GÜNDEM
Giriş Tarihi : 10-10-2019 16:10   Güncelleme : 11-10-2019 05:46

“Birlik ve beraberlik döneminde Erdoğan’ın bu sözleri akıl kârı değil”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Adı Millet İttifakı olan ama milletten nasibini almamış bu ittifakın zayıflaması, parçalanması, çok çok önemli” şeklindeki sözlerini değerlendirdi. Karamollaoğlu, Suriye’ye askerî harekât düzenlendiği günlerde Türkiye’de birlik ve beraberlik sağlanması gerekirken, siyasî partiler ve mensupları hakkında böyle sözler söylemenin akıl kârı olmadığını ifade etti.

“Birlik ve beraberlik döneminde Erdoğan’ın bu sözleri akıl kârı değil”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Türkiye’nin Geleceği İçin Lider Ziyaretleri” programı kapsamında, 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etti. Karamollaoğlu ve Davutoğlu, yaptıkları görüşme hakkında bilgi verdiler ve muhabirlerin sorularını cevapladılar.

“Sayın Karamollaoğlu, hepimizin takdirini toplamıştır”

Ahmet Davutoğlu, görüşme sonrası muhabirlere bilgi verirken, “Sayın Karamollaoğlu, Türk siyasî hayatında vakarıyla, ağırbaşlılığıyla ve son dönemdeki her kesimle konuşabilen doğru bir yöntemi Türk siyasetine taşımasıyla da hepimizin takdirini toplamıştır” dedi.

Saadet Partisi’nin Türkiye’de çok köklü bir damarı temsil ettiğini belirten Davutoğlu, siyasî hareketlerin güçlerinin sadece aldıkları oy oranlarıyla değil temsil ettikleri gelenekle de ölçüldüğünü vurguladı. Davutoğlu, “Bu bakımdan, hem bu dostluğumuz hem de Saadet Partisi Genel Başkanı olarak bizleri ziyareti vesilesiyle ülke meselelerini istişare etme imkânı bulmamız dolayısıyla ben kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin ve dünyanın kritik eşiklerden geçtiğine işaret eden Davutoğlu, uluslararası düzenin büyük sarsıntılar yaşadığını, bölgede büyük sıkıntılarla karşı karşıya olunduğunu; Türkiye’de de bütün bu sıkıntıların yansımalarının yanı sıra, hukuk, ekonomi, eğitim ve birçok alanda sorunlar olduğunu dile getirdi.

“Düşünce özgürlüğüne ve diyaloğa ihtiyaç var”

Böyle bir dönemde, düşünce özgürlüğüne ve sürekli bir diyalogla bu düşüncelerin paylaşılmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Herkesin, ülkemizin geleceği ile ilgili fikirlerini geliştirme, aktarma, ifade etme özgürlüğüne mutlak anlamda sahip olmasına ihtiyaç var. Düşünce özgürlüğünün olmadığı ortamlarda toplumların kendi problemlerini tartışma imkânı yoktur. Bugün Türkiye’de yeni vizyonlara, yeni siyasî arayışlara, yeni yaklaşımlara ihtiyaç olan, yeni düşüncelere, yeni çözüm yollarına ihtiyaç olan bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemden geçerken de herkes, bulunduğu mahalleden çıkarak, bulunduğu siyasî partinin dar koridorlarından çıkarak, ait olduğunu hissettiği çevrelerin dar kalıplarından çıkarak, oturup yüz yüze çıkmaya ihtiyacımız var. Sayın Karamollaoğlu, bu gün böyle bir anlayışla bizleri ziyaret etti ve bir anlamda bu iletişime de imkân sağlayan güzel bir görüşme gerçekleştirdik.”

“Bizim konuşabilmemiz için uzun girizgâhlara ihtiyacımız yok”

Basın mensuplarına, “Eğer siz beklemiyor olsaydınız, bir müddet daha devam edebilirdik. Hatta uzun bir müddet daha” diyen Davutoğlu, bazı insanların konuşup anlaşmaları için uzun girizgâhlara ihtiyaçları olmadığını söyledi. Davutoğlu, “Sayın Karamollaoğlu, ifade ettiğim gibi, hayatımızın değişik aşamalarında zaten sürekli görüştüğümüz bir dostumuzdur. Bu gün de gündemdeki konuları, Türkiye ile ilgili vizyonumuzu, bugünlerde ihtiyaç hissettiğimiz siyasî ilkeleri ve söylemi karşılıklı olarak istişare ettiğimiz güzel bir sohbete vesile oldu bu buluşmamız” diye konuştu.

Karamollaoğlu: Bir ilim adamını dinlemekten memnuniyet duyduk

Sadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, Davutoğlu’nun ve arkadaşlarının kendilerine hüsn-ü kabul sergilediğini belirterek teşekkür etti, yeni mekânları için de ‘hayırlı olsun’ dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başlattığı askerî harekâttan en kısa zamanda netice alınması ve bölgede huzurun sağlanması temennisinde bulunan Karamollaoğlu, ülkenin, bölgenin ve dünyanın badireli bir dönemden geçtiğini söyledi. Karamollaoğlu, “Sayın Davutoğlu, bugüne kadar bulunduğu görevlerden dolayı konulara vukufiyet kesp etmiş bir ilim adamı aynı zamanda. Bundan dolayı kendi fikirlerini dinlemekten de memnuniyet duyduk” dedi.

Sayın Cumhurbaşkanı, liderlerle bir araya gelmeli

Karamollaoğlu, siyasette ihtiyaç duyulan yaklaşımları birlikte mütalâa ettiklerini; farklı kanaatlere, fikirlere sahip olan kişilerin sık sık bir araya gelerek bu meseleleri birlikte mütalâa etme alışkanlığını kazanmaları gerektiğini ifade etti. Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Özellikle meselâ böyle bir harekât esnasında, bu Türkiye’yi ilgilendiren bir konudur, herkesin, özellikle de siyasî partilerin ittifak içinde olmasına da ihtiyaç var; ancak bilgilenmeye de ihtiyaç var tabi. Özel olarak bu konularda şu kanaatteyim ki ben, iktidar, Sayın Cumhurbaşkanı, bütün parti başkanlarını da, yetkililerini de bilgilendirerek, ittifakın güçlenmesine katkı sağlar diye düşünüyordum. Bundan sonra da olur inşallah, böyle bir konu. Sadece bir askerî harekât yapıldığında değil, ülkemizin geleceği için her sahada bu diyaloğa, bu istişarelere ihtiyaç var.

Huzura birlikte katkı sağlayacağımız günler pek de uzak değil

Ben, tabii bu yakınlığı Sayın Davutoğlu’dan eskiden beri biliyorum. Kendisi de biraz önce ifade ettiler. Hakikaten dostluğumuz yeni değil. Yıllara dayanıyor ve ailece birbirimizi tanıyoruz, biliyoruz. Bundan dolayı da inşallah bu görüşmelerimiz devam edecek mutlaka. Sağ olsunlar, kendileri de attığımız adımlarda, söylemlerimizden dolayı bizimle büyük bir konuda kanaatlerimi paylaştıklarını ifade ettiler. Bu, bizim için de önemli. Çünkü ülkemiz, biraz önce ifade ettiğim gibi, sıkıntılı bir dönemden geçerken, yeni fikirlere, yeni açılımlara, yeni oluşumlara ihtiyaç var. Tabi kendileri de bir hareketin başlangıcındalar. Onlara da başarılar diliyorum. İnşallah bu ülkeye faydalı olacak adımları atarlar. Biz de yakından bunları takip ediyoruz ama biraz önce kendisinin ifade ettiği gibi bizim bir geleneğimiz var. Yaklaşık olarak Türk siyasî hayatında “Millî Görüş” diye isimlendirilen 50 yıllık bir gelenek… 1969’da başladı; şu anda tam 50’nci yıl dönümünü bu sene idrak ediyoruz. Bu prensiplerimiz, genelde geniş kitleler tarafından kabul edildi. Tatbikatında eksiklerimiz var belki. İnşallah bu konuları da ileride birlikte mütalâa ederek, içinde bulunduğumuz sıkıntılardan ülkemizin nasıl çıkacağını, bölgemizin barışa, huzura nasıl kavuşacağını, dünyadaki gelişmelere nasıl katkı sağlayacağımızı birlikte kararlaştıracak günler de pek uzak değil diye düşünüyorum. Yeni çalışmalarında kendilerine başarılar diliyorum.

Fikir teatisi ufkumuzu açacaktır

Biraz önce ifade ettiğim gibi, bizim de kapımız her zaman açık. İnşallah bu çalışmalarda zaman zaman bir araya gelip, ülkemizin problemleri üzerinde fikir teatisinde bulunmak, ufkumuzu açacaktır. Biz,insanız. En önemli özelliğimiz, düşünme kabiliyetimizin olması. Bizi diğer bütün yaratıklardan ayıran husus, o. Orada bağnazlaşırsak, o zaman problem çözemeyiz. Bu noktada da itifak ettik.”

SORULARA CEVAPLAR

Davutoğlu ve Karamollaoğlu, verdikleri bilgilerin ardından muhabirlerin sorularını cevapladılar.

Bölgenin sorunlarını bölge ülkeleri çözmelidir

Karamollaoğlu ve Davutoğlu’na, CHP’nin “Bu süreçte Esad’la görüşülmeli, masaya oturulmalı, birlikte hareket edilmeli” çağrısı hakkındaki görüşleri de soruldu.

Karamollaoğlu, bu konudaki görüşlerini daha önce defalarca dile getirdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Bu bölgenin problemlerini, bu bölgede başka menfaatler gözeten ülkelerle bir araya gelip çözmek mümkün değil. Amerika’nın da burada kendi hedefleri var, Rusya’nın da var, yeri geldiği zaman Çin’in de var. O halde, bu bölgede bulunan ülkelerin mutlaka bir araya gelerek bu problemi çözmeleri icap eder. Ben, şahısları, yönetimleri doğrudan doğruya kast etmiyorum; ama başka bir çare yok. Yani Türkiye’nin de İran’ın da, Irak’ın da, Suriye’nin de, hatta civarda başka katkı sağlayacak ülkelerin de bu problemin çözümünde fikirlerinden yararlanılmalı; ama mühim olanı, şu akan kan, kargaşa, Suriye’deki bu gidişat, bir an önce bir çözüme kavuşmalıdır diyorum.”

Davutoğlu: İttifakla yazılmış bir anayasanın ortaya çıkması lâzım

Türkiye’nin başlatmış olduğu askerî harekâtın bir günde ortaya çıkmış bir kararla başlamadığının altını çizen Davutoğlu, “Suriye, dost ve kardeş bir ülke olarak, her zaman barış içinde yaşamayı arzu ettiğimiz ve bu çerçevede de sınırları kaldırdığımız, vize muafiyetiyle ilişkilerimizi en üst düzeye çıkardığımız bir geçmişe sahip bir ülke. Bütün bu geçmişte de bulunmak, benim açımdan ayrı bir onur vesilesiydi” dedi.

Davutoğlu, Suriye yönetiminin, kendi halkıyla yürüttüğü mücadelede kullandığı yöntemlerle, hem kendi halkı nezdindeki meşruiyetini kaybettiğini, hemde milyonlarca insanın, mülteci olarak Suriye’yi terk etmesine, şehirlerin yıkılmasına yol açan bir yıkımın önünü açtığını ifade etti.

Suriye’deki terör örgütlerinin, bu istikrarsızlıkların sonucunda ortaya çıktığını belirten Davutoğlu, “Daha önce 2011 itibarıyla Türkiye-Suriye ilişkileri en üst düzeydeyken, karşılıklı güven ilişkisi içinde omuz omuza bir gelecek inşa ederken, Türkiye’nin o zaman da görevde bulunan bir devlet adamı olarak söylüyorum, bütün hedefimiz, bütün gayretimiz, Suriye halkıyla birlikte, Orta Doğu’daki büyük bir birliğin temelini dokumaktı” diye konuştu.

Davutoğlu, o zaman da Suriye içindeki herhangi bir kesimin tarafı olmamaya özen gösterdiklerini, ancak Suriye rejiminin kendi halkına karşı yürüttüğü; kimyasal silahın kullanıldığı, 1 milyon insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesine yol açan acımasız bir savaşın, DEAŞ ve PKK’nın Türkiye’ye de tehdit oluşturmasına sebep olduğunu anlattı.

Davutoğlu, Suriye’de kalıcı barışın tesisi için öncelikle uluslararası toplumun ve Suriye’deki bütün tarafların ittifak ettiği bir anayasa ve siyasal çözümün ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, “Böyle bir anayasa ve bir siyasal çözüm ortaya çıktıktan sonra tabii ki herkes herkesle görüşmeli” dedi.

Yeni bir Orta Doğu perspektifi çizilmeli

Davutoğlu, Birleşmiş Milletler içinde ciddi bir barış sürecinin başlatılması; Suriye ile en uzun sınıra ve ortak kader geçmişine sahip bir ülke olan Türkiye’nin de görüşleri, kaygıları ve gelecek vizyonu dikkate alınarak, yeni bir Orta Doğu ve Suriye perspektifi çizilmesi gerektiğini söyledi.

Irak Hükümeti ve Bölgesel Kürt Yönetimi ile temas halinde olunmalı

Harekât bölgesindeki Suriyelilerin kalplerinin kazanılması için özel bir çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, terör örgütüne lojistik desteğin kesilmesi için, Irak Hükümeti ve Bölgesel Kürt Yönetimi ile yoğun temas halinde olunması tavsiyesinde bulundu. Terör örgütünün Suriye toprakları içinde izole edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Davutoğlu, “Yoksa bu mücadelenin, bu harekâtın Irak-Suriye hattını da kuşatacak hale gelmesi ve terör örgütünün o koridorları kullanması, daha geniş kapsamlı çatışmalara sebebiyet verir” dedi.

Kamuoyu diplomasisi başlatılmalı

Davutoğlu, “Barış Pınarı Harekâtı”nın meşruiyetini tartışmaya açan geniş uluslararası yayın organlarına ve çevrelere karşı çok ciddi ve kapsamlı bir kamuoyu diplomasisinin derhal başlatılması gerektiğini kaydetti.

“Nerdeyse saat başı tavır değiştiren bir Amerikan başkanı ile karşı karşıyayız” diyen Davutoğlu, DEAŞ’ın sorumluluğunun Türkiye’ye ait olacağı iddiasının kesinlikle reddedilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Parti programı ve görüşmeler tamamlandığında açıklayacağız

Davutoğlu, partileşme sürecine dair bir soru üzerine de, Türkiye’ye yeni bir vizyon ortaya koyacak ve toplumun her kesimine hitap edecek bir parti programı üzerinde çalıştıklarını; bunun yanı sıra toplumun her kesiminden kişilerle yoğun görüşmeler yaptıklarını söyledi. Davutoğlu, bu çalışmalar istedikleri aşamaya geldiğinde, partileşme sürecini de kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti.

“ ‘Hem Sayın Ali Babacan, hem Sayın Ahmet Davutoğlu’nun parti kurmalarına gerek yok; Saadet Partisi kendi evleridir. Buyursunlar gelsinler’ şeklinde bir beyanda bulunmuştunuz. Bu gün resmî düzeyde böyle bir talebiniz oldu mu?” sorusuna karşılık Karamollaoğlu, “ ‘Gerek yok’ demedim; ‘bizim kapımız her zaman açıktır’ dedim. Farklılık, oradaki nüans bilinsin diye söylüyorum bunu” dedi.

“Birlik ve beraberlik döneminde Erdoğan’ın bu sözleri akıl kârı değil”

Karamollaoğlu’na, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Adı Millet İttifakı olan ama milletten nasibini almamış bu ittifakın zayıflaması, parçalanması, çok çok önemli” sözünü, Millet İttifakı’nin bir üyesi olarak nasıl değerlendirdiği de soruldu. Karamollaoğlu, “Şu anda bir harekât yapıldığı ve Türkiye’nin bu harekâta sahip çıkması gerektiği bir noktada, siyasî partileri ve parti mensuplarını böyle tarif etmek, akıl kârı diye görmüyorum; kusura bakmasınlar” dedi. Karamollaoğlu, Bu noktadan çıkılırsa, Türkiye’de problemler çözülemez. En sonunda, bu söylediklerinin içinde AK Parti boğulup gider. Gidiyor da zaten” diye konuştu.

Karamollaoğlu, şunları söyledi:

Kendi partisi için bile ‘Burada fitne kokuyor’ diyor

“Sayın Erdoğan’ın ifadeleri, hakikaten beni üzüyor. Diyalog ortamını bütünüyle ortadan kaldırıyor. Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi aynı fikirleri tanımayanlar, ‘Bunlar haindir’… Bu noktadan çıkılırsa, Türkiye’de problemler çözülemez. En sonunda, bu söylediklerinin içinde AK Parti boğulup gider. Gidiyor da zaten. Bugün ziyarette bulunduğum arkadaşımız, kardeşimiz, Sayın Davutoğlu, AK Parti’nin Başbakanlığını yaptı. Niye şimdi orada değil? Farklı fikirler söylendiği zaman rahatsız oluyorlar. Böyle bir mantıkla ülke yönetilmez. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi ‘hain’ olarak vasıflandıran, dışlayan yöneticiler, başarılı olamazlar zaten. İşin tabiatına aykırıdır bu. Gelişmelerde kendileri, birtakım hataları yaptıklarında, toplumun içinde ve kendi partileri içinde birileri çıkıp ‘Sayın Cumhurbaşkanım, bu yaptığın yanlış’ diyebilmeli ki düzeltilebilsin. Ben, bizi bıraktım, Sayın Cumhurbaşkanı, kendi partisinin içinde bile ne dedi geçen gün? ‘Burada fitne kokuyor’ dedi. Şimdi kendi partisindekileri böyle tarif ettikten sonra bize de bunu söylemiş! E ne yapalım yani? Söyler, kendi fikridir, düşüncesidir. Ona saygı duyulmaz, bu fikre; ama bu fikir de fikirdir, öyle kabul edilir, öyle görülür. Yanlıştır yalnız, onu da ifade edeyim. Üzüldüm ben. Böyle söylemesinin… Şu anda bir harekât yapıldığı ve Türkiye’nin bu harekâta sahip çıkması gerektiği bir noktada, siyasî partileri ve parti mensuplarını böyle tarif etmek, akıl kârı diye görmüyorum; kusura bakmasınlar.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA