GÜNDEM
Giriş Tarihi : 08-11-2021 15:36

“Yasama ve yürütme, yargıyı etkilemeye çalışmamalıdır”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, “Yasama ve yürütme mensuplarının yargıyı etkilemeye veya itibarsızlaştırmaya yönelik söz, tutum ve davranışlardan uzak durması gerekir.” uyarısında bulundu.

“Yasama ve yürütme, yargıyı etkilemeye çalışmamalıdır”

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, yargı mensuplarının hüküm verirken cübbelerin mehabetine, vakarına uygun davranması gerektiğini belirterek, “Aynı şekilde yasama ve yürütme mensuplarının da yargıyı etkilemeye veya itibarsızlaştırmaya yönelik söz tutum ve davranışlardan uzak durması gerekir.” dedi.

Adalet Bakanlığı, “Masumiyet Karinesi ve Lekelenmeme Hakkı Sempozyumu” düzenledi.

Sempozyuma Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve yargı mensupları katıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, sempozyumda yaptığı konuşmada, masumiyet karinesinin uzun, zorlu ve çetin bir mücadele sonrası ele edildiğini vurguladı.

“Mahkeme kararına kadar kişi suçlu kabul edilemez”

Arslan, masumiyet karinesinin korunmasının, yargı bağımsızlığının korunmasına, hem yargı bağımsızlığının hem de masumiyet karinesinin korunmasının ise kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsenmesine bağlı olduğunu ifade etti.

Zühtü Arslan, Anayasa Mahkemesinin hem norm denetiminde hem de bireysel başvurularda masumiyet karinesinin bütün boyutlarını ortaya koyan kararlar verdiğine dikkati çekti.

Yargılama sürecinde kişinin, mahkemenin verdiği karara kadar suçlu kabul edilmeyeceğine dikkati çeken Arslan, yargılama sonucu kişinin beraat etmesiyle, beraat kararını sorgulayıcı tutumlar sergilenmesinin de masumiyet karinesinin ihlali anlamını taşıdığını ifade etti.

Yargı bağımsızlığına da değinen Arslan, yargı makamlarınca verilen kararların uygulanmasının önemli olduğunu vurguladı.

Arslan, yargı mensuplarının yargıyı polemik içerisine çekebilecek davranışlardan uzak durması gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:

“Hākim ve savcılarımızın anayasal ve yasal yetkilerini aşabilecek ve yargıyı siyasî polemik içerisine çekebilecek söz, tutum ve davranışlardan kaçınması gerekir. Hepimize düşen, hüküm verirken giydiğimiz cübbelerin mehabetine, vakarına uygun şekilde davranmaktır. Aynı şekilde yasama ve yürütme mensuplarının da yargıyı etkilemeye veya itibarsızlaştırmaya yönelik söz tutum ve davranışlardan uzak durması gerekir. Cübbeyle siyaset olmaz ancak cübbesiz yargılama da olmaz. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmamak gerekiyor; zira yargı bağımsızlığı ve masumiyet karinesi ancak bu ilkeleri, anayasal esasları hayata geçirdiğimizde korunabilecek temel değerlerdir. Dolayısıyla yargı bağımsızlığının ve masumiyet karinesinin korunması devam eden yargılamalar konusunda azamî hassasiyet gösterilmesine bağlıdır.”

Hākim ve savcıların sosyal medya kullanımı

Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ise masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının, özel hayatın korunması ile ifade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantısının bulunduğunu bildirdi.

Sosyal medya kullanımı ve adlî kalite düşüklüğünün, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını zayıflatabildiğine işaret eden Akarca, “Bu tür müdahale girişimleri devam etmekte olan yargılama süreçlerine ilişkin bilinçli ya da bilinçsiz bir önyargı oluşturabilir ve olumsuz bir şekilde etki edebilir.” dedi.

Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı kapsamında soruşturmaya yer olmadığı ve iddianamenin iadesi müesseselerinin önemli olduğunu kaydeden Akarca, adlî kalite standartlarının arttırılması gerektiğini vurguladı ve bu kapsamda yapılan çalışmalara değindi.

Akarca, hākimler ve savcıların sosyal medya kullanımının da güncel ve sorunlu bir alan hāline geldiğini belirtti.

Hākim ve savcıların tarafsız olması gerektiğine işaret eden Akarca, yargı mensuplarının sosyal medyadan görüş bildiremeyeceğini ve önlerine gelen bir dosya hakkında çevrim içi ortamda araştırma yapamayacağını dile getirdi.

“Masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkının temeli”

Danıştay Başkanı Zeki Yiğit de devletin suçla mücadelesinin suç isnadıyla başlayıp hükümle son bulduğunu belirterek, masumiyet karinesinin adil yargılanma hakkının temelini oluşturduğunu vurguladı.

Türk hukukundaki masumiyet karinesi uygulamalarından bahseden Yiğit, özellikle internet ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının, masumiyet karinesinin korunmasını günümüzde çok daha önemli hale getirdiğini söyledi.

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu ise yargılamada suçsuzluk karinesinin önemine değinerek, hākimin kimin suçlu olup olmadığını anlaması, iddia makamı ve savunmanın fikirlerini çatıştırarak sonuca varması gerektiğini bildirdi.

Feyzioğlu, yargılamada iddia makamının savunma makamına karşı kapalı tutum sergilemesi hālinde de suçsuzluk karinesinin Anayasa’da süslü bir cümle olarak kalacağını söyledi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA