GÜNDEM
Giriş Tarihi : 12-10-2019 07:18   Güncelleme : 12-10-2019 16:56

Öztürk: Harekâta fetih havası verirsek ‘işgalci’ olarak görülürüz

Gazeteci Kemal Öztürk, Barış Pınarı Harekâtı’nın bir fetih seferi değil sadece sınırlarımızın güvenliğini sağlamak için düzenlenen geçici bir harekât olduğunu belirterek, buna fetih havası verildiği takdirde Türkiye’nin ‘işgalci’ olarak görüleceğini söyledi.

Öztürk: Harekâta fetih havası verirsek ‘işgalci’ olarak görülürüz

Eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Gazeteci Kemal Öztürk, şahsî YouTube kanalında, “Barış Pınarı Harekâtı”nı değerlendirdi.

Bayrak dikmek ‘işgal’ olarak algılanır

“Biz, bir fetih hareketine kalkışmıyoruz. O yüzden mehter marşıyla ya da coşkulu marşlarla biz bir savaşa gitmiyoruz” diyen Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz, Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden bir terör örgütüne karşı sınır ötesi bir operasyon yapıyoruz. Bu bir fetih hareketi değildir. Dolayısıyla, bizim o bölgede ele geçireceğimiz topraklarda, kasabalarda, yerlerde Türk bayrağını dikmeyeceğiz; çünkü orası bizim topraklarımız değil. Orası, başka bir ülkenin toprağı. Biz, eğer o bölgeye bayrağımızı dikersek, gidip orayı ele geçirdiğimiz anlaşılır (zannedilir). Biz, böyle bir şey yapmıyoruz. Biz orada kalıcı değiliz çünkü. (…) Biz, Suriye’ye savaş açmış değiliz. Biz, Suriye’nin topraklarını ele geçirmiş de değiliz.”

Türkiye’nin, kendisine yönelik bir terör tehdidine karşı uluslar arası hukuka dayanarak askerî bir harekât düzenlediğini vurgulayan Öztürk, “Öbür tülü ‘işgalci’ olursunuz. Öbür türlü, bir başka ülkeyi ele geçirmiş olursunuz. O yüzden bunu iyi ayırmak lâzım. Biz oraya geçici olarak gidiyoruz. Güvenliğimiz sağlandığında ve o toprakların sahiğleri, ki 3.6 milyonu bizim ülkemizde kalıyor, topraklarına geri döndüklerinde evlerine kavuştuklarında biz oradan geri çekileceğiz ve ülkemize geri döneceğiz” diye konuştu.

Türk milliyetçiliğini köpürtmek doğru değil

Yabancı basında Türklerin Kürtlere karşı operasyon yaptığı iddiasının yaygın olarak dile getirildiğini belirten Öztürk, bu konuda İletişim Başkanlığı’nın aydınlatıcı bir çalışma yapması gerektiğini söyledi. Öztürk, “Bir Türk milliyetçiliğini köpürtmek ve bir fetih ruhuyla hareket etmek de çok doğru bir şey değil” dedi.

Bu konunun, uluslar arası bir iletişim savaşına dönüştüğünü ifade eden Öztürk,  İletişim Başkanlığına ve Türkiye’deki medyaya, özellikle yabancı dilde yayın yapan kuruluşlara çok iş düştüğünü belirtti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA