SİYASET
Giriş Tarihi : 14-06-2021 20:06   Güncelleme : 15-06-2021 02:30

“İktidar, ABD’nin Afganistan’daki jandarması olmaya talip oldu”

CHP Parti Sözcüsü Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afganistan’a asker gönderebileceklerine dair açıklaması konusunda, “Biden tarafından dışlanmadıklarını göstermek için onun Afganistan’daki jandarması olmaya talip olmuşlardır.” dedi.

“İktidar, ABD’nin Afganistan’daki jandarması olmaya talip oldu”

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında, bugün mafya-siyaset-ticaret ekseninde derinleşen devlet krizini, milleti ezen ekonomik krizi, salgında yeterli destek alamayan toplum kesimlerinin sorunlarını, ağırlaşan toplumsal buhranı ve bu buhrandan çıkışın yollarını ele aldıklarını söyledi.

“Hepimiz bir avuç saray sosyetesinin mutluluğu için çalışıyoruz”

Demokrasilerde yetkinin, beraberinde sorumluluk da getirdiğini hatırlatan Öztrak, Ülkemizde Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin yetkisi çok, ama sorumluluğu hiç yok. Ülkemizi, yetkileri sımsıkı kucaklayan, sorumluluğu kabul etmeyen bir anlayış yönetiyor. Böyle olunca; yandaşa ihale dağıtmayı, kendilerine saraylar yapmayı, itibardan tasarruf etmemeyi, Saray beslemelerine üçer beşer maaş bağlamayı, ülkenin dağını taşını, derelerini, denizlerini talan etmeyi, beytülmalı ganimet sayıp yağmalamayı, atadan, deden kalan mirası satıp yemeyi, ülkenin geleceğine, geçilmeyen köprü ve yollarla ipotek koymayı, milletten acımasızca vergi toplamayı ve koskoca ülkeyi gırtlağına kadar borca batırmayı devleti yönetmek sanıyorlar.” diye konuştu.

Öztrak, hükümetlerin millete hizmet için var olduğunu ama “Erdoğan Şahsım Hükümeti”nin, milleti kendilerine hizmetkâr olarak gördüğünü ileri sürerek, “Bu çarpık anlayışın elinde, hepimiz bir avuç saray sosyetesinin, mutluluğu için çalışır hale geliyoruz. (…) Bir avuç saray sosyetesinin durumu son derece iyi ama millet ‘açım’ diye bağırıyor. Erdoğan ise ‘Açları siz doyurun’ diyerek, sorumluluğu muhalefete yıkıyor.” dedi.

“AK Parti içinde, hālâ aklıselim sesler de var”

Hükümete, “Sandığı bir an önce milletin önüne getirin.” diye seslenen Öztrak, isim vermeden Sedat Peker’in iddialarını da değerlendirdi.

Ülkeyi 19 yıldır yönetenlerin, aralarında kavgaya tutuştuklarını ve bütün kirli işlerinin de ortaya dökülmeye başladığını söyleyen Öztrak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kavgalı evin reisi Erdoğan, “Bunlarla kaybedecek zamanımız yok” diyerek, yine sorumluluklarından kaçmaya çalışıyor. Ancak Erdoğan’ın etrafında ve AK Parti içinde, hālâ aklıselim sesler de var. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Sayın Cemil Çiçek, “Ortalıkta siyasetçilerin araçlarına, çantalar dolusu para konulduğu iddiaları var. Bu iddia suç örgütü lideri olarak tanıtılan birisine ait. Bunu görmezden gelebilir misiniz?” diye soruyor. Herhalde bu sorunun muhatabı belli. Bunu ilk görmesi gereken kişi, Erdoğan’ın kendisi; çünkü çantalarla para aldığı söylenen vekiller, Erdoğan’ın kendi partisinden.

“İçişleri Bakanı Erdoğan’a racon kesiyor”

Öztrak, Erdoğan’ın, çantalarla para aldığı söylenen MKYK üyesine hiçbir şey diyemediğini, çünkü o MKYK üyesi “ben elçiyim” diyerek, Erdoğan’a mesaj verdiğini ifade eden Öztrak, “Yine Erdoğan kendi atadığı İçişleri Bakanı’na da bir şey söyleyemiyor; çünkü o Bakan da Erdoğan’a ayar verip racon kesiyor. Yetmiyor, arkasına Cumhur İttifakı’nın küçük ortağını alıyor. Kavgalı evin ahalisi, birbirlerine kumpaslar kuruyor, şantaj yapıyor. Taht kavgası almış başını gitmiş. Evin reisi meflûç, kıpırdayamıyor.” diye konuştu.

OLMAYAN MASAK RAPORU ÜZERİNDEN TEDBİR KALDIRILDI

Kara para aklama suçundan yargılanan ve şaibeli bir şekilde yurt dışına kaçan Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili her gün ortalığa yeni bilgiler çıktığına işaret eden Öztrak, bu konuda da şunları söyledi:

“Şu fotoğrafa bir bakar mısınız? Erdoğan ortada. Bir yanda yurtdışına kaçan Sezgin Baran Korkmaz. Bir yanda da ABD’de Mormon tarikatının üyesi olduğu söylenen ve bütün bu şirketlerin başındaki Jacob Kingston. Bu şahıs ABD Hazinesini dolandırma suçunu itiraf etmiş, Türkiye’ye kaçarken de ABD’de tutuklanmış birisi. Bir tarafta da SBK Holding’in Türkiye yetkilisi var. Şimdi bu fotoğraftaki Sezgin Baran Korkmaz’ın, malvarlığı üzerindeki tedbir kararının kaldırılması için, bir MASAK raporu veya yazısının olmadığını, 9 Haziran tarihinde MASAK açıkladı. Bu durumda, olmayan MASAK raporu üzerinden, bunu gerekçe göstererek mahkeme tedbir kararını 6 Kasım 2020’de nasıl kaldırdı? Bugün Adalet Bakan Yardımcısı olan, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili, Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığı üzerindeki tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını neye istinaden talep etti? Hâkimler ve Savcılar Kurulu, tüm bu şaibeli iş ve işlemler için ne yapmaktadır? Bu konularda, HSK’da yürütülen bir inceleme var mıdır?

Yurtdışına kaçan bu şahsın, İçişleri Bakanlığı’na davet edildiği kaçmadan önce basında yazılıp çiziliyor. İçişleri Bakanlığı’ndaki bu görüşmelerin ardından, ilgili şahsın hemen ertesi gün, yurtdışına kaçtığı da biliniyor. Sezgin Baran Korkmaz, yurtdışına nasıl kaçtı? Bu kaçışa kimler göz yumdu? Bunların mutlaka aydınlatılması gerekir. Meclis’te de siyasete bulaşan bu ağır şaibeleri kaldırabilmek, temizlemek için vakit geçirmeden, bir Araştırma Komisyonu mutlaka kurulmalıdır. İçişleri Bakanı 10 bin dolar alan siyasetçiden başlayarak, tüm bu iddialarla ilgili TBMM’de hesap vermelidir. Soruşturmanın selâmeti bakımından da bundan önceki soruşturmalarda, bakan soruşturmalarında olduğu gibi İçişleri Bakanı, görevinden ayrılmalı veya ayrılmıyorsa da görevinden alınmalıdır.”

SİYASİ AHLÂK YASASI ÇIKARACAĞIZ

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Siyasi Ahlâk Yasası’nı çıkaracaklarını belirten Öztrak, “Kamu İhale Kanunu’nda rekabet ve şeffaflığı yeniden sağlayacağız. Sayıştay’ı gerçek işlevine kavuşturacağız. Ulusal Vergi Konseyi’ni ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kesin Hesap Komisyonu’nu kuracağız. Başkanı da muhalefetten olacak. Siyaset kurumuna ve siyasetçiye güven duyulması için kararlı adımları atacağız.” dedi.

BAHÇELİ SÖYLEMEKLE KALMAMALI, MHP KANUN TEKLİFİ VERMELİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, grup konuşmasında, “Dilek ve ümidimiz, siyasî etik yasasının daha fazla geciktirilmeden, süratle çıkarılmasıdır” diyerek, bu konuda beklentisini kamuoyuyla paylaştığını hatırlatan Öztrak, “Ama Sayın Bahçeli, dilek ve ümit paylaşmakla yetinme makamında değildir. Bu, onun son olaylardaki sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Çünkü kendisi Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin ittifak ortağıdır. Bu konuda bir kanun teklifini MHP grubu, derhal Meclis’e sunmalıdır. İttifakın diğer ortağından da destek talep etmelidir. Muktedir olmak bunu gerektirir. Aksi, boş lakırdıdan ibarettir.” diye konuştu.

“Biden’ın Afganistan’daki jandarması olmaya talip oldu”

Basın toplantısının sonunda muhabirlerin sorularını da cevaplayan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Türk askerinin Taliban tehdidine rağmen Afganistan Kabil Havaalanı’nda konuşlandırılması konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle cevapladı:

“Erdoğan Şahsım Hükümeti Afganistan’daki Kabil Havalimanı’na asker göndermeye neden talip olduğunu kamuoyuna açıklamalıdır. Kimsenin elinde tutmak istemediği bu yakar topa, Türkiye neden atlamaktadır? Asıl sebep bellidir. Biden tarafından dışlanmadıklarını göstermek için onun Afganistan’daki jandarması olmaya talip olmuşlardır. Taliban Türkiye’nin Kabil Havalimanı’na asker göndermesini kabul etmeyeceğini söylüyor. “12 Eylül’den itibaren Afganistan’da kalacak her askeri işgalci kabul edeceğini” ifade ediyor. Bu Mehmetçiğimizin mevcut tezkerede tanımlanan Afgan Milli Savunma ve Güvenlik Kuvvetlerine eğitim ve danışmanlık sağlama görevinin ötesine geçen bir görevi gerektirmektedir. Evlatlarımızın canı hükümetin siyasi oyun planından çok daha önemlidir. Erdoğan ve Biden’in Mehmetçiğimizin canı üzerinden pazarlık masası kurmasını hiçbir şekilde kabul edemeyiz.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA