SİYASET
Giriş Tarihi : 02-05-2021 04:09   Güncelleme : 02-05-2021 04:40

“Dünya nüfusunu azaltma projesinde aileyi yok etmeye çalışıyorlar”

Saadet Lideri Karamollaoğlu, Necmettin Erbakan’ın ‘Gizli Dünya Devleti’ olarak tanımladığı küresel güçlerin, dünya nüfusunu azaltma projeleri olduğunu belirterek, bu amaca ulaşmak için “aile” kurumunun bütün dünyada yok edilmeye çalışıldığını söyledi. Karamollaoğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin de bu amaca hizmet ettiğini ifade etti.

“Dünya nüfusunu azaltma projesinde aileyi yok etmeye çalışıyorlar”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Haber Global” televizyonunda partinin genel merkez binasından yayınlanan “Buket Aydın ile Koltuk / Özel” programında soruları cevapladı.

Karamollaoğlu, “Türkiye’nin şu anki zor döneminin diğerlerinden farkının ne olduğuna” dair bir soru üzerine, bu farkın, Türkiye’de sadece bir alanda değil her alanda sıkıntı yaşanması olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, dış politika, ekonomi, adalet, eğitim, sağlık alanlarında yaşanan problemlere kalıcı çözümler üretilemediğini ifade etti. “Nereye elimizi atsak elimizde kalıyor” diyen Karamollaoğlu, bu saydığı alanların dışında da çözülmeyen pek çok problem olduğunu dile getirdi.

“Dünya nüfusunu azaltmak için aile kurumunu yok etmek istiyorlar”

“İstanbul Sözleşmesi’nin iptali, Cumhur İttifakı’na bakışınızı değiştirdi mi?” sorusuna karşılık Karamollaoğlu, bir konuda isabetli bir karar vermenin, bütün politikaların yeni baştan tanzim edileceği mânâsına gelmeyeceğini söyledi. Kadına karşı şiddete tamamen karşı olduklarını ve bunun önlenmesine her türlü desteği vereceklerini her zaman dile getirdiklerini vurgulayan Karamollaoğlu, “Ancak ‘Kadına şiddeti önlüyoruz’ derken başka yerlerde kırıp dökmeye başlarsak, bunu da kabul edemeyiz. Yani burada söylediğimiz, aileyi korumak mecburiyetindeyiz” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nin görünmeyen arka planında, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada aile kurumunu ortadan kaldırmaya yönelik bir maksat olduğunu belirten Karamollaoğlu, dünyada aile yapısını tahrip ederek nüfus kontrolünü sağlama strateji uygulandığını ifade etti. Karamollaoğlu, korona virüsü salgını ve aşı için de bu iddiayı dile getirenler olduğuna işaret etti.

Karamollaoğlu, geçmişte komünizmin aile yapısını tahrip ettiği düşüncesiyle tepki gösterildiğini, bugün ise kapitalist ülkeler İstanbul Sözleşmesi’ni imzalarken, komünizmden gelen ülkelerin imzalamadığına dikkati çekti.

“Erbakan Hocamız, bir ‘Gizli Dünya Devleti’nden bahsederdi”

Dünyanın farklı bir dünya hâline geldiğine işaret eden Karamollaoğlu, “Erbakan Hocamız, Allah rahmet eylesin, mücadelemizi tarif ederken, aslında bir ‘Gizli Dünya Devleti’nden bahsederdi. Dünyaya hükmeden, hükmetmeye çalışan demiyorum, dünyaya hükmeden, bütün para musluklarını kontrol eden, hâkimiyetleri altında bulunduran; ama önde pek de her zaman günlük hayatımızda görünmeyen bir yapı var. Bu yapıdır, esas tehditkâr olan. Bu yapı, sadece bize karşı değil bütün dünya ülkelerine karşı bir mücadele başlattı. Bunu da işte Bill Gates, tabiri caizse, affedersin, kendisine hakaret için söylemiyorum ama zurnanın son deliği sayılır, bu yapının içinde yoktu; ama son zamanlarda adeta onun sözcüsü gibi olmaya başladı. ‘Dünya, 8 milyar insanı nasıl kaldıracak? Nasıl besleyeceğiz biz?’ gibi… Onun için, dünya nüfusunu azaltacak, tahdit edecek yöntemlere ihtiyaç duyuyor bunlar.” diye konuştu.

Bu anlayışın, çöplükten ekmek toplayan yoksul insanları dünyanın sırtına bir yük gibi gördüğüne dikkati çeken Karamollaoğlu, “Utanacağına bunu bir yük addediyor. Böyle bir mantık olur mu?” dedi.

“Aşı politikası, küresel bir politika olarak kullanılıyor”

Karamollaoğlu, “Siz, Covid-19’un küresel bir oyun olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine de “O yönü olabilir de olmayabilir de; ama bunu, bu küresel mecralar kullanıyor, kesinlikle. Şu aşıya bakın. Dünya, şaştı kaldı. Kimisi diyor ki ‘Bu aşı, aşı değil’, kimisi diyor ‘Yok, bundan iyisi yok.’ Birisi bunu imal etmiş, öbürü ‘Ben bunu sattırmam!’ diyor. ‘Biz 100 milyon ünite sipariş ettik; hemen başlayacak, gelecek’, öbürü diyor ki ‘Yok, daha gelmeyecek.’ İkinci partinin gelip gelmeyeceği belli değil. Bu kadar kargaşa, garip bir iş; ama kesinlikle bu, küresel oyun olarak başlamış olmasa bile, küresel bir politika olarak kullanılıyor, bütün ülkeleri etkilemek için.” diye konuştu.

“Biz, cinsiyetsizliğin telkin edilmesine karşı çıkıyoruz”

LGBT-İ konusuna dair bir soru üzerine Karamollaoğlu, bu konuya yaklaşımını şöyle ifade etti:

“Bazı insanlarda fizyolojik farklılıklar olabilir. Biz, bunu kökten reddediyoruz diyemeyiz. Anasından doğma bu farklılıkları yaşayan insanlar var. Bunlarla mutlaka ilgilenilmeli; ama bu, sonradan kazanılacak bir vasıf hâline getirilmemeli. Bunun propagandası yapılmamalı. ‘Cinsiyetsizlik’ diye bir terim ortaya atılıyor. Ne demek cinsiyetsizlik? Bir insan, anasından doğduğu zaman ya kızdır ya erkektir. Ha, problemli olan varsa, o da belirtilir; ama siz, ‘Bunu ortadan kaldıracağız. Çocuklara, belli bir yaşa gelene kadar ‘Sen ne kızım de ne oğlanım de.’ Bunun mānâsı olmaz ki. Bu, suni bir iş. Bu, toplumu yaralayan, dejenere eden bir yaklaşım. Onun için ben, tekraren söylüyorum, doğuştan birtakım anomaliler varsa, bunlarla mutlaka ilgilenilmesi, bunların problemlerinin çözülmesi için gayret gösterilmesi icap eder. Bu, bizim inancımızda da böyledir; ancak kimse, toplumda bir çocuğu yetiştirirken, ‘Oğlum, sen aklın başına gelince kız mısın, oğlan mısın, o zaman karar ver.’ Ne demek? Hem ‘oğlum’ diyorsun hem de ‘Kız mısın, oğlan mısın, yaşın gelince söyleyeceğim’ diyorsun. Kızına da aynı şeyi söylüyorsun. Biz, buna itiraz ediyoruz, onu hemen ifade edelim.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA