Partisinin genel merkezinde kameralar karşısına geçen Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ülke gündemini değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Sözlerine son günlerde artan şiddet olayları ile başlayan Saadet lideri Karamolloğlu, devlette en ufak problemlerin dahi çözülemediğini vurguladı.

Erdoğan'ın "artık kaybedeceğimz çok şey var" açıklamaları sorulan Karamollaoğlu, "gülelim mi ağlayalım mı derim" dedi ve ekledi.

"Biraz önce ülkemizin içinde bulunduğu acıklı şartları dile getirdim. İnsanlar işsizlikten kıvranmıyor mu, insanlar aç mı, emniyet içinde güvenceye sahip mi, partizanlık diz boyuna çıktı mı, iktidar partisine mensup değilseniz orada bir torpiliniz yoksa devlette en ufacık bir probleminizi bile çözemiyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanıda diyor ki, bizden başka bu problemleri çözecek kimse yok. O zaman seçime gidelim. Niye geciktiriyorsunuz? Bu kadar şartlar ağırlaştığına göre seçimin biraz öne alınmasının kimseye zararı olmaz, iktidarda bulunan kişilerden başka. Bu kadar kendinden eminse sayın cumhurbaşkanı, hodri meydan yarın hemen erken seçime gideceğimizi duyursun. Eğer bu iktidar yani bugünkü arkadaşlar, bir defa daha iktidara gelirlerse, Allah muhafaza etsin Türkiye ondan sonraki seçime iflas etmiş hale gelir. Bu ülkede yaşayamazlar. İnsanlar hayatlarından emin değil. Türkiye'yi  idare ediyorlarmış. Niye işsizlik bu kadar yüksek. Neden bizim dış ticaret açığımız arttı. Övünüyorlar. İhracatımız arttı, peki ithalat ne oldu?"

Gazetecilerin enflasyon için yeniden 8 ay sonrasına tarih verilmesinin hatırlatılması üzerine Saadet lideri Karamomllaoğlu, aynı türkünün söylenmeye devam ettiği belirterek şunları söyledi;

"Bu türküyü yeni söylemiyorlar. Gerçekleri görmezseniz zaten problemleri çözemezsiniz. Bizimde iktidara esas söylediğimiz bu. Sayın cumhurbaşkanı diyor ki bizim işsizlik diye bir roblemimiz yok. Sen bunu gitte işsiz olanlara sor. İş arayıpta bulamayanlara söyle. Geçim sıkıntısı birazcık var, onun hangi manaya geldiğini sen geçinemeyen insana bir sor. Ama sen değil, cumhurbakanı olarak gittiğin zaman her şey hazır. Güvendiğin insanlar girsin halkın arasınada bir sorsun bakalım. Problem yokmuş, niye bu kanunlar çıkıyor? Hangi kanunlar, insanlar gerçekleri söylemeyecek. Yaşanamaz bir ülke haline getirdiler bu ülkeyi. Tekrar tekrar söylüyorum, bir defa daha söylüyorum. Sayın cumhurbaşkanına birisi iktidara geldiğinin ilk 7 yılında söylediği sözleri göstersin. Allah rızası için ne diyordu, bugün ne yapıyor."

Karamollaoğlu ayrıca latif sözlerle eleştirmeye çalıştıklarına vurgu yaparken, Türkiye'nin diktatörlüğe sevk olduğu uyarısında bulunarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir kez daha seslendi.

Babacan, 'Altılı Masa' vurgusu; O tuzağa düşmeyeceğiz Babacan, 'Altılı Masa' vurgusu; O tuzağa düşmeyeceğiz

"Biz yumuşak olsun diye, dikta rejimine yöneliyoruz diyoruz. Diktatörlüğe doğru gidiyoruz. Kimse cumhurbaşkanının söylediğinin dışında bir söz söyleyemiyor, söylerse suç işlemiş oluyor. Böyle bir mantık olur mu? Yanlışsa doğrusuu koy inandır. Aç olan insanın lafla karnını doyuramazsın. İşsiz olan insana senin işin var diye o insanı ikna edemezsin. Hastanede tedavi olamayan insanı, canım biraz sabret elbette sanada bakarlar diye tedavi edemezsin. Bir insan gerçeklere gözünü bu kadar kapatırsa, gerçekleri göremez, problemleri çözemez."