GÜNDEM
Giriş Tarihi : 17-07-2021 21:16   Güncelleme : 17-07-2021 21:20

“Bir çürümeyi, ‘dindarların çoğalması’ zannedebilirsiniz”

Prof. Bardakoğlu, dinin görüntüden ibaret sayılması hālinde toplumda dindarların çoğaldığının zannedilebileceğini, ancak dinin bu kadar çok gündemde olmasının, aslında bir çürümeye işaret edebileceğini ifade etti.

“Bir çürümeyi, ‘dindarların çoğalması’ zannedebilirsiniz”

Eski Diyanet İşleri Başkanı, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi bünyesinde bulunan Kur’ān Araştırmaları Merkezi (KURAMER) Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Dünya gazetesinin “Kanaat Önderleri” mülâkatları serisi kapsamında soruları cevapladı.

Prof. Bardakoğlu, “Türkiye’de dinin çok konuşulduğu, dinî kurum ve kişilerin toplum önünde daha fazla göründüğü, dinin toplumsal ve siyasal olarak yükselişe geçtiği bir dönemdeyiz. Ancak, aynı zamanda her sosyo-ekonomik kesimden dindarların eski itibarlarını ve güvenilir olma özelliklerini kaybettiklerini, dini inanç ve değerlerin yıpranmaya başladığı gözlemleniyor. Bu tespite veya gözleme katılıyor musunuz?” sorusunu da cevapladı.

“Dinin bu kadar gündemde olması, bir çürümeye işaret edebilir”

Günümüz Türkiye’sinde dinin şekil olarak daha görünür olduğu, söylemlerde dinî argüman ve atıfların arttığının doğru olduğunu belirten Prof. Bardakoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Peki, dinin bu kadar çok gündemde olması, daha dindar bir toplum olduğumuz, yani dindarlaşmanın arttığı anlamına gelir mi? Bana göre gelmez; aksine bir çürümeye, din üzerinden meşruiyet arayışına ve kafa karışıklığına da işaret edebilir.

“Dini görüntüden ibaret sayarsanız, dindarlar çoğaldı zannedersiniz”

Şayet dini, görüntüden ve dışarıya yansıyan söz ve davranışlardan ibaret görüyorsak, dinin güçlendiği, dindarların arttığı iddiası doğru olabilir. Yoldan geçen kadınların kaçının başı kapalı, toplumda kaç kişi hacca ve umreye gidiyor, kaç erkek sakal bıraktı, ilahiyat fakültelerinin, camilerin, dinî kurs ve cemaatlerin sayısı artıyor mu? Bunlara bakarak toplumda dindarlık ölçümü yaparsak, İslâm’ı hiç anlamıyoruz demektir. İslâm’ı yüzeysel bir bakışla anlamak ve tanıtmak, evrensel bir İslâm davetine yapılabilecek büyük bir haksızlıktır.”

“Din, her alanda genel bir kaliteyi hedefler”

Dinin, bireyin iç dünyasında başlayıp niyetinden, sözünden, ötekiyle ilişkisine kadar bütün davranışlarını güzelleştiren genel bir kaliteyi hedeflediğini ifade eden Bardakoğlu, “Allah’a ve āhirete iman eden kimse, bunu insanlarla ilişkilerine yansıtmak zorundadır. Müslüman, her ānını Allah’ın gördüğü ve bildiği bilinciyle yaşayabilen kimsedir. Buna ‘ihsan’ diyoruz. Bunun için de ahlâk (ihsan), dinin iman ve ibadetten sonra üçüncü temel ayağıdır. Hatta iman ve ibadetin dünyaya yansıyan ana gayesi Müslüman toplumun aynı zamanda bir ahlâk toplumu olmasını sağlamaktır. Bu amaç yoksa geriye içi boşaltılmış bir din ve dindarlık görüntüsü çıkar.” diye konuştu.

“İyi bir Müslüman, kamu malını emanet bilmelidir”

Prof. Bardakoğlu, iyi bir Müslümandan söz edilecekse, güvenilir ve dürüst olma, doğruluk, çalışkanlık ve üretkenlik, temizlik, nezaket, hiçbir insanın elinden, dilinden ve davranışından zarar görmemesi, kendi için istediğini başkası için de gönül ferahlığıyla isteyebilme, yanı başındaki insanın hak ve hukukuna saygı, kamu malını emanet bilme ve koruma, kimsesizi gözetme, istikamet sahibi olma gibi ne kadar erdemli davranış varsa onların hepsinden söz edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Dindarlık ahlâkın şartı değildir ama her dindar ahlâklı olmalıdır”

“Ahlâkı önemsizleştirirsek dinin içini boşaltmış, özünü, şekle kurban vermiş oluruz.” diyen Bardakoğlu, “Hz. Peygamber, güzel ahlâkı örneklendirmek ve tamamlamak için gönderilmiştir. Ahlâkın yegâne kaynağı din değildir. Bir insanın ahlâklı olabilmesi için mutlaka dindar olması şartı aranamaz; ancak, bir dindar, mutlaka ahlâklı olmak zorundadır. Ahlâkı önemsemeyen bir dindarlık anlayışı, bizi ikiyüzlülüğe, çifte kişiliğe götürür. Bu da dini tabirle riyādır, samimiyetsizliktir.” diye konuştu.

“Araçlar amaç oldu, güvenilirlik zayıfladı”

Bardakoğlu, bugün Müslümanların karşı karşıya olduğu önemli bir sorunun, şekillerin özü gölgelemesi, araçların amaç olması ve sonunda güvenilir insan olma özelliğinin zayıflaması olduğunu ifade etti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA