SİYASET
Giriş Tarihi : 13-12-2019 21:14   Güncelleme : 13-12-2019 21:23

“Erdoğan, yeni partilere çok daha sert girişecektir”

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Yeni kurulan / kurulacak olan partiler sizden 20 milletvekili isterse verir misiniz?” sorusunu cevapladı. Akşener, soruyu cevaplarken, kendisinin daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’la maddî manevî bir ilişkisi olmamasına rağmen parti kuruluşunda çok büyük engeller çıkarıldığını ancak Erdoğan’ın, Davutoğlu için muhtemelen ‘seni ben yarattım’ diye düşündüğü için, yeni kurulacak olan partilere “çok daha sert girişeceğini” ileri sürdü.

“Erdoğan, yeni partilere çok daha sert girişecektir”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TV 100’de yayınlanan “Yüz Yüze” programında, Ahmet Kasım Han’ın sorularını cevapladı.

Program Sunucusu Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Akşener’e, “Bugün yeni partiler kuruldu, yarın seçim oldu. Yeni partilerden bir tanesinin genel başkanı, diyelim Sayın Babacan, size geldi ve dedi ki ‘Haydi bakalım, bize 20 milletvekili verir misin?’ Bir, bunun kamuoyundaki karşılığının ne olacağını düşünüyorsunuz? İkincisi, ‘Evet’ der misiniz?” sorusunu yöneltti.

Akşener, bu soruya şöyle cevap verdi:

“20 milletvekili istenirse prensip olarak ‘evet’ derim”

“Biz, böyle bir yoldan geçtiğimiz için, elbette ‘evet’ derim. Çünkü çok, kendinizi kötü hissediyorsunuz. Pek çok insan size bel bağlamış ki bize büyük de bir haksızlık yapıldı. Bizim teşkilatlarımız, kongremiz, her şeyimiz tamamdı. Nitekim o 15 milletvekili bize dahil olduktan sonra YSK’nın kararında, bütün bunlar olduğu için ve de grubu da olduğu için ‘seçime girebilir’ dendi; ama öncesinde denilen, işte ‘şu yetmiyor, bu yetmiyor’ vesaire… Türkiye’de işte hukuk… O kadar canımız yanık ki… Bireysel olarak biliyoruz çünkü onu. Sonuç olarak yani, ben bunu Sayın Kılıçdaroğlu’dan gidip nasıl istediysem, benden de herhangi bir, Sayın Babacan ya da Sayın Davutoğlu, böyle bir talepte bulunduğu zaman, elbette arkadaşlarımla da konuşarak, sonuçta ben gitmeyeceğim. Ben, milletvekili değilim; ama milletvekili arkadaşlarımız açısından; ama prensip olarak elbette ‘evet’ derim.”

Akşener, “Peki, kamuoyu bunu nasıl karşılar sizce?” sorusuna da “Onu bilemem. Yani onu bilmiyorum” karşılığını verdi. Akşener, “Siyasetçi refleksiniz ne diyor size?” sorusunu da “Siz, bir şey talep edip karşılık aldıysanız, benzer bir durumda olan bir başka yapıya da onu yapmak zorundasınız” diye cevapladı.

Akşener, “Sizce, yeni kurulması düşünülen partilerin olası genel başkanları, böyle bir duruma düşerler mi sizce?” sorusu üzerine de şunları söyledi:

“Benim ve Temel Bey’in Kandil’le sözleşme imzaladığımızı bile söylediler”

“Bize ne yapıldı, onun üzerinden hem Sayın Babacan’a hem Davutoğlu’na tavır takınılacağı için söylüyorum. Partimi ve beni ismen hiç ağzına almadı Sayın Erdoğan; ama aşağıda, burada terbiyem müsaade etmiyor, hakkımda ve partimizin hakkında söylenenleri… Yani en son işte 31 Mart’ta Sayın Soylu, Üsküdar’da ikamet ediyorum ben, Üsküdar Meydanı’nda Temel (Karamollaoğlu) Bey ile ikimizin Kandil’le, ben ona kâğıt diyorum, sözleşme imzaladığımızı, kâğıt imzaladığımızı iddia etti yaa!  Bir İçişleri Bakanı… Ya görevini yap kardeşim, ikimiz de dokunulmazlığı olan insanlarız, madem biz bu kadar bu işleri yapmışız… Buraya kadar gitti iş. Anlatamam size, yapılanları. Babama ‘Kürtçü’, kocama ‘Dev-Sol’cu’… Yani, anlatamam size. Bunlar, hem alenî hem aşağıda yapıldı; sahada sahada…

“Sayın Gül’e yakın iki bürokratı istedim, Erdoğan korkusundan gelemediler”

Yalnız size şunu söyleyeyim; şimdi her iki arkadaşımız da konforlu bir alandan geliyorlar; önce muhalefete hoş geldiler. Tecrübeli birisi olarak söylüyorum. Bizlerle onlar arasındaysa Sayın Erdoğan’ın beyninde, kalbinde şöyle bir şey olacak: Sayın Erdoğan, babamız kabul ediyor ya kendini, bana ve aileme vermiş olduğu bir şey yok, maddî ya da manevî. Yani öyle bir işimiz yok; ama Sayın Erdoğan’ın hayata bakışı şu; Kendi içinde tutarlı bu: Şimdi diyordur ki, “Sayın Davutoğlu’nu kim tanıyordu? Ben aldım, şunu, şunu, şunu ben yaptım, şimdi de karşıma dikildi.” Yani duygusal bir bireysel refleksi olacaktır. Aynı şey Sayın Babacan için de geçerli olur; ama dönersek o 20 milletvekili meselesine, bizim partimizin kurulduğu dönemdeki parti içindeki gücü, şu anda AK Parti’nin sisteminde Sayın Erdoğan’ın gücü ne kadar, ben onu bilmiyorum. Yani milletvekillerinin, bu arkadaşlarımızın partilerine gelip gitmeme veya gelmelerini veya gelmemelerini sağlayacak şey, korkudur. Bizim zamanımızda çok korku vardı. Meselâ Sayın Gül’ün çok yakınında olan, bürokraside çok değerli iki ismi ismen istedim ben. Bu arkadaşlarımız, gelemedi. Bir prensipten dolayı olduğunu da zannetmiyorum. O günün o şedit şartlarında ben de çok saygı duydum. Gerçekten saygı duydum. Onun için ben, partimin kurucularına, il başkanlarına, ilçe başkanlarına ‘Cesurlar Hareketi / cesur insanlar’ diyorum. Gerçekten öyleydi.

“Bana ‘senin sonun hapis’ diyen kerli ferli insanlar vardı”

Biz, bunları yaşadık. Bizim ölçümüz bu. Yani tecrübemiz bizim ölçümüz. Şimdi Sayın Erdoğan, çok daha sert girişecektir diyorum. Bu netlikte… Çünkü içinden olduğu için. Bir de yani “Seni ben yarattım kardeşim” diyordur, muhtemelen; ama o partilerin, AK Parti’nin yöneticilerinden bahsediyorum, milletvekillerinden bahsediyorum, taban ve sahadan bahsetmiyorum; onu bilemiyoruz; ama milletvekillerinden kalbi orada olan olacaktır muhtemelen, oraya gelebilmeleri için bu korku duvarının yıkılmış olması lâzım. Biz, bu korku duvarını, çok daha şedit bir dönemde çatlattık. O zaman Sayın Erdoğan, partisinde fevkalade güçlü. İnanılmaz bir korkutucu unsurdu. Biz şimdi parti kurduk, öyle oldu, böyle oldu ve sonuç itibariyle sağ kaldık; siyaseten sağ kaldık. Bana, ‘sana bu partiyi kurdurmaz ve netice itibariyle de senin sonun hapis’ diyen pek çok böyle kerli ferli insan var. Bunun içinden geçtiğimiz için… Yaa evim basıldı, daha ne olsun? (‘Gerçekten eviniz basıldı, kapıya çıktınız mı?’ sorusu üzerine ‘Tabi çıktım. Yani işte öyle bir yönüm var benim. Dayak yerim, posta yemem abi’…) Sonuç itibariyle, yani Tayyip Bey’in, partisinde milletvekilleri üzerinde gücünü bilmiyorum, şu an itibariyle. Bizim zamanımızda felâketti.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA