GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-11-2019 06:42

“Tarımda dışa bağımlılık, savunmada bağımlılık kadar tehlikeli”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milletin gıda güvenliğini garanti altına almanın her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, “Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak, en az savunma sanayisinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” dedi.

“Tarımda dışa bağımlılık, savunmada bağımlılık kadar tehlikeli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen “3. Türkiye Tarım Orman Şurası” kapanış programındaki konuşmasında, gelişmiş ülkelerin, gıda güvenlikleri ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcadığını belirtti.

Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisinin bu olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“ ‘Ambarın anahtarı kimin elindeyse güç de onun elinde olur’ derler. Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak, en az savunma sanayinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir. Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bir bölgede yer alan bizim gibi bir ülke için bu asla göze alınamayacak bir risktir. Tarım politikalarımızı işte bu gerçeklerin üzerine bina ediyoruz. Ülkemiz için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmedik, asla da müsaade etmeyeceğiz.”

İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini ileri süren Erdoğan, tarımsal üretimi, ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kâr odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, kârına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Son 17 yılda Türkiye’ye ekonomide, turizmde, sağlıkta, savunmada nasıl çağ atlatıldı ise tarım ve hayvancılık alanında da Türkiye’yi ilklerle tanıştırdıklarını iddia eden Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden, öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını ileri sürdü.

Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştığını söyledi.

Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413’e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90’ının ihraç edildiğini söyledi.

“145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı”

Organik ürün sayısının, 150’den 213’e çıkarıldığını ve bu ürünlerin yurt dışına da pazarlanarak, 2018’de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. 20 yıl önce ‘Acaba Avrupa’da, Amerika’da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız’ diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara’da hizmete açtık. Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Fenerbahçe 25 14
  • 3 İstanbul Başakşehir 25 13
  • 4 Beşiktaş 24 13
  • 5 Trabzonspor 23 13
  • 6 Galatasaray 23 14
  • 7 Alanyaspor 22 14
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 14
  • 10 Denizlispor 17 13
  • 11 Çaykur Rizespor 17 13
  • 12 Gaziantep FK 16 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 13 13
  • 15 Kasımpaşa 12 13
  • 16 Antalyaspor 12 13
  • 17 MKE Ankaragücü 9 14
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA