Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 30-10-2019 21:45

Fırat’ın doğusuna müdahale (3)

Daha önceki yazılarımızda meselenin özüne dikkat çekm.ek istemiştik. Son gelinen noktada ise Türkiye ABD’yle 13 madde ve Rusya ile10 maddelik ateşkes imzaladı. Türkiye’nin Suriye operasyonunda ısrarla 32 km.. derinlik, 444 km. uzunlukta olan bölgede “Güvenli Bölge” oluşturma talebi vardı. Bu anlaşmalarla zafer kazanıldı, kazanılmadı şeklinde farklı görüşler beyan edilse de sorunun kökten çözümü söz konusu değildir. Türkiye’nin “Güvenli Bölge” gerekçelerinden biri,

1) 30-40 Km. menzili olan roketleri sınırımızdan uzak tutmak!

Peki, PYD’ye 30 km. menzilli roket verenler, yarın 50 km. menzilli, 100 km. veya 200 km. menzilli roketler verse ne olacak?

Eli silah tutan, “terörist”, peki bu silahları teröristin eline verenin adı ne oluyor?

* PYD’ye silahı veren ABD,

* PYD adına masaya oturun ABD,

* Türkiye’ye gönderdiği mektupla tarihin en ağır hakaretleri yapan ABD ve

* Her gün attığı Twitlerle Türkiye’yi tehdit eden ABD iken, ABD dost ve müttefik olarak masada baş köşeye oturabiliyor; ama asıl aktörlerle oturmak, “mümkün değil” deniliyor. Hatta oturmayı teklif etmek bile büyük bir suç ve ihanet olarak kabul ediliyor. Bu bir çelişki değil mi?

ABD, bu insanları Türkiye’ye karşı kullanırken, Türkiye de onları kullandırmamak için farklı metodlar denese daha doğru olmaz mı?

Bilinmeli ki, şiddet, terör ve savaş, kişilerin zihninden, beyninden ve gönlünden çıkartılmadığı ve sebepler ortadan kaldırılmadığı sürece, diğer tedbirlerle hiçbir zaman, köklü çözümler getirilemez.

Bölgede, kalıcı huzurun ve barışın sağlanabilmesi için, AB, ABD ve Rusya ile değil, bölge ülkeleri olan Türkiye, İran, Irak, Suriye ve başta Kürtler olmak üzere, Bölgedeki diğer tüm halklar ve aktörlerle bir araya gelmeli, “hak ve adalet ekseninde” beraber yaşamanın yollarını aramaları gerekir.

En kısa zamanda, Suriye’de başta Kürt halkı olmak üzere, tüm halkların haklarının güvence altına alındığı yeni bir anayasa yapılmalıdır.

Yaşanan şiddet ve terör olaylarının arka planında, Kürt meselesi olduğu, herkesçe bilinen ve kabul edilen bir gerçektir. Dolaysıyla, Kürt halkının hak ve hukuku, terör örgütlerine karşı uygulanan politikalara indirgenmemelidir.

Küresel güçlerin, Orta Doğu’da değişmeyen projesi; “Böl, parçala, yönet ve sömür”dür. Bunu gerçekleştirmek için, toprak, ırk, din, mezhep... üzerinden çatışma ve savaş çıkartıp kaos ve istikrarsızlık oluşturur, bunu yayar ve derinleştirir. Yani Müslüman ülkeleri, ya kendi içinde ya da kendi aralarında çatıştırır. “Derenin taşıyla derenin kuşunu vurur.”

Afganistan’ın işgalinde El Kaide – Üsame Bin Ladin ile tanıştık. ABD, öldürdüğünü ilân etti; ama ortada ceset yok!

Suriye işgalinde, DEAŞ-Ebubekir El Bağdadi ile tanıştık. ABD, 8. kere öldürdüğünü ilân etti; ama ortada yine ceset yok!

Bu haber doğru ise, görevi biten ortadan kaldırılıyor demektir. Ola ki konuşur da kendilerine biçilen rolleri deşifre etmesinler diye...

Öldürme şekli ve yeri de çok garip!

Meselâ Ebubekir El Bağdadi, Türkiye sınırına yakın olan yere nasıl gelebildi? Oraya kadar gelebilmesi için rejim ve PYD’nin kontrolünde olan bölgelerden geçmesi lâzım. Kimler ona geçiş koridorunu açtı?

Diğer yandan ABD’nin askerlerini Irak’a çektiğini göz önüne alacak olursak, bundan sonra, “yeni terör örgütleri, yeni kurgular” önümüze çıkabilir.

ABD’nin temel hedefi İsrail’in güvenliğini sağlamaktır. Bunun için İran hedef durumunda. Yeni terör örgütleri ile Irak’ı da içine alan istikrarsızlığı genişletmek suretiyle, İran’ın etrafını kuşatmaktır.

PYD’ye verildiği iddia edilen, 10 binlerce TIR silah ve mühimatı ABD, belki İrana karşı kullanmak için yığıyordur.

Şu bir gerçek ki, Suriye sonrası hedefin İran ve Türkiye olduğu bilinmeli ve görülmelidir.

Birazcık Tefekkür ve Soğukkanlılıkla Düşünmeye Davet

Bölgedeki bu oyunlar nasıl bozulur? Yemende başlayıp kapımıza dayanmış olan yangın bizi yakmadan nasıl söndürebiliriz?

Afganistan, Yemen, Libya, Irak, Suriye... Sırada İran ve Türkiye mi var?

Şunu da belirtmekte fayda var: Türkiye’deki Kürtler, ayrılmayı ve bölünmeyi istemezler. Birlik ve beraberlikten yanadırlar. Türkiye’deki Kürtlerin durumu, Suriye veya Irak’taki Kürt’lerin durumu gibi değildir. Türkiye’de Türk’ler ve Kürt’ler, sütteki yağ, çaydaki şeker, et ve tırnak gibi bir ve bütün olmuşlar. Ayrıştırmak mümkün değildir. Ancak Suriye’de ve Irak’ta Kürt halkının aleyhinde gelişen olaylardan da üzüldükleri bir gerçektir. Gelişmelere sadece bir terör olayı gibi yaklaşmıyorlar. Kürt halkının istediği tek şey, barış ve huzur içinde beraber yaşamaktır.

Batıda ve doğuda, kuzeyde ve güneyde beraber yaşayan Ey Türk ve Kürt kardeşlerim! Sakın ha, “şu Türk’tür bu Kürt’tür” deyip birbirinize düşmeyin. Bunu yaptığınız anda, emperyalist ülkelerin planlarına zemin hazırlamış olursunuz. Kavganın, şiddetin, çatışmanın veya bölünmenin, ne Türk’e ne Kürd’e bir faydası yoktur. Türk’ler ve Kürt’ler beraber güçlüdürler. Ortak paydamız İslâm ve İslâm kardeşliğidir. Kendimize istediğimizi kardeşimize de istesek, bize yapılmasını istemediğimizi kardeşimize yapmasak, bütün zorlukların üstesinden gelir, dış mihrakların bütün planlarını bozmuş oluruz inşaallah.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA