SİYASET
Giriş Tarihi : 07-04-2021 09:31   Güncelleme : 07-04-2021 10:17

“Cem Gürdeniz Aydınlık’tan ayrıldığı an dostluğumuz bitmişti”

Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek, bildiride imzası olan ve gözaltına alınan emekli Amiral Cem Gürdeniz ile dostluğunun, Gürdeniz Aydınlık gazetesinden ayrıldığı an bittiğini belirterek, “Aydınlık’tan ayrılmak demek, CİA’nın, ABD’nin hedef aldığı karargâhtan ayrılmak demek. Hani gemiyi ilk önce kimler terk eder, değil mi? Komutanlar en son terk eder ama gemiyi terk etti. Orada zaten kimliği ortaya çıktı” diye konuştu.

“Cem Gürdeniz Aydınlık’tan ayrıldığı an dostluğumuz bitmişti”

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusak Kanal’da yayınlanan “Çıkış Yolu” programında, 104 emekli amiralin imzasıyla yayınlanan bildiriyi değerlendirdi.

“Aymazlar ve bozguncular”

Doğu Perinçek, emekli amiraller bildirisinin sorumlularını ikiye ayırdı. Perinçek, bir aymazlıkları ve sorumsuzlukları sebebiyle ‘gaza gelerek’ bildiriyi imzalayanlar, bir de bunu organize edenler olduğunu ifade eden Perinçek, bildiriyi “bozguncu ve yıkıcı” bir bildiri olarak nitelendirdi.

“O zaman neredeydi bu CFR amiralleri?”

Perinçek, imzacı amirallerin “Türk ordusundan emekli oldukları ama NATO’dan hâlâ emekli olmadıkları” suçlamasında bulundu. Perinçek, Amerika’daki ‘düşünce kuruluşu’ Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR), Amerikan derin devletinin yasal adı olduğunu ileri sürerek, imzacı amiralleri “CFR amiralleri” olarak nitelendirdi.

Türkiye’ye karşı Ukrayna üzerinden Karadeniz’de, Yunanistan üzerinden de Akdeniz’de tehditler olduğuna işaret eden Perinçek, imzacı amiralleri bu konularda tepkisiz kalmakla suçladı. Perinçek, “Eğer siz, bir bildiri çıkartacaksanız, buna karşı çıkartın. Nemesis tatbikatları oldu, Noble Dina tatbikatları oldu. Çırpındık durduk biz, Vatan Partisi olarak. Amerika ve İsrail, namlularını Türkiye’ye çevirmiş, tatbikatlar yapıyor. Neredeydi bu CFR amiralleri? O zaman hiç böyle bildiri mildiri yoktu, ‘Amerika namlularını bize çevirmiş’ diye. Bugün de Amerika, namlularını hem Karadeniz’den hem Akdeniz’den Türkiye’ye çevirmiş. Bu (bildiride) yok” diye konuştu.

“Şentop’un Montrö karşıtı gösterilmesi safsatadır”

‘Efendim, bu hükümet, Montrö Antlaşmasını bertaraf etmek istiyor’ şeklindeki iddiaları “Yalan ve safsata” olarak nitelendiren Perinçek, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un “Montrö ve Lozan’a kimse dokunamaz” dediğini ifade ederek, bunun yanı sıra Şentop’un 16 Mart’ta TBMM’de Türkiye ile Rusya ilişkilerinin 100’üncü yılı toplantısını düzenlediğinin ve esaslı bir konuşma yaptığının altını çizdi. Perinçek, “O Mustafa Şentop, bu sefer Montrö karşıtı gösteriliyor. Safsata, yalan. Şimdi yalan olunca insan ister istemez ne yapıyor? Bu da bir sinsi plan olduğunu gösteriyor” dedi.

“TSK, irticaya karşı en kararlı dönemini yaşıyor”

‘Türk ordusu irticanın eline düştü’ iddiasının da bir safsata olduğunu söyleyen Perinçek, bu konuda da şunları söyledi:

“Yaa bu Türk ordusu, aslanlar gibi bugün savaşıyor. İrticaya karşı savaşıyor. Türk ordusu hakkında, orada da böyle çok şey ifadelerle, böyle insanları aldatmaya yönelik, güya ordunun yanındaymış da bugünkü komutanlar Türk ordusunu irticaya teslim ediyormuş falan havası içerisinde. Bu da sinsi bir tavır.

“Hulusi Akar, salon subayı değil”

Bu ordunun komutanları, başta eski Genelkurmay Başkanımız, şimdiki Millî Savunma Bakanımız Hulusi Akar, bugünkü Genelkurmay Başkanımız, diğer komutanlarımız, bunlar böyle salon falan subayları değil. Bunlar, yaklarında botla, çizmeyle dağlarda terörist kovalamış, mücadele eden komutanlar ve Hulusi Akar açısından bakarsanız, işte 2014 yılından bugüne kadar, 2015’ten, bütün vatan savaşı sürecinde ya genelkurmay başkanıydı, şimdi de millî savunma bakanı, değil mi? Yani şimdi siz, bu komutanları irtica falan diyorsunuz. Bu ordudan 21 bin FETÖ’cüyü temizlemişler. İrticaya karşı Türkiye’nin en kararlı olduğu dönemi yaşıyoruz. 21 bin ne demek yaa? Eskiden Yüksek Askerî Şûrâ Toplantısı olduğu zaman 8 kişi, 10 kişi irticadan temizlendi diye millet bayram yapıyordu. Şimdi 21 bin temizleniyor ve Amerikancı Gladyo.”

İmzacı emekli amirallerin “Mustafa Kemal’in askeri” olmadıklarını, bu bildiriye imza atarak ispatlamış durumda olduklarını ileri süren Perinçek, “Mustafa Kemal’in askeri, bu bildiriye imza atmaz” dedi.

“Gürdeniz Aydınlık’tan ayrıldığı an dostluğumuz bitmişti”

Bildiride imzası olan emekli Amiral Cem Gürdeniz’in eski arkadaşı, dostu olduğunu ancak artık kendisi için öyle bir dost olmadığını dile getiren Perinçek, “Zaten Aydınlık’tan ayrıldığı an benim için artık öyle bir dost yok. Bakın, Aydınlık’tan ayrılmak ne demek? Aydınlık’tan ayrılmak demek, CİA’nın, Amerika Birleşik Devletleri’nin parmağıyla gösterdiği, hedef aldığı yerden ayrılmak demek, o karargâhtan. Gemiyi terk etti yani. Hani ilk önce kimler terk eder, değil mi? Komutanlar en son terk eder ama gemiyi terk etti. Orada zaten kimliği ortaya çıktı” diye konuştu.

Rahmi Koç’un Gürdeniz’e ‘Ayrılacaksın’ dediğini, Gürdeniz’in de Aydınlık’tan ayrıldığını iddia eden Perinçek, Cem Gürdeniz’in, Koç Üniversitesi bünyesinde CFR’ye bağlı olduğunu ileri sürdüğü bir kurumun direktörü olduğunu söyledi.

“Ben Ergenekon’da yattım diyerek bunu ranta dönüştürmek yok!”

Bazı amiralleri, Ergenekon davaları döneminde hapiste yatmayı ranta çevirmekle suçlayan Perinçek, “Hapishane rantı yok. ‘Ben Ergenekon’da yattım’. Yok öyle rant. Hapishane rantı yok. İnsan, bu ülke için yaptığından rant çıkartmaz. Bakın Vatan Partililerin hiçbiri, ‘Ben hapishanede yattım, Ergenekon’da şöyle yaptım, koğuşlarda fareler dolaşıyordu, ne acılar çektik’ falan, böyle bir edebiyat yok Vatan Partililerde. Hiçbir zaman, hiçbir yerde. Bu bir ahlâk, bu bir kültür” diye konuştu.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA