle. ‘Nereye harcadınız?’ dediğimiz zaman bana çıkartması lâzım. Çıkartmayıp da ticarî sır diyorsan sen, orada yolsuzluk var, hırsızlık var, vatandaşın, tüyü bitmemiş yetimin hakkı var arkadaşım” dedi.

“3 yıllık kira bedeli ile bin yataklı 17 hastane yapılabilir”

Hazırlanan tablo üzerinden veriler açıklayan Şahin, “3 yıllık 13 tane şehir hastanesine ödediğiniz kira ve hizmet bedeli ile tam 17 tane 1000 yataklı şehir hastanesi yapabiliyorsunuz. Bakın, daha fazla. 3 yıllık kira ile bu. Siz, bir ev alıyorsunuz, ona 3 yıl kira veriyorsunuz. O verdiğiniz 3 yıllık kira ile siz, tam 1,5 tane ev daha alabiliyorsunuz yani düşünün” diye konuştu.

CHP Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği bu şehir hastaneleridir”

“Bakın, 2018 ve 2019 yılı Sayıştay’ın düzenli denetim raporu var. Başlangıç kısmı şöyle diyor: ‘Efendim, şehir hastaneleri muhasebe işlemleri diyor, genel yönetim muhasebe yönetmeliğine; merkezî yönetim muhasebe yönetmeliğine, ‘Muhasebat Genel Müdürlüğü kamu-özel iş birliği uygulamaları, muhasebe işlemlerinde yer alan hükümlere uygun şekilde yapılmadığı tespit edilmiştir’ diyor.

Özetle şöyle: Türkiye’nin, devletin, kamunun tabi olduğu muhasebat yönetmeliğin hiçbirine uygun şekilde yapılmamıştır diyor. Sayıştay diyor bunu. Hem 2018 yılındaki denetim raporu hem 2019 yılında. Diyor ki Sayıştay özetle, yine tebrik ediyorum bu diyebilen arkadaşları, ‘Bu hastanelerin kime kime ne ödediği, ne kadar ne ödediği, kimin nereden ne aldığı belli olmayan, hesabı kitabı belli olmayan bir hastaneler sistemiyle karşı karşıyayız’ diyor, Sayıştay raporu. Bundan dolayı da zaten biz diyoruz ki Cumhuriyet tarihinin en büyük kara deliği bu şehir hastaneleridir diye. Bundan dolayı diyoruz işte ve şehir hastaneleri değil, vatandaşımızın almış olduğu sağlık hizmeti üzerinden özellikle de yabancı şirketlere para kazanma imkânı sağladıkları için de biz bunlara şirket hastaneleri diyoruz. 25 yıl boyunca da siz devamlı ödeme yaptığınız için gelecek nesillerin sağlık bütçesi üzerine ipotek koyuyorsunuz, gelecek nesillerin bütçe hakkını alıyorsunuz. Ondan dolayı da diyoruz ki, modern bir sömürü sistemidir ve günümüzün kapitülasyonlarıdır diyoruz. Hiçbir ülke bunu kabul etmemiştir, Türkiye’nin dışında. Türkiye’nin 25 yıllık sağlık bütçesini, gelecek nesillerin üzerine bir ipotek koymuş durumdasınız, ayağına pranga bağlamış durumdasınız. Gelecek nesiller, sağlık hizmeti yeteri kadar alamayacaklar; çünkü bütçenin büyük bir kısmı, bu şehir hastaneleri denilen hortum sistemi, sömürü sistemine oluk oluk döviz şeklinde gideceği için.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA