SİYASET
Giriş Tarihi : 13-11-2019 02:05

“İktidarımızda bütün borçları devlet konsolide edecek”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, iktidara geldiklerinde yapacakları ilk işin, bütün borçların devlet tarafından konsolide edilmesi olacağını söyledi. Karamollaoğlu, “Eğer Türkiye’de şu anda bütün borçlar, banka borçları dahil, büyük şirketler dahil, özel borçlar dahil, konsolide edilmezse Türkiye’de kimse kılını kıpırdatamaz. Konsolide ne demek? Devlet üstlenecek. Hiç başka türlü çözemezsiniz” dedi.

“İktidarımızda bütün borçları devlet konsolide edecek”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gazeteci Kemal Öztürk’ün YouTube kanalında yayınlanan “Zor Sorular” programına konuk oldu.

“Yönetimde bir sıkıntı yaşamıyoruz”

Programda Karamollaoğlu’na, Saadet Partisi’nin kuruluş amacını ve Erbakan’ın mirasını yaşatmak amacıyla kurulmuş olan Yüksek İstişare Kurulu’nun, aynı zamanda gelişmeyi engellediğine dair bir kanaat olduğu aktarılarak, bu konudaki görüşü soruldu.

“Bu, tam olarak doğru değil” diyen Karamollaoğlu, bazı konularda farklı kanaatlerin dışarıya yansımasının yanlış anlaşılabildiğini, bu kurulun zaman içinde tekrar ele alınabileceğini ve gelişebileceğini, ancak şu anda bir problem, bir sıkıntı yaşamadıklarını söyledi.

“Saadet Partisi’nde hiç çatlak olmadı”

Gazeteci Kemal Öztürk’ün, “Bence Saadet Partisi’nin en önemli problemi, iki başlılık. Saadet Partisi’ni Oğuzhan Asiltürk mü yönetiyor, Temel Karamollaoğlu u yönetiyor?” sorusuna, şöyle karşılık verdi:

“Yoo, Saadet Partisi’ni Temel Karamollaoğlu yönetiyor; çünkü zaten tüzüğümüze göre de, kanunlara göre de, fiiliyatta da bu böyle; ancak Oğuzhan Asiltürk, bizim istişare heyetimizin başkanı olarak en önemli, yeri geldiği zaman istişare ettiğimiz insan. Bakın biz, temel meseleleri görüşürken dedim ki ben, kucaklaşma olması şart. Arkasından da istişare şart. İstişare kimlerle yapılır? Daha tecrübeli, konunun içinde bulunmuş, tecrübe kazanmış, hayat tecrübesi olan insanlarla daha çok yapılır. Uzmanlarla da yapılır tabii aynı zamanda. Onun için biz, istişareye önem veririz; ancak burada bazen, olabilir, farklılık olabilir.”

“Yani buradan bir iki başlılık doğmuyor mu?” sorusuna Karamollaoğlu, “Hayır, hayır. Şimdi bakın, bugüne kadar biz, uzun zamandır, 3 yıldır ben, genel başkanlığı yürütüyorum. Bazen farklı kanaatler, farklı görüşler ortaya çıkmış olabilir; ama bizde şimdiye kadar en azından böyle bir çatlak söz konusu hiç olmadı. Kongreye giderken de olmadı” cevabını verdi.

“Fatih Erbakan’a ‘gel beraber çalışalım’ dedim”

Öztürk, “Sayın Erbakan’ın ailesinden bir fertle görüştüm ve bana şöyle bir şey söyledi: ‘Erbakan ailesi, sistematik olarak Saadet Partisi’nden dışlandı, o yüzden Sayın Fatih Erbakan da bir parti kurdu.’ Katılır mısınız bu fikre?” diye sordu.

Karamollaoğlu, bu soruya da şöyle cevap verdi:

“Ben bu konuya fazla girmek istemiyorum; ama bu ifade yanlış. Çünkü ben, doğrudan doğruya Fatih Erbakan’la da, aileleriyle de görüştüm. Gelin, size ben, baş danışmalık vereyim. Çünkü kendisi de seçime bir noktada girdiği için bir dönem, genel kurulda, seçilemedi. Arkasından da ben, ısrarla ben kendim bizatihi birkaç kere görüştüm ve bunu da istedim; gelin, beraberce çalışalım. Bunun ötesinde de bir şey söylemek istemiyorum. Yani bugün bu bölünmenin başka sebepleri var. O bina (parti genel merkezi), Saadet Partisi’nin binasıdır. İşgal ettiler. Ha, kendilerine göre ‘Biz Yeniden Refah’ı kurduk efendim’ diyebilirler. Bu, boş laftan ibarettir. Saadet Partisi Genel Başkanı olarak hayata gözlerini kapadı Erbakan. Allah rahmet eylesin, makamı cennet olsun.”

“Memleket elden gidiyor, benim derdim o”

“Neden ayrıldı peki sizden?” sorusuna “Onlara sorun” karşılığı veren Karamollaoğlu, toplumu bu konuda yapılacak karşılıklı açıklamalarla meşgul etmek istemediğini belirterek, “Benim derdim o değil yahu! Bu memleket elden gidiyor ve başka bir şey daha söyleyeyim: Yahu, Allah rızası için, hangi tecrübeyle çıkıyorlar yola? Tecrübe olmadan olmaz. Yani, peygamberlerin hepsi çobanlık yapmıştı. Hiç olmazsa koyun nasıl yönetilir, bilir. İnsanlarla ilgili de bu insana beceri gerektirir” diye konuştu.

Karamollaoğlu, “Yani babasından dolayı bir bilgisinin, tecrübesinin olduğunu düşünmüyorsunuz” sorusu üzerine de, “Peygamberlik de, mürşidlik de, parti başkanlığı da babadan oğla intikal etmez” dedi.

Madımak’ta güvenlik sorumlularından değil benden hesap soruldu

Karamollaoğlu, Öztürk’ün, Madımak olayları konusunda ‘Keşke şöyle yapmasaydık da böyle olmasaydı’ şeklinde, kendisine yönelik bir özeleştirisi olup olmadığına dair sorusu üzerine de, “Madımak konusunda hiç böyle bir sorum olmadı benim” dedi. Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben o günlerde de anlattım; ama belli bir kesimin bir tavrı vardı. O tavır, yönlendirilmiş, art niyetli bir tavırdı bana göre. Vatandaşı yönlendiren… Ama ben, üzerime düşeni bihakkın yerine getirdiğim kanaatindeyim; ama kimse şuna bakmadı: ‘Yahu, bir belediye başkanı, emniyet müdürünün üstünde değil. Bir belediye başkanı, güvenlikten sorumlu değil, asayişten sorumlu değil.’ Hiç bunları kimse dikkate almadı. ‘Yahu vali ne etti, emniyet ne yaptı?’ diye kimse sormuyor. Böyle bir mantık olur mu? Yaniz siz, bir konuyu alacaksınız, esas sorumluları ve yetkilileri değil, sorumsuz olan biri… Neden öyle? Orada ayrı bir, bize karşı bir husumet vardı. Yani o zaman, Refah Partisi’nin Sivas’ta belediye başkanlığını almasını hazmedemedi belli kesimler. Benim de belediye başkanı olmamı hazmedemedi ve Sivas’ta aslında benim kanaatim, bunu övünmek için söylemiyorum ama biz desten yazdık. Hakikaten o güne kadar belediyelerde yapılmayan müthiş hizmetler yaptık. Ondandı.”

“Cumhurbaşkanı da KHK meselesinin halledilmesini istiyor”

Karamollaoğlu, KHK mağdurlarına dair bir soru üzerine de, “Somut deliller olmadığı müddetçe kimse, Kanun Hükmünde Kararname ile 3 sene hapiste tutulamaz arkadaş! 1 sene de tutulamaz” dedi. Karamollaoğlu, KHK ile görevinden alınan bir insana, hemen mahkemeye gidip suçsuzluğunu ispat etme hakkı tanınması, suçsuzluğunu ispat ettiği zaman da görevine iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Karamollaoğlu, “Ben, şahsen Cumhurbaşkanının bu konunun artık halledilmesi gerektiği noktasına geldiğini tahmin ediyorum” dedi.

“Mezara kadar diye yola çıkanlar en kolay dağılabilecek olanlardır”

Karamollaoğlu, “Siz şu anda kendinizi bir ittifakın parçası bir parti olarak mı görüyorsunuz, yoksa ‘Seçim geldiğinde değerlendireceğiz’ diye mi düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, başkanlık sisteminin gerilimi önleme iddiasıyla hayata geçirildiğini ancak tam da gerilimin sebebi haline geldiğini ifade etti.

Cumhur İttifakı’nın ‘ölene kadar’ ittifak içinde kalacaklarını söylediklerini hatırlatan Karamollaoğlu, “En kolay dağılan ittifaklar, bu iddialarla yola çıkılan iddialardır. ‘Ölene kadar beraber gideceğiz.’ O zaman tek parti olun; niye ayrısınız?” dedi.

“Sadece seçim ittifakı yaptık, politika birliği değil”

%10 barajını aşmak için seçim ittifakına girdiklerini belirten Karamollaoğlu, sürekli bir ittifakın içinde olmak iddiasının zaten söz konusu olmadığını vurguladı. Mahallî seçimlere gidilirken CHP ile İYİ Parti’nin ayrı bir ittifak daha yaptıklarını hatırlatan Karamollaoğlu, ancak Saadet Partisi’nin her seçim bölgesinde kendi adayını çıkardığını kaydetti. Karamollaoğlu, ittifakın hükümet olmakla değil seçimle ilgili olduğunun altını çizerek, onun ötesinde bir politika birliği anlamına gelmediğini vurguladı.

‘Saadet Partisi CHP ile ittifak yapmasaydı daha yüksek oy alabilirdi’ şeklinde bir kanaat olduğunun söylenmesi üzerine Karamollaoğlu, “Ama orada da şu var; %10 barajını geçer miydik? Gözüken manzara, bizim belki %3 yerine %5 olabilirdi; ama bizim barajı geçme ihtimalimiz gözükmüyordu o zaman” dedi.

“2 seçim önce AK Parti ile de ittifak görüşmesi yaptık”

Karamollaoğlu, kuruluş hazırlıkları devam eden 2 partinin kurulması halinde ittifakların değişip değişmeyeceğine dair bir soru üzerine de “Olabilir” karşılığı verdi. Karamollaoğlu, Öztürk’ün, “Siz CHP’den ayrılabilirsiniz” ifadesi üzerine de “Şimdi bu detaya girdiğiniz zaman, farklılıklar çıkar. Doğmamış çocuğa don biçilmez derler” dedi.

Daha önce Saadet Partisi ile AK Parti arasında da ittifak görüşmeleri yapıldığının hatırlatılması üzerine de Karamollaoğlu, Bizim AK Parti ile yapabileceğimiz ittifak, 2 seçim önceydi. Geçen sene değil, daha önce. O zaman biz, seçime girmeyecek, AK Parti’nin içinde seçime girecektik. O zaman bizim oradaki talebimiz, Mecliste grup kuracak kadar milletvekilimiz olsun, seçilebilecekleri yerden dedik; onlar da buna razı olmadılar. Çok az şeyde kaldılar; yani ‘Birkaç tane milletvekiliyle idare edin’ gibi… Biz de o zaman ona rıza göstermedik” diye konuştu.

Kürt meselesi

Karamollaoğlu, “Ana dilde eğitimin Kürt meselesinin çözümüne katkı sağlayabileceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna, şöyle cevap verdi:

“Şimdi bakın, bunların hepsi masaya tam olarak yatırılmadan netice alınamaz. Bir defa şunları mutlaka söyleyelim: Böyle bir problem var ve bu problemin çözümü gerekiyor. Bunu biz, eskiden beri de söyledik; ancak biz, bu ülkenin içinde birbirimizle beraber olarak bu işi çözeriz, bölerek değil. Orada da kesin kanaatimiz var.”

Karamollaoğlu, kongredeki ‘toplumsal mutabakat’ çağrısı ile ne kast edildiğinin sorulması üzerine de, şunları söyledi:

“Bunu şimdiden somutlaştırmak mümkün değil. Biz bununla ilgili bir rapor hazırladık. Çok daha geniş tarzda bunun analizini yaptık; ama şu anda oturup da henüz hiçbir yetki yokken, meseleler üzerinde görüşmek mümkün değil. Ne yapılabilir, ne yapılamaz? Ne isteniyor, neden taviz verilemez? Onun için bu konuda genel hatlarıyla bu konunun… Yalnız şu var; çözülmesi şart. Terörle çözülemez. Bunları da söylüyoruz. Bölünerek de çözülemez. Bunları da söylüyoruz. Onun için, buradaki niyetimiz belirsin diye ben konuyu da… (Öztürk araya girerek ‘çözüm önerinizi somutlaştırmış olsanız’ diyor) Bu tip meselelerde bunu yapamazsınız. Yapmanız, yeni kargaşalara sebep olabilir. Anlaşılmaz ne dediğiniz. Onun için burada AK Parti, başlangıçta bir yola çıktı, ne için çıktıydı, nasıl çıktıydı bilmiyoruz. İşte ‘Akil insanlar’ oluştu, şu oldu, bu oldu, onlar bile daha adım atamadan fiyaskoyla neticelendi. Burada bir iyi niyet lâzım, kararlılık lâzım ve o zaman somut adımların atılması mümkün olur.”

Karamollaoğlu, iktidara gelmeleri halinde bu konuyu ciddi bir şekilde ele alacaklarını söyledi.

“Mülteciler zorla sınır dışı edilmemeliler”

Karamollaoğlu, mülteciler konusunda bir politikaları olup olmadığına dair bir soruya da, “Hayatî tehlikeleri olan, kendi memleketlerinde yaşama imkânı kalmayan insanlara kucak açmak, insanlık gereğidir” dedi. Suriyeli mültecilerin Türkiye’de bulunmalarına temelde tepkili olmadıklarını belirten Karamollaoğlu, mültecilerin dönüşlerinin ancak rıza ile olması gerektiğini, zorla sınır dışı edilmelerini doğru bulmayacaklarını ifade etti.

“Hükümet, ABD’ye güvenmekle hata etti”

Hükümetin Suriye politikasını başından beri doğru bulmadıklarını belirten Karamollaoğlu, hükümetin, Rusya’nın bölgedeki varlığını ve çıkarlarını göz ardı ederek yanlış kararlar verdiğini anlattı.

Karamollaoğlu, Suriye’de gelinen aşamada Türkiye’nin, ABD ve Rusya’nın vereceği kararların dışında bir harekâta girişemeyeceğini, Suriye’de huzurun sağlanmasının artık kolay bir iş olmadığını söyledi.

Meselenin ancak ABD ve Rusya’yı dışarıda bırakarak bölge ülkeleriyle konuşularak çözülebileceğini belirten Karamollaoğlu, ancak o imkânın artık kalmadığını ifade etti. Karamollaoğlu, hükümetin ABD’ye güvenmekle hata ettiğini, ABD’nin amacının Büyük İsrail Projesi’ni gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

Karamollaoğlu, bir soru üzerine Türkiye’nin en önemli meselelerinin, kutuplaşma, adaletsizlik, liyakata riayet edilmeyişi, ekonomik sıkıntılar ve işsizlik olduğunu söyledi.

“İktidarımızda bütün borçları devlet konsolide edecek”

Karamollaoğlu, “İktidara geldiğinizde ilk yapacağınız şey ne olacak?” sorusunu da cevapladı. Karamollaoğlu, bütün borçları devlet tarafından konsolide edeceklerini söyledi. Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Eğer Türkiye’de şu anda bütün borçlar, banka borçları dahil, büyük şirketler dahil, özel borçlar dahil, konsolide edilmezse Türkiye’de kimse kılını kıpırdatamaz. Konsolide ne demek? Devlet üstlenecek. Hiç başka türlü çözemezsiniz. Amerika, bunu böyle yaptı. ‘Devlet üstlenecek’ dediğim zaman, o lafı da tam kullanmıyorum, yanlış yerlere çekilir diye. Konsolide edecek dedim. Amerika, 2006-2008 yıllarında krizden çıkarken bu yolla çıktı. Biliyor musunuz, 20 trilyonun üzerinde para bastı sayılır. Teorik olarak. O kadar para piyasaya gitmedi. Bütün borçları üstlendi. 10 bankanın 9’unu devletleştirdi.”

Karamollaoğlu, bunun nasıl gerçekleştirilebileceğini ekonomistlerle birlikte şekillendireceklerini kaydetti.

“Adalet rafa kaldırılarak dindar nesil yetiştirilemez”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dindar nesiller yetiştireceğiz” sözünü tekrar gündeme getirdiğinin hatırlatılarak görüşünün sorulması üzerine de Karamollaoğlu, İslâm’ın içeriğinin boşaltıldığını, namaz kılmak ve oruç tutmaktan ibaret olmadığını vurguladı.

İslâm halifesinin “Adalet mülkün temelidir” ve “Devletin dini adalettir” sözlerini hatırlatan Karamollaoğlu, adalet rafa kaldırılarak dindar nesil yetiştirilemeyeceğini ifade etti.

Hz. Muhammed’in “Ben, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” hadisini hatırlatan Karamollaoğlu, “Biz güzel ahlâkı benimseyeceğiz” dedi. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisini hayata geçirmeye çalışacaklarını ifade eden Karamollaoğlu, “Ders kitaplarında okutulan ahlâkî değerler hayata yansımadığı müddetçe çocuklar üzerinde etki meydana getirmez” dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Fenerbahçe 25 14
  • 3 İstanbul Başakşehir 25 13
  • 4 Beşiktaş 24 13
  • 5 Trabzonspor 23 13
  • 6 Galatasaray 23 14
  • 7 Alanyaspor 22 14
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 14
  • 10 Denizlispor 17 13
  • 11 Çaykur Rizespor 17 13
  • 12 Gaziantep FK 16 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 13 13
  • 15 Kasımpaşa 12 13
  • 16 Antalyaspor 12 13
  • 17 MKE Ankaragücü 9 14
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA