GÜNDEM
Giriş Tarihi : 14-04-2021 15:11   Güncelleme : 14-04-2021 15:16

Karamollaoğlu: Bir kişiye tam 9, dokuz kişiye 1 pul

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısının sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Karamollaoğlu: Bir kişiye tam 9, dokuz kişiye 1 pul

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında konuştu. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Saadet Lideri Karamollaoğlu,  Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Allah'ın 10 pulunu bekleye dursun 10 kul. Bir kişiye tam 9, dokuz kişiye 1 pul" sözleriyle yüklendi.

RAMAZAN SABIR VE HOŞGÖRÜ AYIDIR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, konuşmasına İslam aleminin ve Türkiye'nin Ramazan ayını tebirk ederek başladı. Karamollaoğlu, "Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Bütün milletimizin ve İslam aleminin Ramazan ayını tebrik ediyorum. Cenab-ı Hak sağlık ve afiyet içinde bu ayı idrak etmemizi hepimize nasip eder. Ramazan ayı her zaman başı rahmet ortası mağfiret, sonu ise kurtuluştur. Bu ay ihsan yardım ve paylaşım ayıdır. Bu nedenle sıkıntılarımız olsa da bolluk ve bereket  ayıdır. Ramazan sabır ve hoş görü ayıdır. Ülkemize ve İslam alemine Ramazan ayının hayır getirmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum. Ramazan bayramı ile bugün içinde bulunduğumuz sıkıntılardan birlikte kurtulmamızı ve refaha kavuşmamızı temenni ediyorum" dedi.

BARIŞ VE HUZUR İÇİN İNANÇ DEĞERLERİMİZİ HATIRLAMALIYIZ

Ramazan ayında dünyada ve ülkemizde barış ve huzurun tesis edilmesi temennisinde bulunan Saadet Lideri, bunun sağlanması için "temel inanç değerlerimizin hatırlanması ve hayata geçirilmesi" gerektiğini söyledi. Karamollaoğlu, "Adalet, birlikte yaşama kültürü, sosyal dayanışma, ahlaki ve manevi değerlerimizin ihyası, haksızlıkla sonuna kadar mücadele, fikir ve inanç hürriyetinin tesis edilmesi, emniyetin sağlanması, yönetimde liyakata önem verilmesi, şeffaf yönetimin hayata geçirilmesi inancımızın temel ilkelerini de oluşturuyor. Bu prensiplerin toplum hayatında hakim kılınabilmesi için Ramazan ayında üzerimize düşen sorumluluk daha da artıyor. Bunu da unutmayalım" diye konuştu.

İSLAM ÜLKELERİ BİRLİK İÇİNDE DEĞİL!

İslam devletlerinin birlik ve beraberlik içinde olmadığını vurgulayan Karamollaoğlu, "Ne yazık ki bugün İslam ülkeleri birbirleri ile çatışma ve kaosa sürüklenmiş durumda. İşte Irak, Suriye, Yemen, Filistin, Libya, Afganistan... Dilimizde tüy bitti. İslam alemi hiç bu kadar birbiriyle kavgalı hale gelmemişti. Bazı yerlerde çözüm varmış gibi gözüküyor ama Keşmir'de de Arakan'da da sorunlar çözülmüş değil. Afrika'nın bir kısmı yeniden bir kaosun içine sürükleniyor. İslam alemi olarak bir araya gelmeden problemleri çözmemiz mümkün değil. Her bir İslam ülkesi menfaati gereği başka bir ülkenin etkisi altına girerek dış politikasını belirlerse bu kavgadan kurtulmamız mümkün olmaz." ifadelerini kullandı.

DÜNYADA 10 MİLYON İNSAN AÇLIKTAN ÖLÜYOR

Dünyada ve ülkemizde açlık ve yoksulluğun arttığını kaydeden Karamollaoğlu, "Dünyada açlık almış başını gidiyor. Günde 25 bin, yılda 10 milyon insan ne yazık ki açlıktan vefat ediyor. Bizler her şeyden önce böyle bir sorumluluğumuz olduğunu idrak etmeliyiz. Sorunlara çözüm bulmak için gayret içinde olmalıyız. Çözüm bulmak aslında tefekkürler düşünmeyle ilgili. O kadar da zor değil.  Ancak çözüm arayacağımıza yanlışları savunma yoluna girersek o zaman bu problemlerin üstünden gelmemiz mümkün değil. Birbirimize hakaret etmeden, incitmeden, rencide etmeden bir masa etrafında oturum konuşabilmeliyiz. O kadar zor mu bunu yapmak? Emin olun havsalası almıyor. Biz insanız konuşma bizim en temel özelliğimizdir. Hakaret etme, aşağılama değil. Ama ne yazık ki bunu yıllardır çözemiyoruz. Tabi bir araya gelme dediğimiz zaman, önce memleketimizde aynı zamanda İslam alemini de bir araya getirmek mecburiyetindeyiz." açıklamalarında bulundu.

"GEÇİM İTTİFAKI'NI SADECE SİYASİLERLE DEĞİL TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİYLE YAPACAĞIZ"

Geçim İttifakı'na değinen Saadet Lideri, "Toplumun -az bir kısmı hariç- çoğu geçim sıkıntısı çekiyor. Esnafımız dertli, çiftçimiz, memurumuz emeklimiz dertli... Kadın erkek herkes dertli... İşsizin halini soran bile yok. İster istemez önümüze geçim derdi çıkıyor. Geçim İttifakı'nı sadece siyasilerle değil, toplumun önemli kesimleriyle de yapmak zorundayız. Biz bundan dolayı Ramazan ayını bu dertlerimizin en çok görüşüldüğü ve konuşulduğu bir ay olarak görmek istiyoruz. Pandemi nedeniyle eskiden olduğu gibi kalabalık iftar sofraları tertip edemiyoruz. Ancak her evin tenceresinin kaynaması gerektiğini biliyoruz. Destek vermek imkanı olan herkesin bir görevidir" şeklinde konuştu.

RAKAMLARLA OYNAMAK HİÇBİR ŞEYİ ÇÖZMEZ

İktidarın ekonomiyi iyi göstermek için rakamlarla oynadığını söyleyen Karamollaoğlu, "Üzülerek ifade edeceğim ki iktidar bazı rakamlarla oynayarak ekonominin kötü olmadığını öne sürüyor. Rakamlarla oynamak, rakamları değiştirmek, hiçbir zaman gerçeği değiştirmez. Aç olan insan açtır. Çocuğunun bir ihtiyacını karşılayamayan insanlar varken rakamları değiştirseniz ne yazar. Bunun için iktidarı, özellikle iktidarı Ramazan ayında muhalefete tepki göstermekten çok tefekküre davet ediyorum. İktidar kendi düşüncesini bir yana bırakarak, muhalefeti de dinlemeye ihtiyacı var." diye konuştu.

"İŞSİZE 'ATIL' DİYEREK İŞSİZLİĞİ GİZLEYEMEZSİNİZ"

TÜİK'in rakamlarına değinen Karamollaoğlu, "Rakamlar elbette önemli. TÜİK'e göre 2021 yılı Şubat ayı işsizlik oranı yüzde 0,7 artmış. Şu anda yüzde 13,4 olarak görülüyor. İşsiz sayısı ise bir önceki aya göre artarak 4 milyon 236 bine çıkmış. İktidar bu rakamlarla esas işsizlik oranını gizlemeye çalışıyor. Çünkü, asıl işsizlik oranı yüzde 28,3'tür. TÜİK bu rakamları verirken, işsizlik oranı olarak değil, atıl iş gücü olarak veriyor. Siz ne derseniz deyin. Atıl, çalışmıyor, işsiz demektir. Bu rakamların başına "atıl" kelimesini getirmek işsizlik gerçeğini değiştirmiyor. Bugün işsizlik rakamları yüzde 30'lara dayandı. Türkiye'de çalışabilir yaş olarak bilinen 15 yaş üstünün iş gücüne katılımı yüzde 50 seviyesinde. Dünya ortalaması yüzde 60'lardadır. TÜİK rakamlarındaki çarpıklık ve gerçeklik burada başlıyor. İş gücüne katılma oranını düşük gösterince, işsizliği de düşük göstermiş oluyorsunuz güya. Böylece aslında yüzde 30'larda olan işsizlik yüzde 10-14 bandıymış gibi kamuoyuna sunuluyor." ifadelerini kullandı.

"VATANDAŞLAR BANKAYA MUHTAÇ EDİLDİ"

Geçim derdindeki vatandaşların bankaya muhtaç edildiğini ifade eden Karamollaoğlu, "Nisan 2020'de toplam 527 milyar TL olan tüketici kredisi, bir yıl sonra 682 milyar TL oldu. 150 milyar TL artmış. Kredilerin artması insanların geçinemediğini gösteriyor. Vatandaşlar, yüksek de olsa bankadan kredi alayım, gerisine sonra bakarım diyor. Bunlara ilave olarak 393,8 milyar TL ihtiyaç kredisi borcu, 150 milyar TL bireysel kredi kartı borcu bulunuyor. Hepsini toplarsak 1 trilyonu geçiyor. Kredileri alanlar iş yapmak için çekenler değil, ihtiyacını karşılamak için faize boyun büküp bankaya giden insanlar. Biz elbette vergi de veriyoruz. Verdiğimiz 100 TL'lik verginin 16 TL'si faize gidiyor. 2006-2020 döneminde 5,58 trilyon TL vergi toplandı. Bunun yüzde 20'sini faize ödedik." dedi.

"BİR KİŞİYE 9, DOKUZ KİŞİYE 1 PUL"

Türkiye'deki ekonomi sisteminim çarpık ve bozuk olduğunu kaydeden Karamollaoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Sayın Erdoğan da, hapse girmesine vesile olan şiirde; "Allah'ın 10 pulunu bekleye dursun 10 kul. Bir kişiye tam 9, dokuz kişiye 1 pul" sözleriyle anlatmıştı." sözleriyle yüklendi.

"EMEKLİYE 1.500 TL İKRAMİYE VERİLSİN"

Emeklilerin hükümetin insafına kaldığını söyleyen Karamollaoğlu, "2018 yılından bu yana emeklilere bayramlarda bin TL veriliyor. Artık bu paranın bir hükmü kalmadığını herkes biliyor. Üç yılda enflasyona rağmen ikramiyelerde hiçbir artış olmadı. Hükümete buradan seslenmek istiyoruz. Salgının etkilerini de hatırlatarak, bu sene bin 500 TL ikramiye verilmesini öneriyoruz.  Bu teklifimizi iktidarın dikkate almasını arzu ediyoruz." dedi.

"PATATES-SOĞAN ZİRAAT SORUNUNU ORTAYA KOYDU"

Hükümetin patates ve soğan dağıtmasına değinen Karamollaoğlu, "İktidar bu ramazan ayında perişan halde olan işsize, muhtaçlara patates ve soğan dağıtımına önem verdi. Bunu hem de Sayın Cumhurbaşkanı duyurdu. Biz bunu memnuniyetle karşıladık. Ama bu tarımda ne kadar plansız olduğumuzu ortaya koydu. Ziraat'te bir türlü plan yapamıyorlar. Tefekkür diye boşuna söylemedim. Nasıl olacak da üretim ve tüketim birbirini karşılayacak? Elbette soğan ve patates dağıtımı çok büyük bir iş değil. Ama elinde ürünü kalan çiftçimizin de tenceresi kaynamayan vatandaşlarımızın da yardımına koşulmuş oldu. Bundan dolayı biz iktidara teşekkür ediyoruz. Ama bilsin ki sadece patates ve soğanla ihtiyaç karşılanmaz. Ramazan'da en azından tencere de kaynayacak gıda var diyebilirler" diye konuştu.

"19 YIL SONRA AKILLARI BAŞLARINA GELDİ"

Türkiye'nin esas sorunun yönetim olduğunu belirten Karamollaoğlu, "Bazıları yemekten israftan, hazımsızlıktan uyuyamazken, büyük bir çoğunluk ise açlıktan, yarın kaygısından ve ekmek kavgasından uyuyamıyor. Bizim esas sorunumuz budur. Türkiye'yi bu hale düşürenlerin, tekrar tekrar düşünmeye ihtiyacı var. Ramazan'ın başındayız, tepelerine yumrukla vurmayı arzu etmiyorum. Düşünmeyi öneriyoruz. Cenab-ı Hakkın verdiği akıl, fikir, düşünce nimetini değerlendirin. ülkemiz bu hale durduk yere gelmedi. 19 yıl iktidarda bulunan bu arkadaşların, şimdi sorunları çözeceğiz demesi aslında kendi bozduğunuzu düzeltme manasına gelir. Bunu da kimse unutmasın." dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA