SİYASET
Giriş Tarihi : 14-12-2019 05:11

“Şehir Üniversitesi, Sayın Davutoğlu’na vurmak için bir bahane”

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Şehir Üniversitesi’nin bütün mal varlığına tedbir konması konusunun tamamen siyasî bir uygulama olduğunu belirterek, “Orada Sayın Davutoğlu olmasaydı da başka birisi olsa, aynı işlemler yapılmış olsaydı, bu konu gündeme gelmezdi. Bu kadar basit” dedi.

“Şehir Üniversitesi, Sayın Davutoğlu’na vurmak için bir bahane”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Haber Türk televizyonunda yayınlanan “Nedir Ne Değildir?” programında gazetecilerin sorularını cevapladı.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin bütün mal varlığına tedbir konmasına dair bir soruyu da cevaplayan Karamollaoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Cumhurbaşkanı, niye bu konuyu kendisine dert ediniyor?”

“Şehir Üniversitesi, Sayın Davutoğlu’na vurmak için bir bahane. Orada Sayın Davutoğlu olmasaydı da başka birisi olsa, aynı işlemler yapılmış olsaydı, bu konu gündeme gelmezdi. Bu kadar basit. Tamamen siyasî ve burada farkında değil, Sayın Cumhurbaşkanı kaybediyor; çünkü bunu gören insanlar diyorlar ki, ‘Düne kadar neredeydiniz?’ Türkiye’de işte meşhur rakamlar yayınlanıyor. 91 tane üniversite var. Rektörleri atanmış; bir tane kabul edilebilir, herkesin itibar ettiği yayını yok adamın. Bir tane… E siz, 91 tane rektör atamışsınız, Şehir Üniversitesi ise bu üniversiteler arasında Türkiye’de, dışarıda tanınan, itibar edilen, kadrosu beğenilen bir üniversite. Şimdi tutup Davutoğlu sebebiyle Şehir Üniversitesi’ni bu kadar zora sokmak, yarın Şehir Üniversitesi’nin de itibarını sıfırlayacak demektir. Girmemeliydi. Mademki buralarda birtakım haksızlıklar var, girsin adalet mekanizması devreye. Onlar çözsün. Cumhurbaşkanı, niye bunu kendisine dert ediniyor?

Karamollaoğlu, ‘Erdoğan karşıtlığı’ üzerinden politika üretildiği eleştirilerini de cevaplayarak, Şehir Üniversitesi tartışması konusundaki düşüncelerini dile getirmeyi şöyle sürdürdü:

“Tayyip Bey’e gol atmak için değil, yanlışları dile getirmek için eleştiriyorum”

Şimdi bakın ben, burada üzülerek söylüyorum; şimdi meselâ cumhurbaşkanı dedik. Yahu ben, Tayyip Bey’e karşı değilim. Hasım da değilim; ama bugün icraatın başında Tayyip Bey olduğu için, bir icraatın yanlışlığını söylediğimiz zaman bu, doğrudan doğruya Tayyip Bey’in karşıtlığı gibi algılanıyor. İşin tabiatında da bu var, doğru; çünkü iktidarda bulunanlar, mesuldür (sorumludur). Politikaları uygulamaktan, tatbikata (uygulamaya) koymaktan, çözmekten veya çözememekten… Bundan dolayı da hiçbir konuda Tayyip Bey’i gözümün önüne getirerek, ‘Ben şuradan öyle bir gol atayım ki tam zaviyeden girsin.’ Öyle düşünmüyorum. ‘Bu yapılan iş yanlış. Bu yapılan iş, şöyle yapılırsa doğru olur’ diyorum. Ben, bir de alternatifini, ne yapılması icab ettiğini de söylüyorum. Onun için bu algıyı nasıl düzelteceğiz, bilmiyorum. Yani ‘Erdoğan karşıtlığı’ olarak biz politikaları gündeme getirmiyoruz. Bunu da bundan sonra sık sık söylememiz lâzım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni partilerden çekinip çekinmediğine dair bir soru üzerine de Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Elbette. Endişe duymaz olur mu? Yani Tayyip Bey’in en önem verdiği konulardan birisi, duyduğumuza göre, kamuoyu yoklamalarını her gün görmek istiyor ve bunlara göre politika belirliyor; ama tekraren, bunu çok fazla dert edinmek, kendisinin beklediği neticeyi doğurmaz; çünkü neden bir Şehir Üniversitesi, Tayyip Bey’in, Cumhurbaşkanının gündeminde olsun?”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA