SİYASET
Giriş Tarihi : 08-11-2019 07:45   Güncelleme : 08-11-2019 14:45

“Karamollaoğlu, kongrede Türkiye’nin özlediği mesajları verdi”

64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, partisinin kongresinde Türkiye’nin özlediği ve beklediği mesajları verdiğini söyledi.

“Karamollaoğlu, kongrede Türkiye’nin özlediği mesajları verdi”

62., 63. ve 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na iade-i ziyarette bulundu. Davutoğlu, Saadet Partisi 7. Olağan Kongresinde yeniden genel başkan seçilerek güven tazeleyen Karamollaoğlu’nu tebrik etti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu Saadet Partisi Eğitim Merkezi’nin girişinde karşıladı. Yaklaşık 2,5 saat süren görüşmenin ardından Karamollaoğlu ve Davutoğlu, basın mensuplarına ortak açıklama yaptılar.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ziyaret sebebini açıklarken, “Arkadaşlarıyla beraber, olağan kongremizden sonra tebrike geldiler. Kendilerine teşekkür ederiz” dedi.

Görüşmede, ülkenin ve bölgenin içinde bulunduğu durumu ele aldıklarını belirten Karamollaoğlu, “Genelde, ittifak ettiğimiz meselelerin, konuların çok fazla olduğunu gördük. Bundan dolayı da memnuniyet duyuyoruz. Birtakım sıkıntılardan geçiyoruz ama bu sıkıntılardan ancak birbirimizle temas kurabilir, birbirimizle fikirlerimizi paylaşabilirsek kurtulabileceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Yeni parti kurma hazırlıklarını sürdüren eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da, “Son olarak geçtiğimiz ay biz kendisini misafir etmiştik. Önlerinde olağan kongre vardı. Başarı dilemiştik. Şimdi de tebrik için ziyaret ettik. Memnuniyet verici olan husus şu ki, hem kongrede yaptığı konuşma ve açıklamayla, hem daha sonra verdiği mesajlarla Sayın Genel Başkan, Türkiye’nin özlediği, beklediği mesajları vermiş oldu. Bu konuda tebriklerimizi ilettik” diye konuştu.

Güçlü geleneği olan bir parti olarak Saadet Partisi’nin ülke siyasetine çok ciddi katkıda bulunacağına olan inancının tam olduğunu belirten Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz de ihraç talebi ve istifa süreci sonrasında yeni bir siyasî hareketi inşa etme sürecine başladığımızı ifade etmiştim, geçen görüşmemizde. Biz de kendisine bu konudaki gelişmelerle ilgili bilgi verdik. Kendisinden, olağan kongre sonrası Saadet Partisi’nin planladığı düşünceleri dinlemekten büyük bir memnuniyet duyduk. Türk siyaseti, daha önce de bir vesileyle vurguladığım gibi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası girilen seçimlerle birlikte neredeyse soğuk savaş döneminin çift kutuplu yapısını andıran bir kutuplaşma trendi içine girdi. Şimdi olması gereken, herkesin herkesle konuşabildiği, öfkelenmeden, karşılıklı geçmiş hesabına rövanşist bir şekilde girmeden, Türkiye’de tecrübesiyle, devlet hayatında, sivil hayatta temayüz etmiş herkesin, heybesindeki her fikri ortaya koyabildiği bir sosyopolitik bir ortam oluşturmak lâzım ve bu sosyopolitik ortamın, nezakete dayalı siyaset diliyle ufkunu birleştirmek lâzım.”

Davutoğlu, Karamollaoğlu ile mutabık oldukları konuların farklı düşündükleri konulardan çok daha fazla olduğu kanaatine ulaştığını da kaydetti.

Karamollaoğlu ve Davutoğlu, daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladılar.

Basında yer alan kurucular kurulu listesi doğru değil

Davutoğlu, bir soru üzerine, kurmaya hazırlandığı partinin kurucular kurulu olarak basında yer alan listenin hayalî bir liste olduğunu kaydetti. Davutoğlu, nihaî bir sonuca ulaşmadan bir açıklama yapmayı hiçbir zaman doğru bulmadığını belirterek, “Özellikle de basın üzerinden sızdırılan böyle listelerle belli isimlerin öne çıkarılmasını veya belli isimlerin devre dışı bırakılmasını ise hiç etik bulmam” dedi.

Partileşme süreci yıl sonundan önce tamamlanacak

Davutoğlu, parti programının alt yapısını hazırladıklarını, tüzük ve kurucular kurulunu oluşturma çalışmasının da devam ettiğini söyledi. Davutoğlu, resmî olarak ilân edilmeyen listelerin dikkate alınmaması gerektiğini kaydetti.

Bir soru üzerine, partileşme sürecini yıl sonundan önce tamamlamayı planladıklarını açıklayan Davutoğlu, Ali Babacan’la beraber olmak için çok çaba sarf ettiklerini ancak bunun gerçekleşmediğini ifade etti. Davutoğlu, önlerinde bir ‘birleşme’ gündeminin olmadığını ancak kapılarının herkese açık olduğunu söyledi.

Alçakça bir iftira

İstanbul Şehir Üniversitesi’ne dair soruyu da cevaplayan Davutoğlu, üniversiteyle organik bir bağının olmadığını, bu meselenin siyasallaşmaması için de hiçbir açıklama yapmamaya özen gösterdiğini söyledi. Şehir Üniversitesi’ne arsa devrinde usulsüzlük yapıldığına dair kendisinin de suçlandığı iddialar üzerine açıklama yapmak zorunda kaldığını ifade eden Davutoğlu, bunun alçakça bir iftira olduğunu söyledi.

ABD, IŞİD’i bahane ederek Orta Doğu’da kalıyor

Karamollaoğlu ise, DEAŞ lideri Bağdadi’nin öldürülmesine dair bir soru üzerine, terörle mücadele için sadece askerî müdahalelerin yeterli olmayacağını belirterek, “ABD’nin Orta Doğu’da bulunması, doğrudan doğruya kendi menfaatleriyle alâkalı, kendi politikalarıyla alâkalı bir konudur. IŞİD de bahanedir. Diğer gündeme getirilen meselelerin yüzde 90’ı da sadece bahanedir” dedi. Karamollaoğlu, Trump’la Pentagon arasında bir uyumsuzluk yaşandığını da kaydetti.

“Türkiye, DEAŞ’ın sorumluluğunu üstlenmemelidir”

Davutoğlu da, “DEAŞ, ne Türkiye’de doğdu, ne de Suriye’de doğdu. DEAŞ, 2013 Mayıs ve Haziran ayında, Irak’taki Amerikan güçlerinin kontrolü altındaki hapishanelerden çıkan unsurlarca oluşturuldu ve ilk faaliyet alanı Irak’tır. Öyle bir psikolojik algı oluşturulmaya çalışılıyor ki, sanki DEAŞ unsurları Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmiş gibi” diye konuştu.

Davutoğlu, Türkiye’yi ilzam etmek için yürütülen bu uluslararası kampanyaya karşı milletçe tek vücut olunması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, şöyle konuştu:

“DEAŞ konusunda kimse Türkiye’yi suçlayamaz. Kimse bu faturayı da sonuçlarını da Türkiye’nin önüne koyamaz. Hele hele Suriye’de Türkiye’nin uluslararası haklarını da kullanarak yaptığı bir operasyondan sonra ‘Siz buraya şu kadar kilometre girersiniz; ama bütün DEAŞ’tan da siz sorumlusunuz’ diye bir üslûpla Türkiye’ye yaklaşmak, kimsenin hakkı olmamalıdır. Suriye’deki ve Irak’taki DEAŞ unsurlarının ortaya çıkmasından birinci derecede sorumlu olanlar, bu bölgeye yeterli uluslararası meşruiyet olmadan müdahale edenler, ve bu bölgede Beşşar Esad rejimi gibi kendi halkına karşı katliam yapanlardır. Türkiye, DEAŞ tehdidinden ciddi şekilde zarar görmüştür ve buna karşı da en ciddi mücadeleyi vermiştir. Şimdi de hükümetimizden, Sayın Cumhurbaşkanından beklediğimiz, yapılması gereken husus, Suriye’de Türkiye’nin ulusal çıkarlarını, güvenlik çıkarlarını korumak, kollamak; Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde bütün barış, çözüm süreçlerine katkıda bulunmak ve bir an içinde Suriye’de üniter bir devlet içinde Suriye’nin mevcudiyetini koruması için her türlü çabanın içinde olmak; ama kesinlikle, zinhar DEAŞ’la ilgili hiçbir sorumluluk üstlenmemek, DEAŞ’ın ortaya çıkmasından sorumlu olan ülkelerin birinci derecede sorumlu olduğunu bilerek, bu dosyayı Türkiye’nin üzerine yıkmaya çalışanlara karşı net bir tavır sergilemektir. Bu net tavır sergilenmezse, bir müddet sonra bu, Türkiye’ye dönük zaten yürütülen bir kampanyanın parçası haline gelir. Türkiye, DEAŞ’a karşı ve Bağdadi’nin ölümü sonrasında da ortaya çıkan, geride kalan unsurlara karşı da net tavır almalı ve bu dosyayı, uluslararası bir dosya olarak uluslararası sorumluluk sahiplerine bırakmalıdır.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA