SİYASET
Giriş Tarihi : 16-12-2019 04:40   Güncelleme : 16-12-2019 04:57

Karamollaoğlu’dan Müslüman topluluklara 12 tavsiye

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Sadece Birleşmiş Milletler verilerini dikkate alsak dahi, bugün Dünya’nın genelinde tam 402 yerde çatışma, iç savaş veya karışıklık var. Maalesef bunların 360’ı, İslâm coğrafyasına ait bölgelerde bulunuyor. Yüzde 90’ı…” dedi. Karamollaoğlu, konuşmasının sonunda Müslüman topluluklara 12 tavsiyede bulundu.

Karamollaoğlu’dan Müslüman topluluklara 12 tavsiye

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından 28. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi Ankarada bir otelde düzenlendi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, kongrede yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler teşkilatının verileriyle dünyadaki adaletsizliklere işaret etti ve adil bir dünyayı er ya da geç Müslümanların kuracağını söyledi.

“Erbakan, ömrünü İslâm Birliğinin kurulmasına adamıştı”

Karamollaoğlu, konuşmasının başlangıcında, Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve Millî Görüş hareketinin önde gelen isimlerine teşekkür etti. Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Öncelikle bu toplantıyı tertip eden, aynı zamanda bu toplantıya teşrif eden bütün kardeşlerimize teşekkürlerimi arz ediyorum. Bilhassa Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanımız Oğuzhan Asitürk Bey’e, ESAM Genel Başkanımız Recai Kutan Bey’e ve elbette diğer bütün katılımcılara, Hanımefendilere, Beyefendilere, basınımızın güzide mensuplarına hürmetlerimi, muhabbetlerimi arz etmeyi de bir vazife biliyorum.

Bu önemli buluşmanın, İslâm Dünyasının ve bütün insanlığın hayrına vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum.

Bu yıl, Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nin 28’incisini gerçekleştiriyoruz. Tekrar, sözlerime başlarken, iki özel teşekkürü de bir vecibe olarak görüyorum. Bunlardan birisi, değerli büyüğümüz, ESAM Genel Başkanı Sayın Recai Kutan’adır. Recai Bey, gerçekten nazik şahsiyeti, engin tecrübesi, ama hepsinden önemlisi, asla tükenmek bilmeyen enerjisiyle her zaman bizlere örnek olmuş, ufuk açmış bir büyüğümüzdür. Bugün de yine ESAM’ın öncülüğünde ve ev sahipliğinde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sayın Kutan’ın şahsında, bu toplantının gerçekleşmesine katkı yapan, emek veren herkese teşekkürlerimi arz ediyorum.

Elbette bu noktada asıl teşekkürü, bu toplantının öncüsü ve ilk hamisi olan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a borçlu olduğumuzu da ifade etme durumundayım. Erbakan Hocamız, ömrünü İslâm birliğinin kurulmasına ve adil bir dünya inşasına adamış büyük bir insan, büyük bir mütefekkir, öncü bir liderdi. Basiret, feraset ve dirayetlerini her geçen gün çok daha fazla hissettiğimiz o mümtaz şahsiyeti, Millî Görüş Lideri Necmettin Erbakan’ı, bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.”

“Dünya, insanlık, adalet ve merhamet kriziyle karşı karşıya”

Karamollaoğlu, kongrede ortaya konacak ilmî verilerin ve fikirlerin, barış, adalet ve merhamet üzerine kurulacak yeni bir dünyaya vesile olması temennisinde bulundu.

Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nin bu yılki ana konusunun “Yeni Bir Dünya İçin Barış, Adalet ve Merhamet” olarak belirlendiğine işaret eden Karamollaoğlu, bu mefhumların, aynı zamanda insanlığın en fazla ihtiyaç duyduğu evrensel değerler olduğunu belirtti.

Bugün küresel ölçekte iktisadî, siyasî, iklim, finans, borsa krizlerinden söz edildiğini ancak aslında bugün dünyanın çok daha önemli olan insanlık, adalet ve merhamet kriziyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Adalet olmadan barışın, merhamet olmadan da huzur ve saadetin olmayacağını belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“402 çatışma ve iç savaş bölgesinin 360’ı İslâm coğrafyasında”

“Sadece Birleşmiş Milletler verilerini dikkate alsak dahi, bugün Dünya’nın genelinde tam 402 yerde çatışma, iç savaş veya karışıklık var. Maalesef bunların 360’ı, İslâm coğrafyasına ait bölgelerde bulunuyor. Yüzde 90’ı… Onlarca yıldır Afganistan’da, Filistin’de, Keşmir’de ve son yıllarda Suriye’de, Yemen’de, Libya’da, Arakan’da her gün yüzlerce insan; kadın, yaşlı, çocuk, can veriyor ne yazık ki. Savaş ve işgaller yüzünden 71 milyon insan, evini, yurdunu, ülkesini terk etmiş bulunuyor. Şu an biz bu toplantıyı yaparken bile, yaklaşık 250 milyon çocuk, savaş ve çatışma ortamının içinde bulunuyor. Son 10 yılda 2,5 milyondan fazla çocuk, bu çatışmalarda hayatını kaybetti. 15 milyondan fazla çocuk ise ya yaralandı ya da sakat kaldı. Soruyorum, böyle bir Dünyada barıştan, huzurdan bahsedilebilir mi?

Bugün Dünya’mızda 7 milyar 800 milyon insan yaşıyor. Bu insanların yaklaşık 1 milyarı, her gece aç yatıyor. Her 6 saniyede bir çocuk, sağlıksız beslenme ve ilaç eksikliğinden dolayı hayatını kaybediyor. Yüz binlerce yaşlı, kadın ve çocuk, evlerinden, yurtlarından, vatanlarından uzakta, tanımadıkları, bilmedikleri sokaklarda hayata tutunmaya çalışıyor. Parklarda, salıncaklarda gülerek oynaması gereken çocuklar, Ege’de, Akdeniz’de, şişme botların içinde titreyerek can veriyor. Soruyorum, böyle bir Dünya’da merhametten bahsetmek mümkün mü?”

Adaletin tesis edilmediği hiçbir düzenin uzun süre ayakta kalmasının mümkün olmadığını belirten Karamollaoğlu, “Adil bir dünya için adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adil olması şarttır. Oysa bugün tam tersi bir dünyayla karşı karşıyayız. Küresel egemenlerin, gücü hak sebebi olarak gören materyalist anlayışı, insanlığın bu felâketin içine sürüklenmesine sebep olmuştur” dedi.

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“En zengin 40 kişinin serveti, 3,6 milyar insanınkinden daha fazla”

“Tarihî süreç göstermiştir ki Batı emperyalizmi, kendi menfaatleri söz konusu olduğunda bütün insanî ve ahlâkî değerleri rafa kaldırmakta tereddüt etmemektedir. Her türlü çifte standardı ve sömürüyü meşru görebilmektedir. Bakın bugün Dünya’daki en zengin 40 kişinin serveti, Dünya nüfusunun yüzde 50’sine tekabül etmekte; 3,6 milyar insanın servetinden daha fazla olmaktadır. En zengin 10 ülkenin geliri, en fakir 10 ülkenin gelirinin yaklaşık 77 mislidir. Bir tarafta 1 milyar insan açlıkla mücadele ederken, diğer tarafta 1 milyar kişi obezite (şişmanlık) sorunuyla boğuşmaktadır. Kozmetiğe harcanan para, açlıkla mücadeleye harcanan paranın yaklaşık 7 katıdır. Soruyorum, böyle bir dünyada adaletten bahsedilebilir mi?”

Bütün bu rakamların, dünyanın bir değerler krizinin içinde olduğunu gösterdiğini belirten Karamollaoğlu, bu sebeple mevcut egemen anlayışın dünyaya huzur ve barış getirmesinin mümkün olmadığını söyledi.

“Bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli gören bir anlayış”

Karamollaoğlu, “Çünkü bunların hiçbirinin derdi barış değildir. Hiçbirinin meselesi, Dünya’daki açlık ve yoksulluk değildir. Haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik değildir. Peki, nedir? Her sahada daha fazlasına sahip olma hırsıdır. Yani enerji havzalarıdır, petrol yataklarıdır, satılması gereken yeni silahlar, denenmesi gereken yeni füzelerdir. Silah şirketlerinin borsa değerlerini insanî değerlerden daha fazla önemseyen bir zihniyet, barış ve merhamet üzerine kurulu yeni bir dünya inşa edemez. Bir damla petrolü bir damla kandan daha değerli gören bir anlayış, huzur dolu bir geleceği inşa edemez. Enerji yolları için barışı, petrol kaynakları için adaleti, kendi küresel saltanatlarını sürdürebilmek için merhameti ayaklar altına alan bir zihniyet, insanlığa saadet getiremez” diye konuştu.

“Adil bir dünyayı er ya da geç Müslümanlar kuracaktır”

Adalet, merhamet ve barış üzerine kurulu yeni bir dünya için yeni bir başlangıca, yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Bu anlayışın adı İslâm’dır; çünkü İslâm’ın adalet anlayışı, komşusu açken tok yatmamaktır” dedi.

Adil bir dünyayı yine Müslümanların kuracağını, reçetenin İslâm’ın prensiplerinde bulunduğunu dile getiren Karamollaoğlu, “Bütün insanlığın saadeti için adalet, merhamet ve barış üzerine kurulu yeni bir dünyayı, er ya da geç, inşallah bizler, Müslümanlar kuracaktır. Bundan hiç kimse şüphe etmemelidir” diye konuştu.

Müslüman topluluklara tavsiyeler

“Sık sık bir araya geliyoruz; belki her toplantıda aynı şeyleri terennüm ediyoruz ama kat ettiğimiz mesafe çok büyük gözükmeyebilir. Özellikle bugün içinde bulunduğumuz şartlara bir göz attığımızda, halimize ağlamamak mümkün değil. Fakat biz, genelde İslâm’dan bahsederken, imandan bahsederken, İslâm’ın temel prensiplerini hayata uygulamamız gereken muamelatı neredeyse göz ardı ediyoruz” diyen Karamollaoğlu, Müslüman topluluklara şu tavsiyelerde bulundu:

* Yeni bir dünya için yapmamız gerekenleri şöylece sıralayabiliriz kanaatindeyim:

* Her şart altında, savaşı ve çatışmayı değil barışı ve diyaloğu esas almalıyız.

* Çifte standart ile değil adalet ile hareket etmeliyiz.

* Menfaat ve sömürüyü değil hakça bir paylaşımı benimsemeliyiz.

* İslâm ülkeleri olarak birbirimizle uğraşmayı bırakmalı, ihtilaflarımızı değil ittifaklarımızı ön plana çıkarmalıyız.

* Sahip olduğumuz imkânları, birbirimizi yok etmek için değil birbirimizi desteklemek için kullanmalıyız.

* Coğrafyamız üzerinde oynanan işgal politikalarına ve entrikalara karşı ortak bir strateji geliştirmeliyiz.

* Ekonomik ve teknolojik kalkınmayı her İslâm ülkesinin en öncelikli meselelerinden birisi haline getirmeliyiz.

* Ekonomik, siyasî ve askerî alanlarda ortak ve güçlü müesseseler kurmalıyız.

* Kaynaklarımızı doğru ve yerinde kullanmalıyız.

* Yeraltı ve yeryüzü zenginliklerimizi, ülkelerimizin sanayileşmesi, kalkınması ve zenginleşmesi için harcamalıyız.

* İçinde yaşadığımız Dünya, bir sebepler alemi... Eğer biz, sebeplere doğru yaklaşırsak, üstesinden gelemeyeceğimiz bir problemin olmadığına inanıyorum. Bundan dolayı da hiçbir zaman karamsarlığa, ümitsizliğe kapılmak durumuna düşmemeliyiz.

Hatıra fotoğrafı



Kongre sonrası katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi. Fotoğrafta Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç da yer aldı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA