SİYASET
Giriş Tarihi : 21-04-2021 16:58

“Çocuklar dahil, kişi başı 1000 lira destek sağlansın”

Saadet Lideri Karamollaoğlu, vatandaşların salgın sürecini daha da büyük sıkıntılara düşmeden atlatabilmesi için iktidarın, çocuklar da dahil olmak üzere kişi başına 1000 lira destek sağlaması önerisinde bulundu. Karamollaoğlu, bu şekilde yapılacak toplam 84 milyar liralık yardımın devlet için zor olmadığını ancak vatandaşı rahatlatacağını söyledi.

“Çocuklar dahil, kişi başı 1000 lira destek sağlansın”

Basın toplantısı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında güncel siyasî konuları değerlendirdi.

Konuşmasına, İsrail’in her ramazan ayında olduğu gibi bu ramazanda da zulmünü artırdığına dikkati çekerek başlayan Karamollaoğlu, “Zulüm, adeta İsrail’in karakteri ve mübarek günlerimizde canımızı yakmayı huy edindi. İslâm ülkelerinin bu zulme sessiz kalması ise, üzülerek ifade ediyorum ki, canımızı belki daha da çok yakıyor” diye konuştu.

“İktidarın zulme sessiz kalması bizi derinden üzüyor”

İsrail zulmüne bir de Çin zulmü eklendiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Doğu Türkistanlı kardeşlerimize acımasızca zulmediliyor” dedi. Karamollaoğlu, Doğu Türkistanlıların toplama kamplarında asimile edilmeye çalışıldığını, ramazanda Müslümanların oruç ibadetine de mani olabilmek için Çin devletinin ilaç verme, aşı yapma bahanesiyle Doğu Türkistanlılara zorla su içirmeye çalıştığının iddia edildiğini dile getirdi. Karamollaoğlu, asırlardır orada yaşayan Doğu Türkistanlıların, bütün hakları ellerinden alınmış, kültürleri, dilleri ve dinlerinin yok edilme aşamasına geldiğini söyledi.

İktidarın bu konudaki sessizliğinin kendilerini daha derinden yaraladığını ifade eden Karamollaoğlu, “Bu asrın başında Irak’la başlayan zulüm, Arakan, Keşmir, Suriye ve daha başka ülkelerde devam etti, bugüne kadar geldi. Maalesef son yıllarda İslâm coğrafyasında hiç olmadığı kadar kan ve gözyaşı dökülmektedir. Kültüre, medeniyete, tarihe sahip çıktığını göstermek için iktidar, Özbek çadırında iftarlar tertip ederken, kültürünü ve inancını yaşayamayan kardeşlerimizin acılarını görmezden gelmesi, bunlara duyarsız kalması, bizi hakikaten üzüyor” diye konuştu.

Karamollaoğlu, açların doyurulduğu, mazlumun derdiyle dertlenmenin daha fazla önemsendiği bu mübarek ayda daha duyarlı olunması gerekirken, bu umursamaz tavrın kendilerini endişeye sevk ettiğini dile getirdi. Karamollaoğlu, iktidardan bu zulümlere daha fazla sessiz kalmamasını istediklerini dile getirerek, “Biz, bugüne kadar hiçbir zulme sessiz kalmadık, kalmayacağız. Bunun böyle bilinmesi gerekir” dedi.

“En büyük tehdit BOP”

ABD’nin bölgede uyguladığı Büyük Orta Doğu Projesi’nin (BOP) sadece dar bir çevre tarafından gündeme getirildiğini belirten Karamollaoğlu, “Halbuki bizim ileride karşılaşacağımız en büyük tehdit, BOP tarafından tatbikata konulacak” dedi.

BOP uygulanmaya başlandığında ABD’nin sadece Irak’a müdahale ettiğini ancak bugün bu bölgeyi bütünüyle kuşatma altına alabilmek için Irak’ta, Suriye’de, Katar’da, Suudî Arabistan’da, Girit’te, Yunanistan’da ve Bulgaristan’da da üsler kurmaya ve bölgedeki bütün faaliyetleri tekeline almaya başladığını söyledi.

Karamollaoğlu, daha 1990’larda Pentagon dergisinde yayınlanmış olan haritada Türkiye’nin bölündüğünün açıkça görüldüğünü vurguladı.

Salgın

Konuşmasında korona virüsü salgınının Türkiye’deki seyrine de değinen Karamollaoğlu, iktidarın neredeyse ülkedeki insanları salgının sorumlusu olarak göstermeye kalktığını ancak bunu kabullenmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Türkiye’deki insanların kurallara uyma konusunda diğer ülkelere göre daha ileri seviyede olduklarını ifade eden Karamollaoğlu, iktidarın öncelikli sorumluluğunun aşı, süreç yönetiminde şeffaflık ve doğru bilgilendirme olduğunu dile getirdi. Karamollaoğlu, ölümlerin çoğaldığını, hastanelerde yer kalmadığını söyledi.

Karamollaoğlu, salgına bağlı olarak da ekonomide kaçınılmaz olarak çok ciddi bir sıkıntı yaşandığını, birçok hizmet sektöründe faaliyetlerin ya tamamen durduğunu ya da asgarî seviyeye indiğini, işsizliğin arttığını, esnafın geçim sıkıntısı çekmeye başladığını, insanların çok zor günler geçirdiğini dile getirdi.

“Kişi başına 1000 liralık yardım yapılsın”

Karamollaoğlu, “Kovid günümüzün vebası, geçim sıkıntısı da kolerası gibi oldu. Vatandaş, veba ile kolera arasında bir tercihte bulunmaya zorlanıyor bir bakıma” dedi.

Karamollaoğlu, “İktidar, ne yapıp yapıp, şu sıkıntılı dönemi vatandaşımızın daha da büyük badirelere sürüklenmeden atlatabilmesi için, rakamı da artırmadan söylüyorum, kişi başına 1000 liralık bir desteği süratle devreye sokmalıdır” diye konuştu. Karamollaoğlu, bu şekilde yapılacak toplam 84 milyar liralık yardımın devlet için zor olmadığını ancak vatandaşı rahatlatacağını söyledi.

128 milyar dolar nerede?

Temel Karamollaoğlu, Merkez Bankası rezervindeki 128 milyar doların nereye harcandığına dair tartışmaları da değerlendirdi. Karamollaoğlu, “Son yapılan açıklamalar gösterdi ki, aslında ne olduğu az çok belli. 128 milyar, Merkez Bankasından Hazineye, Hazineden devlet bankalarına, devlet bankalarından birilerine gitmiş. İstenen şu: O birileri kim? ‘Efendim, listeleri var, biliyoruz.’ E tamam, açıklayın. Bu kadar basit bir iş. Var diyor rakamlar: Kimlere gitmiş? Kimler kullanmış bunu? Çünkü arada büyük bir rant var. Para ne oldu değil, kime gitti?

Karamollaoğlu, “128 milyar dolar nerede?” sorusuna ilâve olarak, “Adalet ve ahlâk nerede? Liyakat ve istişare nerede? Şeffaflık ve denetim nerede? Plan ve program nerede? Vicdan nerede?” sorularını da sordu. Karamollaoğlu, “Vicdan kaybolunca, demin sorduğum soruların hiçbirinin hükmü kalmıyor aslında” dedi. Karamollaoğlu, olup bitenlerin tek bir ağızdan bütün gerçekleriyle anlatılması gerektiğini söyledi.

Kabine değişikliği

Konuşmasında kabine değişikliğini de değerlendiren Karamollaoğlu, yapılan değişikliğin, beklentiyi karşılamadığını ifade etti.

“En büyük tehlike siyasî tavizlerdir”

Uygulanan yanlış politikalar sebebiyle ekonomide çıkmaza girildiğini anlatan Karamollaoğlu, “En büyük tehlike, siyaseten verilecek tavizlerdir, bizi endişeye sevk eden. Onun için demin Büyük Orta Doğu Projesi’ne atıfta bulundum” dedi.

“Geçim ittifakı, seçim ittifakından önce geliyor”

2013 yılında kişi başına düşen millî gelir 12 bin 582 dolar iken bu rakamın 2020’de 8 bin 599 dolara düştüğünü belirten Karamollaoğlu, “Siz, Kanal İstanbul’la uğraşacağınıza biraz da ülkenin üretime dönük yatırımlarıyla, ithalat-ihracat dengesini düzeltecek yatırımlarla, işsizliği azaltacak yatırımlarla, kendi kendimize en azından tarımda yeterli hâle gelecek yatırımlarla uğraşın.” dedi. Karamollaoğlu, büyümeyi inşaatla ve rantla özdeşleştirmiş bir anlayış terk edilmeden ülkenin ayağa kalkmasının, problemleri çözmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Karamollaoğlu, ülkenin en önemli gündem maddesinin ekonomik sıkıntılar olduğunu belirterek, geçim ittifakının şu anda seçim ittifakının önünde olduğunu dile getirdi. Karamollaoğlu, ‘geçim ittifakı’ konusunu her hafta gündeme getirmeye ve tekliflerini sıralamaya hazır olduklarını söyledi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA