SİYASET
Giriş Tarihi : 06-06-2021 03:01

Külünk: Tartışma konuları negatif enerjiye dönüştürülmemeli

AK Parti MKYK üyesi Metin Külünk, “Tartışma konularını devletin enerjisini yavaşlatacak ve hatta aleyhinde olacak negatif enerjiye dönüştürmenin kimseye faydası yoktur.” dedi.

Külünk: Tartışma konuları negatif enerjiye dönüştürülmemeli

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Sedat Peker’den 10 bin dolar maaş alan bir siyasetçi olduğunu söylemesinin ardından, Soylu’nun kast ettiği kişi olduğu iddia edilen AK Parti MKYK üyesi Metin Külünk, gece saat 01:00’den itibaren yayınlamaya başladığı tweetlerinde, “Devleti markalaştırma” konusundaki düşüncelerini yayınladı.

Metin Külünk, “Türkiye’nin enerjisi kimleri hareketlendirdi?” başlıklı yazışında şunları kaydetti:

Devlet “canlı” varlık gibidir. Bedeni, ruhu, dili ve eylemi vardır. Hafızası ve hayali vardır. Hatta heyecanları, üzüntüleri vardır. Türkiye Cumhuriyeti bin yılı aşkın büyük Türk devlet canlılığının son yüzyıldaki yaşanmışlığıdır.

Dolayısıyla liderler, seçimle iş başına gelenler, görev alanlar, bu canlı devletin elçisidir. Elçi, sözcüdür. Elçinin hukukunun korunması çok değerlidir Türkün töresinde. Türk Devlet tarihinde binlerce elçi geldi ve görevlerini yapıp gittiler.

Devleti varlık olarak yaşatan iki unsur vardır: Kaynak ve birlik.

Kaynağınız bazen sadece toprağınız olur, bazen insan sayınız ve kaliteniz olur. Bazen de yer altı ve üstü kaynaklarınız olur. Birlik ise bazen inançta, bazen yaşanmışlıklarda, bazen hedefte oluşur.

Türk devleti için kaynak, yüzlerce yıl hep toprak genişliği, birlik ise farklılıkları bir arada yaşatma tecrübesi oldu. Fakat çağımızda artık toprak, kaynak olarak yetmiyor ve tecrübe de birliğe yetişmiyor. Çağımızda kaynak artık “Varlık, bilgi, akletme, veri, yapay zekâ ve robotik teknoloji olmak durumdadır. Birlik için ise “devleti markalaştırma”yı ortak hedef bilmek gerekir. Dolayısıyla, petrol, doğal gaz, madenler varsa o zaman önemli kaynağımız var demektir. Bilgi, teknoloji varsa o zaman devletin markalaşması vardır.

Dikkat!

Türkiye’ye kaynak alanında ısrarla şu dayatılıyor: “Sende kaynak yok!... Sen, dünyadaki endüstrilere ucuz insan kaynağı ol!...” ve birlik için ise şu kurnazca telkin yapılıyor:

“Devletini markalaştırmak, küresel ölçekte bilgi, teknoloji gücü gerektirir; buna zaman yok! Diyorlar ki “Siz birliğinizi düğünlerde, derneklerde, partilerde kendini yaşatmakla yetin!...”

Bu asla kabul edilemez! Geçit verilemez!

Türkiye’yi dünyanın kaynak haritasında “Küresel endüstrinin deposu”, “Büyük ticaret akslarının konaklama tesisi” etiketleriyle sunmak, hem topluma hem de devlete haksızlıktır.

Elimizi vicdanımıza ve aklımıza koyalım:

Geçmiş dönemlerde Türkiye’yi bu duruma düşüren politikalar hep var oldu. Ancak AK parti döneminde modern çağımızda “Endüstri kaynağı” ve “Devleti markalaştırma” hedeflerine yönelik büyük gayretler ve başarılar dönemi oldu. Doğal gaz rezervi, savunma sanayi ve bilişim teknolojisine yatırım, bu bağlamdaki gayretlerdir.

Şimdi, endüstri kaynakları ve devleti markalaştırma, yani markalar üretip, dünyaya kabul ettirip “Türkiye” denildiğinde markaların akla gelmesi, bizim devletimizin ana ekseni iken, enerji ve savunma sanayisinde büyük değişimler yaşanırken, Millet İttifakı’ndan doğal gaz rezervleri bulunduğunda heyecan duyması ve bayram havasında açıklamalar beklerken, maalesef ısrarla devleti kaynak ve birlik alanında küresel güçlere şikâyet eden, küresel endüstrilere depo olacak sınırda tutan politik açıklamalarda buluyoruz!

Türkiye’nin petrol, doğal gaz, madenler, savunma sanayisi, bilişim teknolojileri alanındaki enerjisinden rahatsız olanlar, Türkiye’nin enerjisini mezhepler, komşular, etnik gruplar, yaşam tarzları tartışmaları üzerinden yavaşlatmak ve yormak istiyorlar.

Hayatın enerjisi içinde oluşan tartışma konuları tabi ki olacaktır; ancak bu tartışma konularını devletin enerjisini yavaşlatacak ve hatta aleyhinde olacak negatif enerjiye dönüştürmenin kimseye faydası yoktur.

Türkiye’ye enerji kaybettirerek iktidara gelme hevesine giren muhalefete tarihî bir gerçeği hatırlatalım: Devletler, varlıklarını muhalefetin sanal enerjisine ve nefretlerde buluşan birliklerde kurulmaz! O nedenle devletler kurulmadıkları zeminlerde ölmezler!

Lütfen Türkiye’nin faydasına olacak enerjilere sondaj yapalım! Bunu da hep birlikte başaracağız. Tüm farklılıklarımızla beraber bir arada başaracağız.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA