Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 05-10-2021 15:48
Güncelleme : 05-10-2021 15:49

Kürt sorunu yok mu? Varsa, muhatabı kim olmalı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’nin meşru bir parti olarak muhatap alınması gerektiğini, çözüm yerinin de TBMM olduğunu söylemesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’de Kürt sorunu yoktur.” demesi üzerine “Kürt sorunu ve muhatabı” konusu tekrar tartışılmaya başlandı.

Bu yazımızda Kürt sorununun varlığını, gelecek yazımda ise Kürt sorununun muhatabını ele alacağım.

Erdoğan, “Sorunu çözdük” derken neyi kast ediyor acaba? Kürtçenin seçmeli ders yapılması, TRT Kürdî’nin açılması ve bazı üniversitelerde Kürdolojinin açılmasını ya da kayyumlar ve güvenlikçi tedbirlerle sorunu çözdüğünü mü düşünüyor?

Halbuki daha temmuz ayında Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, 2005 yılında söylediğinin arkasında olduğunu söylemişti. 2005 yılında “Kürt sorunu benim sorunumdur” demişti. (12 Ağustos 2005)

Eğer sorun çözülmüşse, neyin arkasında olduğunu ifade etti?

Hemen şunu ifade edeyim ki,

Bir şey tartışılıyorsa, demek ki vardır. Olmayan bir şey konuşulmaz, tartışılmaz.  Bu sorun olduğu içindir ki;

•        On yıllardır “Kürt sorunu” diye konuşuluyor,

•        50 bin civarında Kürt ve Türkün hayatını kaybetmiş olması,

•        Ülkemizi yeniden inşa edecek kadar milyarların, güvenlikçi politikalarla harcanması,

•        Kayyum politikasıyla, Kürt halkının oy verdiği belediye başkanları “iddialara” dayanılarak görevden alınıyor ve yerlerine belediye meclisinden seçmek yerine, kalıcı olarak kayyumlar atanması, “iddialara” dayalı olarak açılmış olan davaların yıllarca devam etmesi veya ettirilmesi, hatta bu davalardan berat eden belediye başkanları olduğu halde görevlerine iade edilmemesi,

•        Doğu ve Güneydoğuda uygulanan güvenlikçi tedbirler nedeniyle yerleşim merkezlerinde görev yapan zırhlı araçların karıştığı, 20’si çocuk olmak üzere 40 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 86 kişinin de yaralandığı olayların faillerine, bazı asker ve polislerin Kürt vatandaşlarına yönelik yaptığı hukuksuzluklar ve batı illerinde Kürt işçi ve ailelerine yapılan saldırıların hep alacak verecek meselesine bağlanması ile faillerin çoğuna “cezasızlık politikasının” uygulanması. Yani kanunların ülkemizin batısında farklı, doğusunda farklı uygulandığına dair bir kanaatin oluşması,

•        Kürt halkının varlığının inkârı, kimlik sorunu, ana dilde eğitim, öğretim ve devlet kurumları dahil günlük hayatın her alanında kullanılmaması,

•        Batı illerinde, zaman zaman Kürt ailelerine, mevsimlik işçilere, yolcu otobüslerine ve spor takımlarına ırkçı saldırıların yapılması,

•        Dış politikada, Irak ve Suriye politikasında önce “Kürt koridoruna / Kürt Devletine müsaade etmeyiz” denilmesi. Bu söylemin Kürtlerde büyük rahatsızlığa neden olduğu görülmesi üzerine, “terör koridoruna müsaade etmeyiz” şeklinde bir söylem değişikliğine gitmek zorunda kalınması,

•        Ağırlıklı olarak Kürtlerin oy verdiği HDP’ye kapatılma davasının açılması, genel başkan, milletvekili, belediye başkanı ve binlerce yöneticinin tutuklu olması... gibi olaylar hatırlandığında, hepsinin altında hep Kürtler vardır. Ve dolaysıyla bu da “Kürt sorununun” devam ettiğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın farklı zamanlarda ve mevsimine göre, birbirine zıt farklı açıklamalar ve ittifaklar yaptığını biliyoruz. İlk dönemlerinde Kürtlerle ittifak yapan Erdoğan, Kürt sorununu sahiplenmesi, barış sürecini başlatması gibi adımları atan, ancak daha sonra, birbirine ağza alınmayacak hakaretleri yaptığı MHP ile ittifak yapınca, MHP’nin milliyetçi söylemlerine sahip çıkan ve Bahçeli’yi kırmamaya çalışan bir Erdoğan görmeye başladık.

Ancak seçime yakın Erdoğan’dan “Kürt sorunu vardır ve ancak biz çözeriz” gibi söylemleri tekrar duyarsak hiç şaşmamak gerek.

Demek ki, bir soruna “yoktur” demekle sorun yok olmuyor. Tedavi kabul etmeyen bir hastanın “hasta değilim” demesi gibi.

Kürt halkının hak, hukuk ve eşitliğinden bahsedilince, “Bin yıldır Türkler ve Kürtler kardeş olarak beraber yaşıyoruz.”, “Kız alıp kız vermişiz.”, “Irkçılık haramdır.”, “Türkler ve Kürtler eşittir.”, “Etle tırnak gibiyiz.” söylemleri, sadece sözde kalırsa ve icraata gelince de “ana dilde eğitim” ve “Kürt halkının varlığının kabulü” ile beraber anayasanın “Başlangıç metni,  6., 42., 66., 81., 103., 104., 134. ve 174. Maddeleri değişmediği, siyaset, diyalog ve demokratik alanlar açık tutulmadığı sürece Kürt sorunu devam eder diye düşünüyorum.

Şu da unutulmasın ki, farklılıklar birer zenginliktir. Şiddete ve bölünmeye sebep değildir. Her türlü hak talepleri şiddete başvurmadan demokratik yollarla talep edilmelidir. Hepimiz şiddet veya bölünmeye karşı, ancak hak, hukuk, adalet, eşitlik ve insan haklarından yana olmalıyız. Adalet ve eşitlik birlik ve beraberliği güçlendirirken, adaletsizlik, şiddet, terör ve her türlü bölünme ise küresel emperyalist devletlerin işgal ve sömürü planlarına zemin oluşturmaktadır.

Gelecek yazımızda “Kürt sorununda muhatap kim olmalı?” konusu ile devam edeceğiz.

Vesselâm.

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Ekonomik kurtuluş savaşı mı? 26-11-2021 20:23 Helâlleşmek 22-11-2021 22:40 Erdoğan ülkeye buzlu camdan mı bakıyor? 17-11-2021 20:38 Barış varken savaş, sevgi varken nefret niye? 04-11-2021 20:43 Kürt sorununda muhatap kim? 09-10-2021 20:41 Kürt sorunu yok mu? Varsa, muhatabı kim olmalı? 05-10-2021 15:48 “Elinize dizinize dursun!” 24-09-2021 00:06 Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? 13-09-2021 11:08 Zırhlı araçların sebep olduğu ölümlere kim dur diyecek? 06-09-2021 17:12 1 Eylül “Dünya Barış Günü” mü? 31-08-2021 15:30 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -2 23-08-2021 09:18 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -1 19-08-2021 02:21 Tedbir alamayan hükümet, enkaz kaldırmakla övünür 17-08-2021 00:10 Yanıyoruz 06-08-2021 16:44 Konya katliamının yol taşları 01-08-2021 21:28 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (2) 30-07-2021 20:21 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (1) 19-07-2021 17:02 Erdoğan, Diyarbakır’da nabza göre şerbet verdi ama tutmaz 15-07-2021 17:42 İnsanın, hak ve adaletten yana mücadelesi 06-07-2021 16:32 Sorumlu, ama sorumsuz! 23-06-2021 16:38 “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanmaya başlarsın” 16-06-2021 23:44 Cumhur ittifakının, mafya ile ittifakı! 27-05-2021 03:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail 3 17-05-2021 17:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (2) 17-05-2021 04:28 Bugün bayram mı? 13-05-2021 03:24 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (1) 12-05-2021 21:27 Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA