İSTANBUL
Giriş Tarihi : 31-10-2019 05:09   Güncelleme : 01-11-2019 23:05

“İstanbul Boğazı’nda yetkiler İBB’den alınıp Saray’a veriliyor” iddiası

İstanbul Boğazı ile ilgili planlama, izin ve denetim yetkileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) alınarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından oluşturulacak kurullara devredilmesini öngören bir kanun taslağı hazırlandı. İBB Başkanı İmamoğlu, hukukî yollara başvuracaklarını söyledi.

“İstanbul Boğazı’nda yetkiler İBB’den alınıp Saray’a veriliyor” iddiası

BirGün gazetesinden Nurcan Gökdemir’in haberine göre, Boğaziçi Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapan yeni bir yasa taslağı hazırlandı. Taslakta yer alan düzenlemelerden bazıları şöyle:

Yetkiler, Erdoğan’ın oluşturacağı kurullara devrediliyor

Taslakla Boğaziçi alanında yerleşme ve yapılaşmanın planlanması, koordinasyonu, imar uygulamalarının yapılması ve denetlenmesi için kurulan ve yerel yönetimin de temsil edildiği Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu, Boğaziçi İmar İdare Heyeti ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri, yeni oluşturulacak kurullara devrediliyor. Bu kurulların yerine görev yapmak üzere Boğaziçi Başkanlığı ve Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Düzenleme Kurulları kuruluyor.

Boğaziçi Başkanlığı, Boğaz’daki uygulamaların gerçekleştirilmesi ve denetimi konusunda tam yetkili olacak; ilçe belediyelerince yerine getirilmeyen konulara da doğrudan müdahale edebilecek. Boğaziçi Başkanı ve yardımcıları Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Anadolu ve Avrupa yakalarında kurulacak Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Düzenleme Kurulları’nın başkan ve üyelerinin atamasını da Cumhurbaşkanı yapacak. İBB’ye bağlı Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün yetkileri de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilecek.

Yetki alanı genişliyor

İstanbul Boğaziçi alanı, “silûet geçiş sahaları” da eklenerek genişletiliyor. Boğaziçi alanı olarak tanımlanan bölgeye, Boğaziçi suyolları, dolgu alanları, sahil şeridinde veya gerisinde kalan su yolları da ekleniyor.

Yapılaşma izni genişletiliyor

Boğaziçi ön görünümde bekçi kulübesi, büfe, çay ocağı ile sınırlı olan yapılaşma izni, kafeterya ile açık sosyal, kültürel ve spor tesisleri de eklenerek genişletiliyor.

Devlet ormanlarında ve yeşil alanlarda yetkiler el değiştiriyor

Boğaziçi alanının içindeki devlet ormanı statüsündeki yerler, içinde Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da bulunduğu Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulunca kararlaştırılırken, taslakla bu yetki Cumhurbaşkanı’na veriliyor. Bunların tahsis ve kullanım hakkı da içinde belediye temsilcilerinin de yer aldığı Boğaziçi İmar İdare Heyeti yerine Tarım ve Orman Bakanlığınca kararlaştırılacak.

İmar planında yeşil alan belirleme yetkisi de belediyeden alınarak Boğaziçi Başkanlığı’na bırakılıyor.

Boğaziçi alanı ve siluet geçiş sahası

Taslakla tartışmalı Boğaziçi alanı ve silûeti konusunda da düzenlemeler yapılıyor. Daha önce katsayılar ve metrekarelerle tanımlanan alanlarla ilgili olarak daha geniş ifadeler getiriliyor. “Siluet Geçiş Sahası” olarak sahil şeridi, ön görünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgesi sınırları içerisinde veya içerisinde olmamakla birlikte Boğaziçi silûetine etkisi gözetilerek belirlenecek alanlar” olarak yeni bir tanım getiriliyor. Bütün düzenlemelerde Boğaziçi alanının yanı sıra bu alan da gözetilerek düzenlemeler yapılması öngörülüyor. Ancak bu alanların belirlenmesi konusunda Belediye devre dışı bırakılarak yetki Cumhurbaşkanı’na devrediliyor.

İBB’ye ait olan bölgedeki yapıların denetimi yetkisi de Boğaziçi başkanlığı ile ilçe belediyelerine bırakılıyor.

Belediye devre dışı

TMMOB İstanbul İKK Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, bu konuda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“İBB Boğaziçi İmar Müdürlüğü, kanun dışında bırakılıyor. Artık kıyı, sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerine ait plan, plan değişiklikleri ve revizyonları Bakanlıkça yapılarak, onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına sunulacak. Buna göre Belediye Meclisi de saf dışı bırakılıyor. Önceden hazırlanan plan tadilatları Belediye Meclisi’ne sunulurken, artık Bakanlığa gönderilecek ve Cumhurbaşkanlığı onayı ile yürürlüğe girecek. Taslakla birlikte bizlere mevcut koruma amaçlı planların da yeniden değerlendirileceği ‘müjdeleniyor’. Mevcut imar planları ile diğer planların bulunduğu alanlar, yeniden değerlendirilerek 5 yıl içinde mevcut planların bu kanuna ve 2863 sayılı Kanuna göre yeniden hazırlanacağı ifade edilmiş. Bu değişiklik ‘sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi’ olarak tanımlanan ve yapılaşmanın önlenmesi için korunan alanların geleceğinin ne olacağı konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor.”

İmamoğlu: Hukukî yollara başvuracağız

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Euronews’e yaptığı açıklamada, hukukî yollara başvuracaklarını söyledi. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin daveti üzerine Strasbourg’da bulunan İmamoğlu, şöyle konuştu:

“İstanbul’un hukuku olan her şeyi yine hukuk yoluyla elde etmek istiyoruz. Hukukumuzu o anlamda sonuna kadar İstanbul halkı lehine kullanırız. Doğru olmadığını düşünüyoruz. Yani Yunus Emre’nin de dediği gibi “Sen sana ne sanırsan başkasına da onu san.” Eğer Sayın Cumhurbaşkanı biliyorsa, bu sözü de hatırlatmak isterim kendisine.”

NELER SÖYLENDİ?
@
ön görünüm mağduru 12 ay önce
Sayın Yazarım; Boğaziçi Başkanlığı ve yeni imar planı.. 1983 yılında Kenan Evren zamanı çıkan boğaziçi yasası ile vatandaşın tapulu yerleri, 1 gün önce imarlı iken bir gün sonra imara kapatıldı. Nasıl bir hak kaybına uğradıkları nasıl mağdur edildikleri düşünülmeden. Yaklaşık 36 yıl tapulu arazilerine imar bekleyen, bir nesil ahları ile geldi geçti. Mağduriyetler ise hala devam ediyor. Mevcut Boğaziçi Yasası değişiminin elzem olduğunu düşünüyoruz, mağduriyete uğrayan kesim olarak. Özellikle boğaz manzaralı binalarda rezidanslarda oturanların Boğaziçi imar değişimine en çok tepkiyi göstermelerini traji komik buluyoruz. 36 yıldır mağduriyet yaşayan ailelerden bir fert olarak, naçizane düşüncelerimi bizlerin sesi olan size arz etmek istiyorum. - Öngörünüm adı üzerinde Boğaziçi siluetinde olan yerler olmalı. Görme açısına mesafesine göre bir imar düzenlemesi olmalı. Misal sahil üstü kesimler 3.5 kat yüksekliği geçmez ise, ağaçlar içinde kaybolan bir siluet çıkar ortaya. - Ön görünüm deki tapulu araziler illa ki imara kapatılması gerekiyorsa, Kenan Evren zamanı gibi imara yasakladım deyip, vatandaşı bir ömür mağdur etmek yerine, bu kişilerin tapulu arazileri için kamu elindeki imarlı bölgelerde transfer hakkı getirilebilir. Veya mevcut boş toki binaları ile takası sağlanabilir. - Böylece hem mülkiyet hakkı ihlalleri önlenmiş olur, hem kamunun elindeki stoklar azalmış olur. Yeni Boğaziçi Yasası denilince işin trajikomik yanı, en çok lebiderya boğaz manzaralı binalarda villalarda rezidanslarda oturanlardan tepki geliyor. Neymiş boğaz talan edilecekmiş. Zaten mevcut yasa ile oluşan siluet ve kaçaklar ortada. bir bakıyorsunuz deniz gören yer imara açık, deniz görmeyen yer imara kapalı. bir parselde vatandaş çivi çakamamış, diğer parselde kaçak apartman dikmiş. !986 imar affı çıkmış çoğu kaçak iskana kavuşmuş, kaçak yapmayan kanuna saygılı vatandaş gene mağdur olmuş. Bakıyorum çevremde imar affından yararlananlar daha çok tepki veriyor yeni yasaya. Misal, madem boğaziçi imara açılmayacak, yasaya uymayan hatta imar affından iskan alanlarda yıkılsın desek, en başta kendileri isyan eder, bu çevreci dostların. Sözümün özü Geç gelen adalet, adalet değildir. Herkese eşit haklarda mülkiyet hakkı verilmelidir. Bir neslimiz geldi geçti, ahlarını ahirete bırakarak, bir nesil daha geçmesin. Saygı ile arz ediyorum.
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA