SİYASET
Giriş Tarihi : 04-04-2021 04:07   Güncelleme : 04-04-2021 05:16

“Montrö Sözleşmesi, Türkiye’yi koruyan bir sözleşmedir”

Saadet Lideri Karamollaoğlu, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne dair tartışmalar hakkında, “Montrö, bize hak veren, bizi koruyan bir anlaşma. Biz, bunu nasıl çöpe atar gibi atarız?” dedi.

“Montrö Sözleşmesi, Türkiye’yi koruyan bir sözleşmedir”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT televizyonunda yayınlanan “Stüdyo Ankara” programında Gazeteci Zeynep Gürcanlı, Yıldız Yazıcıoğlu ve Nergis Demirkaya’nın gündeme dair sorularını cevapladı.

Temel Karamollaoğlu, dış politika değerlendirmesi yaparken, İstanbul Kanalı tartışmasıyla birlikte Montrö Anlaşması gündeme geldiğinde ister istemez ‘Nereye sürükleniyoruz?’ endişesi duyulduğunu ifade etti.

Karamollaoğlu, “Siz de endişe ettiniz mi?” sorusuna, “Tabii, tabii. Montrö, bize hak veren, bizi koruyan bir anlaşma. Biz, bunu nasıl çöpe atar gibi atarız?” diye cevap verdi.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, Saadet’e hediye miydi?

Programda Nergis Demirkaya, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile görüşmesinde İstanbul Sözleşmesi’nin feshedileceğini söylemesinin ve ardından feshedilmesinin Saadet Partisi’ne bir mesaj / bir hediye olup olmadığını sordu.

“Sayın Cumhurbaşkanı, böyle bir mesaj vermeye çalışıyor olabilir” diyen Karamollaoğlu, “Peki, sizce böyle miydi?” sorusuna karşılık da şunları söyledi:

“Kanunlara uymazsanız, değişiklik yapmak neye yarar?”

“Benim ‘öyle değildir’ dememin bir faydası yok. Onu mutlaka kastetmiştir. Kendisi, bizim tabanımıza yönelik bir mesaj verme ihtiyacını duyuyor; ama ben, bunların hiçbir tanesini tatminkâr bulmuyorum. Şundan dolayı: Aslolan, ‘Efendim, biz kanunları düzelteceğiz. Kanunlara yeni hükümler koyacağız. Şunu yapacağız, bunu yapacağız, anayasayı değiştireceğiz’. Bunların hiçbir tanesinin benim kanaatime göre ciddiye alınır bir tarafı kalmadı. Neden? Siz, kanunu koyuyorsunuz, sonra da o kanuna uymuyorsunuz. Bugün anayasa var mı? Var. Anayasa, bütün yargı organlarını bağlar mı? Bağlar. Meclis’i bağlar mı? Bağlar. Uygulayıcıları bağlar mı? Bağlar. Bağlıyor mu şimdi? Yoo. İktidarın hoşuna gitmediği zaman, anayasa mahkemesinin verdiği karara uymayan mahkeme başkanını terfi ettiriyor. O zaman siz, kanunlarda değişiklik yapsanız neye yarar? Hiçbir şeye yaramaz. Peki, bizim beklediğimiz ne? Zihniyet değişikliği. İktidarda, Türkiye’de bir zihniyet değişikliği olmazsa, Türkiye düzgün bir yönetime kavuşamaz. Kanunlarla olmuyor. Yetmiyor.”

“Kabaktepe’nin il başkanlığı, bize karşı yapılmış bir hamle”

Karamollaoğlu, geçmişte Millî Görüş kuruluşlarında görev almış olan Osman Nuri Kabaktepe’nin AK Parti İstanbul İl Başkanlığına getirilmiş olmasının bir işaret verip vermediğinin sorulması üzerine de şu değerlendirmede bulundu:

“İstanbul İl Başkanı, benim iyi tanıdığım bir arkadaş. Bizim (Gençlik Kolları) Genel Başkanlığımızı yapmış, geçmişte. Ne dedi kendisinden önceki il başkanı, AK Parti’nin? ‘Bir gün önce üye yaptım’ dedi. O güne kadar üye bile olmamış. Bu ne demektir? Bizim tabanımıza güya bir mesaj vermek; ama ben, bunu bir parti olarak alırsam, hop derim orada. Sen, benim tabanımı mı oymaya kalkıyorsun? Ben, onu müspet bir yaklaşım olarak görmem. Yani bu adımla eğer AK Parti, Saadet Partisi’nin tabanını etkilemek istiyorsa bu, bize karşı yapılan bir hamledir. Bizi yanına çekmek için yapılan bir hamle değil. Yanına çekmek istiyorsa, bizim söylediğimiz prensipler ortada. Biz, doğrudan doğruya prensipler üzerinden politika belirleyen bir siyasî partiyiz.”

Karamollaoğlu, Yıldız Yazıcıoğlu’nun “İstanbul Sözleşmesi’nin hediye olması dolayısıyla Saadet Partisi’ni Cumhur İttifakı’na çekmemiş görünüyor” yorumuna, “Çekmez” diye karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaret etmesinin çok abartıldığını belirten Karamollaoğlu, siyasî ortamın normalleşmesi için partilerin birbirleriyle konuşabilmeleri gerektiğini ifade etti. Karamollaoğlu, “Hakaretten vazgeçeceğiz. Birbirimizi ithamdan vazgeçeceğiz. Birbirimize karşı, aynı fikirleri benimsemesek bile, saygılı davranacağız. Hakaret etmeyeceğiz. Söze başlarken ‘Bu hainlerle oturulmaz!’ E ben seninle nasıl konuşayım? Daha baştan ‘hain’ dediğiniz takdirde, iftiralarda bulunduğunuz takdirde nasıl olacak da biz, bir araya geleceğiz? Onun için, Sayın Cumhurbaşkanının, bir muhalefet partisinin önde gelen ismini, Sayın Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaret etmesini müsbet bir adım olarak gördük. Ben, bunu hiçbir zaman garipsemedim.” diye konuştu.

“Problem, AK Parti’nin 18 yıllık iktidarını bırakmak istememesi”

“Peki, siz burada lider olarak, genel başkan olarak var iken, parti içerisinde bir bölme hareketi, Saadet’ten bir parçayı koparma hareketi olarak hissettiniz mi?” sorusuna da Karamollaoğlu, “Bugünkü siyasetin içinde bunların hepsi akla gelebilir; ama bu, beni bağlamaz” cevabı verdi. Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben, buna göre, Sayın Cumhurbaşkanının göstermiş olduğu bir nezaketi, ‘Sen, art niyetli olarak bunu yapıyorsun. Onun için de bu ziyaretini hoş karşılamadım’ gibi bir tavrın içine girmem. Çünkü bu ziyaretin bu yönüyle yapılması, Türk siyasetinin yumuşamasına fayda sağlar kanaatini taşıyorum. Sadece bize karşı değil diğer partilere de aynı şekilde bir mesaj gönderilmeli, verilmeli kanaatindeyim; ama dediğim gibi bu, meseleleri düzeltmez ki. Çünkü şu anda bizim içine sürüklendiğimiz problem, 18 yılı geçkin bir süre bir partinin iktidarda kalabilmesi, iktidarda kalan bu partinin de artık burayı bırakmak istememesi. Bu, bizatihi ciddi bir problem. Onun için ben, fazla bu noktalarda kendi fikrimi söyleyeceğime, Sayın Tayyip Erdoğan’ın 2002 ve 2003 yıllarında bu konuyla ilgili yaptığı konuşmaları, biraz sıkça ekrana getirmekte fayda var. ‘8 seneyi geçmemeli. Tedbirler şöyle alınmalı. 3 dönem…’ Ne oldu bunlar? Onun için biz, bu muhalefeti şimdi yapacağımıza, bırakalım bu muhalefeti Tayyip Bey’in kendisi yapmış olsun.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA