Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 11-12-2019 19:02

Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1)

Cinsiyet

Canlılarda erkekle dişiyi birbirinden ayıran ve türün devamı için bunların birbirini tamamlamasını sağlayan özeliklerin bütünüdür.

Kur’ân-ı Kerîm’de çeşitli vesilelerle canlılardaki cinsiyet farklarına atıflarda bulunulmuş, Allah’ın insanları kadın ve erkek olarak çift çift yarattığı (Fâtır 35/11; eş-Şûrâ 42/11), gerek insanların gerekse öteki canlıların ayrı cinsler halinde yaratılmasında düşünenler için ibretler bulunduğu belirtilmiştir. (Tâhâ 20/53-54; Yâsîn 36/36)

Cinsiyet farklılığı ve bunun sonuçları, hayatın devamı ve düzeni için zaruri olan varlık şartlarıdır. Erkek ve kadında cinsiyet farkları hem bedenî hem de ruhî yönden esaslı ve değişmez özellikler olmakla birlikte, İslâmî açıdan her iki cins de aynı insanî değerleri ve sorumluluğu taşır.

Nitekim insanlar arasında en büyük değer farkının, cinsiyet ayrılığı gözetmeksizin iman, amel, bilgi, takvâ gibi erdemlerdeki derecelerine bağlı olduğuna işaret eden Kur’ân-ı Kerîm’de (el-En‘âm 6/132; ez-Zümer 39/9; el-Mücâdile 58/11), bu yönden kadın ve erkek olarak her iki cinsin de Allah katında aynı değeri taşıdığı özellikle vurgulanmıştır. (en-Nisâ 4/124; en-Nahl 16/97; el-Ahzâb 33/35)

Kadın

Kur’ân-ı Kerîm’de kadının hak ve sorumluluklar yönünden erkeklerle eşit olduğuna dair bir portre çizilmektedir. Kadın, Allah’ın kulu olması bakımından erkekle eşit seviyededir; dinî hak ve sorumlulukları da aynı düzeydedir (Âl-i İmrân 3/195; et-Tevbe 9/71).

Hz. Peygamber’in kadınlara yönelik sözleri ve uygulamaları, Kur’an’ın çizdiği bu çerçeveye uygundur. Onun şahsında kadınlar, her zaman meseleleriyle ilgilenen, eşleriyle olan anlaşmazlıklarında ara buluculuk yapan, haklarını koruyan, erkeklere eşlerine iyi davranmalarını öğütleyen ve kendi yaşayışıyla da buna örnek olan bir dost ve hâmi bulmuşlardır.

Erkek

İslâm hukukunda aile reisliği denebilecek “kavvâm olma” yetki ve sorumluluğu kocaya verilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Allah’ın insanların bazılarını diğerlerine nisbetle farklı yeteneklere sahip olarak yaratması ve ailenin geçimi için çalışıp harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınlar üzerinde kavvâmdır” denilmektedir (en-Nisâ 4/34). Burada “kavvâm” kelimesi koruma ve yönetme hak ve yetkilerine müştereken sahip olmayı ifade etmektedir. Aile reisliğinin kocaya verilmesi, toplumun bu en küçük biriminde ortaya çıkacak karmaşayı önleme ve huzuru sağlama hedefine yöneliktir.

 

Aile

İslâm, aileye büyük önem vermiş ve insanların aile kurmaları muhtelif âyet ve hadislerle teşvik edilmiştir.

Çünkü aile, hem kişinin huzur bulduğu bir ortam, hem neslin devamı için bir vesile, hem de kişiyi dince günah sayılan çeşitli kötülüklerden alıkoyan bir vasıtadır.

Allah (C.C.) Kur’ân-ı Kerîm’de;

“İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi O’nun varlığının belgelerindendir. Bunda düşünen insanlar için dersler vardır.” (er-Rûm 30/21; ayrıca bk. en-Nahl 16/72; en-Nûr 24/32).

Peygamber Efendimiz de

“Nikâh, benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimi uygulamazsa benden değildir. Evleniniz, ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim...” (İbn Mâce, “Nikâḥ”, 1; ayrıca bk. Miftâḥu künûzi’s-sünne, “nikâḥ” md.).

Bunun yanı sıra İslâm hukukçuları, evlenmenin dinî hükmünün çeşitli durumlara göre farz, sünnet, mübah, mekruh ve haram olduğunu belirtmişlerdir.

Aile, toplumla beraber hem kimliğimizin hem de küresel anlamda medeniyet iddiamızın temel yapı taşıdır. Aile, bireyin, toplumun, devletin ve medeniyetlerin inşa süreçlerinin özünü, hareket noktasını oluşturur.

Aile,  dış tehditlere karşı da bir kalkan, bir kale durumundadır. Aile yapısını diri ve dinamik tutan toplumlar, tüm zor şartlara rağmen öz benliklerini yitirmemişler ve şuurlu bir toplumsal aktarım sağlamışlardır.

İçinde yaşadığımız zaman diliminde, aile mefhumu en badireli dönemlerinden birini yaşamaktadır. Küresel ahlâksızlık eğilimleri ve tekebbür, savaşlar, göç, kentleşme, medya vs. gibi baskın unsurlar, aile üzerinde önemli çözülmelere ve yıkımlara sebep olmaktadır.

Aile ekseninde sosyal ve ekonomik yapının tahribatı da özellikle ülkemizde ve dünyada büyük bir ahlâkî kriz olarak kendini göstermiştir. Gücü ve kuvveti merkeze alan Batı dünyasının dayattığı ve diğer toplumların da “Batılı değerleri üstün gören” anlayışlarından kaynaklanan kökten hasarlı süreçler, aile mefhumunu giderek sarsmış ve değersizliğe doğru itmiştir.

Bu minvalde ahlâkî yozlaşmanın doğrudan aile ve aileyi oluşturan unsurları etkilemesi toplumu oluşturan diğer tüm kurumlarda da bozulmalara sebebiyet vermiştir.

Son yıllarda artan boşanma, kadına şiddet ve kadın cinayetleri, maalesef son yıllarda boşanan aile sayısında ve kadına yönelik şiddet ve öldürmelerde korkunç bir artış var ve bunun önü bir türlü alınamıyor.

Neden?

Nasıl bu hale geldik?

Neyimizi kaybettik?

Son yıllarda artan boşanma ve kadın cinayetleri sonrası gündeme gelen İstanbul Sözleşmesi olmuştur. Bu sözleşmede bulunan bazı maddelerin boşanma ve kadına şiddedin önünü açtığı konuşuluyor ve yazılıyor. Son yıllardaki veriler de bu iddianın haklılığını ortaya koymaktadır.

Nedir bu İstanbul Sözleşmesi?

(Devam edecek)

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA