SİYASET
Giriş Tarihi : 11-12-2019 16:11

Karamollaoğlu: Çin mallarını boykot kampanyası başlatılmalı

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Tüklerine uyguladığı zulüm devam ettiği müddetçe, Çin mallarını boykot kampanyası başlatılması çağrısında bulundu.

Karamollaoğlu: Çin mallarını boykot kampanyası başlatılmalı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

“İnsan Hakları Günü kutlanıyor ama ihlaller devam ediyor”

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü değerlendiren Karamollaoğlu, “Maalesef, bir taraftan Dünya İnsan Hakları Günü dünya gündemine oturuyor ama öbür taraftan da insan hakları ihlalleri, hiç ama hiç durmuyor” dedi.

“Zulüm kimden gelirse gelsin her zaman karşısında olacağız”

Fikir ve inanç özgürlüğünün de insan hakları içinde yer aldığının altını çizen Karamollaoğlu, Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul’un tahliye edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Hiçbir zaman bu konuda ve benzer konularda, sadece fikrini dile getirdi diye insanların cezalandırılmasını doğru bulmadık; bundan sonra da bulmayacağız. Bu olaylara yaklaşırken, insan hakları ve adalet merkezli her zaman davrandık; bundan sonra da böyle davranmaya devam edeceğiz. Biz, inancımız gereği her zaman haklının yanında olmayı, adaletten yana olmayı, mazlumların hakkını savunmayı prensip olarak benimsemiş bir siyasî partiyiz. Zulüm kimden gelirse gelsin her zaman karşısında olacağız. Mazlum kim olursa olsun, onun yanında olacağız.”

“Çin, Doğu Türkistan’da insanlık suçu işliyor”

Dünyada işlenen insanlık suçlarından birinin de Doğu Türkistan’da işlendiğine işaret eden Karamollaoğlu, Çin hükümetinin uyguladığı baskı ve zulmün sınırları aştığını, 40 milyondan fazla nüfusun bu zulme maruz kaldığını söyledi. Karamollaoğlu, “Kendi memleketini terk edip dışarıya gidenlerden herhangi birisinin akrabaları oradaysa ve bu zulmü onlar, bulundukları yerde dile getiriyorlarsa, akrabaları, akıl almaz baskılara maruz kalıyor” dedi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bunu hafifletebilmek için, etrafı büyük duvarlarla çevrili kamplar oluşturmuşlar anlaşılan. Bunu da kendileri yönünden haklı bir yaklaşım olarak sergiliyorlar. Oradaki insanların zihinlerini yıkıyorlarmış. Yani ‘Özrü kabahatinden büyük’ derler; öyle bir durum var. Bunun, herhangi bir kamptan, zulmün işlendiği kamptan farkı yok. Siz, insanların inançlarını beyinlerinden çıkarmaya kalkarsanız, dünyanın en zalim ülkesi haline gelirsiniz. Çin yönetimi, bunu bilmeli.

Biz, aslında Çin yönetimiyle bütün dünyanın daha iyi şartlarda iş birliği yapmasını beklerdik. Çin, Dünya’nın en kalabalık ülkesi. En hızlı gelişen ülkelerinden bir tanesi. Ürettiği malı da başka yerlere satmak mecburiyetinde. Çin’in büyün Dünya ülkeleriyle münasebetlerinde şunu bilmeli ki Çinliler, daima güçlü olan ülkeler, Çin’in karşısında olacak; çünkü ticarî yönden rakipler Amerika’da, Avrupa’da, Çin’in karşısında bir tavır sergileyecek. Çin’in, aslında daha çok kendisinin mallarını alan ülkelerle münasebetlerini dikkate alarak bir politika izlemesi icap ederken, tam tersi, İslâm’a ve Müslümanlara karşı acımasız bir tavır sergiliyor. Kendi memleketinde Çin asıllı Müslümanlar da var. Onlara karşı tavrında bir değişiklik yok gibi gözüküyor; ama Uygur halkına geldiği zaman, oradaki politikaları, tam bir zulüm mekanizmasına dönüşüyor. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bunu Çin de bilmeli. Elbette ülkeler, Çin’in bu acımasız politikalarına karşı bir tavır sergilemeli. Özellikle de İslâm ülkeleri. Bizim ülkemiz de… Mutlaka bu tavra karşı bir politika geliştirilmeli. Yeri geldiği takdirde Çin de (Avrupa) İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikâyet edilmeli, orada yargılanması sağlanmalı; ama daha etkili olabilmek, bir bakıma ülke yöneticileri kadar bu ülkelerde yaşayan bizlerin de omuzlarına bir vecibe yüklüyor.

“Çin malları boykot edilsin”

Biz, temenni ederiz ki, bütün İslâm ülkelerinde ve ülkemizde de bu zulüm devam ettiği müddetçe Çin mallarına karşı boykot uygulansın. Çin malı almak mecburiyetinde değiliz. Bu konuda ciddi bir kampanyanın açılmasında da fayda var diye düşünüyorum. Onun için Çin’in Doğu Türkistan’daki uyguladıkları bu zulmü, ‘Efendim her ailenin yanına bilmem bir erkek koyacak; her gün belli konularda beyin yıkama muamelelerine, derslerine tabi tutulacak insanlar’, bu, bugünkü şartlarda açıkça bir insanlık suçudur. Çin, eğer dünyada etkili bir ülke olmak istiyorsa, teknolojide gelişmiş Batılı ülkelerin karşısına çıkarken, mutlaka mazlum ülkelerin yanında olduğunu da dünyaya göstermesi gerekir, diye düşünüyorum.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA