SİYASET
Giriş Tarihi : 01-11-2019 00:46

“Erbakan Hoca’nın kibarlığı, şehirli yapısı, bir zaaf olarak algılandı”

Refah-Yol iktidarının Erbakan Hükümetinde İçişleri Bakanlığı yapmış olan İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, dönemin Başbakanı Erbakan’a dair bir hatırasını anlatırken, “Çok zarif, çok zeki, çok entelektüel birikimi olan bir insandı. Onun bu zarifliği, kibarlığı, şehirliliği bir zaaf olarak algılandı” dedi. Akşener, Erbakan’ın son günlerinde onunla nasıl helâlleştiğini, gözleri dolarak anlattı…

“Erbakan Hoca’nın kibarlığı, şehirli yapısı, bir zaaf olarak algılandı”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TV5’de yayınlanan “Düşünme Vakti” programında, gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Suat Toktaş’ın sorularını cevapladı.

Programın sonunda Refah-Yol koalisyon Hükümetinin Başbakanı merhum Necmettin Erbakan’a dair bir hatırasını da anlatan Akşener, “Büyük haksızlığa uğramıştır. Hocama hiç fırsat tanımadılar” dedi. Akşener, şunları söyledi:

“Türkiye’nin normalleşmesi için çok faydalı koalisyonlardı”

“Ben, rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan’ı hem çok sayar hem de çok severdim. Ayrı siyasî alanlardaydık. Hani ben Refah Partisi’ne oy vermedim, Refah Partililer DYP’ye oy vermedi; ama 2 siyasî iktidar, Türkiye’ye çok fayda sağlamıştır, normalleşme açısından, yani taraftarlar açısından. Birisi DYP-SHP… Rahmetli İnönü ile, Erdal Bey’le rahmetli Demirel’in kurduğu iktidar; diğeri de Sayın Çiller’le rahmetli (Erbakan) Hoca’nın… Ben ‘Hocam’ dediğim için öyle söylüyorum; Başbakan Erbakan Hoca’nın kurduğu iktidar. Dolayısıyla faydalı işler yaptılar. Keşke sürebilseydi. Her ikisi de çok erken dağıtıldı. Her ikisi de, tekrar söylüyorum, erken dağıtıldı.

“Ben kızı gibiydim ama ben oturmadan o da oturmadı”

Ben İçişleri Bakanlığına atandım. Ziyarete gittim. Elim ayağım titriyor. 40 yaşındayım. Tabii Başbakan’ın karşısına çıkıyorsunuz; ceket ilikli, karşımda birden… Bir kere hiç yalnız konuşmadık. Beni kızı gibi severdi. ‘Şener Hanım kızım’ derdi. Hep merak edilmiştir, ‘Niye veto etmedi de imzaladı?’ diye; çünkü onun imzasıyla Cumhurbaşkanlığına gidiyor. Onun ayrı bir durumu var; burada söylemeyeceğim. Ve ilk karşılaşmamız… Tokalaştık. Ben onun kızı, kız kardeşi konumunda… Yaşça da öyle bir pozisyonda… Ben oturmadan oturmadı. O ceket kapalı, ayaklar bitişik, eller şöyle… Şevket Ağabey hatırlayacaktır; Şevket Kazan… Onunla beraberdik. Ben de bir baktım, şu şekilde ben de öyle oturuyorum; ama ondan kaynaklanan…

“Onun şehirliliği bir zaaf olarak algılandı”

Şimdi bu hatırayı niye paylaştım? Çok zarif, çok zeki, çok entelektüel birikimi olan bir insandı. Onun bu zarifliği, kibarlığı, şehirliliği… Şehirliydi… Şehirliliği, bir zaaf olarak algılandı. Rahmetli Hocam, korkak bir adam değildi. Korkak bir insan olsaydı, hatırlayın, Odalar Birliği hikâyelerini; Konya’da tek başına gidip seçim kazanmasını, böyle bir alan yaratmak için mücadele etmezdi. Eklemlenirdi, yürür giderdi. Öncülerden birisiydi. Öyle korkak morkak değildi. Bunun hep propagandası yapıldı ve yanlış olduğunu düşünüyorum. O zarif, kibar dil, o zarif, kibar tavır devam etmiş olsaydı, belki bugün birbirimize bu kadar çirkin sözler söylemiyor olacaktık.

“Büyük haksızlığa uğradı; Hocama hiç fırsat tanımadılar”

Sonuç itibarıyla büyük haksızlığa uğramıştır. Millî Görüş geleneğinden olup da bizi izleyenler varsa, yıllarca bir mücadele edilmiş; 1980 öncesi de var bunun, bir büyük mücadele edilmiş ve o büyük mücadelenin sonunda Başbakan olunmuş, iktidar olunmuş ve herkes böyle oklarını çıkarmış size bakıyor. Hocama hiç fırsat tanımadılar. Bizzat yakından şahit olduğum için. Herkes bir şey istedi. Yani şu kadar yıllık mücadelenin sonunda, bir dakikada her şeyin hayata geçirilebileceği bir alan istedi. Hiç fırsat tanınmadı ve Sayın Erdoğan’a asla yapılmamış pek çok talep, tavır, rahmetli Hoca’ya yapıldı. Kendisini rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.

“Şener Hanım kızım, helâlleşelim”

Son bir cümle söyleyeyim: Rahatsız, yatıyor hastanede. Hepimiz gibi ben de aradım ailesini. Geçmiş olsun dileklerimi ve… Yani bir ziyaret edeceğim. Kendisini ziyaret etmiyoruz zaten; aileyi ziyaret edeceğiz. Bana bir saat söylendi. Karanlık olduktan sonra… Akşam… Bir salı günü… Saat söylendi, gittim. Ben zannettim ki çocuklarıyla bir arada olacağız. Benden evvel de Bülent Bey, Bülent Arınç gitmişti bir gün evvel, gazeteye yansıyan. Benimki hiç yansımadı. Dediler ki, ‘Seni istiyor.’ Ben o odaya girdim. (Akşener duygulanıyor, gözleri doluyor ve konuşmakta zorlanıyor…) Çok haksızlığa uğradı yaa… Tekerlekli sandalyeye… Sandalyeye oturtmuşlar. Yataktan çıkmış. Bir çarşaf örtülmüş, eli görünüyordu buradan. Zor konuşuyor ama dedi ki, ‘Şener Hanım kızım, helâlleşelim.’ Biz, Hocamla helâlleştik. İnşallah hakkı helâl olmuştur. Mekânı cennet olsun.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA