SİYASET
Giriş Tarihi : 03-11-2019 12:59   Güncelleme : 04-11-2019 04:23

Karamollaoğlu’ndan bütün partilere toplumsal sözleşme çağrısı

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, bütün siyasî partilere çağrıda bulunarak, “Gelin yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım. Hep birlikte yeni bir gelecek inşa edelim” dedi.

Karamollaoğlu’ndan bütün partilere toplumsal sözleşme çağrısı

Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu belirten Karamollaoğlu, bütün partilere seslenerek, “Gelin bunun için yeni bir toplumsal mutabakat sağlayalım. Gelin ülkemizi bir rövanş cumhuriyeti olmaktan kurtaralım. İhtilâflarımızın, hırslarımızın kör karanlığında kaybolmak yerine, ittifaklarımız üzerinden yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım. Hep birlikte yeni bir gelecek inşa edelim” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştirilen 7. Olağan Kongresinde partililere hitap etti.

Karamollaoğlu, kongre konuşmasında 50’nci yılına ulaşan Millî Görüş’ün 1969’dan bu yana siyasî seyrini, AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerini, Saadet Partisi’nin siyasî duruşunu dile getirdi. Karamollaoğlu, bütün siyasî partilere toplumsal sözleşme çağrısında bulundu.

Karamollaoğlu, daha sonra Saadet Partisi iktidarında nasıl bir Türkiye öngördüklerini, partinin ilkelerini ve neler yapacaklarını anlattı.

“ÇAĞRIMIZ 82 MİLYONADIR”

Konuşmasına Necif Fazıl Kısakürek’in “Zindan’dan Mehmed’e Mektup” ve Nazım Hikmet Ran’ın “Davet” isimli şiirlerini okuyarak başlayan Karamollaoğlu, toplumun farklı sosyal katmanları için sembolleşmiş isimleri ve olayları bir araya getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu dava, bu sevda, bu vatan bizimdir. Karacaoğlan bizim, Dadaloğlu bizim, Yunus Emre bizimdir. Ahmet Yesevi, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaş, Mevlânâ bizimdir.

‘Kürdü, Türkü ve Çerkezi / Hep Adem'in oğlu kızı / Beraberce şehit gazi’ diyen aşık Veysel bizimdir. Semah bizim, halay bizim, horon bizimdir. Munzur bizim, Fırat bizim, Kaz Dağları bizimdir. Madımak, Roboski, Başbağlar bizimdir. Yasin Börü, Eren Bülbül, Berkin Elvan bizimdir. Acısı bizim, sevinci bizim, kederi bizim, türküsü bizimdir.

Bu çağrımız, Kürde, Türke, Aleviye, Sünniye, Laza, Çerkeze, Arnavuta, Boşnağadır. Bu çağrımız, dindara, muhafazakâra, libarele sosyal demokratadır. Görüşü, düşüncesi, ne olursa olsun 82 milyon ülke evladınadır:

‘Gelin canlar bir olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim, sevilelim / Bu dünya kimseye kalmaz’”

“50 YILDIR YOLUMUZDAN DÖNMEDİK”

Temel Karamollaoğlu, Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine çıkışının 50. Yılında olduklarına işaret ederek, 50 yıldır hak, adalet, üretim, kalkınma, şahsiyetli dış politika, ahlâk ve maneviyat, kardeşlik ve kucaklaşma ilkelerini savunduklarını ifade etti. Karamollaoğlu, “50 yıldır bu çizgimizden taviz vermedik. Yolumuzdan dönmedik. Rüzgâra, konjonktüre, makama, mevkiye göre yön değiştirmedik. O yüzden, istikrar görmek isteyen bu salona baksın. ‘Diklenmek değil dik durmak’ nasıl olur, görmek isteyen bu salona baksın. Bu salonda güce teslim olmayanlar var. Haksızlığa boyun eğmeyenler var. İlk virajda veda edenler değil, ahde vefa gösterenler var. Aldatmayanlar var, aldatılamayanlar var. Bu salonda Anadolu’nun aslanları var” diye konuştu.

50 yıl önce Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Konya’da ilk adımı atarken, ilk tohumu ekerken “Bir çiçekle bahar olmaz” diyenlere “Evet ama her bahar bir çiçekle başlar” diyerek karşılık verdiğini hatırlatan Karamollaoğlu, “İşte bu salonda, gelecek baharları müjdeleyen çiçekler var. Karadeniz’in, Ege’nin, Torosların, Kaçkarların kardelenleri var” dedi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bundan 50 yıl önce, 1969 yılında Bağımsızlar Hareketinde hangi inançla yola çıktıysak, MNP’yi, MSP’yi, Refah’ı, Fazilet’i kurarken hangi ruh ve heyecana sahipsek, bugün de, Saadet Partisi olarak, aynı coşku ve aynı inançla hedefe doğru yürüyoruz.

Bu vesileyle, bu hareketin ruh iklimini oluşturan, maddi ve manevi temellerini atan Eşref Edip’i, Metin Yüksel’i, Fehmi Cumalıoğlu’nu, Fehim adak’ı, Cevat Ayhan’ı, Bahri Zengin’i, Ali Oğuz’u, Süleyman Arif Emre’yi, Ahmet Derin’i, Oya Akgönenç’i, Ali Soylu’yu, Adnan Demirtürk’ü ve adını sayamadığımız nice kahramanı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Ve yine, ‘Takatinin sonuna kadar mücadele’ etmenin destanlaşmış birer önekleri olarak değerli dava büyüklerimize, Kurucu Genel Başkanımız muhterem Recai Kutan’a, Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız muhterem Oğuzhan Asiltürk’e, Şevket Kazan’a, Yasin Hatipoğlu’na, Ahmet Tekdal’a, Lütfi Doğan’a sağlıklı uzun ömürler diliyorum.”

3 KASIM 2012’DEN 3 KASIM 2019’A TÜRKİYE

Bu günün, aynı zamanda AK Parti’nin iktidar olduğu 3 Kasım seçimlerinin yıl dönümü olduğuna işaret eden Karamollaoğlu, iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

AK Parti’nin müreffeh, güçlü, özgür, öncü ve adil bir Türkiye vaadiyle iktidar olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, bugün itibarıyla Türkiye’nin, ekonomiden ekolojiye, adaletten demokrasiye, tarımdan sanayiye, eğitimden dış politikaya sürekli savrulan bir hale geldiğini söyledi.

“Peki, bugün nasıl bir Türkiye ile karşı karşıyayız?” diye soran Karamollaoğlu, bu soruyu şöyle cevapladı:

 “-Ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılığı bitmiş, bütün birikimleri “Varlık Fonu” adı altında ipotek edilmiş bir Türkiye var.

-Yaklaşık 500 binin üzerinde çiftçinin tarımı bıraktığı, 3 milyon hektardan fazla tarım arazisinin betona, inşaata kurban edildiği bir Türkiye var.

-Cumhuriyet tarihinde ilk kez, borçlanabilmek için “Borçlanma Genel Müdürlüğü” kurmak zorunda kalmış bir Türkiye var.

-Komşularla sıfır sorun diye yola çıkıp, sorunlu olmadığı tek bir komşusu kalmayan bir Türkiye var. 

-Olağanüstü halin olağan hale geldiği, baskı ve tahakkümün arttığı, farklı ve muhalif seslerin susturulduğu, devletin omurgasını oluşturan kurumların yıpratıldığı bir Türkiye var.

-Adalet olgusu iflas etmiş, mağdurlar ordusu oluşmuş bir Türkiye var. .

-İltimas, adam kayırma, torpil ve partizanlığın sıradanlaştığı, israf ve yolsuzluğun had safhaya çıktığı bir Türkiye var.

-Eğitimi yazboz tahtasına dönmüş, Aile yapısı, toplumsal bağları zayıflamış bir Türkiye var.

-Gençlerin gelecekten ümidini kestiği, Yarınlara dair umutların tükendiği bir Türkiye var.”

“AK PARTİ YORGUNDUR, YORUYOR; BİTKİNDİR, BİTİRİYOR”

3 Kasım 2002’nin AK Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olduğunu, 3 Kasım 2019’un ise iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçeceğini ileri süren Karamollaoğlu, “Çünkü AK Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Adı Adalet ve Kalkınma Partisi olmasına rağmen ne Adaleti kalmıştır, ne de kalkınması” diye konuştu.

Gelecek 50 yılı yine Milli Görüşçülerin inşa edeceğine inandığını dile getiren Karamollaoğlu, “Çünkü Saadet Partisi, siyaseti mevki ve makam için değil, Allah rızası için yapan, tertemiz bir kadronun adıdır. Bu kadro kimseye tuzak kurmaz. Kimseye kumpas yapmaz. Kimse ile gizli kapaklı işlerde bulunmaz” dedi.

Karamollaoğlu, AK Parti’yi değil yanlış politikaları eleştirdiklerinin altını çizerek, Saadet Partisi’nin hiç kimsenin, hiçbir partinin hasmı veya düşmanı olmadığını vurguladı. Karamollaoğlu, “Biz partileri değil politikaları eleştiririz. Biz kişileri değil zihniyetleri eleştiririz” dedi.

Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ, İLİKLERİYLE DEĞİL İLKELERİYLE ÜNLÜDÜR

 “Bu yüzden 50 yıl boyunca milletin inancıyla, değerleriyle mücadele edenlere nasıl karşı çıktıysak, bugün de milletin inancını istismar edenlere karşı çıkıyoruz.

50 yıl boyunca halkın değil tankın yanında duranlara nasıl karşı çıktıysak bugün de halkın değil rantın yanında duranlara karşı çıkıyoruz.

50 yıl boyunca milletin kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa aktarılmasına nasıl karşı çıktıysak bugün de milletin imkânlarının bir avuç yandaşa aktarılmasına karşı çıkıyoruz.

50 yıl boyunca milletin iradesine ipotek koymaya kalkan laikçi, dayatmacı vesayet anlayışına nasıl karşı çıktıysak, bugün de vesayeti kaldıracağız diyerek iktidara gelip, kendi kişisel vesayetlerini kurmaya kalkanlara karşı çıkıyoruz.

Bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceğiz. Kınayanların kınamasına aldırmadan inandığımız doğruları en gür şekilde haykırmaya devam edeceğiz. Çünkü Milli Görüş gömleği, ilikleriyle değil ilkeleriyle ünlüdür. Biliyoruz ki, bu ilkelere inanan ve bu ilkelere göre çalışan idareciler ancak efsanevi hizmetlerin altına imza atabilirler. Şayet, aynı yöneticiler gömleği çıkarır ve bu ilkelerden uzaklaşırlar ise, asla benzer başarıyı sağlayamazlar. Zira koltuğu değil Hakkı üstün tutanlar, ülkelerine ve insanlığa büyük hizmetler yaparlar.”

BÜTÜN SİYASÎ PARTİLERE TOPLUMSAL SÖZLEŞME ÇAĞRISI

Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı olduğunu belirten Karamollaoğlu, bütün partilere seslenerek, “Gelin bunun için yeni bir toplumsal mutabakat sağlayalım. Gelin ülkemizi bir rövanş cumhuriyeti olmaktan kurtaralım. İhtilâflarımızın, hırslarımızın kör karanlığında kaybolmak yerine, ittifaklarımız üzerinden yeni bir toplumsal sözleşme imzalayalım. Hep birlikte yeni bir gelecek inşa edelim” dedi.

Karamollaoğlu, önerdiği toplumsal sözleşme hakkında şunları söyledi:

“Biz Saadet Partisi olarak milletimizin tüm farklılıklarıyla beraber, etrafında buluşabileceği yeni bir toplumsal sözleşme teklif ediyoruz.

Ruhunu Birinci Meclis’in çeşitliliğinden, Mayasını Mehmet Akif’in Çanakkale Destanı ile İstiklal Marşı’ndan, omurgasını 1921 Anayasası’ndan alan, ihtilâflarımızı ayrılık vesilesi görmeyen, farklı inanma ve düşünme imkânını Allah’ın lütfu bilen bir anlayış öneriyoruz.

Biz inanıyoruz ki; kendisi için istediğini başkası için de isteyen “Müşfik Bir Toplum”, milletinin tüm fertlerini eşit gören “Hadim Bir Devlet”, adil bir düzeni en temel hedef olarak gören “Siyasal Bir Mekanizma”, evrensel hukuk normları ve demokrasiyi, kendi kadim birikimi ile harmanlayarak içselleştirmiş ve bunları geliştirmeye kararlı yeni bir “Ortak Anlayış”, “Yeniden Büyük Türkiye”yi kuracaktır.”

ADALET, LAİKLİK, ÖZGÜRLÜK…

Farklı kesimlerin doğal haklarını kullanarak, özgürce yaşayabilecekleri bir Türkiye hayal ettiklerini dile getiren Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çerçevede; her türlü oligarşiyi ve tahakkümü kesin olarak reddediyoruz.

Devlet müşterektir, kimliği adalettir. Farklılıkları, devlet çatısı altında bir araya getiren ise toplumsal sözleşmedir. Devlet bu sözleşmenin uygulayıcısı ve hakemidir.

Türkiye, din ve laiklik üzerinden kendi evlatları arasında, milletin enerjisini tüketen tartışmalı yılları geride bırakmalıdır.

Din, herhangi bir sosyal grup ya da partinin tekelinde olmadığı gibi, laiklik de, herkesin dinî, siyasî ve sosyal görüşlerini rahatlıkla ifade edebilmesinin teminatı olarak anlaşılmalıdır.

Devletin vazifesi kimlik dayatmak değil, var olan kimliklerin devlet şemsiyesi altında huzur ve barış içerisinde varlıklarını sürdürme ve geliştirme imkânlarını sağlamaktır.

Saadet Partisi, dinin siyaset tarafından bir araç olarak kullanılmasına da, laiklik adı altında dini özgürlüklerin yok edilmesine de karşıdır.”

SAADET PARTİSİ İKTİDARINDA TÜRKİYE

Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin iktidarında nasıl bir Türkiye öngördükleri hakkında da şu ilkeleri sıraladı:

“-Hiç kimse ırkından, cinsiyetinden, dilinden, dininden, mezhebinden, ideolojisinden dolayı suçlanmayacak, hiç kimseye ayrımcılık yapılmayacaktır.

-Şiddete başvurmadığı sürece her düşünce, örgütlenme hakkına sahip olacak, bu hak hiçbir şekilde engellenmeyecektir.

-Türkiye Cumhuriyeti devleti, üzerinde yaşayan herkesin ortak paydasıdır. Hiçbir ideolojinin, hiçbir kurumun, hiçbir yapının, hiçbir partinin ve hiçbir kişinin vesayet ve tahakkümü altına sokulamaz.

-Halkın iradesine ipotek konulamaz, seçilmişler atanmışlarla değiştirilemez.

-Demokrasiye saygı, milletin iradesine teslimiyettir. Bu iradenin tecelli ettiği yer sandıktır. Ancak Çoğunluk tek başına hak sebebi de sayılamaz. Devlet her türlü azınlığın haklarını korumak ve teminat altına almakla yükümlüdür.

-Devlet yönetimi, hiçbir ayrım gözetmeden, bütün vatandaşlarına onurlu, saygın ve müreffeh bir yaşam sunmakla yükümlüdür

-Devlet yönetimi, ülkenin sahip olduğu kaynak ve birikimleri bütün vatandaşları için adil bir şekilde paylaştırmakla mükelleftir.

-Adalet en önemli önceliktir. Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Yargıda masuniyet karinesi esastır. Suçu mahkemeler nezdinde somut delillerle ispat edilmediği sürece görüşü, düşüncesi, aidiyeti ne olursa olsun herkes masum kabul edilmelidir.”

SAADET PARTİSİ’NİN NİTELİKLERİ

Temel Karamollaoğlu, partisinin niteliklerini de şöyle sıraladı:

“Saadet Partisi, bir “değerler” hareketidir.

Saadet Partisi, bir “insanlık” hareketidir.

Saadet Partisi, bir “bilgi ve hakikat” hareketidir.

Saadet Partisi, bir “adalet” hareketidir.

Saadet Partisi, bir “tam bağımsızlık” hareketidir.

Saadet Partisi, “sömürüye karşı başkaldırı” hareketidir.

Saadet Partisi, bir “umut ve ufuk” hareketidir.”

SAADET PARTİSİ NELER YAPACAK?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “geleceğin Türkiye’si ve Türkiye’nin geleceği için neler yapacaklarını da şöyle sıraladı:

-Kardeşçe yaşanılan bir ülke oluşturacağız.

-Kaynaklarımızı gösterişe değil üretime tahsis edeceğiz.

-Yönetimde ehliyet ve liyakati esas alacağız.

-Emanete ihanet etmeyeceğiz.

-Ne yiyeceğiz ne de yedireceğiz.

-Şeffaf olacağız.

-Kutuplaşmaya fırsat vermeyeceğiz.

-Mutlaka adaleti tesis edeceğiz.

-Kürt meselesini hak ve adalet ekseninde çözeceğiz.

-Kuvvetler ayrılığı ilkesini hayata geçireceğiz.

-Üreten ve hakça bölüşen bir ekonomik sistem kuracağız.

-Vergide adaleti sağlayacağız.

-Milli Aile Stratejisi Geliştireceğiz.

-Rant odaklı değil, insan odaklı çözümler üreteceğiz.

HER YÜREĞE DOKUNACAĞIZ; 82 MİLYONU KUCAKLAYACAĞIZ

Konuşmasında endüstri ve teknoloji alanındaki gelişmelere, toplumun bu konudaki beklentilerine işaret eden Karamollaoğlu, “Biz makinelerin emrinde bir insanlığı değil, insanlığın emrinde bir makineleşmeyi savunuyoruz” dedi.

İşçilerin, atanamayan öğretmenlerin, üniversite mezunu işsiz gençlerin, esnafın, köylünün, çiftçinin, emeklinin, EYT mağdurlarının sıkıntılarına da temas eden Karamollaoğlu, “Biz, eli nasırlı, yüreği hüzünlü Anadolu insanının mücadelesini veriyoruz. Hak yiyenlerin değil, hakkı yenenlerin mücadelesini veriyoruz. Bütün insanlığın saadeti için çalışıyoruz” diye konuştu.

Karamollaoğlu, konuşmasının sonunda parti teşkilatlarının faaliyetlerine de temas ederek, “Her yüreğe dokunacağız. 82 milyonu kucaklayacağız. Allah, bütün insanlık için çıktığımız bu kutlu yürüyüşü şimdiden mübarek kılsın. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” dedi.

İktidar ve muhalefet partilerinden temsilciler de katıldı

Saadet Partisi 7. Olağan Kongresine, iktidar ve muhalefet partileri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Kongreye katılan isimler şöyle:

AK Parti Grup Başkan Vekili ve Çankırı Milletvekili Emin Akbaşoğlu

AK Parti İstanbul Milletvekili Dr. Ravza Kavakçı Kan,

CHP Parti Sözcüsü ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı M. Salim Ensarioğlu

BBP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren

BBP MKYK Üyesi Mahmut Burkan Kulu

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin

HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Boldaş

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Muhammet Kellecei

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Rıfat Melih Aktaş

Demokratik Sol Parti Genel Başkan Yardımcısı Uğur Gürel

Vatan Patrisi Genel Başkan Yardımcısı Zafer Kars

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş

Karamollaoğlu yeniden Genel Başkan

30 Ekim 2016’da yapılan 6. Olağan Kongrede Saadet Partisi Genel Başkanlığına seçilen Temel Karamollaoğlu, 7. Kongreye tek aday olarak katıldı. Karamollaoğlu, 965 delegenin oy kullandığı seçimde 962 delegenin oyunu alarak yeniden Genel Başkan seçildi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA