Advert
Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 06-12-2021 06:00

İktidarın can simidi “Dış Güçler”(!)

Erdoğan ve AK Parti, 19 yıldır tek başına iktidar. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle gelen AKP, yolsuzluk, yoksulluk ve yasakların tavan yaptığı bir iktidar haline dönüştü. Hayat pahalılığı, işsizlik, enflasyon, israf, savurganlık, yüksek kur, faiz, dış politika, eğitimdeki başarısızlık, adaletsizlik, suç oranlarındaki artışlar, uyuşturucu, kumar, fuhuş, kadın cinayetleri, boşanmalar… Her alanda başarısızlığını göstermiş durumda.

Ama Erdoğan ve AKP iktidarı, bu uyguladıkları politikalarının neticesindeki başarısızlığının toplumda yarattığı ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçlarından asla kendilerini sorumlu tutmuyor. Erdoğan ve AKP yetkililerine göre bütün bu sorunların ana sorumlusu, “dış güçler” ve muhalefettir.  Çünkü dış güçler veya dış mihraklar, ülkemizin başarılı bir şekilde yönetilmesini, vatandaşların refah seviyesinin yükselmesini, askeri ve siyasal açıdan güçlenip büyümesini istemiyorlar. (!) İşte bu yüzden, hayat pahalılığı oluşuyor, meyve, sebze ve gıda fiyatları artıyor, döviz kuru tarihi rekorlar kırıyor, 20 ayda 4 Merkez Bankası Başkanı ve 3 yılda 3 Hazine ve Maliye Bakanı değişiyor. (!)

Peki sormazlar mı?

•       İki ayda bir muhalefet partileri ve konunun uzmanlarıyla, ekonomiden dış politikaya istişarede bulunmaya, dış güçler mi engel oluyor?

•       Şeker ve kâğıt fabrikaları başta olmak üzere var olan bütün fabrikaların satışını dış güçler mi yapıyor?

•       Diyarbakır’daki İplik Fabrikasını satıp inşaat yapılmasına, Tekel Tütünün kapatılıp açık cezaevine dönüştürülmesine, Sümer Halı Fabrikasının kapatılıp Millet Bahçesi yapılmasına, ‘fabrika yapan fabrika’ olan Temsan’ın atıl hale getirilmesine, dış güçler mi karar verdi?

•       Tarım ve hayvancılık yapan çiftçiye yeteri destek verilmediği için tarım ve hayvan ürünlerinde bile dışa bağımlı hale gelmemize dış güçler mi karar verdi?

•       10 TL’lik ihaleyi, 20 TL’ye vermeyi ve her alanda yapılan yolsuzlukları dış güçler mi yapıyor?

•       Torpili, rüşveti, yolsuzluğu, işi ehline vermemeyi, hukuksuzluğu ve adaletsizliği dış güçler mi yapıyor?

•       Sarayları, araç konvoylarını, israf ve savurganlığı dış güçler mi yapıyor?

•       KHK, EYT ve yıllarca süren mahkemeler yüzünden uzun tutuklulukla on binlerce insanın mağdur olmasını dış güçler mi yapıyor?

•       Kürt halkının, “ana dilde eğitim”, “Kürt halkının varlığının kabulü ve diğer demokratik haklar” gibi insani ve İslâmi haklarının, temel sebep olduğu ve yıllardır devam eden Kürt meselesinin çözümünde katkı sağlayacak, birlik ve beraberliği pekiştirecek, şiddet ve terör yandaşlarının elindeki malzemeyi alacak bu hakları verdiniz de dış güçler mi karşı çıktı?

•       Toplumu kutuplaştıran ve ötekileştiren, toplumda kin ve nefret tohumlarını eken ve iç barışı tehlikeye atan, Cumhur ittifakının yetkililerinin konuşmalarını dış güçler mi hazırlıyor? Bütün bu sorulara elbette hayır cevabını verebiliriz.

Evet, AK Parti ve bileşenlerinin 19 yıllık iktidar döneminde, başta seçim dönemleri olmak üzere belki en çok kullandığı terim “dış güçler”, “dış mihraklar” ve “ülkenin bekası” olmuştur. Yani, ülkemizi etkileyen güçlü yabancı devletler ve Türkiye’nin kötülüğünü isteyen yabancı ülke, kurum veya kişilerin varlığı sebebiyle, ülkenin geleceğinin tehlikede olduğunu vatandaşa kabul ettirme gayreti olmuştur. Bunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

AK Parti, 19 yıllık iktidarı boyunca genellikle her başarısızlığın ve olumsuz gelişmelerin arkasında, bütün sorumluluğu topyekûn yabancı ülkelere ve muhalefete dayandırmak suretiyle, kendilerini aklamaya çalışmıştır. Tabi haklarını da yememek lâzım, başarılı ve olumlu bir gelişme olduğunda, sahiplenmişlerdir. Yani başarılı hizmetleri AK Parti iktidarı yapmış ama bütün başarısızlıklara ise dış güçler sebep olmuştur.

Evet, her başarısızlığın akabinde ve her seçim döneminin değişmeyen baş malzemesi, “dış güçler ve dış mihraklar” olmuştur. Yerel seçimler öncesinde bile dış güçler hep işlenmiştir.  “Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı?” (2019 İstanbul yerel seçimi.)  “Bu akşam ya Gazze’den ya da Telaviv’den sevinç çığlıkları yükselecek.” (2015 Genel seçimleri.)

Erdoğan iktidarının başarısızlıklarının bedelini ödeyen vatandaşların patlama noktasına geldiğinin farkında olan ve ilk seçimde büyük bir hezimete uğrayacağı endişesini taşıyan Erdoğan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da can simidi olarak kullanacağı argüman, “dış güçler, dış mihraklar ve ülkenin bakası” olacaktır.

Erdoğan’ın ısrarla savunduğu yüksek faiz sebep, enflasyon sonuçtur” tezini bile savunurken yine “dış güçler” sloganını kullandığını görüyoruz. Soruyoruz, madem ki, “düşük faiz yüksek kur ile ihracatı artırıp cari açığı kapatmayı hedefliyorsunuz”, madem ki, “19 yıldır bu sistem için hazırlık yapıyorsunuz”, o zaman neden “dış mihraklar bize operasyon çekiyor” deyip vatan, bayrak ezan edebiyatı yapıyorsunuz? Yap-İşlet-Devret sistemiyle Türk müteahhitlerinin yaptığı yol, köprü ve havalimanlarının geçiş ve garanti ödemelerinin, TL ile değil de, Dolar-Euro ile yapılmasını, bu müteahhitlere ödeme ile ilgili bir sıkıntı olursa, bu sıkıntının çözülmesi için, Türkiye’nin istinaf mahkemeleri değil de, İngiltere’deki istinaf mahkemelerinin yetkili kılınmasını dış güçler mi istedi?

Erdoğan iktidarı, başta ekonomi olmak üzere ülke yönetimindeki başarısızlığını örtmek ve iktidarının devamını sağlamak için, her muhalif sesi “hain, mandacı, devlete karşı” ilân ederek, şeytanlaştırma ve bir baskı oluşturmaya çalışıyor. Bunu yaparken, milliyetçi duyguları okşamayla, milli menfaatleri gözetmek, beka kaygısıyla vatandaşları sürekli bir korku ve endişe içinde bırakmak suretiyle devletin şahsında, cumhur ittifakına sahip çıkmaya ikna etmeye çalışmaktadır. AK Parti’nin bekasını devletin bekası olarak lanse ederken, AK Parti’nin icraatlarına yapılan her eleştiriyi, devlete karşı çıkma olarak değerlendirilmekte, soruşturmalar başlatılmakta ve dış güçlerle iltisaklı göstermeye çalışmaktadır.

Ama ne hikmetse bu dış güçlerin hangi devletler olduğunu bir türlü açıklamıyor ve bir yaptırıma gitmiyor. Biz, biliyoruz ki bu devletlerin başında ABD yer alıyor. Seçimler öncesi “Ey ABD!” denilir ama seçimler sonrası, ABD ile dostluklardan, ortak çıkarlardan ve müttefik olmaktan gururla bahsedilmektedir. Bunun gibi seçim öncesi bazı ülkelere karşı kullandığı “Ey”ler, seçim sonrası unutulur ve bu ülkelere yeni bir beyaz sayfa açma çağrısı yapılır. Bu da bize gösteriyor ki, AK Parti’nin “dış güçler, dış mihraklar ve ülkenin bekası” söylemleri, hep iç siyasete yönelik kullandığı söylemlerdir.

Son olarak şunu da ifade etmekte fayda vardır: Dış güçler, yani emperyalist devletler, elbette dün de olmuştur bugün de vardır yarın da olacaktır. Bu sadece Erdoğan veya AK Parti ile ilgili değildir. Bunlara karşı hamasi nutuklarla değil, güçlü bir ekonomiye sahip olmakla, bunun için de yerli üretim ve ihracata önem vermek, iç barış ve birlik ve beraberliği güçlendirmek, D-8 ve İslâm İş Birliği Teşkilatı gibi birliktelikleri aktif hale getirerek, tedbir almakla olur. Çünkü emperyalist ülkeler, ancak güçten anlar.

Vesselâm.

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Nasıl bir Müslümanız? 18-05-2022 10:24 Sömürülmeye karşı dayanışma günü, 1 Mayıs 01-05-2022 17:00 Oruç, sadece yememek ve içmemek mi? 25-04-2022 18:25 Bu ne merak? 17-04-2022 12:52 “Erbakan Hoca yaşasaydı…” diyenlere 11-04-2022 17:32 Bu kin ve şiddet niye? 22-03-2022 01:22 Savaşlar ve savaş tüccarları 27-02-2022 18:43 Yuvarlak masada altı lider 19-02-2022 12:40 “Ne de olsa bizdendir!” 13-02-2022 12:01 Vatandaş perişan, iktidar ise suni gündem peşinde 03-02-2022 00:54 Ya “İktidar Market”teki fahiş fiyatları kim denetleyecek? 17-01-2022 20:06 Siyaset nedir, ne değildir? 23-12-2021 23:09 İktidarın can simidi “Dış Güçler”(!) 06-12-2021 06:00 Ekonomik kurtuluş savaşı mı? 26-11-2021 20:23 Helâlleşmek 22-11-2021 22:40 Erdoğan ülkeye buzlu camdan mı bakıyor? 17-11-2021 20:38 Barış varken savaş, sevgi varken nefret niye? 04-11-2021 20:43 Kürt sorununda muhatap kim? 09-10-2021 20:41 Kürt sorunu yok mu? Varsa, muhatabı kim olmalı? 05-10-2021 15:48 “Elinize dizinize dursun!” 24-09-2021 00:06 Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? 13-09-2021 11:08 Zırhlı araçların sebep olduğu ölümlere kim dur diyecek? 06-09-2021 17:12 1 Eylül “Dünya Barış Günü” mü? 31-08-2021 15:30 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -2 23-08-2021 09:18 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -1 19-08-2021 02:21 Tedbir alamayan hükümet, enkaz kaldırmakla övünür 17-08-2021 00:10 Yanıyoruz 06-08-2021 16:44 Konya katliamının yol taşları 01-08-2021 21:28 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (2) 30-07-2021 20:21 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (1) 19-07-2021 17:02 Erdoğan, Diyarbakır’da nabza göre şerbet verdi ama tutmaz 15-07-2021 17:42 İnsanın, hak ve adaletten yana mücadelesi 06-07-2021 16:32 Sorumlu, ama sorumsuz! 23-06-2021 16:38 “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanmaya başlarsın” 16-06-2021 23:44 Cumhur ittifakının, mafya ile ittifakı! 27-05-2021 03:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail 3 17-05-2021 17:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (2) 17-05-2021 04:28 Bugün bayram mı? 13-05-2021 03:24 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (1) 12-05-2021 21:27 Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA