Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 22-11-2021 22:40

Helâlleşmek

Helâlleşmek, toplumsal uzlaşmaya doğru atılan bir adımdır.

Helâlleşmek, insanların birbirleri üzerinde olan haklarından tek taraflı veya karşılıklı olarak vazgeçmeleri; diğer bir ifade ile özür dilemeleridir.

Helâlleşme, İslâmî bir kavramdır. Resulullah (sav), “Benim ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât ile gelir. Ama şuna sövmüş, buna iftira etmiş, onun malını yemiş, berikinin kanını akıtmış, ötekini dövmüştür de sevabından bir kısmı şuna, bir kısmı buna verilir. Üzerindeki kul hakları ödenmeden önce sevapları tükenirse, onların günahlarından alınıp, buna yüklenir ve sonra cehenneme atılır.” der. (Buhari, Edeb, 102).

Yani helâlleşme, öteki dünyadaki iflâstan kurtulmak için, bu dünyada insanların ödeşmesiyle borçtan kurtulma yoludur. Peki, helâlleşme nasıl olmalı?

•       Birisine hoşlanmadığı bir lafı söyler ve kalbini kırarsan, kendisinden özür diler, gönlünü alır ve helâlleşirsin.

•       Birisinin, canına veya malına maddî bir zarar verirsen; bu maddî zararı telâfi eder, varsa cezasını çeker, hak sahibinin gönlünü alır, sonra özür diler ve helâlleşirsin.

•       Bireyin veya toplumun temel insan haklarını, hakkını, hukukunu ve özgürlüklerini elinden alırsan; bu haklarını iade eder, özür diler ve helâlleşirsin.

Helâlleşme, hukukî veya siyasî sorumluluğun yerine ikame edilemez. Başkasının can veya malının zararına sebep olan biri, kalkıp “Kusura bakmayın; ben kandırıldım-bilmiyordum. Hakkınızı helâl edin” dese yeterli olmaz.

Tabi ki helâlleşme ve özrün kabul edilmesi için samimi olmak ve aynı hatayı tekrar etmemek gerekir. Ayrıca helâlleşme yapılırken helâlleşmenin kime ve niçin yapıldığını mağdura yani hak sahibine açık ve net olarak, ismini koyarak söylemek gerekir. Muğlâk cümlelerle ve genelleyerek değil.

Son günlerde, Sayın Kılıçdaroğlu’nun helâlleşme çıkışı tartışılıyor. Bunu değerli ve kıymetli buluyorum. Genel olarak “olumlu” görülmekle beraber, “hesaplaşmadan olmaz” diyenler, iktidar cenahından “alaylı yaklaşanları” ve kendi partisinden, az da olsa karşı çıkanları görüyoruz.

Her ne kadar Sayın Kılıçdaroğlu, helâlleşmeyi dile getirmiş olsa da herkesin, yüzleşme, hesaplaşma ve helâlleşmeye ihtiyacı vardır.

Elbette hiç kimse annesinin, babasının veya atasının hatalarından mesul değildir; kendi yaptıklarından mesuldür. Ancak CHP, kurum olarak Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, İstiklâl Mahkemeleriyle yapılan haksız idamlardan, cami ve medreseleri kapatmaktan, Kur’ān-ı Kerîmi yasaklamaktan, İslâm’ın emir ve yasaklarını yaşamaya çalışanlara yaşattığı sıkıntı ve baskılardan dolayı tüm Müslümanlardan, kimlikleri ve dili inkâr edilen, asimilasyona ve sürgüne uğrayan Kürtlerden, yakın tarihte sıkıntı yaşatılan başörtülülerden v.s. adını koyarak özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Sağ ve muhafazakâr, partilerin temsilcileri, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için İslâm’ı ve dinî değerleri istismar etmekten dolayı İslâm’dan ve Müslümanlardan özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

AK Parti ve MHP’nin kutuplaştırdıkları, ötekileştirdikleri, “zillet, illet, hain, terörist” diye nitelendirdikleri muhalif kişilerden, AK Parti iktidarının sebep olduğu yoksulluk, borçluluk veya işsizlikten dolayı bunalıma girerek intihar edenlerden ve ailelerinden özür dileme ve helâlleşmeyi nasıl yapacak?

Başörtülüler, hacı, hoca ve muhafazakârlar, 19 yıldır destekledikleri AK Parti’nin sebep olduğu tüm mağdurlardan, özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Basın ve medya kuruluşları, maddî çıkarları için yaptıkları yalan haberlerden, eksik veya çarpıtmalardan; doğruyu yalan, yalanı doğru olarak vermekten dolayı vatandaşlardan özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Erkekler kadınlardan, kadınlar erkeklerden, anne baba evlatlarından, evlatlar anne ve babasından, sağcı solcudan, solcu sağcıdan, özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Devlet, Müslümanlardan, Kürtlerden ve Alevilerden özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Müslümanlar, karşı mahalle diye gördüklerinden, karşı mahalle de Müslümanlardan özür dilemeli ve helâlleşmelidir.

Ancak bu sanıldığı kadar kolay değildir. Meselâ Ak Parti’nin son 19 yıllık iktidar sürecinde, yanlış kararları ile herhangi bir şekilde mağdur olmuş, hakları gasp edilmiş, adaletsiz uygulamaların mağduru olanlardan, KHK, EYT, işsizler, işçi, emekli, çiftçi, esnaflardan… nasıl helâllik alacak?

Dayısı veya parası olduğu için mülâkatta, yüksek puan alanların yerine yerleşenler ve yerleştirenler? Kamunun parasını israf edip savurganlıkla harcayanlar, kamunun parasını ihalelerle yandaş firmalara değerinin üzerinden peşkeş çekenler, yargıya olan müdahaleler yüzünden kör topal hāle gelen yargının yanlış kararları yüzünden hayatları alt üst olan ve gelecekleri çalınanlar, iktidara yakın, adamı veya parası olan mafya babalarına, belediye başkan ve milletvekillerine hukuk çalışmadığı halde, sadece gariban ve kimsesize çalışan hukukun sebep olduğu mağdurlardan nasıl helâllik alacak?

Neticede zor da olsa herkes, herkesten özür dilemeli ve helâlleşmelidir. Ama öncesinde yüzleşmeli ve hesap vermelidir ki fikri, siyasi görüşü, meşrebi, ırkı, rengi, dili ne olursa olsun toplumda barış ve huzur, birlik ve beraberlik sağlansın ve herkes barışık hale gelebilsin. Suriye ve diğer İslâm coğrafyasındaki iç savaşları gözden kaçırmamak gerekir. Farklılıkları zenginlik kabul etmek yerine çatışmanın sebebi görenler, dış mihrakların bir kıvılcımıyla ve ellerine verdikleri silahlarıyla çatışmaya başladılar. Sonuç, ölen de öldüren de Müslüman, yıkım, kan, gözyaşı, göç… 

Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu söylemini cesur ve değerli görüyorum. Çünkü, geçmişi olumsuzluklarla dolu olan CHP’nin, Sayın Kılıçdaroğlu’nun liderliğiyle birçok olumlu adımı attığını görüyoruz. Samimi mi, oy için mi, onu bilemeyiz. Kimsenin kalbini açıp bakamayız; elimizde samimiyet ve iman ölçer yok. Zahire göre değerlendiriyoruz. Bundan dolayı, tebrik ve teşvik etmek, hatta daha fazlası için cesaretlendirmek gerekirken, bazı AK Parti’li yetkili ve yandaşlarının bundan rahatsız olduklarını ve kabullenmediğini görüyoruz. Neden?

Kanaatime göre;

Geçmişte Demirel, Özal, Çiller ve bugün de Erdoğan, hepsi “Bize oy vermezseniz CHP gelir” korkutma taktiğini kullanmışlardır. Cumhur İttifakı bileşenlerinin, bunu kullanmaya devam edebilmesi için, CHP’nin dine karşı ve İslâmî değerlere saygısı olmayan bir parti olarak kalması gerekir. Bundan dolayıdır ki, Ak Parti’li bazı yetkililer, “CHP eski CHP değil, yoldan çıkmış” diye suçlamaktadır. İslâm’a ve Müslümanlara saygılı olan bir CHP, elbette işlerine gelmiyor. Çünkü AK Parti, siyasetini kutuplaştırma ve ötekileştirme üzerine kurmuş görünüyor.

Dikkat edilirse, hayat pahalılığı, dövizdeki yükseliş, tarım, hayvancılık, eğitim, hukuksuzluk… vs. her alandaki başarısızlıklarını kamufle etmek için kullandıkları argümanlar, “Din, iman, ezan, bayrak, vatanın bekası, CHP, HDP, dış mihraklar, PKK ve FETÖ’dür.

“Hayat pahalılığı, ekonomi çöktü” diyorsun, cevap vermek yerine “dış mihraklar, bize diz çöktüremezler” diyorlar.

“Döviz yükseliyor” diyorsun, cevap vermek yerine, “Onların dolarları varsa bizim de Allah’ımız var” diyorlar.

“Ülkeyi yönetme kabiliyetiniz kalmadı, metal yorgunluğunuz var” diyorsun, cevaben “ülkenin bekası, vatan, bayrak, zillet illet ittifakı, din, iman bizden sonra ülke tufan” diyorlar.

Bütün bu olumsuz söylemler, yaşatılan sıkıntılar, hukuksuzluk ve adaletsizlikler, siyasî fikir, düşünce ve etnik farklılıklarımıza rağmen, hepimiz beraber yaşamak zorundayız. Bu ülke hepimizin; hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız ve aynı haklara sahibiz. Birlikte yaşamanın, huzurun ve barışın sağlanması için, yüzleşme, hesaplaşma ve helâlleşme beraber olmalı ki toplumda huzur, barış ve adalet sağlansın; hak yerini bulsun ki herkes mutlu olsun.

Vesselâm.

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Ya “İktidar Market”teki fahiş fiyatları kim denetleyecek? 17-01-2022 20:06 Siyaset nedir, ne değildir? 23-12-2021 23:09 İktidarın can simidi “Dış Güçler”(!) 06-12-2021 06:00 Ekonomik kurtuluş savaşı mı? 26-11-2021 20:23 Helâlleşmek 22-11-2021 22:40 Erdoğan ülkeye buzlu camdan mı bakıyor? 17-11-2021 20:38 Barış varken savaş, sevgi varken nefret niye? 04-11-2021 20:43 Kürt sorununda muhatap kim? 09-10-2021 20:41 Kürt sorunu yok mu? Varsa, muhatabı kim olmalı? 05-10-2021 15:48 “Elinize dizinize dursun!” 24-09-2021 00:06 Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? 13-09-2021 11:08 Zırhlı araçların sebep olduğu ölümlere kim dur diyecek? 06-09-2021 17:12 1 Eylül “Dünya Barış Günü” mü? 31-08-2021 15:30 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -2 23-08-2021 09:18 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -1 19-08-2021 02:21 Tedbir alamayan hükümet, enkaz kaldırmakla övünür 17-08-2021 00:10 Yanıyoruz 06-08-2021 16:44 Konya katliamının yol taşları 01-08-2021 21:28 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (2) 30-07-2021 20:21 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (1) 19-07-2021 17:02 Erdoğan, Diyarbakır’da nabza göre şerbet verdi ama tutmaz 15-07-2021 17:42 İnsanın, hak ve adaletten yana mücadelesi 06-07-2021 16:32 Sorumlu, ama sorumsuz! 23-06-2021 16:38 “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanmaya başlarsın” 16-06-2021 23:44 Cumhur ittifakının, mafya ile ittifakı! 27-05-2021 03:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail 3 17-05-2021 17:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (2) 17-05-2021 04:28 Bugün bayram mı? 13-05-2021 03:24 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (1) 12-05-2021 21:27 Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA