GÜNDEM
Giriş Tarihi : 05-10-2019 16:32

“Devlet yönetiminde adalet değil sadakat istiyorlar”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, haksızlığa maruz kalan KHK’lıların haklarının teslim edilmesini, FETÖ suçlamalarında da çifte standart uygulanmamasını istedi. Kılıçdaroğlu, “Biz, devlet yönetiminde adalet isteriz, onlar devlet yönetiminde adalet değil, sadakat isterler” dedi.

“Devlet yönetiminde adalet değil sadakat istiyorlar”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul seçimlerine ilişkin, “Biz bu milletin vicdanına, ferasetine güveniyoruz, milletimize saygı duyuyoruz. Milletimiz vicdan sahibidir. Tekrar kazandık ama intikam ve kin duygusu bitmiş değil.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Bolu Abant Tabiat Parkı’ndaki bir otelde düzenlenen CHP TBMM Grubu’nun 27. Dönem 2. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nın 2. oturumunda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sivil darbe yapıldığını, KHK ile binlerce kişinin işine son verildiğini ileri sürdü.

Haksızlığa uğrayan KHK’lıların hakları teslim edilmeli

O günün atmosferinde belki bunu olağan gördüklerini ancak aradan yılların geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Artık haklıyla haksızı ayırmamız lazım. Kim haklı, kim haksız? İnsanlar düşüncelerini açıklamak istiyorlar. Haksızlığa uğradıklarını söylemek istiyorlar. Bu haksızlık karşısında bir şeylerin olması gerektiğini ifade ediyorlar; ama aradan uzun süre geçmesine karşın diyorlar ki ‘Hayır, KHK ile ihraç edildin, artık bundan sonra sana devlette yer yok.’ Niçin? Eğer haklıysa, hakkında bir dava açılmamışsa hatta açılan davadan beraat ediyorsa, bunun hakkını teslim etmek gerekmez mi?” diye konuştu.

Askeri öğrencilerin hapiste olmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

FETÖ suçlamalarında çifte standart

“Tutuklayacaksan komutanını tutukla, öğrencinin ne günahı var? Bütün bunların üzerinde duracağız. FETÖ’cü olarak suçlananların kardeşlerinin işine son verildi; hatta yedi göbeği devletten çıkarıldı. ‘Olur ya kardeşin böyledir, o zaman sizin bütün sülalenizi çıkarıyorum.’ dediler ama bazılarına gelince kardeşlerini büyükelçi tayin ettiler. Neye göre, kıstas ne? Birisi hapset, birisini kamudan at, açlığa mahkûm et ama öbürünün kardeşini büyükelçi tayin et… Barış Bildirisi imzaladı diye üniversite hocalarını işten at; ayakkabı kutusunda rüşvet aldı, ‘Bakara makara’ diye dalga geçeni de, Kur’ân-ı Kerim’le dalga geçeni de büyükelçi tayin ediyor.

Buna itiraz etmeyecek miyiz? Geniş kitlelere aktarmayacak mıyız? Vicdan sahibi her vatandaşa söylemeyecek miyiz? Burada bir haksızlık var, adaletsiz var, demeyecek miyiz? Biz diyeceğiz. Sesimizi kesmek isteyecekler ama biz yine kararlı duruşumuzla bunları ifade edeceğiz. Neden? Çünkü adalet herkes için geçerli kavramdır. Dolayısıyla bizlerle onlar arasında temel fark vardır; biz, onlar gibi değiliz. Biz, devlet yönetiminde adalet isteriz, onlar devlet yönetiminde adalet değil, sadakat isterler.”

Kaybettikleri belediyeyi cezalandırmak istiyorlar

Kılıçdaroğlu, demokrasinin vatandaşın bilgeliğine, oyuna, vicdanına seslenmek olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Gidersiniz vatandaştan oy istersiniz, vatandaş tercihini yapar, kurallarını koyar; Anayasamız vardır. O kurallar içinde birisi gelir, iktidar olur, diğerleri muhalefet olur. Parlamentoda oturulur, konuşulur. Takdir vatandaşa aittir. Vatandaşa saygı duyacaksınız; ama ‘Hayır ben gitmem, benim dışımda eğer birisi kazandıysa ona kin duymam, ona öfke duymam, ondan intikam almam lâzım.’ diyor. Kime? Bizim belediye başkanlarına. ‘Nasıl, niçin kazandılar orayı?’ diyor.”

Yeniden seçim yapıldığına ve yeniden kazandıklarına değinen Kılıçdaroğlu, “Çünkü biz bu milletin vicdanına, ferasetine güveniyoruz, milletimize saygı duyuyoruz. Milletimiz vicdan sahibidir. Tekrar kazandık ama intikam ve kin duygusu bitmiş değil.” dedi.

Suya da parti rozeti takıyorlar

Kılıçdaroğlu, belediye yönetimi değiştikten sonra bazı kamu kurumlarının, belediyeye ait Hamidiye marka su almaktan vazgeçmelerinde tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Sultan Abdülhamid’in İstanbul’a kazandırdığı Hamidiye suyunu nasıl kullanmayız? Bakın, düşüncede, devlet yönetiminde ayrılık değil, insanın içtiği suya ayrılık, farklılık getirilir mi? Suya parti rozeti takacaklar. Allah akıl fikir versin; gerçekten Allah akıl fikir versin. Su yaa su… Herkesin içtiği su ya... Bütün canlıların, ağacından kuşuna kadar herkesin kullandığı su... Suya parti rozeti takıyorsun, ‘Mademki bu kaynak suyunu İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalıştırıyor, satıyor, o zaman biz bunu almayalım.’ Niçin? ‘İstanbul Büyükşehir’i cezalandıracağız.’ diye ve bunlar da devlet yönetiyor. Acı olan bu zaten. Suda ayrım olur mu? Biz yaralıya, susuza da su veririz, ‘Su gibi aziz ol.’ deriz. Nereye geldik? Suda toplumun ayrıştığı noktaya geldik.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA