EKONOMİ
Giriş Tarihi : 01-06-2021 01:24   Güncelleme : 01-06-2021 03:17

A Haber’in ekonomi kanalında ekonomi eleştirileri

Hükümete yakınlığı ile bilinen “A Haber” televizyonunun ekonomi kanalı “A Para”da yayınlanan “Aklın Yolu” programında, Merkez Bankası atamalarından döviz kurlarına, İstanbul Borsası’ndan büyüme rakamlarına ve turizm sektörüne kadar pek çok konuda hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştiriler dile getirildi.

A Haber’in ekonomi kanalında ekonomi eleştirileri

“Görevden alınanlar, işini düzgün yapan insanlardı”

Program sunucusu, Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Müdürü Orkun Gödek, geçen hafta Merkez Bankası’nda atamaların değişikliklerin olduğunu hatırlatarak, “Birlikte çalıştığımız diyelim, yani ne sorsak yanıtını aldığımız, yardımcı olan arkadaşlarda da değişiklikler var. Ben, kendi adıma bunca yılda tüm yardımları için, emekleri için teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Yeni görevlerinde de başarılar diliyorum. Ben, bunu naçizane kendi adıma söylemek istedim. İşi düzgün yapan insanlara bence teşekkür etmek lâzım. Teşekkürden de hiç kimse bir şey kaybetmez” dedi.

Dünyadaki genel ekonomik durumu özetleyen Orkun Gödek’in “Tam da bu ortamda, gelişmişinden gelişmekte olan ülkelerine kadar her yerde para birimleri, dolar karşısında değerleniyor; çünkü dolar bayağı zayıflıyor” değerlendirmesi üzerine Portföy Yöneticisi Işık Ökte, “Her yerde değil mi?” diye sordu. İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz’ın “Her yerde değil” cevabının ardından Işık Ökte, “Bir içinde bulunduğumuz 81 il sınırları hariç.” dedi.

“Dolar zayıflığına rağmen bizde dolar rekor kırıyor”

Mert Yılmaz, “Bu kadar dolar zayıflığına rağmen bizim, tarihî zirveyi aynı günlerde kırıyor olmamız, bu kadar hālâ büyüme dinamiklerinin bir tur daha iyileşmesi, en azından korkuların olmaması, büyüme dinamikleri biraz daha gelişirken, iyileşirken, riskli varlıklara yönelim bu kadar devam ederken, bizim borsamızın hālâ patinaj çekiyor olması, bunları oturup değerlendirmemiz lâzım, konuşmamız lâzım. Konuşsak ne oluyor, o da ayrı hikâye de.” dedi.

Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da Türkiye ekonomisinin 1. çeyrekte %7 büyümesini değerlendirdi. Aslanoğlu, “Orta ve uzun vadede bunu koruyabilmek için bizim, yeni yeşil düzene uyum sağlamamız lâzım. Yani dünya burada çok ciddi regülasyonlar, düzenlemeler, talep konusunda bir değişime gidiyor. Bence beklediğimizden hızlı da olacak görünüyor. Biz, dünyanın en iyi ürününü bile üretsek, bu yeni yeşil düzene uygun, bu yapıya, bu regülasyonlara uygun bir ürün üretemezsek, buna talep yaratamayız. O açıdan, bunu kaçırmamamız da gerekiyor diye düşünüyorum.” diye konuştu.

“KOBİ’ler, bu %7’lik büyümeden faydalanamadılar”

Işık Ökte de ‘yeşil ekonomi’ konusunun şu anda dünyada hükümetlerin üzerinde çalıştıkları 1 numaralı sermaye piyasası konusu olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim, İslâmî finans, sukuk finansmanı filan yerine, Londra’nın yerini, Malezya’nın yerini bu işlerde alamayız. Bizim, yeşil finansman üzerine çaba göstermemiz ve İstanbul Finans Merkezi’ni onun üzerine oturtmaya çalışmamız lâzım.

(…) Bu ülkedeki istihdamın %60’ı hizmet sektörüyse ve bu ülkedeki reel sektör istihdamının yani üretim istihdamının %50’sinden fazlası iç pazara yönelik KOBİ’lerdeyse, bu %7 büyümeden, istihdam edilen yani bu ülkede sabah kalkıp işe giden her 10 insandan sadece 1 ya da 2 tanesi faydalanmış gibi oluyor. (…) İç pazara yönelik iş yapan KOBİ’ler, ya da hizmet sektörümüz, bu %7’lik büyümeden faydalanamadılar gibi geliyor bana.”

“Hibe desteğinin uzun süre devam etmesi gerekiyor”

“Valla çok güzel bir tespit. Doğru, kesinlikle katılıyorum” diyen Prof. Aslanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Zaten lokomotif olan sanayinin birinci çeyrekte geçen yılın birinci çeyreğine göre yarattığı istihdam artışı, 300-400 bin civarlarında. Yani o kadar çift haneli büyüyen bir sektörden bahsediyoruz. 2020’de yıllık olarak hemen hemen hiç yaratamadı maalesef; ama arkasından işte yatırımlarla falan geliyor. Önemli. 5,5 milyon civarında istihdamı yarattığımız bir sektör, sanayi; ama 28-30 milyona yakın istihdamın bu kadarı sanayiden geliyor ve şu anda bunu hissediyor. Hizmet sektörleriyle ilgili burada maalesef pandeminin kontrol altına alınması ve tüm dünyadan aslında pandeminin uzaklaşması tam gerçekleşmedikçe, kısa vadede çok sihirli bir çözüm yok gibi gözüküyor; çünkü bu hizmet sektörleri, gerçekten pandemi ile çok doğrudan ister istemez etkilenen sektörler. Bu sadece turizm için de değil. Herhangi bir esnafa alışverişe gitmek, kuaföre, kuru temizlemeciye gitmek, bunlar da çekinilen işler oldu. O nedenle, bu korku, kaygı devam ettiği müddetçe, buralar etkilenebilir. Bu açıdan da maliye politikasının, yani bu transfer harcaması niteliğinde olan, hibe niteliğinde olan karşılıksızlık ifade olan desteklerinin daha uzun süreli düşünülmesi gerekiyor.”

“Hep geç kalıyoruz zaten”

Prof. Aslanoğlu’nun, Türkiye’nin ‘yeşil ekonomi’ fırsatını kaçırmaması gerektiğini söylemesi üzerine Mert Yılmaz, “Kaçar kaçar, o da kaçar” dedi. Işık Ökte de “Hocam, moral bozucu bir şey söyleyeceğim, orada da galiba geç kaldık.” dedi. Bunun üzerine Yılmaz, “Ama bunun haber değeri yok ki. Hep geç kalıyoruz zaten” şeklinde espri yaptı.

“Böyle bir turizm modeli olmaz”

Ökte, turizm konusunda da geçen hafta Yunan adalarına, 7 katlı, içinde ev büyüklüğünde havuz olan transatlantik gemilerden birinin geldiğine işaret ederek, “Biz daha Antalya’da restoranları yeni açacağız. Eğri oturup doğru konuşalım.” dedi.

Orkun Gödek de “Neyseki bu sene az altın ithal ediyoruz da… Neyse ki altın sevdamız bir miktar durdu.” diye konuştu.

Mert Yılmaz da turizm sektöründe sistematik bir problem olduğunu ileri sürerek, “Bunu Sayın Albayrak’ın bakan olduğu dönemdeki toplantıda da söylemiştik. Yaav başkasının ülkesine gittiğinde yiyorsun, içiyorsun, geziyorsun, alışveriş yapıyorsun, burada otelden çıkmıyorsun. Dolayısıyla buradaki turizm mantığının ya da turizm ekosisteminin değişmesi lâzım. Yani adamı havaalanından lüks bir araca koyuyorsun, otele getiriyorsun, bir hafta boyunca yiyor, içiyor, ondan sonra aynı arabaya geri koyuyorsun, ‘Hadi babacığım, Allah yolunu açık etsin’ deyip uçağa bindirip gönderiyorsun. Böyle bir turizm modeli, bence…” diye konuştu.

Orkun Gödek de Yılmaz’ın eleştirisini, “Ondan sonra ‘Niye ortalama 700 dolar harcıyor?’ Şükret o kadar harcamış.” diyerek destekledi.

“Borsa İstanbul yatırımcısını Yüce Rabbimiz koruyor”

“Borsa İstanbul yatırımcısını şu anda Yüce Rabbimiz koruyor” diyen Işık Ökte, bu konuda da şunları söyledi:

“Öyle bir küresel ortam var ki, inanılmaz bir pozitif işaretler var. İçinde bulunduğumuz herhangi bir hisse senedi grubu, almış başını gidiyor. Hindistan… Covid’de en kötü ülke kim? Kaç aydır konuşuyoruz, Hindistan. Mutantı da çıktı. Sokakta ineklerle beraber, kutsal görüyorlar, ineklerle braber cenazeler aynı yerde olmasın diye Modi, askeri soktu sokaklara. Mayıs ayındaki Hindistan borsası, %8 yukarıda. Mayıs ayında, daha 2 ay evvel sokaklarında yüz binlerce insanın Covid movid dinlemeyerek gösteri yaptığı Brezilya, mayıs ayında %9 yukarıda, Bovespa. Mayıs ayında bizim içinde bulunduğumuz grup neresi? EMEA bölgesi. Orta Avrupa, Rusya, Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Güney Afrika. Mayıs ayında %5 yukarıda. Güney Afrika hisseleri %6 yukarıda. Brent petrolün 69 dolara yükselmesiyle, 5 dolar gitmesiyle Rus hisseleri, %8 yukarıda. Mayıs ayında ne oldu? Sanction oldu. Rus hisselerine ABD’den yeni yaptırımlar açıklandı Rusya’ya, %8 yukarıda. Yunanistan, turizm sektörünü açtı mayıs ayında, %3 yukarıda. Ya bizim beraber trade ettiğimiz ülke grubu bu. Hindistan, Brezilya, Güney Afrika.

“%5 performans göstermesi gerekirken, eksi %2 göstermiş”

Yaa böyle bir resimde bizim mayıs ayında Borsa İstanbul’un ne performans göstermesini beklersin? Minimum %5. Eksi %2… Ereğli’ye rağmen. Ya bak ağabey, şu performans olmasa, Yüce Rabbimiz, yani gerçekten öyle, bak bu performansta bana birisi gelse, dese ki sokaktaki bir kardeş, şu rakamları bana verdi ve dedi ki, ‘Bu ay, ben bilmiyorum, başka bir gezegenden geldim, Borsa İstanbul ne yapmıştır?’ İlk söyleyeceğim laf, coşmuştur.”

“MB, ümit ederim yıl sonuna kadar faiz artırmak zorunda kalmaz”

Mert Yılmaz da eleştirilerini şöyle dile getirdi:

“Yaa kardeşim, borsan gitmiyor da para birimin geldi mi? CDS’in 3 katına gelmiş, enflasyon 3 katına gelmiş. Bak, bugün 31 Mayıs değil mi? Bugün de buraya bir iddiayı koyayım yani. O ‘Faizi indirir mi, indirmez mi?’ dediğiniz Merkez Bankası, ümit ederim yıl sonuna kadar bir kez daha faiz artırmak zorunda kalmaz. O kur, çünkü 8,50’nin üstüne yerleşirse, hatta 8,58’in üstüne giderse, teknik analizin nasıl bas bas bağırdığını hepimiz biliyoruz, o senaryo hayata geçerse, fiyatlama davranışını, enflasyon beklentilerindeki bozulmayı Merkez Bankası nasıl yönetecek, onu çok merak ederim meselâ. Şimdi hikâye, bir anda nereden nereye geldi ya! İnanılır gibi değil gerçekten yani! Koy Naci Bey görevde olduğu dönemde dolar endeksini, ikisi birden böyle aşağıya doğru geliyor, değil mi?”

“Ortaya çıkan tablonun sorumlusu biziz”

Yılmaz’ın bu sözleri üzerine Gödek de “Ya martta dolar yukarı gidiyordu tüm dünyada, TL taş gibi yerinde duruyordu. 7,30’du, ‘Vay be, TL’ye bak’ falan filan diyorduk yani.” dedi.

“Yazdığın hikâyeyi 4,5 ay sonra yırttın attın”

Yılmaz, “Şimdi ortaya çıkan tablonun sorumlusu biziz kardeşim. Hiç lafı eğip bükmeye gerek yok yani. Yaa kardeşim, bundan sonra ne hikâyesi yazacaksın sen yaa? Allah aşkına, kimi inandıracaksın hikâyeye? Ne hikâyesi? Yazdığın hikâyeyi 4,5 ay sonra yırttın attın.” diye konuştu.

“Onların hiçbiri reform falan değil kardeşim zaten”

Meselenin hikâye yazmaktan çok inandırıcı olması gerektiği olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

“Artık bu ülkeye gelecek yabancı yatırımcı, hikâye filan dinlemez. Sen yola çıkarsın, söylemden eyleme geçersin, önce bir yol haritasını açıklarsın, sonra da, örneklemek için söylüyorum, 10 madde mi yazdın oraya? O 10 maddenin 3 tanesini yerine getirirsin, ondan sonra bir daha bakarsın. Ne oldu ağabey? Burada hukuk reformu konuşuluyordu, ekonomi reformu konuşuluyordu, ne oldu bunlar, nerede? (O.G.: Bir kısmı yasalaşıyor Meclis’te falan. Ama bir takvim açıklamışlardı zaten.) Kaç ay geçti üzerinden? Onların hiçbiri reform falan değil kardeşim zaten.

İnsanlar dedi ki, ‘Yaa galiba bu Türkler, bazı şeyleri yanlış yaptığını kabul ettiler ve bundan sonra tekrar bir rotaya oturacaklar. Doğru politikaları şeffaf biçimde uygulayacaklar. Du yaa, burada da iyi fırsat var bak ha.’ deyip geldiler. Biz, bir daha tokatladık adamları, gönderdik.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA