KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 03-05-2021 07:06   Güncelleme : 03-05-2021 07:39

Ayasofya Camisi’ne asılacak olan mahya hazırlanıyor

Mahya ustası Kahraman Yıldız, Kadir Gecesi’nde Ayasofya Camisi’nin minareleri arasına asılması planlanan “Lâ ilāhe illallah” yazılı mahya hakkında bilgi verdi.

Ayasofya Camisi’ne asılacak olan mahya hazırlanıyor

Mahya sanatının son ustalarından Kahraman Yıldız, Kadir Gecesi Ayasofya Camisi’nin minareleri arasına asılacak olan mahyayı hazırladığı atölyesinde, YouTube yayını için Murat Can Öztürk’ün sorularını cevapladı.

Kahraman Yıldız, harf yüksekliğinin 2.80 metre., harf aralarındaki mesafenin de 70 cm. olacağını söyledi. Ayasofya minareleri tek şerefeli olduğu için buraya mahya asmanın daha zor olacağını söyleyen Yıldız, “Çünkü şerefeden çatıya kadar olan mesafe, 30 metre. Bizim en şey minaremiz 12 metre, 13 metre en fazla. 30 metrede o inen kablolara sahip olmak zordur. O yüzden mecburen mesafeyi açmak zorunda kaldım ki birbirine dolanmasın ve çarpmasın diye.” dedi.

Bir soru üzerine, daha önce Ayasofya Camisi’nin minareleri arasına mahya asma teşebbüslerinin başarısız olduğunu duyduğunu ifade eden Yıldız, şunları söyledi:

“Daha önce denenmiş. Yağ kandilleriyle denenmiş. Daha sonra Cumhuriyet döneminden sonra da Edirne’nin baş mahyacısı ile İstanbul’un baş mahyacısı, birlikte Ayasofya’ya mahya asmışlar. Elektrik sistemini uygulamışlar, teknisyenler tarafından; ama rüzgârdan dolayı randıman alamamışlar. Ampuller patlamış, kablolar kopmuş. Daha sonra ara vermişler. Ben hiç görmedim Ayasofya’da mahyayı.”

Bir mahyanın hazırlanmasının, 2 ay süren bir iş olduğunu belirten Yıldız, “Kolay bir iş değil. Nakış gibi işlenmesi gerekiyor bunların. Ondan sonra asılması lâzım. Malzemenin yukarı çıkması lâzım. Taşınması gerekiyor.” dedi. Yıldız, rüzgârlı, fırtınalı, karlı havalarda mahyayı asmanın zor olduğunu söyledi.

Yıldız, mahyalarda bazen ampullerin patlayabildiğini, patlayan ampullerin harfi bozması hâlinde mahyayı kornişteki bir perde gibi geri çekip patlak ampulleri değiştirerek yeniden yerine yerleştirdiklerini anlattı.

Ayasofya Camisi için hazırladıkları mahyayı, Mimar Sinan’ın yaptırdığı, Cağaloğlu tarafına bakan doğu ve batı minarelerinin arasına asacaklarını belirten Yıldız, “Aslında Sultanahmet’e bakan minareler olsa daha güzel olacak aslında ama 2 minare arası çok farklı ve minareler arasında bir kot farkı var orada. Kırmızı minare ile Mimar Sinan’ın yapmış olduğu minareler arasında bir kot farkı var. Mimar Sinan’ın yapmış olduğu minare, daha etli bir minare ve 2 minare arası daha kısa. Ötekisi daha uzun. Ötekisinde kemerler var ortalarda. Onlar mani oluyor.” diye konuştu.

Mahyacılığın zahmetli bir iş olduğunu, bu sebeple de bu mesleğe talep olmadığını ifade eden Yıldız, bu işe (1971 yılında Vakıflar Atölyesi Baş Müdürlüğü’nde elektrik ustası olarak) elektrik teknikeri Münir Can’ın yanında başladığını söyledi. Yıldız, (1975 yılında ) şefinin çağırması üzerine Dolmabahçe Camisi’nin altındaki mahzende söylenenleri yaptığını ancak mahya asılana kadar, hazırladıkları şeyin bir mahya olduğunu bilmediğini ifade etti. Yıldız, daha sonra Sultanahmet Camisi’nin minareleri arasına halatları gerdiklerini ve 29 Mayıs 1975 günü akşamı baktığında mahyada “Fethin kutlu olsun” diye yazdığını gördüğünü söyledi.

Kahraman Yıldız, daha sonra Osmanlı döneminin son mahya ustalarından, 2 padişah döneminde kandillerle mahyacılık yapmış, Cumhuriyet döneminde de elektrikli sisteme geçmiş olan Hacı Ali Ceyhan’la tanıştığını anlattı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA