Fesih Bozan
Fesih Bozan
Giriş Tarihi : 16-12-2019 21:33

Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2)

İstanbul Sözleşmesi Nedir?

İstanbul Sözleşmesi olarak anılan “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılmış ve 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girmiştir.

(Ne gariptir ki, hep birbirlerine muhalefet eden Meclisteki AKP, CHP, MHP ve HDP bu kanuna ortak destek vermişler)

TBMM 24. yasama dönemi, 2. yasama yılı, sıra sayısı 81’de TBMM zabıtlarında sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı ile Kadın-Erkek Fırsat eşitliği komisyonu ile Dışişleri Komisyonu raporları var. 11.11.2011’de Başbakan olarak Erdoğan’a tasarıyı imzalatmışlar.

Elbette biz, kadına yapılan her türlü şiddete karşıyız. Biz “cennet annelerin ayakları altındadır.” anlayışına sahibiz.

Ancak Biz burada iki tehlikeye dikkat çekiyoruz.

* Aile kurumunu dağıtma gayretleri:

Biz, kadın ve erkeği, ailenin bel kemiği ve orta direği olarak görüyoruz. Aileyi ayakta tutan ve huzuru sağlayan karı kocadır. Ancak son süreçte bütün çabaların kadınla erkeği karşı karşıya getirmeye ve aileyi ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu görüyoruz.

Yuvanın temel taşı olan ve nesli yetiştiren kadın, sürekli dışarıya yönlendiriliyor. Çalışan kadın, “takdir edilen, ayakları üzerinde duran, özgür ve çağdaş kadın” olarak örnek model gösterilip “bakıcı parası ve kreş yardımlarıyla” kadın çalışmaya teşvik edilmektedir. Elbette kadınlar, uygun şartlarda ve bünyelerine uygun işlerde çalışabilirler. Ama “illaki her kadın ne iş olursa olsun çalışmalı” anlayışı doğru değildir. Diğer yanda “ev hanımları” ise “cahil ve çağdışı” gibi gösterilmekte ve herhangi bir maddi yardım yapılmamaktadır. “Ne iş olursa olsun her kadın çalışmalı” zihniyetiyle uzun vadede aile kurumu zarar görecek,  sevgisiz büyüyen çocuklarda psikolojik sıkıntılar olacaktır.

Hâlbuki geleceğimiz olan evlatlarımızı, yetiştirme ve eğitme gibi kutsal bir görevi yerine getiren “ev hanımı” annelere de sigorta ve maaş desteği yapılmalı, “ev hanımlığı” da bir meslek olarak görülerek cazip hale getirilmeli ve kadınlar arasında herhangi bir ayırım yapılmamalıdır.

Geleceğimizin teminatı olan aile kurumunun korunması için yetkili ve etkili kişiler gerekli tedbirleri almalıdır.

* Erkekle Kadını çatıştırma gayretleri:

Dikkatli olmamız gereken ikinci konu da, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin artması nedeniyle oluşturulmaya çalışılan “cinsiyet düşmanlığı”dır.

Yani “erkek ve kadın birbirine güvenmemeli, birbirini düşman görmeli” algısını oluşturma çabalarıdır.

Halbuki kadın ve erkek, birbirlerinin düşmanı değil hayatın çeşitli zorluklarını, iniş ve çıkışlarını, acı ve tatlı yönlerini beraber yaşayan, hayatın yükünü beraber taşıyan, zorluklara beraber karşı koyan, sevinçleri beraber paylaşan ve her konuda birbirlerine destek olandır.

Kadın cinayetleri başta olmak üzere, insana yönelik her türlü şiddeti önlemenin yolu, Avrupa'dan kanunlar ithal etmek, milli ve manevi değerlerimize, aile yapımıza uygun olmayan, “İstanbul Sözleşmesi”ni imzalamak değil; beyinlere ve gönüllere “Allah korkusunu Allah sevgisini ve İslam’ı yaşama” pratiğini yaşatmakla olur.

Özelikle İstanbul Sözleşmesi sonrası artan boşanmalar, kadına şiddet ve kadın cinayetleri nedeniyle, bir an önce, “İstanbul Sözleşmesi” gözden geçirilmeli, ailenin yapısına zarar veren yönleri düzeltilmelidir. Bunun aciliyeti ortadadır. Maalesef kadını korumak adına kadına en büyük zarar verilmektedir.

Elbette kadınları koruyan maddeler kalmalı, ama erkeği dışlayan ve erkeği savunmasız bırakan, erkeği itibarsızlaştıran, eşleri birbirine karşı getiren, eşleri birbirinin tamamlayıcısı olarak değil birbirlerinin rakibi olarak gösteren ve ailenin dağılmasına sebep olan maddeler acilen kaldırılmalıdır.

İktidarın temel görevi, sorunları çözmek ve muhtemel sıkıntılar için tedbir almaktır.

Unutmayalım ki aile yapısını kaybeden, geleceğini kaybetmiş demektir. Ailenin korunması, başta iktidar olmak üzere, hepimizin temel görevidir.

Allahın yaratmış olduğu hikmet ve fıtrata uygun olmayan tüm girişimler ve uygulamalar, hem fertlerde hem de toplumda çok farklı sıkıntılar yaratacağı unutulmamalıdır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Fesih Bozan

Fesih Bozan

DİĞER YAZILARI Kürt sorununda muhatap kim? 09-10-2021 20:41 Kürt sorunu yok mu? Varsa, muhatabı kim olmalı? 05-10-2021 15:48 “Elinize dizinize dursun!” 24-09-2021 00:06 Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? 13-09-2021 11:08 Zırhlı araçların sebep olduğu ölümlere kim dur diyecek? 06-09-2021 17:12 1 Eylül “Dünya Barış Günü” mü? 31-08-2021 15:30 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -2 23-08-2021 09:18 Irk, ırkçılık, faşizm ve yabancı düşmanlığı -1 19-08-2021 02:21 Tedbir alamayan hükümet, enkaz kaldırmakla övünür 17-08-2021 00:10 Yanıyoruz 06-08-2021 16:44 Konya katliamının yol taşları 01-08-2021 21:28 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (2) 30-07-2021 20:21 Siyaset gerekli mi, siyaset kirli mi? (1) 19-07-2021 17:02 Erdoğan, Diyarbakır’da nabza göre şerbet verdi ama tutmaz 15-07-2021 17:42 İnsanın, hak ve adaletten yana mücadelesi 06-07-2021 16:32 Sorumlu, ama sorumsuz! 23-06-2021 16:38 “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanmaya başlarsın” 16-06-2021 23:44 Cumhur ittifakının, mafya ile ittifakı! 27-05-2021 03:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail 3 17-05-2021 17:44 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (2) 17-05-2021 04:28 Bugün bayram mı? 13-05-2021 03:24 İslâm coğrafyasına saplanan hançer: İsrail (1) 12-05-2021 21:27 Yozlaşma, çürümüşlük ve istismarcılık 02-05-2021 23:10 104 Amiral’den AK Parti iktidarına Cansuyu bildirisi 11-04-2021 14:18 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 08-03-2021 23:42 28 Şubat darbesinin düşündürdükleri 28-02-2021 15:26 Bugün bir yıldız kaydı 27-02-2021 18:31 Yeni anayasa, “Benim anayasam” mı, “Bizim anayasamız” mı olacak? 11-02-2021 01:02 Siyasiler ve Gazetecilere Yapılan Saldırılar 26-01-2021 09:15 2020 yılı kötü müydü? 07-01-2021 12:53 Mesele iç hukuk mu, AİHM mi? 31-12-2020 08:44 Covid-19 salgınının düşündürdükleri 07-12-2020 22:34 AKP iktidarının ekonomi ve yargıda reform sözleri ve Nasrattin Hoca 19-11-2020 18:12 Yanan ışıklar mı, sönen ocaklar mı? 19-10-2020 20:25 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -2 10-10-2020 23:21 Yükselmekte olan ırkçılık ve milliyetçilik -1 03-10-2020 17:06 Sakarya ve benzeri saldırıların düşündürdükleri 17-09-2020 15:01 Algı üzerine kurulu bir yönetim anlayışı 30-08-2020 13:15 Geleceğe dair umudun var mı? 20-08-2020 12:22 Sosyal medyayı denetleme mi düzenleme mi? 05-08-2020 13:44 Darbelerin perde arkasını görebilmek 27-07-2020 19:37 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -2 06-07-2020 13:54 Hukuk ve adalet kişiye göre değişir mi? -1 29-06-2020 12:45 Tedricen değişmek ya da değiştirilmek 12-06-2020 23:02 Tarım ve çiftçi can çekişiyor 04-06-2020 17:07 Diyarbakır’ın Fethi ve Anlamı 29-05-2020 00:48 1 Mayıs İşçi Bayramı (!) 01-05-2020 15:02 Yardım, Kutuplaştırma ve Her Alanda Tekelleşme 01-05-2020 07:46 Kovid-19’un ortaya çıkardığı gerçekler ve sosyal devlet anlayışı 13-04-2020 14:58 Ceza İnfaz Paketi 31-03-2020 22:33 Üçüncü Yargı Reformu ve İstanbul Sözleşmesi 27-03-2020 22:05 Kürtlere Yapılan Soykırımın Adı: HALEPÇE 18-03-2020 21:40 Corona Virüsün Ortaya Çıkardığı Virüsler (!) 16-03-2020 18:50 Kurtlar Sofrasındaki Menü: Suriye 04-03-2020 04:35 Adalet Konuşulmaz Yaşanır (2) 07-02-2020 23:12 Adalet konuşulmaz, yaşanır (1) 21-01-2020 15:38 Orta Doğu’da Fotoğrafın Tümünü Görmek 07-01-2020 20:00 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (2) 16-12-2019 21:33 Cinsiyet, Kadın, Erkek, Aile ve İstanbul Sözleşmesi (1) 11-12-2019 19:02 Beştepe’ye Giden CHP’li Kim? 28-11-2019 14:10 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (2) 17-11-2019 11:39 Saadet Partisi’nin Büyük Kongresi Sonrası Notlar (1) 13-11-2019 19:19 Fırat’ın doğusuna müdahale (3) 30-10-2019 21:45 Fıratın doğusuna müdahale  (2) 21-10-2019 02:01 Fıratın Doğusuna Müdahale (1) 13-10-2019 18:15 Toplumsal uzlaşının kodları 02-10-2019 19:56
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA