SİYASET
Giriş Tarihi : 07-11-2019 06:05

“Mesele ABD’ye gidip gitmemek değil, uygulanacak politikadır”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye gidip gitmemesinin değil, hangi dış politikayı uygulayacağının önemli olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, Türkiye’nin mevcut dış politikasının tamamen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Mesele ABD’ye gidip gitmemek değil, uygulanacak politikadır”

Karamollaoğlu FOX’ta soruları cevapladı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, televizyon kanalı FOX’ta yayınlanan “Çalar Saat” programına katılarak, program sunucusu İsmail Küçükkaya’nın sorularını cevapladı. 

Karamollaoğlu, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın tahliye edilmesi, Soylu-İmamoğlu polemiği, HDP’li belediyelere kayyım atanması, enflasyon rakamları, İBB yetkilerinin iktidara devredileceği iddiası, Arınç’ın KHK çıkışı, Erdoğan’ın ABD ziyareti ve Saadet Partisi’nin 7. Olağan Kongresine dair görüşlerini dile getirdi.

Bazı ilkelerimizin vurgusunu artırdık

Türkiye’nin meselelerinin halledilmesi için en isabetli önerilerde bulunan partilerin başında Saadet Partisi’nin geldiğini ifade eden Karamollaoğlu, bu başarının sadece kendisinin şahsî fikirleri olmadığını belirterek, “Bu, 50 yıldır üzerinde durduğumuz temel meselelerin biraz daha şekillenmiş, biraz daha bugünkü şartlara göre vurguya ihtiyaç olan yerlere vurgu yapan anlayış” dedi.

Partisinin yeni vurgularına açıklık getiren Karamollaoğlu, geçmişte adalet bu kadar zedelenmediği için adalete bugünkü kadar vurgu yapmadıklarını, kamplaşmaların geçmişte de yaşandığını ancak bugünkü gibi zirveye çıkmadığını ifade etti. Karamollaoğlu, bu sebeple adalete ve kamplaşmaya eskisinden daha fazla vurgu yaptıklarını dile getirdi.

Tahliyeler, geç kalınmış bir karar

Karamollaoğlu, Mehmet Altan’ın beraat etmesi ve Nazlı Ilıcak ile Ahmet Altan’ın tahliye edilmeleri hakkındaki görüşünün sorulması üzerine, bu kişilerin şiddete taraftar olduklarına hiç şahit olmadığını belirterek, tahliyeleri geç kalmış bir karar olarak değerlendirdi. Nazlı Ilıcak’ın kapatılan Refah Partisi’nde milletvekilliği yaptığını da hatırlatan Karamollaoğlu, “Ben, kendilerine bundan sonraki ömürlerinde hayırlı, huzurlu bir hayat temenni ediyorum” dedi.

Artık iktidar da adalet ihtiyacı duyuyor

Adaletin sağlanması konusunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti çevrelerinde de bir ihtiyaç duyulduğu kanaatinde olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Çünkü sıkıntılar çok arttı” dedi. Karamollaoğlu, insanların silaha ve şiddete başvurmadıkları takdirde düşüncelerini ifade edebilmelerinden yana olduğunu dile getirdi.

Soylu-İmamoğlu polemiği

Karamollaoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında yaşanan polemik hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine de, bu durumdan üzüntü duyduğunu söyledi. Bu tür ifadeler kullanıldıktan sonra kucaklaşmanın zorlaştığını belirten Karamollaoğlu, “Hakikaten siyasetin yerlerde süründüğü bir dönemden geçiyoruz. Ben, bu tip sözlerin, kesinlikle hiçbir siyasetçi tarafından kullanılmaması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Avrupa’ya güvenilmez; çifte standart uyguluyor

Karamollaoğlu, Türkiye’de yaşanan sorunların Avrupa’da konuşulmasının, Bakan Soylu’nun ileri sürdüğü gibi ‘ahmaklık’ olarak değerlendirip değerlendirmediğine dair bir soru üzerine, “Ben, bu çekişmenin içine girmeden söylüyorum” diyerek, bu konudaki düşüncelerini dile getirdi.

Avrupa’nın çifte standart uyguladığını, bu sebeple de mevcut şartlarda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üye olmasını doğru bulmadıklarını belirten Karamollaoğlu, bu düşüncesini, kendisiyle görüşen Avrupa elçilerine ve Avrupalılara da söylediğini belirtti.

Karamollaoğlu, “Siz adalet diyorsunuz, işinize gelmediği zaman adaleti çiğnemekte hiç tereddüt göstermiyorsunuz. İnsan hakları diyorsunuz, işinize gelmediği zaman insan haklarını da ihlâl ediyorsunuz. Buna çifte standart derler ve siz, sömürüyü önemsiyorsunuz. Aslında demokrasi diyorsunuz, bir tane ‘geri kalmış’ diye tabir edilen kalkınmakta olan ülke gösterin ki, bu ülkelerin bugünkü şartlarının daha iyiye gitmesi için gayret göstermiş olsun. Yok böyle bir örnek. Bütün ülkeler, sömürülmüş olan ülkeler, hâlâ baskı altında ve sömürülüyor” diye konuştu.

AİHM’ye biz de gittik ama çifte standart gördük

Türkiye’de hukuk sık sık ihlâl edildiği ve AİHM’ye müracaat yasal bir hak olduğu için AİHM’ye müracaatların olduğunu belirten Karamollaoğlu, Rafah Partisi kapatıldığında, merhume Oya Akgönenç ile birlikte kendisinin de AİHM’ye gittiğini ancak çifte standart sebebiyle davayı kaybettiklerini anlattı.

Karamollaoğlu, Türkiye’den Avrupa’ya gidip orada silahlı mücadelenin, terörün, Türkiye’yi bölmek isteyenlerin savunulmasına rıza gösteremeyeceğini de ifade etti.

Seçilmişler, mahkeme kararı olmadan görevden alınmamalı

HDP’li belediyelere kayyım atanmasının Avrupa’ya taşınması konusunda fikri sorulan Karamollaoğlu, seçilmiş insanların, suç işledikleri mahkeme kararıyla hükme bağlanmadan görevden alınmalarını doğru bulmadıklarını söyledi. Belediye başkanlarının, adaylık sürecinde hiçbir suç kaydı bulunmadığı halde, göreve başladıktan sonra suç işlemelerinin de mümkün olduğuna işaret eden Karamollaoğlu, bu durumda bile mahkeme kararı aranması, acil durumlarda da yargı sürecinin hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Karamollaoğlu, “Mahkeme karar versin, ondan sonra alın; hiç itirazımız yok” dedi.

Vatandaş, enflasyon rakamına değil fiyat etiketlerine bakıyor

Karamollaoğlu, bir soru üzerine, %8,55 olarak açıklanan enflasyon oranının kendisi için de vatandaş için de hiçbir kıymet taşımadığını ifade ederek, ürünlerin fiyatlarını esas aldığını söyledi. Karamollaoğlu, gerçek enflasyonun %35-40 oranında, bazı ürünlerde ise %50 civarında olduğunu kaydetti. Karamollaoğlu, “Vatandaş, enflasyonun ne olduğuna değil, zamların ne olduğuna bakıyor” dedi.

İBB’nin tetkilerinin iktidara devredileceği iddiası

Karamollaoğlu, İstanbul Boğazı ve çevresi ile ilgili konularda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı yetkilerin, Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak kurullara devredilmek istendiğinde dair iddiaları da değerlendirdi.

Karamollaoğlu, 31 Mart seçimlerinin yenilenmesinden sonra milletin çok açık tavrına rağmen hâlâ bu tür girişimlerde bulunulmasını garipsediğini söyledi. Bu tavrın, AK Parti yönetiminin rant alanlarını kaybetmek istemediği anlamına geldiğini ifade eden Karamollaoğlu, hadiselerin arka planını vatandaşın gördüğünü ancak iktidarın bunun farkında olmadığını dile getirdi.

Arınç’ın “KHK bir faciadır” çıkışı

Programda Karamollaoğlu’na, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın “KHK bir faciadır” sözüyle başlayan tartışmalar hakkındaki görüşü de soruldu.

Karamollaoğlu, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uygulamasının 15 Temmuz’un olağan üstü şartlarında acil tedbir alabilmek için makul görülebileceğini ancak bunun en fazla 1 yıllık bir süreden sonra da uygulanmış olmasının farklı bir mânâ ifade ettiğini söyledi.

Karamollaoğlu, “Çünkü adı üstünde; Kanun Hükmünde Kararname, kanun değil. Mecliste tartışılarak karara bağlanmış bir konu değil. Hükümete, Cumhurbaşkanına bir yetki veriyorsunuz, ‘Tereddüt ettiğiniz, tavırlarından endişe duyduğunuz kişiler varsa, onlarla ilgili kararları alabilirsiniz’ diyorsunuz; ama bu kural haline geldiği zaman demokrasi ortadan kalkar. Adalete güven kalmaz” diye konuştu.

KHK ile işinden atılmış kişilerin mahkemeye müracaat etme imkânlarının olmadığına, yargıda beraat edenlerin de işlerine iade edilmediğine işaret eden Karamollaoğlu, “Şimdi siz, buna nasıl ‘hukuk’ diyeceksiniz? Bülent Bey’in itiraz ettiği bu... Bu korkunç ayaklanmayı (15 Temmuz darbe teşebbüsünü) meşru görenler varsa, hiçbir zaman onlarla bizim bağdaşmamız mümkün olmaz; ama bir zan üzerine hüküm veriliyorsa… Meşhur bir hüküm vardır geçmişte; ‘Zanla yakîn hâsıl olmaz’ derler. ‘Yakîn’ dediğiniz, kesin hüküm verilemez, zanla.”

Erdoğan’ın ABD ziyareti

Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 13 Kasım’da ABD’ye yapmayı planladığı ziyaret konusunda da görüşlerini dile getirdi.

ABD Temsilciler Meclisi’nde alınan kararlar ve Trump’ın skandal mektubundan sonra Türkiye’nin de bir tavır koyması gerektiğini söyledi. Meselenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye gidip gitmemesi değil, Türkiye’nin dış politikasının yeniden ele alınıp, yeni temeller üzerine inşa edilmesi gerektiği olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye’nin dış politikası tamamen değişmeli

“Bakın bu iktidar, 2002 yılında iş başına geldiği zaman ‘Komşularla sıfır sorunumuz olacak’ diyorlardı. Kavga etmediğimiz komşu kaldı mı? Kalmadı. Komşuyu bırakın, Türkiye’de bir zamanlar ümit verildiği için Birleşmiş Milletler’in Güvenlik Konseyi’ne büyük çoğunlukla seçilen Türkiye, bugünkü tavrıyla 4 tane ülkenin dışında destek görmüyor. Bu, kendi kendimize oturup, ‘Biz doğru yapıyoruz ama herkes yanlış’ demekle halledilmiyor. Türkiye’nin bütün politikalarını, dış politikasını değiştirmesi icap eder. Biz, baştan beri dedik; ‘Siz, bu politikaları yanlış temeller üzerine oturtursanız, mümkün değil sağlıklı bir netice alamazsınız.’ Ben başta da söylemiştim, bizim ille de AB üyesi olacağız diye bir derdimiz yok; ama şunu ekledim: Biz, Avrupalılarla kavga edelim demiyoruz ki…”

Avrupa’nın, savaş hukuku, insan hakları ve adalet konusunda çifte standart uyguladığının altını çizen Karamollaoğlu, “Burada da hükümetin şahsiyetli bir dış politika uygulaması icap eder. Nedir şahsiyetli dış politika? Bu bizim temel umdelerimizden (ilkelerimizden) birisi. Millî Görüş olarak söylüyorum; menfaat sahibi güçlü ülkelerin etkisinde kalmadan oluşturulacak bir politikadır. ‘Tam bağımsızlık’, bunun esas adıdır, tam bağımsızlık. Ha, tam bağımsızlık, dünyadan kopmak mânâsına gelmez. Biz dünyadan da kopamayız, komşularımızdan da kopamayız. Kavgalı hale gelemeyiz; ama bütün münasebetlerimizi uluslararası hukuk çerçevesinde yürütmemiz icap eder. Ne ezilmeliyiz, ne de başkasını ezmeliyiz” diye konuştu.

Saadet Partisi 7. Olağan Kongresi

Programın sonunda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun geçen Pazar günü gerçekleştirilen 7. Olağan Kongrede yeniden genel başkan seçilerek güven tazelediği kaydedildi.

Millî Görüş’ün yönetim ilkleri

Karamollaoğlu, Saadet Partisi’nin vizyonunun ne olduğuna dair soruyu cevaplarken, şunları söyledi:

. Öncelikle, kardeşçe yaşanılan bir Türkiye’ye ihtiyacımız var.

. Kaynakları gösterişe değil, üretime tahsis edeceğiz.

. Yönetimde ehliyet ve liyakat, olmazsa olmazımızdır.

. Emanete ihanet edemeyiz.

. Şeffaf olmak mecburiyetindeyiz.

. Kutuplaşmaya fırsat veremeyiz.

. Kuvvetler ayrılığı prensibini mutlaka benimsemeliyiz ki tahakküm olmasın.

. Üreten ve hakça bölüşen bir yönetim uygulayacağız.

. Vergide adaleti sağlayacağız.

. Rant odaklı değil insan odaklı çözümler üreteceğiz.

. Aile konusu üzerinde özel olarak duracağız.

İhtisas komisyonları kuracağız

Karamollaoğlu, yakında Türkiye’nin her meselesi için çözüm üretecek  ihtisas komisyonları oluşturacaklarını ve bu komisyonlarda ilk aşamada yaklaşık 500 kişi görevlendireceklerini söyledi. Karamollaoğlu, daha sonra bu sayının 1500’e kadar çıkabileceğini kaydetti.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA