SİYASET
Giriş Tarihi : 21-04-2021 17:40

Akşener: İktidar, kimlerin cebine 250 milyar lira koydu?

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, milletin alın teri olan döviz rezervlerinin birilerinin cebine girdiğini ifade ederek, “Milletin hazinesindeki dövizi ortalama 6,20 liralardan satan bu iktidar, bugün 8,1 lira olan döviz kuru dolayısıyla kimin ya da kimlerin cebine 250 milyar lira koydu? Salgında zora düşen esnafımıza 5 milyar liralık yardımı reva gören bu iktidar, döviz işlemleriyle kimlerin cebine bunun 50 katını koydu?” diye konuştu.

Akşener: İktidar, kimlerin cebine 250 milyar lira koydu?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bugünkü TBMM Grubu Toplantısında, Merkez Bankası’nın rezervinden harcanan 128 milyar dolara dair tartışmaları da değerlendirdi.

Meral Akşener, milletin alın teri olan döviz rezervlerinin, birilerinin cebine girdiğini, Merkez Bankasının 2001 krizinde 27,5 milyar dolar olan rezervinin şimdi eksi 61 milyar dolar olduğunu söyledi.

“Kaybolan bir şey yoksa 128 milyar doları yerine koyun da görelim”

“Ekonominin İnek Şabanı ile Badi Ekrem’inin, el ele verip döviz kurunu baskılamak için Hazinedeki dövizi sattığını” öne süren Akşener, üstelik bunun, salgın döneminde de olmadığını söyledi. Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha 2019 Mart’ındaki yerel seçimlerin öncesinde dövizin yükselişini durdurmak gibi siyasî bir amaçla satmaya başladılar. Bir puan faiz artırmamak için sattılar da sattılar. Sonunda ne oldu? Ne faizi tutabildiler ne de dövizi tutabildiler. Şimdi de çıkıp ‘bilançoda eksilen bir şey yok’ diyorlar. Kasadaki dolarları sattınız, karşılığında Türk lirası veya Türk lirası cinsinden tahvil aldınız. Bir yandan da kredi ve swaplarla borçlandığınız dövizleri ölü fiyatına sattınız. Bir de utanmadan bunu savunuyorsunuz. Böyle cahillik, böyle ciddiyetsizlik olabilir mi?

Kendi dolarını satıp, bunu swapla geri alıp kasana koyunca hiçbir şey değişmemiş mi oluyor? Swaplardan kaynaklanan yükümlülükleri bilanço içinde değil, bilanço dışında gösterince bunun bir borç olduğu gerçeği ortadan kalkmış mı oluyor? Madem öyle, eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa, haydi o 128 milyar doları yerine koyun da görelim bakalım.

Tüm bu yalan rüzgârı içerisinde iktidarın sorulmasını istemediği başka bir soru var. Milletin hazinesindeki dövizi ortalama 6,20 liralardan satan bu iktidar, bugün 8,1 lira olan döviz kuru dolayısıyla kimin ya da kimlerin cebine 250 milyar lira koydu? Salgında zora düşen esnafımıza 5 milyar liralık yardımı reva gören bu iktidar, döviz işlemleriyle kimlerin cebine bunun 50 katını koydu? Pandemide vatandaşına 10 milyar liralık desteği reva gören bu iktidar kimin cebine tek kalemde bunun 25 katını aktardı?”

Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 128 milyar dolarla ilgili halka hesap vermesi gerektiğini dile getirerek, “Çıkıp milletine bu beceriksizliğin hesabını vereceksin. Yağma yok. İşi ona buna havale edip kenara çekilemezsin. Gece yarısı baskınları ile pankart indirtip, milletin ağzını tıkayamazsın. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’na fezleke düzenleyerek bu meseleyi kapatamazsın.” diye konuştu.

“Şahlanış masallarına artık inanmıyor”

Hükümetin, seçim meydanlarında vatandaşa verdiği sözleri tutmadığını öne süren Meral Akşener, “3600 ek gösterge hakkını verdiler mi? Vermediler. EYT’li kardeşlerimin sorununu çözdüler mi? Çözmediler. Zaten ne yapmadıklarını en iyi kendileri bildikleri için her yeni yılı, bıkmadan usanmadan şahlanma yılı ilân ediyorlar.” dedi.

İktidarın ömrünü tamamladığını, millete verecek bir şeyinin ve yeni bir hikâyesinin kalmadığını iddia eden Akşener, sözlerine şöyle devam etti:

“İktidar mensupları saraylarında kendi kendilerine şahlanıyor olabilirler. Pandemi şartlarında çocuğuna tablet alamayan babalar şahlanmıyor. Ne zaman aşı olacağı belli olmayan insanlarımız şahlanmıyor. Geleceğe dair hayal kuramayan gençlerimiz şahlanmıyor. İş aramaktan yorulup evine kapanan üniversite mezunları şahlanmıyor. Mutfağında tenceresi kaynamayan ev kadınları şahlanmıyor. Patates-soğana muhtaç hale getirilen milletimiz şahlanmıyor. Onlar şahlanabilir ama milletimiz tam tersi çile çekiyor, zorluklarla mücadele ediyor. Oy verip umudunu bağladığı Cumhurbaşkanının sorumsuzluğuna, kayıtsızlığına, umursamazlığına bakıp kahroluyor. Milletin başına bela edilen saray danışmanlarının burnu büyüklüğüne, nobranlığına bakıp dişini sıkıyor. Isıtıp ısıtıp önüne getirilen şahlanış masallarına artık inanmıyor. Çünkü AK Parti iktidarlarının elinde milletimiz hayatını yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyor.”

“Türkiye vergi şampiyonu olan bir ülke”

Akşener, “4B” olarak bilinen kamudaki sözleşmeli personel uygulamasıyla birçok vatandaşın mağdur olduğunu, sözleşmeli personellerin tayin, izin, özlük, görevde yükselme gibi haklardan mahrum bırakıldığını belirtti.

Akşener, konuşmasının bir bölümünde Sözleşmeli Memurlar Derneği Başkanı Adem Atacan’ı kürsüye davet etti.

Atacan’ın ardından konuşmasına kaldığı yerden devam eden Akşener, Türkiye’nin vergi şampiyonu bir ülke olduğunu söyledi.

AK Parti iktidarlarının, Cumhuriyet tarihinin en fazla vergi toplanan dönemleri olduğunu iddia eden Akşener, “1923’ten AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılına kadar toplanan vergi 1,89 trilyon lira. Peki AK Parti’nin 18 yıllık iktidarında toplanan vergi ne kadar dersiniz? 3,1 trilyon lira. Satıp savdıkları fabrikalar, kamu kuruluşları, araziler de cabası.” diye konuştu.

“Vergi yükü altında ezildi”

Dolaylı vergiler bakımından da Türkiye’nin en fazla vergi toplayan ülke olduğunu belirten Akşener, 376 bin liraya satılan bir arabanın vergisiz fiyatının 177 bin lira olduğunu, milletin bir araba sahibi olmak için bir tane de Maliyeye almak zorunda kaldığını kaydetti.

Meselenin sadece arabayla bitmediğine işaret eden Akşener, telefonlar için yüzde 100, telefon hattı ve internete yüzde 30, doğal gaza yüzde 20 ve suya yüzde 40 oranında vergi ödendiğini söyledi.

Akşener, “Memlekette vergiler bu kadar yüksekken ne bekleriz? Devletin kasasının dolup taşmasını, Merkez Bankası rezervleri en yüksek ülke olmayı, faizin en düşük olduğu ülke olmayı, eğitimde birinci olmayı, sosyal devletin, sosyal adaletin şahının bizde olmasını bekleriz değil mi? Ama bu kadar ağır vergilere rağmen bunların hiçbirini bulamıyoruz. Kaliteli yaşamak için vergi ödemiyoruz adeta vergi ödemek için kalitesiz yaşıyoruz.” diye konuştu.

Milyonluk daireleri, villaları, lüks otomobilleri ve hatta yatları satın alanların bir asgarî ücretli kadar bile vergi vermediğini, iktidarın alması gerekenlerden vergi alamadığı için “malî anestezi” olarak tanımlanan dolaylı vergilere yüklendiğini öne süren Akşener, sabit ve dar gelirli vatandaşların vergi yükü altında ezildiğini söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “ÖTV vergi adaletsizliğinin en önemli araçlarından biri hâline geldi. Gazozdan saç spreyine, buzdolabından çamaşır makinesine, hatta çocukların bakım ve gelişimi için zorunlu olan ihtiyaçlara kadar hemen her şeyden ÖTV alan iktidar, pırlanta ve elmas gibi değerli taşlarda, lüks yatlarda ve kürklerde ÖTV’yi sıfırladı.” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA